Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Bediüzzaman Said Nursi ve Risale-i Nur Cemaati
Risale-i Nur Talebeleri
Zübeyir Gündüzalp
Risale-i Nurları Okuma ve Hedefimiz
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="ABDULLAH4" data-source="post: 241240" data-attributes="member: 1004566"><p><span style="color: darkblue"><strong>Risale-i Nurları Okuma ve Hedefimiz </strong></span></p><p> </p><p> </p><p><strong><span style="color: darkblue">Zübeyir Gündüzalp’in Risale-i Nurları Okuma ve Hedefe Nasıl Varılır Konularında Mühim Notları </span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: darkblue">OKUMAK </span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: darkblue">1. Bütün bedenî ve ruhî hastalıkların sebebi, imanî ve İslamî bir eser okumamaktır. Allah bu muvakkat ömrü, ebedî bir hayatı kazanmak için vermiştir. Bu fani dünyada baki dünya ve ahiret saadetlerini kazanabilmenin çaresi Allah'ı bildiren, tanıtan, O’nun emirlerini yapıp nehiylerinden (işlenmesini men ettiği şeylerden) kaçarak, günahları işlemeye mani olacak tahkiki iman dersi veren kitapları okumaktır. Bu eserlerin bu zamanda en yükseği, en tesirlisi, en büyüğü; Risale-i Nur Külliyatıdır. </span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: darkblue">2. İnsan vücudunun sağlığı için yemek, içmek, hava almak nasıl en ehemmiyetli bir ihtiyaçsa, insan kafası, kalbi, ruhu için de tahkiki bir iman ve İslamiyet’e sahip kılan, Allah'ı ve Peygamber Efendimizi hakkıyla tanıtan ve bildiren bir marifetullah kitabı olan Nur Risalelerini de okumak da işte öyle bir ihtiyaçtır. </span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: darkblue">3. İmanî, İslamî bir eseri okumamak en muzır bir hastalıktır, okuyamamak sayısız maddî ve manevî kazanç ve faziletlerden mahrum olmanın, yoksun kalmanın en aşikar bir numunesidir. Dinî, millî ve içtimaî bakımlardan çöküntü ve fenalıkları netice vermenin en bariz ve en açık bir sebebidir. </span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: darkblue">4. Her Müslüman ve insan, her genç ve ihtiyar, her erkek, her kız ve kadının Risale-i Nur gibi, insanı insan eden, Müslüman’a Müslüman’ca hayat zevkini veren iman ve İslamiyet dersleriyle maneviyatını kuvvetlendiren ve nurlandıran, dinî, dünyevî felaketlerden kurtaran bir şaheseri okuması; fıtratının, yaradılışının arzu ettiği en zengin, en güzel, en değerli bir maneviyat hazinesidir. </span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: darkblue">5. Nur Talebeleri, Nur Risalelerini defalarca okuya okuya, bu okumayı bırakamayacak bir hale gelmişlerdir, insanı ebedî zevk ve lezzetlerle coşturan bu feyyaz okumayı terk edemeyecek ruhi ve ulvi bir haslete nail olmuşlardır. </span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: darkblue">6. Cismanî ve ruhanî varlığımızı Kur'anî Nurlarla Nurlandıran ve ehl-i imanı İlahi bir cazibe ile kendine cezbeden, çeken bu Nur Efşan mütalaa, Nur Talebelerinde alışkanlık haline gelmiştir. </span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: darkblue">7. Nur Talebeleri, belki ekmeksiz yaşamanın mümkün olacağı, fakat Nur Risalelerini okumadan yaşamanın, hayattar kalmanın mümkün olamayacağı inancını veren bir i'tiyad güzelliğine eriştikleri kanaatlerine sahip olmuşlardır. </span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: darkblue">8. Kitapsız bir kimsenin, faydasız basit bir adamdan daha basit ve bayağı olduğu neticesine varmışlardır. </span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: darkblue">9. Başkalarına okuyacağım hakaik-i imaniye ve Kur’âniyeyi, Risale-i Nur’u ve sevgili ve muazzez Üstadım Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri hakkındaki müdafaa, takrir, mektup, şiir, fıkra ve makaleleri tekrar be tekrar okurum ve okumalıyım. </span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: darkblue">10. Okuyacaklarımı yalnız muhataplar için değil, evvelemirde kendim için, kendim bilmek ve öğrenmek için, onları en mükemmel ve en güzel bir surette hazmetmek için okurum. </span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: darkblue">11. Hem okuyacağım mevzuya ne kadar derinlik ve fazla vukufiyet peyda edersem, onu ne kadar mükemmel hazmedersem, onun kıymet ve künhünü ne kadar ziyade idrak eder, tanırsam, ona karşı o derece bir iştiyak ve itminan besler ve ondan o derece istifade ve istifaze ederim. </span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: darkblue">12. Okuduğuma karşı akıl ve kalbimde o derece emin ve muhkem bir vaziyet hasıl olur ki, o okuduğum hak ve hakikate, hiçbir kimse mukavemet edemez ve hiçbir kimse beni mağlup edemez. </span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: darkblue">13. Bir heyete veya bir topluluğa okuyacağım mevzuyu, yüksek sesle defalarca okur ve mânâlarını düşüne düşüne, cümleler ve paragraflar üzerinde dura dura okurum. Böylece içimde İlâhî bir his ve heyecan tahassul eder, bu da derin bir dikkat ve alâka çeker, dinleyiciler üzerinde okunan hakikatlere karşı lâhutî bir cazibe ve mıknatısiyet vücuda gelir. </span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: darkblue">14. Kuranî, imanî ve İslâmî bir mevzuyu okumaya başlayınca onu derinden derine ve mükerreren mütalaa ederim. </span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: darkblue">15. Gece, gündüz ve diğer boş saatlerimde, yani yolda ve vasıtada bulunduğum vakitlerde dahi onu zihnimden geçiririm. Satırlarını gözlerimin önüne getiririm. Dimağım onun istilasına uğramış gibi olurcasına kadar onunla zihnen meşgul olurum. </span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: darkblue">16. Eğer bir cemaata okuyacaksam elime kağıdı kalemi alır, “Ben falan heyete veya cemaata şu notları anlatacağım” diye o noktaları sıralayarak yazarım. İşte hakikatleri muhataplara hüsn-ü kabülde muvaffakiyetlere, zafer ve galebelere nail kılan düsturlardan birisi budur ki, sihirli bir tesir ve kuvvete haizdir. </span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: darkblue">17. Bir çok mevzuya ait çeşit çeşit kitapları sathî veya dikkatli okumaktan, bir meslek ve gaye-i hayat edinilmeye değer bir şaheseri iyice okumak, zamanlarımızın çoğunu ebedî ve ezelî hakikatler hazinesi olan bu esere hasretmek, daha üstün ve daha değerli bir harekettir. </span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: darkblue">18. Bir eserin güzellikleri, hususiyetleri ve meziyetleri ilk okunuşta insana görünmez. </span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: darkblue">19. Elimize aldığımız Nur Külliyatından herhangi bir kitabı en az üç defa okuduktan sonra, Risale-i Nur’un füsunkâr ve cazibedar güzellikleri parlak bir surette bize görünmeye başlar. </span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: darkblue">20. Bizi kendine bağlar, İlâhî bir cezbe ile bizi kendine cezbeder. Rahmanî ve Kur’ânî bir kuvvet-i cazibe bizi Nur Risalelerini bir ömür boyunca okumak saadetine sevkeder. </span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: darkblue">HEDEFE NASIL ULAŞILIR? </span></strong></p><p><strong><span style="color: darkblue">1. Nur-u Kur'an'la meşguliyet, insanda yüksek hazlara, ebedî saadete ve baki şereflere karşı yüksek hisler husule getirir. </span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: darkblue">2. Tahkikî iman dersleriyle tenevvür eden (nurlanan) bir kimsede sefil hisler, yerlerini ali (yüksek) duygulara terk ederler. </span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: darkblue">3. Gaye ve maksatta muvaffak olmanın sırrı şudur: Maksat ve gayeye faydalı olan bir şeyden istifade etmek; onun haricindeki şeylerle meşguliyeti malayani addetmek ve lüzumsuzluğuna inanmaktır. </span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: darkblue">4. Nazarlarımı haricî alemden kendi nefsime, iradî bir surette çevirmeliyim. Haricî vak'a ve hadiselere tabi olmadan, kudsî hizmetime ve ulvî meşguliyetime devam etmeliyim. </span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: darkblue">5. Tembelliğe; basit ve manasız zevklerime müsaade etmemeliyim. </span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: darkblue">6. Gayri meşru ve lüzumsuz arzularıma mukavemet ve muhalefet etmeliyim. </span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: darkblue">7. Yeknesak dünyevî meşguliyetler, insanın mahiyetindeki ulvî melekeleri körletir. Manevî terakkiyata medar olacak yüksek istidatları söndürür. Kabiliyetler verimsiz kalır. </span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: darkblue">8. Yüksek bir gaye; ebedî, canlı ve cazip bir maksat. îşte, bütün sıcak heyecan ve fikirlerimizi bunun üzerine çevirebilmeliyiz. Böylece hedefe varabiliriz. </span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: darkblue">9. Maksat ve gayelerimize muvafık hislerimizden hemen istifade etmeliyiz, îşimizin kudsiyetine ve yüksekliğine karşı bir his mi husule geldi? Hemen iş başına! İşi hoş ve cazip kılan zihnî ve bedenî bir kuvvet mi hissettik? Çabuk kitap başına! Derhal iş başına!... </span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: darkblue">10. Fikirleri ve hareketleri hoş ve meşru olmayan, hayat tarzları İslamiyet’e muvafık gelmeyen ve vaki sebeplerle tembelliği makul ve meşru gösteren arkadaşlardan büyük bir soğuklukla uzaklaşmalıyım. </span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: darkblue">11. Şuur, nefsinizde geçen hadiselerin kendiliğinden bilinmesidir. Gözümüz, kulağımız ve bütün hassalarımız haricî aleme baktığımızda ne vazife görüyorlarsa, şuur da iç dünyamızda aynı vazifeyi görüyor. Ruhumuzun bütün gayretlerini Kur'an ve iman hakikatlerinde sarf etmeye cehd etmeliyiz. Birlikte yaşadığımız insanların bize yaptıkları tesirler, gayri şuurî, hayatımızı değiştirebilir, însan daima kendini tahlil ve murakabe etmek itiyad ve kudretinde bulunmazsa, nefsini ve iç dünyasını kolayca tanıyamaz. </span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: darkblue">12. İnsan dikkate, tahlile ve muhakemeye alışmalıdır.</span></strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="ABDULLAH4, post: 241240, member: 1004566"] [COLOR=darkblue][B]Risale-i Nurları Okuma ve Hedefimiz [/B][/COLOR] [B][COLOR=darkblue]Zübeyir Gündüzalp’in Risale-i Nurları Okuma ve Hedefe Nasıl Varılır Konularında Mühim Notları [/COLOR][/B] [B][COLOR=darkblue]OKUMAK [/COLOR][/B] [B][COLOR=darkblue]1. Bütün bedenî ve ruhî hastalıkların sebebi, imanî ve İslamî bir eser okumamaktır. Allah bu muvakkat ömrü, ebedî bir hayatı kazanmak için vermiştir. Bu fani dünyada baki dünya ve ahiret saadetlerini kazanabilmenin çaresi Allah'ı bildiren, tanıtan, O’nun emirlerini yapıp nehiylerinden (işlenmesini men ettiği şeylerden) kaçarak, günahları işlemeye mani olacak tahkiki iman dersi veren kitapları okumaktır. Bu eserlerin bu zamanda en yükseği, en tesirlisi, en büyüğü; Risale-i Nur Külliyatıdır. [/COLOR][/B] [B][COLOR=darkblue]2. İnsan vücudunun sağlığı için yemek, içmek, hava almak nasıl en ehemmiyetli bir ihtiyaçsa, insan kafası, kalbi, ruhu için de tahkiki bir iman ve İslamiyet’e sahip kılan, Allah'ı ve Peygamber Efendimizi hakkıyla tanıtan ve bildiren bir marifetullah kitabı olan Nur Risalelerini de okumak da işte öyle bir ihtiyaçtır. [/COLOR][/B] [B][COLOR=darkblue]3. İmanî, İslamî bir eseri okumamak en muzır bir hastalıktır, okuyamamak sayısız maddî ve manevî kazanç ve faziletlerden mahrum olmanın, yoksun kalmanın en aşikar bir numunesidir. Dinî, millî ve içtimaî bakımlardan çöküntü ve fenalıkları netice vermenin en bariz ve en açık bir sebebidir. [/COLOR][/B] [B][COLOR=darkblue]4. Her Müslüman ve insan, her genç ve ihtiyar, her erkek, her kız ve kadının Risale-i Nur gibi, insanı insan eden, Müslüman’a Müslüman’ca hayat zevkini veren iman ve İslamiyet dersleriyle maneviyatını kuvvetlendiren ve nurlandıran, dinî, dünyevî felaketlerden kurtaran bir şaheseri okuması; fıtratının, yaradılışının arzu ettiği en zengin, en güzel, en değerli bir maneviyat hazinesidir. [/COLOR][/B] [B][COLOR=darkblue]5. Nur Talebeleri, Nur Risalelerini defalarca okuya okuya, bu okumayı bırakamayacak bir hale gelmişlerdir, insanı ebedî zevk ve lezzetlerle coşturan bu feyyaz okumayı terk edemeyecek ruhi ve ulvi bir haslete nail olmuşlardır. [/COLOR][/B] [B][COLOR=darkblue]6. Cismanî ve ruhanî varlığımızı Kur'anî Nurlarla Nurlandıran ve ehl-i imanı İlahi bir cazibe ile kendine cezbeden, çeken bu Nur Efşan mütalaa, Nur Talebelerinde alışkanlık haline gelmiştir. [/COLOR][/B] [B][COLOR=darkblue]7. Nur Talebeleri, belki ekmeksiz yaşamanın mümkün olacağı, fakat Nur Risalelerini okumadan yaşamanın, hayattar kalmanın mümkün olamayacağı inancını veren bir i'tiyad güzelliğine eriştikleri kanaatlerine sahip olmuşlardır. [/COLOR][/B] [B][COLOR=darkblue]8. Kitapsız bir kimsenin, faydasız basit bir adamdan daha basit ve bayağı olduğu neticesine varmışlardır. [/COLOR][/B] [B][COLOR=darkblue]9. Başkalarına okuyacağım hakaik-i imaniye ve Kur’âniyeyi, Risale-i Nur’u ve sevgili ve muazzez Üstadım Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri hakkındaki müdafaa, takrir, mektup, şiir, fıkra ve makaleleri tekrar be tekrar okurum ve okumalıyım. [/COLOR][/B] [B][COLOR=darkblue]10. Okuyacaklarımı yalnız muhataplar için değil, evvelemirde kendim için, kendim bilmek ve öğrenmek için, onları en mükemmel ve en güzel bir surette hazmetmek için okurum. [/COLOR][/B] [B][COLOR=darkblue]11. Hem okuyacağım mevzuya ne kadar derinlik ve fazla vukufiyet peyda edersem, onu ne kadar mükemmel hazmedersem, onun kıymet ve künhünü ne kadar ziyade idrak eder, tanırsam, ona karşı o derece bir iştiyak ve itminan besler ve ondan o derece istifade ve istifaze ederim. [/COLOR][/B] [B][COLOR=darkblue]12. Okuduğuma karşı akıl ve kalbimde o derece emin ve muhkem bir vaziyet hasıl olur ki, o okuduğum hak ve hakikate, hiçbir kimse mukavemet edemez ve hiçbir kimse beni mağlup edemez. [/COLOR][/B] [B][COLOR=darkblue]13. Bir heyete veya bir topluluğa okuyacağım mevzuyu, yüksek sesle defalarca okur ve mânâlarını düşüne düşüne, cümleler ve paragraflar üzerinde dura dura okurum. Böylece içimde İlâhî bir his ve heyecan tahassul eder, bu da derin bir dikkat ve alâka çeker, dinleyiciler üzerinde okunan hakikatlere karşı lâhutî bir cazibe ve mıknatısiyet vücuda gelir. [/COLOR][/B] [B][COLOR=darkblue]14. Kuranî, imanî ve İslâmî bir mevzuyu okumaya başlayınca onu derinden derine ve mükerreren mütalaa ederim. [/COLOR][/B] [B][COLOR=darkblue]15. Gece, gündüz ve diğer boş saatlerimde, yani yolda ve vasıtada bulunduğum vakitlerde dahi onu zihnimden geçiririm. Satırlarını gözlerimin önüne getiririm. Dimağım onun istilasına uğramış gibi olurcasına kadar onunla zihnen meşgul olurum. [/COLOR][/B] [B][COLOR=darkblue]16. Eğer bir cemaata okuyacaksam elime kağıdı kalemi alır, “Ben falan heyete veya cemaata şu notları anlatacağım” diye o noktaları sıralayarak yazarım. İşte hakikatleri muhataplara hüsn-ü kabülde muvaffakiyetlere, zafer ve galebelere nail kılan düsturlardan birisi budur ki, sihirli bir tesir ve kuvvete haizdir. [/COLOR][/B] [B][COLOR=darkblue]17. Bir çok mevzuya ait çeşit çeşit kitapları sathî veya dikkatli okumaktan, bir meslek ve gaye-i hayat edinilmeye değer bir şaheseri iyice okumak, zamanlarımızın çoğunu ebedî ve ezelî hakikatler hazinesi olan bu esere hasretmek, daha üstün ve daha değerli bir harekettir. [/COLOR][/B] [B][COLOR=darkblue]18. Bir eserin güzellikleri, hususiyetleri ve meziyetleri ilk okunuşta insana görünmez. [/COLOR][/B] [B][COLOR=darkblue]19. Elimize aldığımız Nur Külliyatından herhangi bir kitabı en az üç defa okuduktan sonra, Risale-i Nur’un füsunkâr ve cazibedar güzellikleri parlak bir surette bize görünmeye başlar. [/COLOR][/B] [B][COLOR=darkblue]20. Bizi kendine bağlar, İlâhî bir cezbe ile bizi kendine cezbeder. Rahmanî ve Kur’ânî bir kuvvet-i cazibe bizi Nur Risalelerini bir ömür boyunca okumak saadetine sevkeder. [/COLOR][/B] [B][COLOR=darkblue]HEDEFE NASIL ULAŞILIR? [/COLOR][/B] [B][COLOR=darkblue]1. Nur-u Kur'an'la meşguliyet, insanda yüksek hazlara, ebedî saadete ve baki şereflere karşı yüksek hisler husule getirir. [/COLOR][/B] [B][COLOR=darkblue]2. Tahkikî iman dersleriyle tenevvür eden (nurlanan) bir kimsede sefil hisler, yerlerini ali (yüksek) duygulara terk ederler. [/COLOR][/B] [B][COLOR=darkblue]3. Gaye ve maksatta muvaffak olmanın sırrı şudur: Maksat ve gayeye faydalı olan bir şeyden istifade etmek; onun haricindeki şeylerle meşguliyeti malayani addetmek ve lüzumsuzluğuna inanmaktır. [/COLOR][/B] [B][COLOR=darkblue]4. Nazarlarımı haricî alemden kendi nefsime, iradî bir surette çevirmeliyim. Haricî vak'a ve hadiselere tabi olmadan, kudsî hizmetime ve ulvî meşguliyetime devam etmeliyim. [/COLOR][/B] [B][COLOR=darkblue]5. Tembelliğe; basit ve manasız zevklerime müsaade etmemeliyim. [/COLOR][/B] [B][COLOR=darkblue]6. Gayri meşru ve lüzumsuz arzularıma mukavemet ve muhalefet etmeliyim. [/COLOR][/B] [B][COLOR=darkblue]7. Yeknesak dünyevî meşguliyetler, insanın mahiyetindeki ulvî melekeleri körletir. Manevî terakkiyata medar olacak yüksek istidatları söndürür. Kabiliyetler verimsiz kalır. [/COLOR][/B] [B][COLOR=darkblue]8. Yüksek bir gaye; ebedî, canlı ve cazip bir maksat. îşte, bütün sıcak heyecan ve fikirlerimizi bunun üzerine çevirebilmeliyiz. Böylece hedefe varabiliriz. [/COLOR][/B] [B][COLOR=darkblue]9. Maksat ve gayelerimize muvafık hislerimizden hemen istifade etmeliyiz, îşimizin kudsiyetine ve yüksekliğine karşı bir his mi husule geldi? Hemen iş başına! İşi hoş ve cazip kılan zihnî ve bedenî bir kuvvet mi hissettik? Çabuk kitap başına! Derhal iş başına!... [/COLOR][/B] [B][COLOR=darkblue]10. Fikirleri ve hareketleri hoş ve meşru olmayan, hayat tarzları İslamiyet’e muvafık gelmeyen ve vaki sebeplerle tembelliği makul ve meşru gösteren arkadaşlardan büyük bir soğuklukla uzaklaşmalıyım. [/COLOR][/B] [B][COLOR=darkblue]11. Şuur, nefsinizde geçen hadiselerin kendiliğinden bilinmesidir. Gözümüz, kulağımız ve bütün hassalarımız haricî aleme baktığımızda ne vazife görüyorlarsa, şuur da iç dünyamızda aynı vazifeyi görüyor. Ruhumuzun bütün gayretlerini Kur'an ve iman hakikatlerinde sarf etmeye cehd etmeliyiz. Birlikte yaşadığımız insanların bize yaptıkları tesirler, gayri şuurî, hayatımızı değiştirebilir, însan daima kendini tahlil ve murakabe etmek itiyad ve kudretinde bulunmazsa, nefsini ve iç dünyasını kolayca tanıyamaz. [/COLOR][/B] [B][COLOR=darkblue]12. İnsan dikkate, tahlile ve muhakemeye alışmalıdır.[/COLOR][/B] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Bediüzzaman Said Nursi ve Risale-i Nur Cemaati
Risale-i Nur Talebeleri
Zübeyir Gündüzalp
Risale-i Nurları Okuma ve Hedefimiz
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst