Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Risale-i Nur’u Okuma ve Anlama teknikleri
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="genc_kalem" data-source="post: 364782" data-attributes="member: 15919"><p><strong><span style="font-size: 18px"><span style="color: #ff0000"><span style="font-family: 'book antiqua'">Risale-i Nur’u okuma ve anlama teknikleri-2</span></span></span></strong></p><p></p><p><span style="color: #ff0000"><span style="font-family: 'book antiqua'"><span style="font-size: 12px"><strong>Risale-i Nur’u anlamanın ölçüsü nedir?</strong></span></span></span></p><p><span style="color: #ff0000"><span style="font-family: 'book antiqua'"><span style="font-size: 12px"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'book antiqua'"><span style="font-size: 12px">Acaba “Risale-i Nur’u okumak ve anlamak”tan ne anlıyoruz? Risale-i Nur’u hakkıyla anlayabildiğimizin ölçüsü nedir?</span></span></p><p><span style="font-family: 'book antiqua'"><span style="font-size: 12px">Hiç şüphesiz bu eserler Kur’an’ın manevî bir tefsiri olduğundan, İlâhî ve dinî kavramları açıkladığından, onu hakkıyla anlamanın bir sonu ve sınırı olamaz. Ama hiç değilse belirli bir mesafe aldığımızı ve mânâsını kavradığımızı gösteren bazı ölçüler vardır. </span></span></p><p><span style="font-family: 'book antiqua'"><span style="font-size: 12px">Söz gelişi; altı bin sayfanın genelinde hangi konuların hangi bölümlerde bulunduğunu özet muhtevalarıyla bilmek çok önemlidir. Risalelerde geçen kelime ve terimlerin anlamlarına vâkıf olmak ciddî bir aşamadır. Konular arasında irtibat kurmak, sentez yapmak, okurken başkasına açıklayabilmek de anlama yolunda mühim mesafeler alındığını gösterir. </span></span></p><p><span style="font-family: 'book antiqua'"><span style="font-size: 12px">Ancak okumanın ve anlamanın ölçüsüne bir de bu eserlerin yazarı olan Bediüzzaman Hazretlerinin gözüyle bakalım.</span></span></p><p><span style="font-family: 'book antiqua'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="color: #ff0000"><span style="font-family: 'book antiqua'"><span style="font-size: 12px"><strong>Âlim olmak, muhteşem bir hedef</strong></span></span></span></p><p><span style="color: #ff0000"><span style="font-family: 'book antiqua'"><span style="font-size: 12px"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'book antiqua'"><span style="font-size: 12px">Lem’alar’da yer alan İhlâs Risalesinde, “Bir sene bu risaleleri ve bu dersleri anlayarak ve kabul ederek okuyan, bu zamanın mühim, hakikatli bir âlimi olabilir” ifadesi vardır. </span></span></p><p><span style="font-family: 'book antiqua'"><span style="font-size: 12px">Bu, çok ciddî bir iddiadır. Bir kimsenin bir senede âlim olabilmesi, hedef açısından ciddî bir müjde, ancak ödenmesi gereken bedel bakımından da olağanüstü bir dikkat ve gayret demektir.</span></span></p><p><span style="font-family: 'book antiqua'"><span style="font-size: 12px">Niçin? Çünkü âlim olmak, çok büyük ve çok muhteşem bir hedeftir. Hadis-i şeriflerde belirtildiği gibi, “âlimler peygamberlerin vârisleridir,” “bu ümmetin âlimleri İsrailoğullarının peygamberleri gibidir,” “âlim, uykusu bile ibadet olan, yüzüne bakmak bile insana sevap kazandıran kimsedir.”</span></span></p><p><span style="font-family: 'book antiqua'"><span style="font-size: 12px">Elbette âlim olmanın da mertebeleri vardır. Her âlim, bir İmam-ı Gazalî, bir İmam-ı Rabbanî olamaz. Ancak en alt mertebesinin bile çok büyük fazilet ve meziyetleri vardır.</span></span></p><p><span style="color: #ff0000"><span style="font-family: 'book antiqua'"><span style="font-size: 12px"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="color: #ff0000"><span style="font-family: 'book antiqua'"><span style="font-size: 12px"><strong>On yılda bile âlim olunamıyorsa...</strong></span></span></span></p><p><span style="color: #ff0000"><span style="font-family: 'book antiqua'"><span style="font-size: 12px"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'book antiqua'"><span style="font-size: 12px"><img src="http://www.risalehaber.com/images/other/risale_soru.jpg" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></span></span></p><p><span style="font-family: 'book antiqua'"><span style="font-size: 12px">Ayet ve hadislerde nice faziletleri sayılan âlimlik makamına ulaşmak için Üstat Hazretlerinin şartı, Risale-i Nur’u bir yıl okumaktır.</span></span></p><p><span style="font-family: 'book antiqua'"><span style="font-size: 12px">Risale-i Nur’u değil bir yıl, belki 10 yıldır okuyor olabiliriz. Ancak bir türlü âlim olamıyorsak, Üstadın müjdesi isabetsiz değil, bizim uygulamamız yanlış ya da eksiktir.</span></span></p><p><span style="font-family: 'book antiqua'"><span style="font-size: 12px">Evet, âlim olmak, hem de bu zamanın mühim ve hakikatli bir âlimi olmak için bir yıl okumak yeterlidir. Ancak iki önemli şart daha var: Kabul ederek ve anlayarak okumak. Bu hususu ileride daha geniş işleyeceğiz.</span></span></p><p><span style="font-family: 'book antiqua'"><span style="font-size: 12px">Demek, Risale-i Nur’u anlamamızın derecesini ölçmede önemli bir kriter budur. Oysa bırakın Risale-i Nur’un âlimi olmayı, yıllardır okumaya çalıştığı hâlde temel kelime ve terimlerin anlamlarını bile bilmeyenimiz olmuştur.</span></span></p><p><span style="font-family: 'book antiqua'"><span style="font-size: 12px">Birlikte yıllarca risale okuduğumuz bir arkadaşımızın, bir ders esnasında, “Yahu ihlâs ne demektir?” sorusuyla karşılaşmıştık. </span></span></p><p><span style="font-family: 'book antiqua'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'book antiqua'"><span style="font-size: 12px">Belki de o, bir hazine kadar geniş mânâsı olan bu terimin çok derin ve kapsamlı anlamını kast ediyordu. </span></span></p><p><span style="font-family: 'book antiqua'"><span style="font-size: 12px">Her şeye rağmen Risale-i Nur’u anlamanın ilk basamağı olan kelime ve terim bilgisinde yeteri kadar mesafe alamadığımız bir gerçektir.</span></span></p><p><span style="font-family: 'book antiqua'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'book antiqua'"><span style="font-size: 12px">Evet, Risale-i Nur’u çok iyi okumak ve anlamak zorundayız. Ona her insan muhtaç. Ama biz de muhtacız ve öncelikli olarak anlamakla sorumlu ve görevli olan biziz. Çünkü yıllardır elimizde ve tanıyoruz. </span></span></p><p><span style="font-family: 'book antiqua'"><span style="font-size: 12px">Oysa bu eserleri anlamak bakımından çok dikkat çekici gerçeklerle yüz yüzeyiz. Nice kitaba zor olduğu için başlayamamışızdır. Meselâ Mesnevî-i Nuriye, İşârâtü’l-İ’caz ve Muhakemat gibi...</span></span></p><p><span style="font-family: 'book antiqua'"><span style="font-size: 12px">Sadece bunlar mı? Kader Risalesini, İkinci Şua’yı, ism-i Hay ve Kayyum’u hakkıyla anlayabiliyor muyuz? Bırakın onları, Küçük Sözler’i hakkıyla anlayabildiğimizden emin miyiz?</span></span></p><p><span style="color: #ff0000"><span style="font-family: 'book antiqua'"><span style="font-size: 12px"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="color: #ff0000"><span style="font-family: 'book antiqua'"><span style="font-size: 12px"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="color: #ff0000"><span style="font-family: 'book antiqua'"><span style="font-size: 12px"><strong>Anlayıp yaşayabilseydik...</strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'book antiqua'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'book antiqua'"><span style="font-size: 12px">Denizli’de Üstadın bedeline vefat eden merhum Hasan Feyzi, Altıncı Söz için, “Beni benden aldı!” diyor. Onu okuyunca hayran oluyor, sarsılıyor, büyük bir etki altında kalıyor. Bize Küçük Sözler, “kolay anlaşılır ve sıradan” gibi geliyor. </span></span></p><p><span style="font-family: 'book antiqua'"><span style="font-size: 12px">Hiç sanmıyorum. Eğer anlayıp yaşayabilseydik, ferdî hayatımızda olağanüstü inkılâplar olur, ülke ve dünya genelinde de yer yerinden oynardı.</span></span></p><p><span style="font-family: 'book antiqua'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'book antiqua'"><span style="font-size: 12px">Elbette anlamanın dereceleri var ve büsbütün hissesiz kalmıyoruz. Çocuklar bile bir şeyler anlıyor. Üstelik müellifinin iddiası, “okuyan herkesin kabiliyeti ve gayreti nispetinde anlayabileceği” şeklinde. Hatta Üstat Hazretleri, İbn-i Sina’nın “Akıl bu yolda gidemez” dediği haşir meselesini çok kolay ispatladığını yazıyor, Sad-ı Taftazanî’nin bir ciltte anlattığı kader meselesini iki sayfada çözdüğünü belirtiyor. </span></span></p><p><span style="font-family: 'book antiqua'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'book antiqua'"><span style="font-size: 12px">Bunlar gerçekten doğru şeyler. Ancak bir başka doğruyu da yukarıda anlatmış olduk. </span></span></p><p><span style="font-family: 'book antiqua'"><span style="font-size: 12px">Yarım asrı aşkın bir zamandır şifahî (sözlü) bir kültür olarak devam eden Nurları okuma ve anlama faaliyetinin sistemli bir şekilde yazıya dökülmesi, izahları ve şerhlerinin yapılarak Risale-i Nur’u anlama yönteminin ortaya konması gerekiyor. </span></span></p><p><span style="font-family: 'book antiqua'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'book antiqua'"><span style="font-size: 12px">Bu arada, Risale-i Nur’u anlama konusunda sık sık sözü edilen dil problemi ve sadeleştirme tartışmaları açısından da meseleye bakmamız gerekir.</span></span></p><p><span style="color: #ff0000"><span style="font-family: 'book antiqua'"><span style="font-size: 12px"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="color: #ff0000"><span style="font-family: 'book antiqua'"><span style="font-size: 12px"><strong>Sadeleştirmek çözüm değil</strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'book antiqua'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'book antiqua'"><span style="font-size: 12px">Bu da ayrıca ele alınması gereken bir konudur. Ancak risaleleri anlamak için sadece sadeleştirme yolunu düşünmek, anlamayı fazla kolaylaştırmaz, üstelik mânâyı kısırlaştırır. Zaten bir “terimler hazinesi” olan Risale-i Nur’un sadeleştirilmesi de kolay değildir. </span></span></p><p><span style="font-family: 'book antiqua'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'book antiqua'"><span style="font-size: 12px">Genelde Kur’anî ve İslâmî olan terimleri nasıl sadeleştireceksiniz? Söz gelişi, “tesbih, tahmid, tefekkür, arş, haşir, sırat” gibi terimlerin Türkçesi var mı? Allah’ın isimlerini ve sıfatlarını nasıl sadeleştireceksiniz? Bu kelimeleri anlamanın yolu kesinlikle sadeleştirmek olamaz. Ancak mânâlarını öğrenerek anlayabilirsiniz.</span></span></p><p><span style="color: #ff0000"><span style="font-family: 'book antiqua'"><span style="font-size: 12px"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="color: #ff0000"><span style="font-family: 'book antiqua'"><span style="font-size: 12px"><strong>Kelimeleri bilmek yeterli mi?</strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'book antiqua'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'book antiqua'"><span style="font-size: 12px">Dil probleminin nasıl çözüleceği konusu çok önemli bir meseledir ve mutlaka halledilmesi gerekir. Risaleleri anlamada “kelimelere vâkıf olma”nın önemli bir yeri vardır mutlaka. Ancak onu anlamak için kelimeleri bilmek tek başına yeterli değildir. Çünkü bu eserler bir lügat değil, bütün İslâmî ilimleri ihtiva eden imanî bir tefsirdir. Bir kelimenin ilgili olduğu ilme göre hangi anlamı veya anlamları taşıdığını bilmek şarttır. Meselâ “vacip” kelimesi günlük konuşmada “gerekli” anlamında iken, fıkıh ilminde Şafiîlerde “farz,” Hanefîlerde “farzdan daha aşağı derecede, ama yapılması gereken” mânâsındadır. Aynı kelime kelâm ilminde Cenab-ı Hak için “varlığı mutlak, kesin gerekli ve şart olan” mânâsında kullanılır. Üstelik verdiğimiz bu anlamlar, çok kısadır ve çok daha geniş mânâları vardır.</span></span></p><p><span style="font-family: 'book antiqua'"><span style="font-size: 12px">Bu misal gibi, her terimin kullanıldığı ilim dalına göre çok geniş ve kapsamlı anlamları vardır. Bu anlamları tam ve hakkıyla bilmeden Risale-i Nur’u anlamaya yönelik çabalarımız eksik ve hatalı olacaktır.</span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="genc_kalem, post: 364782, member: 15919"] [B][SIZE=5][COLOR=#ff0000][FONT=book antiqua]Risale-i Nur’u okuma ve anlama teknikleri-2[/FONT][/COLOR][/SIZE][/B] [COLOR=#ff0000][FONT=book antiqua][SIZE=3][B]Risale-i Nur’u anlamanın ölçüsü nedir? [/B][/SIZE][/FONT][/COLOR] [FONT=book antiqua][SIZE=3]Acaba “Risale-i Nur’u okumak ve anlamak”tan ne anlıyoruz? Risale-i Nur’u hakkıyla anlayabildiğimizin ölçüsü nedir?[/SIZE][/FONT] [FONT=book antiqua][SIZE=3]Hiç şüphesiz bu eserler Kur’an’ın manevî bir tefsiri olduğundan, İlâhî ve dinî kavramları açıkladığından, onu hakkıyla anlamanın bir sonu ve sınırı olamaz. Ama hiç değilse belirli bir mesafe aldığımızı ve mânâsını kavradığımızı gösteren bazı ölçüler vardır. Söz gelişi; altı bin sayfanın genelinde hangi konuların hangi bölümlerde bulunduğunu özet muhtevalarıyla bilmek çok önemlidir. Risalelerde geçen kelime ve terimlerin anlamlarına vâkıf olmak ciddî bir aşamadır. Konular arasında irtibat kurmak, sentez yapmak, okurken başkasına açıklayabilmek de anlama yolunda mühim mesafeler alındığını gösterir. Ancak okumanın ve anlamanın ölçüsüne bir de bu eserlerin yazarı olan Bediüzzaman Hazretlerinin gözüyle bakalım. [/SIZE][/FONT] [COLOR=#ff0000][FONT=book antiqua][SIZE=3][B]Âlim olmak, muhteşem bir hedef [/B][/SIZE][/FONT][/COLOR] [FONT=book antiqua][SIZE=3]Lem’alar’da yer alan İhlâs Risalesinde, “Bir sene bu risaleleri ve bu dersleri anlayarak ve kabul ederek okuyan, bu zamanın mühim, hakikatli bir âlimi olabilir” ifadesi vardır. Bu, çok ciddî bir iddiadır. Bir kimsenin bir senede âlim olabilmesi, hedef açısından ciddî bir müjde, ancak ödenmesi gereken bedel bakımından da olağanüstü bir dikkat ve gayret demektir.[/SIZE][/FONT] [FONT=book antiqua][SIZE=3]Niçin? Çünkü âlim olmak, çok büyük ve çok muhteşem bir hedeftir. Hadis-i şeriflerde belirtildiği gibi, “âlimler peygamberlerin vârisleridir,” “bu ümmetin âlimleri İsrailoğullarının peygamberleri gibidir,” “âlim, uykusu bile ibadet olan, yüzüne bakmak bile insana sevap kazandıran kimsedir.” Elbette âlim olmanın da mertebeleri vardır. Her âlim, bir İmam-ı Gazalî, bir İmam-ı Rabbanî olamaz. Ancak en alt mertebesinin bile çok büyük fazilet ve meziyetleri vardır.[/SIZE][/FONT] [COLOR=#ff0000][FONT=book antiqua][SIZE=3][B] On yılda bile âlim olunamıyorsa... [/B][/SIZE][/FONT][/COLOR] [FONT=book antiqua][SIZE=3][IMG]http://www.risalehaber.com/images/other/risale_soru.jpg[/IMG] Ayet ve hadislerde nice faziletleri sayılan âlimlik makamına ulaşmak için Üstat Hazretlerinin şartı, Risale-i Nur’u bir yıl okumaktır.[/SIZE][/FONT] [FONT=book antiqua][SIZE=3]Risale-i Nur’u değil bir yıl, belki 10 yıldır okuyor olabiliriz. Ancak bir türlü âlim olamıyorsak, Üstadın müjdesi isabetsiz değil, bizim uygulamamız yanlış ya da eksiktir.[/SIZE][/FONT] [FONT=book antiqua][SIZE=3]Evet, âlim olmak, hem de bu zamanın mühim ve hakikatli bir âlimi olmak için bir yıl okumak yeterlidir. Ancak iki önemli şart daha var: Kabul ederek ve anlayarak okumak. Bu hususu ileride daha geniş işleyeceğiz.[/SIZE][/FONT] [FONT=book antiqua][SIZE=3]Demek, Risale-i Nur’u anlamamızın derecesini ölçmede önemli bir kriter budur. Oysa bırakın Risale-i Nur’un âlimi olmayı, yıllardır okumaya çalıştığı hâlde temel kelime ve terimlerin anlamlarını bile bilmeyenimiz olmuştur.[/SIZE][/FONT] [FONT=book antiqua][SIZE=3]Birlikte yıllarca risale okuduğumuz bir arkadaşımızın, bir ders esnasında, “Yahu ihlâs ne demektir?” sorusuyla karşılaşmıştık. Belki de o, bir hazine kadar geniş mânâsı olan bu terimin çok derin ve kapsamlı anlamını kast ediyordu. Her şeye rağmen Risale-i Nur’u anlamanın ilk basamağı olan kelime ve terim bilgisinde yeteri kadar mesafe alamadığımız bir gerçektir.[/SIZE][/FONT] [FONT=book antiqua][SIZE=3] Evet, Risale-i Nur’u çok iyi okumak ve anlamak zorundayız. Ona her insan muhtaç. Ama biz de muhtacız ve öncelikli olarak anlamakla sorumlu ve görevli olan biziz. Çünkü yıllardır elimizde ve tanıyoruz. Oysa bu eserleri anlamak bakımından çok dikkat çekici gerçeklerle yüz yüzeyiz. Nice kitaba zor olduğu için başlayamamışızdır. Meselâ Mesnevî-i Nuriye, İşârâtü’l-İ’caz ve Muhakemat gibi...[/SIZE][/FONT] [FONT=book antiqua][SIZE=3]Sadece bunlar mı? Kader Risalesini, İkinci Şua’yı, ism-i Hay ve Kayyum’u hakkıyla anlayabiliyor muyuz? Bırakın onları, Küçük Sözler’i hakkıyla anlayabildiğimizden emin miyiz?[/SIZE][/FONT] [COLOR=#ff0000][FONT=book antiqua][SIZE=3][B] Anlayıp yaşayabilseydik...[/B][/SIZE][/FONT][/COLOR] [FONT=book antiqua][SIZE=3] Denizli’de Üstadın bedeline vefat eden merhum Hasan Feyzi, Altıncı Söz için, “Beni benden aldı!” diyor. Onu okuyunca hayran oluyor, sarsılıyor, büyük bir etki altında kalıyor. Bize Küçük Sözler, “kolay anlaşılır ve sıradan” gibi geliyor. Hiç sanmıyorum. Eğer anlayıp yaşayabilseydik, ferdî hayatımızda olağanüstü inkılâplar olur, ülke ve dünya genelinde de yer yerinden oynardı.[/SIZE][/FONT] [FONT=book antiqua][SIZE=3] Elbette anlamanın dereceleri var ve büsbütün hissesiz kalmıyoruz. Çocuklar bile bir şeyler anlıyor. Üstelik müellifinin iddiası, “okuyan herkesin kabiliyeti ve gayreti nispetinde anlayabileceği” şeklinde. Hatta Üstat Hazretleri, İbn-i Sina’nın “Akıl bu yolda gidemez” dediği haşir meselesini çok kolay ispatladığını yazıyor, Sad-ı Taftazanî’nin bir ciltte anlattığı kader meselesini iki sayfada çözdüğünü belirtiyor. Bunlar gerçekten doğru şeyler. Ancak bir başka doğruyu da yukarıda anlatmış olduk. Yarım asrı aşkın bir zamandır şifahî (sözlü) bir kültür olarak devam eden Nurları okuma ve anlama faaliyetinin sistemli bir şekilde yazıya dökülmesi, izahları ve şerhlerinin yapılarak Risale-i Nur’u anlama yönteminin ortaya konması gerekiyor. Bu arada, Risale-i Nur’u anlama konusunda sık sık sözü edilen dil problemi ve sadeleştirme tartışmaları açısından da meseleye bakmamız gerekir.[/SIZE][/FONT] [COLOR=#ff0000][FONT=book antiqua][SIZE=3][B] Sadeleştirmek çözüm değil[/B][/SIZE][/FONT][/COLOR] [FONT=book antiqua][SIZE=3] Bu da ayrıca ele alınması gereken bir konudur. Ancak risaleleri anlamak için sadece sadeleştirme yolunu düşünmek, anlamayı fazla kolaylaştırmaz, üstelik mânâyı kısırlaştırır. Zaten bir “terimler hazinesi” olan Risale-i Nur’un sadeleştirilmesi de kolay değildir. Genelde Kur’anî ve İslâmî olan terimleri nasıl sadeleştireceksiniz? Söz gelişi, “tesbih, tahmid, tefekkür, arş, haşir, sırat” gibi terimlerin Türkçesi var mı? Allah’ın isimlerini ve sıfatlarını nasıl sadeleştireceksiniz? Bu kelimeleri anlamanın yolu kesinlikle sadeleştirmek olamaz. Ancak mânâlarını öğrenerek anlayabilirsiniz.[/SIZE][/FONT] [COLOR=#ff0000][FONT=book antiqua][SIZE=3][B] Kelimeleri bilmek yeterli mi?[/B][/SIZE][/FONT][/COLOR] [FONT=book antiqua][SIZE=3] Dil probleminin nasıl çözüleceği konusu çok önemli bir meseledir ve mutlaka halledilmesi gerekir. Risaleleri anlamada “kelimelere vâkıf olma”nın önemli bir yeri vardır mutlaka. Ancak onu anlamak için kelimeleri bilmek tek başına yeterli değildir. Çünkü bu eserler bir lügat değil, bütün İslâmî ilimleri ihtiva eden imanî bir tefsirdir. Bir kelimenin ilgili olduğu ilme göre hangi anlamı veya anlamları taşıdığını bilmek şarttır. Meselâ “vacip” kelimesi günlük konuşmada “gerekli” anlamında iken, fıkıh ilminde Şafiîlerde “farz,” Hanefîlerde “farzdan daha aşağı derecede, ama yapılması gereken” mânâsındadır. Aynı kelime kelâm ilminde Cenab-ı Hak için “varlığı mutlak, kesin gerekli ve şart olan” mânâsında kullanılır. Üstelik verdiğimiz bu anlamlar, çok kısadır ve çok daha geniş mânâları vardır.[/SIZE][/FONT] [FONT=book antiqua][SIZE=3]Bu misal gibi, her terimin kullanıldığı ilim dalına göre çok geniş ve kapsamlı anlamları vardır. Bu anlamları tam ve hakkıyla bilmeden Risale-i Nur’u anlamaya yönelik çabalarımız eksik ve hatalı olacaktır.[/SIZE][/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Risale-i Nur’u Okuma ve Anlama teknikleri
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst