Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale Analiz ve Çalışmalar
Sadeleştirme Analizi
Risale-i Nur'u Sadeleştirmemek İçin Çok Sebep Var..
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Huseyni" data-source="post: 333970" data-attributes="member: 27"><p><span style="color: #ff0000"><span style="font-family: 'verdana'"><strong><span style="font-size: 12px"></span></strong></span></span></p><p><span style="color: #ff0000"><span style="font-family: 'verdana'"><strong><span style="font-size: 12px"></span></strong><span style="font-size: 12px">Sadeleştirme Adı Altında Eserlerdeki Zengin Muhtevayı Daraltmaya Kimin Ne Hakkı Var ?</span></span></span></p><p></p><p></p><p> Risâle-i Nur Külliyatı, Türkçe olarak yazılmış muhteşem bir ilim hazinesidir. Kur’ân’ın bu asra bakan meselelerine bu asrın insanlarının anlayacağı tarzda bir yorumdur.</p><p></p><p> Yirminci asrın başlarında dinsizlik fikirlerinin öne çıkmaya başladığı bir dünyada, bu düşünce sahiplerinin ileri sürdükleri iddialara karşı Kur’ân eczanesinden alınan etkili ilâçlar olarak ortaya çıkmışlardır. Bir asra yaklaşan bir zaman diliminde yüzlerce defa orijinal hâli ile basılmış, yüzbinler nüshası Anadolu’nun en ücra köşesine kadar ulaşmış ve okunmuştur.</p><p></p><p> Bir bahçeye giren, o bahçenin meyvelerinden boyunun yettiği kadar faydalanacaktır. Herkesin her şeyi anlaması gerekmediği gibi, lâzım da değildir. İhtiyacını karşılıyorsa yeterlidir. Bu Külliyat, her insanın inanç noktasındaki ihtiyacını karşılayacak kadar herkes tarafından anlaşılmıştır. Milyonların bu kitapları okumaya devam etmesi bu gerçeği ortaya koymaktadır. Hâl böyle iken bunları sadeleştirme adı altında değişikliğe uğratmak büyük bir hatadır. Yapılan sadeleştirme adı altındaki değişiklik, yapan kişinin oradan ne anladığını ifade etmektedir. Başkası onu daha farklı anlayıp yorumlayabilecektir. Sadeleştirme adı altında yapılan şey, zihinlere kendi anlayışı doğrultusunda bir gem vurma anlamına gelecektir. Bu, bir fikrî inhisardır.</p><p></p><p> Bugün kelimelerin anlamları ile sınırlı bir sadeleştirme gibi gözükse de, ilerleyen zamanlarda iş yoruma dönecek, aslından uzaklaşmalar meydana gelecek, geri dönüp baktığında aslı ile bağlantı kuramayacak hâle gelecektir. Bu hareket kıyıdan kıyıdan karşıya geçme hareketi olacaktır.</p><p></p><p> Bir sözün etkisi sadece anlaşılması ile sınırlı değildir. Bir sözün güzelliği, etkili olması dört kaynağa dayanmaktadır:</p><p></p><p> 1- Kim söylemiş?</p><p></p><p> 2- Kime söylemiş?</p><p></p><p> 3- Hangi maksat için söylenmiş?</p><p></p><p> 4- Hangi makamda söylenmiş?</p><p></p><p> “Meselâ, bir kumandanın, bir orduya verdiği arş emriyle, bir neferin arş sözü arasında ne kadar fark vardır. Birincisi, koca bir orduyu harekete getirir; aynı kelâm olan ikincisi, belki bir neferi bile yürütemez.” (Sözler, s. 710)</p><p></p><p> Risâle-i Nur’un gönüller üzerindeki etkisi dikkate alındığında bu özelliklerin göz ardı edilmemesi gerekir. Sadeleştirmelerin bu ihlâsı ve gönüller üzerindeki etkiyi sağlaması ne kadar mümkün olacaktır? Milyonları arkasından sürükleyen bir eser, bir defa okunup anlaşıldı zannedilerek bir kenara atılacak hâle gelmesin. Eğer sonuç böyle çıkacak olursa, bu durum kişiyi büyük bir sorumluluk altına atacaktır. Bunun vebaline katlanmak kolay olmasa gerektir.</p><p></p><p> Deniyor ki; Kur’ân çeşitli dillere çevriliyor, anlaşılması için çaba harcanıyor. Niçin Risâle-i Nur’un anlaşılması için bu sadeleştirme yapılamasın?</p><p></p><p> Kur’ân’a yapılan tefsirler, onu yapan kişinin Kur’ân’dan anladıklarıdır. Meâller ve yorumlardır. Kur’ân’ın aslı yerinde durmaktadır. Çabalar, Kur’ân’ı yorumlamak üzerine yapılmaktadır. Bunlar güzel gayretlerdir. Hiçbir müfessir, “Kur’ân’ın anlamı sadece bu benim yazdıklarımdan ibarettir” diye bir iddiada bulunmamıştır. Bulunamaz da. “Benim anladığım budur” demiştir. Risâlelerin sadeleştirilmesi ile bu çabalar arasında hiçbir ilgi ve benzerlik yoktur.</p><p></p><p> “Risâle-i Nur’un başka dillere çevrilmesi esnasında cümle yapısı bozulmaktadır, buna kimse bir şey demiyor. Neden Türkçe aslında bu yapılınca yanlış oluyor?” iddiası ise sadeleştirmeye mazeret ve dayanak olamaz. Çünkü başka bir dile çeviri, aslı değildir. Aslına en yakın ifadelerle diğer dile aktarmadır. Tercümeler aslının aynısı olamaz. Olsa olsa yakın bir mânâ aktarmasıdır. Karşıdakinin en iyi şekilde anlamasını sağlayacak bir meâl aktarımıdır. Buna en güzel örnek, İstiklâl Marşı’nın Arapça tercümesidir. Bizzat yazarı tarafından yapıldığı halde, Türkçe yazılan ondan çok daha güzel ve etkilidir. Bir başkasının yapacağı çeviri bunun kadar bile olamaz.</p><p></p><p> Bir eser üzerinde yazarının izni olmadan bir başkasının tasarrufta bulunması, en azından yazara saygısızlıktır. Yazdığı esere saygısızlıktır. Yazarına rağmen eseri üzerinde yapılacak bir tasarruf, eksik veya fazlalık, büyük bir haksızlıktır. Hakka saygısı olan bunu yapamaz.</p><p></p><p> Bu eserler müellifin sağlığında basılmıştır. Eğer böyle bir ihtiyaç görseydi, kendisi bu düzeltmeleri yapardı. Onun yapmadığını yapmaya kalkmak, eserin müellifine saygısızlık olur. Kraldan fazla kralcı olmaya gerek yoktur. “Risâle-i Nur’da, müstesnâ bir edebiyat ve belâgat ve îcâz, nazîrsiz, câzib ve orijinal bir üslûp vardır. Evet, Bediüzzaman zâtına mahsus bir üslûba mâliktir. Onun üslûbu, başka üslûplarla muvâzene ve mukayese edilemez. Eserlerin bâzı yerlerinde, edebiyat kaidesine veya başka üslûplara nazaran pek münâsip düşmemiş gibi zannedilen bir noktaya rastlanırsa, orada gayet ince bir nükte, bir îmâ veya ince bir mânâ veya hikmet vardır. Ve o beyân tarzı, oraya tam muvâfıktır.” (Sözler, s. 717)</p><p></p><p> İstifadeyi kolaylaştırmak üzere sayfaların kenarlarına sözlükler ilâve edilmiştir. Maksat, eğer istifade etmek ise, bu istifade etmeye yeterlidir. Sadece bu bile sadeleştirmeye ihtiyaç olmadığını göstermeye yetecektir. Sadeleştirme adı altında eserlerdeki zengin muhtevayı daraltmaya kimin ne hakkı var?</p><p></p><p></p><p><span style="color: #800080"><strong>Ali SARIKAYA</strong></span></p><p><span style="color: #800080"><strong></strong></span></p><p><span style="color: #800080"><strong><a href="http://www.yeniasya-international.de/2012/03/risale-i-nurun-sadelestirilmesi/" target="_blank">Yeni Asya İnternational » Risâle-i Nur</a></strong></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Huseyni, post: 333970, member: 27"] [COLOR=#ff0000][FONT=verdana][B][SIZE=3] [/SIZE][/B][SIZE=3]Sadeleştirme Adı Altında Eserlerdeki Zengin Muhtevayı Daraltmaya Kimin Ne Hakkı Var ?[/SIZE][/FONT][/COLOR] Risâle-i Nur Külliyatı, Türkçe olarak yazılmış muhteşem bir ilim hazinesidir. Kur’ân’ın bu asra bakan meselelerine bu asrın insanlarının anlayacağı tarzda bir yorumdur. Yirminci asrın başlarında dinsizlik fikirlerinin öne çıkmaya başladığı bir dünyada, bu düşünce sahiplerinin ileri sürdükleri iddialara karşı Kur’ân eczanesinden alınan etkili ilâçlar olarak ortaya çıkmışlardır. Bir asra yaklaşan bir zaman diliminde yüzlerce defa orijinal hâli ile basılmış, yüzbinler nüshası Anadolu’nun en ücra köşesine kadar ulaşmış ve okunmuştur. Bir bahçeye giren, o bahçenin meyvelerinden boyunun yettiği kadar faydalanacaktır. Herkesin her şeyi anlaması gerekmediği gibi, lâzım da değildir. İhtiyacını karşılıyorsa yeterlidir. Bu Külliyat, her insanın inanç noktasındaki ihtiyacını karşılayacak kadar herkes tarafından anlaşılmıştır. Milyonların bu kitapları okumaya devam etmesi bu gerçeği ortaya koymaktadır. Hâl böyle iken bunları sadeleştirme adı altında değişikliğe uğratmak büyük bir hatadır. Yapılan sadeleştirme adı altındaki değişiklik, yapan kişinin oradan ne anladığını ifade etmektedir. Başkası onu daha farklı anlayıp yorumlayabilecektir. Sadeleştirme adı altında yapılan şey, zihinlere kendi anlayışı doğrultusunda bir gem vurma anlamına gelecektir. Bu, bir fikrî inhisardır. Bugün kelimelerin anlamları ile sınırlı bir sadeleştirme gibi gözükse de, ilerleyen zamanlarda iş yoruma dönecek, aslından uzaklaşmalar meydana gelecek, geri dönüp baktığında aslı ile bağlantı kuramayacak hâle gelecektir. Bu hareket kıyıdan kıyıdan karşıya geçme hareketi olacaktır. Bir sözün etkisi sadece anlaşılması ile sınırlı değildir. Bir sözün güzelliği, etkili olması dört kaynağa dayanmaktadır: 1- Kim söylemiş? 2- Kime söylemiş? 3- Hangi maksat için söylenmiş? 4- Hangi makamda söylenmiş? “Meselâ, bir kumandanın, bir orduya verdiği arş emriyle, bir neferin arş sözü arasında ne kadar fark vardır. Birincisi, koca bir orduyu harekete getirir; aynı kelâm olan ikincisi, belki bir neferi bile yürütemez.” (Sözler, s. 710) Risâle-i Nur’un gönüller üzerindeki etkisi dikkate alındığında bu özelliklerin göz ardı edilmemesi gerekir. Sadeleştirmelerin bu ihlâsı ve gönüller üzerindeki etkiyi sağlaması ne kadar mümkün olacaktır? Milyonları arkasından sürükleyen bir eser, bir defa okunup anlaşıldı zannedilerek bir kenara atılacak hâle gelmesin. Eğer sonuç böyle çıkacak olursa, bu durum kişiyi büyük bir sorumluluk altına atacaktır. Bunun vebaline katlanmak kolay olmasa gerektir. Deniyor ki; Kur’ân çeşitli dillere çevriliyor, anlaşılması için çaba harcanıyor. Niçin Risâle-i Nur’un anlaşılması için bu sadeleştirme yapılamasın? Kur’ân’a yapılan tefsirler, onu yapan kişinin Kur’ân’dan anladıklarıdır. Meâller ve yorumlardır. Kur’ân’ın aslı yerinde durmaktadır. Çabalar, Kur’ân’ı yorumlamak üzerine yapılmaktadır. Bunlar güzel gayretlerdir. Hiçbir müfessir, “Kur’ân’ın anlamı sadece bu benim yazdıklarımdan ibarettir” diye bir iddiada bulunmamıştır. Bulunamaz da. “Benim anladığım budur” demiştir. Risâlelerin sadeleştirilmesi ile bu çabalar arasında hiçbir ilgi ve benzerlik yoktur. “Risâle-i Nur’un başka dillere çevrilmesi esnasında cümle yapısı bozulmaktadır, buna kimse bir şey demiyor. Neden Türkçe aslında bu yapılınca yanlış oluyor?” iddiası ise sadeleştirmeye mazeret ve dayanak olamaz. Çünkü başka bir dile çeviri, aslı değildir. Aslına en yakın ifadelerle diğer dile aktarmadır. Tercümeler aslının aynısı olamaz. Olsa olsa yakın bir mânâ aktarmasıdır. Karşıdakinin en iyi şekilde anlamasını sağlayacak bir meâl aktarımıdır. Buna en güzel örnek, İstiklâl Marşı’nın Arapça tercümesidir. Bizzat yazarı tarafından yapıldığı halde, Türkçe yazılan ondan çok daha güzel ve etkilidir. Bir başkasının yapacağı çeviri bunun kadar bile olamaz. Bir eser üzerinde yazarının izni olmadan bir başkasının tasarrufta bulunması, en azından yazara saygısızlıktır. Yazdığı esere saygısızlıktır. Yazarına rağmen eseri üzerinde yapılacak bir tasarruf, eksik veya fazlalık, büyük bir haksızlıktır. Hakka saygısı olan bunu yapamaz. Bu eserler müellifin sağlığında basılmıştır. Eğer böyle bir ihtiyaç görseydi, kendisi bu düzeltmeleri yapardı. Onun yapmadığını yapmaya kalkmak, eserin müellifine saygısızlık olur. Kraldan fazla kralcı olmaya gerek yoktur. “Risâle-i Nur’da, müstesnâ bir edebiyat ve belâgat ve îcâz, nazîrsiz, câzib ve orijinal bir üslûp vardır. Evet, Bediüzzaman zâtına mahsus bir üslûba mâliktir. Onun üslûbu, başka üslûplarla muvâzene ve mukayese edilemez. Eserlerin bâzı yerlerinde, edebiyat kaidesine veya başka üslûplara nazaran pek münâsip düşmemiş gibi zannedilen bir noktaya rastlanırsa, orada gayet ince bir nükte, bir îmâ veya ince bir mânâ veya hikmet vardır. Ve o beyân tarzı, oraya tam muvâfıktır.” (Sözler, s. 717) İstifadeyi kolaylaştırmak üzere sayfaların kenarlarına sözlükler ilâve edilmiştir. Maksat, eğer istifade etmek ise, bu istifade etmeye yeterlidir. Sadece bu bile sadeleştirmeye ihtiyaç olmadığını göstermeye yetecektir. Sadeleştirme adı altında eserlerdeki zengin muhtevayı daraltmaya kimin ne hakkı var? [COLOR=#800080][B]Ali SARIKAYA [URL="http://www.yeniasya-international.de/2012/03/risale-i-nurun-sadelestirilmesi/"]Yeni Asya İnternational » Risâle-i Nur[/URL][/B][/COLOR] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale Analiz ve Çalışmalar
Sadeleştirme Analizi
Risale-i Nur'u Sadeleştirmemek İçin Çok Sebep Var..
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst