Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Bediüzzaman Said Nursi ve Risale-i Nur Cemaati
Bediüzzaman Said Nursi
Risale-i Nur'a ve Bediüzzaman'a Gelen İtirazlar
Risale-i Nur'un Dil Özellikleri
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="NuruAhsen" data-source="post: 163178" data-attributes="member: 857"><p><strong><span style="font-family: 'Arial'">Kısa ve öz metinler</span></strong></p><p> <span style="font-family: 'Arial'">Risale-i Nur'un bir diğer özelliği de çok ilmî, çok mu'cez, çok az cümle içerisinde çok şey ifade edilmiş metinler halinde olmasıdır. Yani kısa bir metin içerisinde çok şeyler ifade edilmiştir. Risale-i Nur'un tamamı böyledir. Risale-i Nur çok kısa yazılmış, tafsilat verilmemiş bir eserdir. Müellif de bunu çok yerde belirtmiştir. Bazen "Bu denizden bir katre gösterdik," bazen "Çok mufassal olan bu mevzuun ancak bir vechini ifade ettik" gibi ifadeler kullanmıştır.(6) </span></p><p> <span style="font-family: 'Arial'">Risale-i Nur, ele aldığı mevzuu kolayca anlatmıştır ve kolayca anlaşılmaktadır. Ancak dikkatlice okumak gerekir. Hatta diyebiliriz ki, öğrenmek niyetiyle, dikkatlice ve kalp gözü açık olarak okunduğu takdirde, kolayca anlaşılan bir eser olduğu görülür. Müellifi bu özelliği zikrediyor ve kendi ifade tarzının "muğlak" ve "anlaşılmaz" olduğu yolunda bir kanaat olmasına rağmen, en büyük ve en geniş bir konuyu (kader, ruh vb.) âmi insanlara da anlatabilecek tarzda bir ifadenin risalelerde yer aldığını beyan ve bu özelliğin bir "eser-i inayet" olduğunu söylüyor.(7)</span></p><p> <span style="font-family: 'Arial'">Risale-i Nur’da hitabet sanatının özelliği de vardır. Hitabet de, belagat gibi bir dilin kullanış sahası ve özelliklerinden biridir ve edebiyatta bir sanattır. Retorik dediğimiz beyan veya hitabet, edebiyatın bir bölümüdür. Risale-i Nur'un bazı kısımları hitabet diliyledir. İstanbul'da bilahare Selanik'te Hürriyet Meydanı’nda yapılan konuşma (Hürriyete Hitap) güzel bir hitabet misalidir. İstanbul'da Harbiye Nezareti (Milli Savunma Bakanlığı) bahçesinde askerlere yaptığı iki konuşmada (1- Kahraman Askerlerimize ve 2- Asakire Hitap) birer hitabet sanatı misalidirler. Yine 31 Mart vesilesiyle müellifin askerlere beyanı da bir hitabet sanatı misalidir. Üçüncü Şua ise hitabet sanatının en bariz, en büyük ve en uzun misalidir. </span></p><p> <span style="font-family: 'Arial'">Risale-i Nur'un bir diğer özelliği de dilekçeler ve temyiz lahikalarında ortaya çıkar. Yazı dili, konuşma dilinden farklıdır. Yazı dili de yine kendi içinde bir kaç kısma ayrılır. Bazen hikâye tarzında kullanılan, bazen sohbet tarzında vb. kullanılan bir dil özelliği söz konusu olur. Resmî makamlara sunulan, bir şey isteyen, bir şikâyette bulunan, yani bir dilek ihtiva eden metinlerin dili, ayrı bir yazı çeşididir. Bediüzzaman Said Nursî’nin mahkeme, valilik, Bakanlar Kurulu ve benzeri makamlara müracaatları ve verdiği dilekçeler vardır ve bu dilekçelerde yazı dilinin özelliğini kullanmıştır. </span></p><p> <span style="font-family: 'Arial'"></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'">Risale-i Nur'un dilindeki bir başka özellik de gerek dilekçe ve layihalarda ve gerekse risalelerin bizzat kendisinde, ifade olarak kullanılırken savcılara, emniyet müdürlerine ve idarî amirlere ipucu vermeyen, onların suç unsuru bulmalarına imkân vermeyen bir tarzda olmalarıdır. Yani Bediüzzaman Said Nursî bir şeye cevap verirken, bir konuda yazarken savcı veya hâkim o ifadede ve metinde kolay kolay bir suç unsuru bulamaz. O şekilde kaleme alınmıştır ki bunun içinde bir suç unsuru bulmak mümkün değildir. </span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="NuruAhsen, post: 163178, member: 857"] [B][FONT=Arial]Kısa ve öz metinler[/FONT][/B] [FONT=Arial]Risale-i Nur'un bir diğer özelliği de çok ilmî, çok mu'cez, çok az cümle içerisinde çok şey ifade edilmiş metinler halinde olmasıdır. Yani kısa bir metin içerisinde çok şeyler ifade edilmiştir. Risale-i Nur'un tamamı böyledir. Risale-i Nur çok kısa yazılmış, tafsilat verilmemiş bir eserdir. Müellif de bunu çok yerde belirtmiştir. Bazen "Bu denizden bir katre gösterdik," bazen "Çok mufassal olan bu mevzuun ancak bir vechini ifade ettik" gibi ifadeler kullanmıştır.(6) [/FONT] [FONT=Arial]Risale-i Nur, ele aldığı mevzuu kolayca anlatmıştır ve kolayca anlaşılmaktadır. Ancak dikkatlice okumak gerekir. Hatta diyebiliriz ki, öğrenmek niyetiyle, dikkatlice ve kalp gözü açık olarak okunduğu takdirde, kolayca anlaşılan bir eser olduğu görülür. Müellifi bu özelliği zikrediyor ve kendi ifade tarzının "muğlak" ve "anlaşılmaz" olduğu yolunda bir kanaat olmasına rağmen, en büyük ve en geniş bir konuyu (kader, ruh vb.) âmi insanlara da anlatabilecek tarzda bir ifadenin risalelerde yer aldığını beyan ve bu özelliğin bir "eser-i inayet" olduğunu söylüyor.(7)[/FONT] [FONT=Arial]Risale-i Nur’da hitabet sanatının özelliği de vardır. Hitabet de, belagat gibi bir dilin kullanış sahası ve özelliklerinden biridir ve edebiyatta bir sanattır. Retorik dediğimiz beyan veya hitabet, edebiyatın bir bölümüdür. Risale-i Nur'un bazı kısımları hitabet diliyledir. İstanbul'da bilahare Selanik'te Hürriyet Meydanı’nda yapılan konuşma (Hürriyete Hitap) güzel bir hitabet misalidir. İstanbul'da Harbiye Nezareti (Milli Savunma Bakanlığı) bahçesinde askerlere yaptığı iki konuşmada (1- Kahraman Askerlerimize ve 2- Asakire Hitap) birer hitabet sanatı misalidirler. Yine 31 Mart vesilesiyle müellifin askerlere beyanı da bir hitabet sanatı misalidir. Üçüncü Şua ise hitabet sanatının en bariz, en büyük ve en uzun misalidir. [/FONT] [FONT=Arial]Risale-i Nur'un bir diğer özelliği de dilekçeler ve temyiz lahikalarında ortaya çıkar. Yazı dili, konuşma dilinden farklıdır. Yazı dili de yine kendi içinde bir kaç kısma ayrılır. Bazen hikâye tarzında kullanılan, bazen sohbet tarzında vb. kullanılan bir dil özelliği söz konusu olur. Resmî makamlara sunulan, bir şey isteyen, bir şikâyette bulunan, yani bir dilek ihtiva eden metinlerin dili, ayrı bir yazı çeşididir. Bediüzzaman Said Nursî’nin mahkeme, valilik, Bakanlar Kurulu ve benzeri makamlara müracaatları ve verdiği dilekçeler vardır ve bu dilekçelerde yazı dilinin özelliğini kullanmıştır. [/FONT] [FONT=Arial] Risale-i Nur'un dilindeki bir başka özellik de gerek dilekçe ve layihalarda ve gerekse risalelerin bizzat kendisinde, ifade olarak kullanılırken savcılara, emniyet müdürlerine ve idarî amirlere ipucu vermeyen, onların suç unsuru bulmalarına imkân vermeyen bir tarzda olmalarıdır. Yani Bediüzzaman Said Nursî bir şeye cevap verirken, bir konuda yazarken savcı veya hâkim o ifadede ve metinde kolay kolay bir suç unsuru bulamaz. O şekilde kaleme alınmıştır ki bunun içinde bir suç unsuru bulmak mümkün değildir. [/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Bediüzzaman Said Nursi ve Risale-i Nur Cemaati
Bediüzzaman Said Nursi
Risale-i Nur'a ve Bediüzzaman'a Gelen İtirazlar
Risale-i Nur'un Dil Özellikleri
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst