Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Bediüzzaman Said Nursi ve Risale-i Nur Cemaati
Bediüzzaman Said Nursi
Risale-i Nur'a ve Bediüzzaman'a Gelen İtirazlar
Risale-i nurun hedefi imanı kurtarmakmı?
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="memluk" data-source="post: 178904" data-attributes="member: 9260"><p>Risale-i Nur’un amaç ve gayesini anlatan güzel bir makale;</p><p> </p><p>“Hz. Mevlâna benim zamanımda gelseydi, Risâle-i Nur’u; ben onun zamanında gelseydim, Mesnevî’yi yazardım.</p><p> Onun hizmeti Mesnevî tarzındaydı, şimdi ise Risâle-i Nur tarzındadır.”</p><p> </p><p>Bediüzzaman Said Nursî’ye ait olan bu söz, onun hayatının en büyük meyvesi olan Risâle-i Nur Külliyatı’nın niçin telif edildiğini ve hangi ihtiyaçlara cevap verdiğini özlü bir şekilde ifade etmektedir.</p><p> </p><p>Çağımızın özelliklerini tahlil ve mânevî hastalıklarını teşhis eden Bediüzzaman,</p><p> “<strong><em>Zaman imânı kurtarmak zamanıdır</em></strong>” </p><p>formülü çerçevesinde kaleme aldığı Risâle-i Nur’la, bu zamanın mânevî ihtiyaçlarına tatminkâr cevaplar veren bir imân hazinesini ortaya koymuştur.</p><p> </p><p><span style="color: #ff0000"><strong>Neden zaman imânı kurtarmak zamanıdır </strong></span>?…</p><p> </p><p></p><p>Çünkü çağımızda <span style="color: #ff0000"><strong>imân, eski devirlerde görülmemiş hücum ve taarruzlarla karşı karşıyadır</strong></span>.</p><p> Eskiden topluma büyük ölçüde teslimiyete dayalı Modern zamanların anlayışı, bilgi edinmeyi insanın nefsinden bağımsız bir hale getirmiştir.</p><p> </p><p> Öyle ki, modern bilime göre, bilginin kaynağı eşyanın bizzat kendisidir ve aklını kullanan ve yeterli inceleme cihazları olan herkese kâinatın kapıları açıktır. </p><p>Gözle görünür ve elle dokunulur herşey hakkında nefsî hâletimiz ne olursa olsun bilgi edinebiliriz.</p><p> Buna göre, meselâ bir bilim adamının ahlâkı ve kendisine bakışı en fazla kendi özel hayatını ilgilendirir.</p><p> Bu adam bilgi edinme işini kurallarına göre yapıyorsa, bize sunduğu bilgilerin sıhhatinden şüphe etmemize gerek yoktur.</p><p> </p><p> Yani insanın kâinata ve kendisine bakışı ne olursa olsun dışarıdan alacağı bilgilerde bir değişiklik beklememememiz gerekiyor. </p><p> hâkimdi.</p><p> </p><p> O itibarla, büyük zâtların sözleri delilsiz olsa bile kabul ediliyordu. Bugün ise materyalist görüşlerin yaygın hale gelmesi sebebiyle, <strong><span style="color: #3366ff">imânı tehdit eden şüpheler birçok zihni meşgul edecek seviyeye ulaşmıştır</span></strong> </p><p>.Asırlardır Kur’ân aleyhine yığılagelen şüphe, itiraz ve evhamlar, bu asrın çalkantıları içinde yol bulup, çağın modern imkanları da kullanılarak birçok insana mal edilebilmiştir.</p><p> </p><p>İşte Bediüzzaman Said Nursî, bu gelişmelerin, <strong><span style="color: #ff0000">Müslümanların dahi imânını tehlikeye sokacağını görerek, bir sel gibi gelen inançsızlık telkinleri karşısında,</span></strong></p><p><strong> <span style="color: #0000ff"><u><em>doğrudan doğruya Kur’ân’dan ilhâm alarak </em>telif ettiği Risâle-i Nur </u></span>gibi sağlam bir engeli vücuda getirmekte başarılı olmuştur.</strong></p><p>Bu eserlerde,</p><ul> <li data-xf-list-type="ul">her insanın zihnini meşgul eden ve modern çağ insanlarının da ilgisiz kalamayacağı, <em>“<span style="color: #ff0000"><strong>Ben kimim? Nereden geldim? Nereye gidiyorum? Bu dünyadaki vazifem nedir?</strong></span>” </em>sorularına doyurucu açıklamalar getirilmekte;</li> <li data-xf-list-type="ul"></li> <li data-xf-list-type="ul">başta Allah’a imân olmak üzere <strong><span style="color: #ff0000">bütün imân esasları izah ve ispat edilmekte</span></strong>;</li> <li data-xf-list-type="ul"></li> <li data-xf-list-type="ul">bu konularda fen ve felsefe adına ortaya konulan şüphe ve sorular ikna edici bir üslûpla cevaplandırılmakta;</li> <li data-xf-list-type="ul">ilimle dinin uzlaşmazlığı yolundaki iddialar püskürtülerek, ilme din nâmına sahip çıkılmakta;</li> <li data-xf-list-type="ul">İslam’ı dejenere maksadıyla girişilen tahrifatçı tahrip teşebbüsleri boşa çıkarılmakta;</li> <li data-xf-list-type="ul">maddeci anlayışa bina edilen medeniyetin insanlığı sürüklediği manevi buhranlar, Kur’ân’ın tevhid ve haşir gibi geniş hakikatlarına dair <span style="color: red"><em>aklı doyuran, ruhu okşayan, kalbi tatmin</em> eden </span>tatlı izahlarla tedavi edilmekte;</li> <li data-xf-list-type="ul">ruhun ve kalbin çalışmamasından doğan sıkıntıların sürüklediği zevk, eğlence ve yasak şeylere düşkünlük ve başıboşluk hâli, Kur’ân mesajıyla ortadan kaldırılmaktadır.</li> </ul><p><span style="color: #ccffff">Modern çağ insanının aradığı Kur’ân yorumunu, en mükemmel şekliyle Risâle-i Nur’da bulmak mümkündür.</span> Bu yorum, “ruh-u aslî” yi rencide etmeden, asrın idrakine uygun izahları içeren bir özelliğe sahiptir. Risâle-i Nur, Kur’ân’ın bu asra bakan mesajını anlayıp yorumlama konusunda “tecdid” vazifesini yerine getirmiştir.</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="memluk, post: 178904, member: 9260"] Risale-i Nur’un amaç ve gayesini anlatan güzel bir makale; “Hz. Mevlâna benim zamanımda gelseydi, Risâle-i Nur’u; ben onun zamanında gelseydim, Mesnevî’yi yazardım. Onun hizmeti Mesnevî tarzındaydı, şimdi ise Risâle-i Nur tarzındadır.” Bediüzzaman Said Nursî’ye ait olan bu söz, onun hayatının en büyük meyvesi olan Risâle-i Nur Külliyatı’nın niçin telif edildiğini ve hangi ihtiyaçlara cevap verdiğini özlü bir şekilde ifade etmektedir. Çağımızın özelliklerini tahlil ve mânevî hastalıklarını teşhis eden Bediüzzaman, “[B][I]Zaman imânı kurtarmak zamanıdır[/I][/B]” formülü çerçevesinde kaleme aldığı Risâle-i Nur’la, bu zamanın mânevî ihtiyaçlarına tatminkâr cevaplar veren bir imân hazinesini ortaya koymuştur. [COLOR=#ff0000][B]Neden zaman imânı kurtarmak zamanıdır [/B][/COLOR]?… Çünkü çağımızda [COLOR=#ff0000][B]imân, eski devirlerde görülmemiş hücum ve taarruzlarla karşı karşıyadır[/B][/COLOR]. Eskiden topluma büyük ölçüde teslimiyete dayalı Modern zamanların anlayışı, bilgi edinmeyi insanın nefsinden bağımsız bir hale getirmiştir. Öyle ki, modern bilime göre, bilginin kaynağı eşyanın bizzat kendisidir ve aklını kullanan ve yeterli inceleme cihazları olan herkese kâinatın kapıları açıktır. Gözle görünür ve elle dokunulur herşey hakkında nefsî hâletimiz ne olursa olsun bilgi edinebiliriz. Buna göre, meselâ bir bilim adamının ahlâkı ve kendisine bakışı en fazla kendi özel hayatını ilgilendirir. Bu adam bilgi edinme işini kurallarına göre yapıyorsa, bize sunduğu bilgilerin sıhhatinden şüphe etmemize gerek yoktur. Yani insanın kâinata ve kendisine bakışı ne olursa olsun dışarıdan alacağı bilgilerde bir değişiklik beklememememiz gerekiyor. hâkimdi. O itibarla, büyük zâtların sözleri delilsiz olsa bile kabul ediliyordu. Bugün ise materyalist görüşlerin yaygın hale gelmesi sebebiyle, [B][COLOR=#3366ff]imânı tehdit eden şüpheler birçok zihni meşgul edecek seviyeye ulaşmıştır[/COLOR][/B] .Asırlardır Kur’ân aleyhine yığılagelen şüphe, itiraz ve evhamlar, bu asrın çalkantıları içinde yol bulup, çağın modern imkanları da kullanılarak birçok insana mal edilebilmiştir. İşte Bediüzzaman Said Nursî, bu gelişmelerin, [B][COLOR=#ff0000]Müslümanların dahi imânını tehlikeye sokacağını görerek, bir sel gibi gelen inançsızlık telkinleri karşısında,[/COLOR][/B] [B][COLOR=#ff0000] [/COLOR][COLOR=#0000ff][U][I]doğrudan doğruya Kur’ân’dan ilhâm alarak [/I]telif ettiği Risâle-i Nur [/U][/COLOR]gibi sağlam bir engeli vücuda getirmekte başarılı olmuştur.[/B] Bu eserlerde, [LIST] [*]her insanın zihnini meşgul eden ve modern çağ insanlarının da ilgisiz kalamayacağı, [I]“[COLOR=#ff0000][B]Ben kimim? Nereden geldim? Nereye gidiyorum? Bu dünyadaki vazifem nedir?[/B][/COLOR]” [/I]sorularına doyurucu açıklamalar getirilmekte; [*] [*]başta Allah’a imân olmak üzere [B][COLOR=#ff0000]bütün imân esasları izah ve ispat edilmekte[/COLOR][/B]; [*] [*]bu konularda fen ve felsefe adına ortaya konulan şüphe ve sorular ikna edici bir üslûpla cevaplandırılmakta; [*]ilimle dinin uzlaşmazlığı yolundaki iddialar püskürtülerek, ilme din nâmına sahip çıkılmakta; [*]İslam’ı dejenere maksadıyla girişilen tahrifatçı tahrip teşebbüsleri boşa çıkarılmakta; [*]maddeci anlayışa bina edilen medeniyetin insanlığı sürüklediği manevi buhranlar, Kur’ân’ın tevhid ve haşir gibi geniş hakikatlarına dair [COLOR=red][I]aklı doyuran, ruhu okşayan, kalbi tatmin[/I] eden [/COLOR]tatlı izahlarla tedavi edilmekte; [*]ruhun ve kalbin çalışmamasından doğan sıkıntıların sürüklediği zevk, eğlence ve yasak şeylere düşkünlük ve başıboşluk hâli, Kur’ân mesajıyla ortadan kaldırılmaktadır. [/LIST][COLOR=#ccffff]Modern çağ insanının aradığı Kur’ân yorumunu, en mükemmel şekliyle Risâle-i Nur’da bulmak mümkündür.[/COLOR] Bu yorum, “ruh-u aslî” yi rencide etmeden, asrın idrakine uygun izahları içeren bir özelliğe sahiptir. Risâle-i Nur, Kur’ân’ın bu asra bakan mesajını anlayıp yorumlama konusunda “tecdid” vazifesini yerine getirmiştir. [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Bediüzzaman Said Nursi ve Risale-i Nur Cemaati
Bediüzzaman Said Nursi
Risale-i Nur'a ve Bediüzzaman'a Gelen İtirazlar
Risale-i nurun hedefi imanı kurtarmakmı?
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst