Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nurdan Makaleler
risale-i nurun kalplerdeki tesiri ve yaşanmış bir hikaye
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="hacali" data-source="post: 156603" data-attributes="member: 817"><p>dünyada cehennem gibi bir hayat yaşarken cennet gibi bir hayatı yaşamaya başlayan bir babanın, üniverstede oğlunun hidayetine vesile olan nur talebesine yazmış olduğu mektubun orjinalidir.</p><p>.</p><p>.</p><p>.</p><p>.</p><p>iki gözüm, değerli yavrum,</p><p>tanımadığın bir imzayla alacağın bu mektup karşısında şaşıracağınızı biliyorum.</p><p>zira bende sizi tanımıyorum.</p><p>tahmin ediyorumki hayatınızda ilk defa böyle bir mektup alıyorsunuz.</p><p>.</p><p>sözlerime kendimi tanıtmakla başlayacağım.</p><p>ben emekli edebiyat öğretmeniyim.</p><p>yaş olarak değilde ruh olarak çok bitik ve ihtiyarım.</p><p>bir yandan meslek hayatımın sona erişi ,</p><p>öte yandan hanımımın vefat edişi,</p><p>diğer yandan da hayatımın gayesi zannettiğim evlatlarımın hayırsız ve bedbaht çıkmaları,</p><p>çok az adama nasib olan çile ve izdirapları beraberinde getirdi.</p><p>daha başka bir ifadeyle canavar hayvanlar karşısında titreyen bir çocuk gibiyim ve</p><p>ağşıyorum evladım hemde her gün.</p><p>.</p><p>büyük onlarmı, benmiyim? inan ki bilemiyorum.</p><p>.</p><p>büyük oğlum doktor. almanyaya gitti.</p><p>ben onu unutmadım ama o beni unuttu.</p><p>ne mektubu var nede selamı.</p><p>onun küçüğü hakim isminden bile bahsetmekten korkuyorum.</p><p>kızım ise yüz karalığın en iğrencini yaparak </p><p>iki yıl önce bir genç ile gitti, gidiş o gidiş...</p><p>.</p><p>değerli evladım!</p><p>.</p><p>sen baba yüreği nedir bilirmisin bilmem;</p><p>ama evlatlarının ihanetine uğrayan bir adamın duyduğu sancıyı asla duyamazsın.</p><p>teselliye ve hizmete muhtaç bir insanın bölesine bir acıya gark olması,</p><p>en insafsız insanları ürpertir değilmi?</p><p>ama benimkileri asla</p><p>.</p><p>bu acı ve dertleri unutturan,</p><p>alçaklığın en korkuncunu bile benden esirgemeyen</p><p>en küçük oğlumdan bahsetmek istiyorum.</p><p>.</p><p>bu yıl fakülte son sınıfta okuyor.</p><p>o sizi tanıyor aynı sınıftaymışsınız.</p><p>gayesi hayvan gibi yaşamaktan başka bişey değil.</p><p>gayr-i meşru hunerleri bir şeref telakki eder.</p><p>sefahat topluluklarını adım adım takip eder.</p><p>haya, namus, merhamet ve saygı gibi ulvi hisler, </p><p>ona göre adi ve değersiz şeylerdir.</p><p>ona oğlum demeye utanıyorum.</p><p>zaten o asırlık maddi varlığımı eritti.</p><p>ne zaman onu ikaz etmek istemişsem</p><p>ya kötü söz işitmişim yada dayağını yemişim.</p><p>hele beni bir cani gibi dövüp kolumu kırdığını unutamıyorum.</p><p>günlerce inledim. kapımı açıp beni doktora götürecek bir dost da gelmedi.</p><p>teselliyi hep ağlamakta buluyordum. <img src="data:image/gif;base64,R0lGODlhAQABAIAAAAAAAP///yH5BAEAAAAALAAAAAABAAEAAAIBRAA7" class="smilie smilie--sprite smilie--sprite3" alt=":(" title="Frown :(" loading="lazy" data-shortname=":(" /></p><p>.</p><p>paramın bittiğini anlayınca sırtımdaki yeni pardesüyü satmak istedi.</p><p>yalvardım "evladım bunu yapma" dedim</p><p>"soğuk odada yatıyorum, ihtiyarım dayanamıyorum" dedim</p><p>fakat son derece sert ve ağır hakaretleriyle karşılaştım.</p><p>.</p><p>adeta kainat başıma çökmüştü. iliklerime kadar titredim.</p><p>koynumda bir evlat değil yılan buyutmusum meğer.</p><p>.</p><p>işte evladım ben bu acı hayatın çarkları arasında ezilen zavallı birisiyim.</p><p>sevmek, gülmek ve huzur denen şeylerin adını bile unutmuştum.</p><p>fakat risale-i nur imdadıma yetişti.</p><p>.</p><p>bir gün soğuk odamda, yorganıma sarılmış,dertlerimle başbaşa idim.</p><p>kapı yavaşça açıldı. içeriye o girdi.</p><p>her zaman kapıyı tekmeleyerek açar ve büyük bir hışımla içeri girerdi,</p><p>koşarak geldii, kendini kolarıma attı.</p><p>gözlerinden yanaklarına doğru akan yaşlar,</p><p>çenesinden aşağı doğru süzülüyor, sarsıla sarsıla ağlıyordu:</p><p>"affet babacığım" diyordu.</p><p>"her şeyi unut, dünyaya yeni geldiğimizi farzet,her şey yeniden başlayacak"</p><p>diye feryatlar koparıyordu.</p><p>.</p><p>inanın, hayal görüyorum zannettim.</p><p>o anda bende kendimi kaybetmişim.</p><p>.</p><p>okulda sizinle tanıştığını söledi. </p><p>bir akşam kaldığınız eve misafir etmişsiniz.</p><p>kendisine hayatın ve insanın gayesini anlatan </p><p>risale-i nur adlı eserden pasajlar okumuşsunuz.</p><p>ona öyle bir tesir yapmışki anlatmakla bitiremiyor.</p><p>şimdi o eserleri beraberce okuyor ve namazlarımızı kılıyoruz.</p><p>tam olarak huzura erdik, ruhumuz sevinç dolu.</p><p>baba olduğumu yeni anlıyor ve allaha şükrediyorum.</p><p>.</p><p>evladım, size nasıl teşekkur edeceğimi bilemiyorum.</p><p>allah sizler gibi imanlı gençlerin sayısını artırsın.</p><p>hizmetiniz çok kudsi yavrum.</p><p>bundan daha büyük bir hizmeti insanlık tarihi gösteremez.</p><p>cehennem hayatı yaşayan bir insana cennet hayatını tattırmak,</p><p>tarifi mümkün olmayan bir kıymettir.</p><p>eğer şu anda servetim olsa hepsinide bu hizmetiniz uğruna sarf ederim.</p><p>allah sizlerden ebediyyen razı olsun.</p><p>dualarınızı bekler gözlerinizden öprerim</p><p> 5.4.1984</p><p> Kemal KÜÇÜKARSLAN</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="hacali, post: 156603, member: 817"] dünyada cehennem gibi bir hayat yaşarken cennet gibi bir hayatı yaşamaya başlayan bir babanın, üniverstede oğlunun hidayetine vesile olan nur talebesine yazmış olduğu mektubun orjinalidir. . . . . iki gözüm, değerli yavrum, tanımadığın bir imzayla alacağın bu mektup karşısında şaşıracağınızı biliyorum. zira bende sizi tanımıyorum. tahmin ediyorumki hayatınızda ilk defa böyle bir mektup alıyorsunuz. . sözlerime kendimi tanıtmakla başlayacağım. ben emekli edebiyat öğretmeniyim. yaş olarak değilde ruh olarak çok bitik ve ihtiyarım. bir yandan meslek hayatımın sona erişi , öte yandan hanımımın vefat edişi, diğer yandan da hayatımın gayesi zannettiğim evlatlarımın hayırsız ve bedbaht çıkmaları, çok az adama nasib olan çile ve izdirapları beraberinde getirdi. daha başka bir ifadeyle canavar hayvanlar karşısında titreyen bir çocuk gibiyim ve ağşıyorum evladım hemde her gün. . büyük onlarmı, benmiyim? inan ki bilemiyorum. . büyük oğlum doktor. almanyaya gitti. ben onu unutmadım ama o beni unuttu. ne mektubu var nede selamı. onun küçüğü hakim isminden bile bahsetmekten korkuyorum. kızım ise yüz karalığın en iğrencini yaparak iki yıl önce bir genç ile gitti, gidiş o gidiş... . değerli evladım! . sen baba yüreği nedir bilirmisin bilmem; ama evlatlarının ihanetine uğrayan bir adamın duyduğu sancıyı asla duyamazsın. teselliye ve hizmete muhtaç bir insanın bölesine bir acıya gark olması, en insafsız insanları ürpertir değilmi? ama benimkileri asla . bu acı ve dertleri unutturan, alçaklığın en korkuncunu bile benden esirgemeyen en küçük oğlumdan bahsetmek istiyorum. . bu yıl fakülte son sınıfta okuyor. o sizi tanıyor aynı sınıftaymışsınız. gayesi hayvan gibi yaşamaktan başka bişey değil. gayr-i meşru hunerleri bir şeref telakki eder. sefahat topluluklarını adım adım takip eder. haya, namus, merhamet ve saygı gibi ulvi hisler, ona göre adi ve değersiz şeylerdir. ona oğlum demeye utanıyorum. zaten o asırlık maddi varlığımı eritti. ne zaman onu ikaz etmek istemişsem ya kötü söz işitmişim yada dayağını yemişim. hele beni bir cani gibi dövüp kolumu kırdığını unutamıyorum. günlerce inledim. kapımı açıp beni doktora götürecek bir dost da gelmedi. teselliyi hep ağlamakta buluyordum. :( . paramın bittiğini anlayınca sırtımdaki yeni pardesüyü satmak istedi. yalvardım "evladım bunu yapma" dedim "soğuk odada yatıyorum, ihtiyarım dayanamıyorum" dedim fakat son derece sert ve ağır hakaretleriyle karşılaştım. . adeta kainat başıma çökmüştü. iliklerime kadar titredim. koynumda bir evlat değil yılan buyutmusum meğer. . işte evladım ben bu acı hayatın çarkları arasında ezilen zavallı birisiyim. sevmek, gülmek ve huzur denen şeylerin adını bile unutmuştum. fakat risale-i nur imdadıma yetişti. . bir gün soğuk odamda, yorganıma sarılmış,dertlerimle başbaşa idim. kapı yavaşça açıldı. içeriye o girdi. her zaman kapıyı tekmeleyerek açar ve büyük bir hışımla içeri girerdi, koşarak geldii, kendini kolarıma attı. gözlerinden yanaklarına doğru akan yaşlar, çenesinden aşağı doğru süzülüyor, sarsıla sarsıla ağlıyordu: "affet babacığım" diyordu. "her şeyi unut, dünyaya yeni geldiğimizi farzet,her şey yeniden başlayacak" diye feryatlar koparıyordu. . inanın, hayal görüyorum zannettim. o anda bende kendimi kaybetmişim. . okulda sizinle tanıştığını söledi. bir akşam kaldığınız eve misafir etmişsiniz. kendisine hayatın ve insanın gayesini anlatan risale-i nur adlı eserden pasajlar okumuşsunuz. ona öyle bir tesir yapmışki anlatmakla bitiremiyor. şimdi o eserleri beraberce okuyor ve namazlarımızı kılıyoruz. tam olarak huzura erdik, ruhumuz sevinç dolu. baba olduğumu yeni anlıyor ve allaha şükrediyorum. . evladım, size nasıl teşekkur edeceğimi bilemiyorum. allah sizler gibi imanlı gençlerin sayısını artırsın. hizmetiniz çok kudsi yavrum. bundan daha büyük bir hizmeti insanlık tarihi gösteremez. cehennem hayatı yaşayan bir insana cennet hayatını tattırmak, tarifi mümkün olmayan bir kıymettir. eğer şu anda servetim olsa hepsinide bu hizmetiniz uğruna sarf ederim. allah sizlerden ebediyyen razı olsun. dualarınızı bekler gözlerinizden öprerim 5.4.1984 Kemal KÜÇÜKARSLAN [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nurdan Makaleler
risale-i nurun kalplerdeki tesiri ve yaşanmış bir hikaye
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst