Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Bediüzzaman Said Nursi ve Risale-i Nur Cemaati
Bediüzzaman Said Nursi
Risale-i Nur'a ve Bediüzzaman'a Gelen İtirazlar
Risalelerdeki "Allah'ım Onun İzini Kes!" Hadisine İtiraz ve İtiraza Cevap.
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Huseyni" data-source="post: 130121" data-attributes="member: 27"><p><strong><strong><span style="font-size: 10px"><span style="color: DarkRed">ALLAH’IM ONUN İZİNİ KES! Mealindeki hadisin metni risalelerde yer almaktadır. Ancak bazıları bu hadisi hem muhteva ve hem de hadis kriterleri açısından tenkit etmektedirler. Bu hadis hakkında bizleri aydınlatır mısınız?</span></span></strong></strong></p><p></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><span style="color: Red"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 10px"><strong><u>İtiraz edilen kısım:</u></strong></span></span></strong></span><strong><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"></span></span></strong></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><strong><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">“Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm namaz kılarken, hırçın bir çocuk, namazını kat'edip geçtiğinden, Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm <img src="http://www.sorularlarisale.com/srn/images/article/10682-peygamber-efendimiz.jpg" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /> demiş. Ondan sonra çocuk daha yürümemiş öyle kalmış, hırçınlığının cezasını bulmuş.”</span></span></strong></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"></span> </p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'Tahoma'"><u><strong><span style="color: DarkRed"><strong>Yapılan itiraz:</strong></span></strong></u></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'Tahoma'"> <span style="color: DarkRed">Hadisi Ebu Davud rivayet etmiştir. Bu rivayette, Peygamber’in önünden çocuğun eşek üzerindeyken geçtiği belirtilmektedir. Said Nursî bunu zikretmemiştir. Ebu Davud’un aynı başta rivayet ettiği bir hadis daha vardır ki, Said Nursî’nin naklettiği hadis bu olsa gerektir. Rivayet şöyledir:</span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="color: DarkRed"></span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="color: DarkRed"> Peygamber (s.a.v.) bir gün Tebük’te bir hurma ağacının yanında konaklamış ve <strong>"Bu (hurma ağacı), bizim kıble (cihetindeki sütre)mizdir"</strong> buyurmuş, sonra da namaza durmuştu. Ben de çocuk hâlimle koşarak geldim ve Peygamber’le hurma ağacının arasından geçtim. Bunun üzerine Peygamber de: "O, bizim namazımızı kesti, Allah da onun izini kessin!" buyurdu. Ben de bugüne kadar bir daha ayağa kalkamadım.</span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="color: DarkRed"></span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="color: DarkRed"> Her iki hadiste de meçhul raviler vardır. Birinci hadiste bir meçhul ravi varken, ikincisinde iki ravi meçhuldür. Bu yüzden her iki hadis de zayıftır.</span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="color: DarkRed"></span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="color: DarkRed"> Said Nursî, bu hadisi Mucizat-ı Ahmediye Risalesi’nde nakletmiş, dolayısıyla olayı Peygamberimizin mucizelerinden biri olarak takdim etmiştir. Oysa, Peygamber (s.a.v.)’in mucizeleri böyle zayıf rivayetlerle ispatlanmaktan müstağnidir.</span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="color: DarkRed"></span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="color: DarkRed"> Ayrıca, bu zayıf hadis, bu konudaki sahih rivayetlere de muarızdır:</span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="color: DarkRed"></span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="color: DarkRed"> İbn Şihab ez-Zührî şöyle demiştir: "Namazı hiçbir şey kesmez."</span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="color: DarkRed"></span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="color: DarkRed"> Ebu Said el-Hudrî (r.a.)’den demiştir ki: Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:</span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="color: DarkRed"></span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="color: DarkRed"> "Namazı hiçbir şey bozamaz. (Bununla beraber, siz yine de) gücünüz yettiğince (önünüzden geçene) engel olmaya çalışınız. Çünkü o, şeytandan başka bir şey değildir."</span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="color: DarkRed"></span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="color: DarkRed"> Ali b. Ebu Talib (r.a.) ve Abdullah b. Ömer (r.anhuma)’den rivayet edildiğine göre; demişlerdir ki:</span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="color: DarkRed"></span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="color: DarkRed"> "Namaz kılan kimsenin önünden geçen hiçbir şey, namazını kesmez."</span> </span></span></span><p style="margin-left: 20px"> <span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"> <span style="font-family: 'Verdana'"><span style="color: DarkGreen"><u><strong><strong>İtiraza cevap:</strong></strong></u></span></span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'Verdana'"> Ebu Davud’un rivayet ettiği hadisin baş kısmı şöyledir: Said b. Gazvan babasından naklen şunları söylemiştir. Babam şöyle dedi: Ben hac yolculuğum esnasında Tebuk’e uğradım. Orada yatalak bir adama rastladım. Durumunu sordum. “Sana bir olay anlatacağım, fakat hayatta olduğum sürece kimseye anlatmayacaksın.” dedi ve şöyle devam etti:</span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'Verdana'"></span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'Verdana'"> “Peygamber (s.a.v.) bir gün Tebük’te bir hurma ağacının yanında konaklamış ve "Bu (hurma ağacı), bizim kıble (cihetindeki sütre)mizdir." buyurmuş, sonra da namaza durmuştu. Ben de çocuk hâlimle koşarak geldim ve Peygamber’le hurma ağacının arasından geçtim. Bunun üzerine Peygamber de: "O, bizim namazımızı kesti, Allah da onun izini kessin!" buyurdu. Ben de bugüne kadar bir daha ayağa kalkamadım.”(Ebu Davud, Salât, 110).</span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'Verdana'"></span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'Verdana'"> Bu hadis zayıftır. İbn Kattan’ın bildirdiğine göre, rivayet zincirinde (itirazcının dediği gibi iki değil) bir meçhul kişi vardır.(bk.Hattabî, Maalimü’s-sünen, ilgili hadisin şerhi).</span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'Verdana'"></span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'Verdana'"> Evvela bu hadis mavzu değil, zayıftır. Zayıf hadis demek, mutlaka yanlış demek değildir; bilakis, senet zincirinin Hz. Peygamber (a.s.m)’e kadar kesin olarak uzanmadığı anlamındadır.</span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'Verdana'"></span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'Verdana'"> <strong>Bediüzzaman, bu hadisi, herhangi bir şer’î hükmü ortaya koymak, mesela namazın önünden gitmenin caiz olup olmadığı hususunda bir yargıya varmak için kullanmamıştır. Aksine, Hz. Peygamber (a.s.m)’in duası veya bedduasının kabul olduğunu gösteren misaller arasında bunu zikretmiştir. </strong>Bu ise, ne itikadî, ne amelî bir hükmü ifade etmemektedir. Hatta -alimlerin zayıf hadisin kullanılmasının caiz olduğunu söyledikleri yer olan- fazail-i a’malden de sayılmaz. Çünkü, bununla amel edilecek bir tarafı yoktur. Hz. Peygamber (a.s.m)’in duasının makbuliyetini gösteren pek çok sahih hadisler vardır. Bu sahih hadislerin bulunduğu konuyu biraz daha pekiştirmek için -bir ravisinin yaramaz bir kimse olduğundan değil- tanınmış bir kimse olmadığından, halinin bilinmediğinden zayıf sayılan böyle bir hadisin zikredilmesini bahane ederek Bediüzzaman’a hücum etmek, hangi maslahat içindir?</span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'Verdana'"></span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'Verdana'"> Fıkıh, tefsir, hadis, tasavvuf, siyer, İslam tarihi gibi temel İslam kaynaklarında bu tür zayıf hadislerin varlığı azımsanmayacak kadardır. Özellikle, fıkıh gibi hükümlerle ilgili kaynaklarda bile zayıf hadislerin bulunduğu bilinirken, Bediüzzaman’ın zayıf hadisi -bütün alimlerin kullanılmasında hiç beis görmedikleri bir sahada- kullanmasını, büyük bir suçmuş gibi ilan etmek, bir art niyetin mahsulüdür.</span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'Verdana'"></span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'Verdana'"> <strong>Bununla beraber, Bediüzzaman’ın, -Kütübü Sitte içerisinde <span style="color: Red">Buharî ve Müslim</span>’den sonra üçüncü sırada yer alan- <span style="color: Red">Ebu Davud</span> gibi büyük bir hadis kaynağına itimat etmesinin yadırganacak hangi tarafı vardır?</strong></span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'Verdana'"><strong><u><span style="color: DarkGreen">sorularlarisaleinur.com</span></u></strong></span></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'Verdana'"><strong><u><span style="color: DarkGreen"></span></u></strong></span></span></span><span style="color: DarkGreen"><strong><em><a href="http://www.sorularlarisale.com/subpage.php?s=author_detailes&id=59" target="_blank">http://www.sorularlarisale.com/subpage.php?s=author_detailes&id=59</a></em></strong><u><strong>Niyazi BEKİ</strong></u><em> <u>(Yrd. Doç. Dr.)</u></em></span></p> <p style="margin-left: 20px"></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Huseyni, post: 130121, member: 27"] [B][B][SIZE=2][COLOR=DarkRed]ALLAH’IM ONUN İZİNİ KES! Mealindeki hadisin metni risalelerde yer almaktadır. Ancak bazıları bu hadisi hem muhteva ve hem de hadis kriterleri açısından tenkit etmektedirler. Bu hadis hakkında bizleri aydınlatır mısınız?[/COLOR][/SIZE][/B][/B] [COLOR=DarkSlateGray][COLOR=Red][B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=2][B][U]İtiraz edilen kısım:[/U][/B][/SIZE][/FONT][/B][/COLOR][B][SIZE=2][FONT=Comic Sans MS] “Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm namaz kılarken, hırçın bir çocuk, namazını kat'edip geçtiğinden, Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm [IMG]http://www.sorularlarisale.com/srn/images/article/10682-peygamber-efendimiz.jpg[/IMG] demiş. Ondan sonra çocuk daha yürümemiş öyle kalmış, hırçınlığının cezasını bulmuş.”[/FONT][/SIZE][/B] [/COLOR] [FONT=Verdana][SIZE=2][FONT=Tahoma][U][B][COLOR=DarkRed][B]Yapılan itiraz:[/B][/COLOR][/B][/U] [COLOR=DarkRed]Hadisi Ebu Davud rivayet etmiştir. Bu rivayette, Peygamber’in önünden çocuğun eşek üzerindeyken geçtiği belirtilmektedir. Said Nursî bunu zikretmemiştir. Ebu Davud’un aynı başta rivayet ettiği bir hadis daha vardır ki, Said Nursî’nin naklettiği hadis bu olsa gerektir. Rivayet şöyledir: Peygamber (s.a.v.) bir gün Tebük’te bir hurma ağacının yanında konaklamış ve [B]"Bu (hurma ağacı), bizim kıble (cihetindeki sütre)mizdir"[/B] buyurmuş, sonra da namaza durmuştu. Ben de çocuk hâlimle koşarak geldim ve Peygamber’le hurma ağacının arasından geçtim. Bunun üzerine Peygamber de: "O, bizim namazımızı kesti, Allah da onun izini kessin!" buyurdu. Ben de bugüne kadar bir daha ayağa kalkamadım. Her iki hadiste de meçhul raviler vardır. Birinci hadiste bir meçhul ravi varken, ikincisinde iki ravi meçhuldür. Bu yüzden her iki hadis de zayıftır. Said Nursî, bu hadisi Mucizat-ı Ahmediye Risalesi’nde nakletmiş, dolayısıyla olayı Peygamberimizin mucizelerinden biri olarak takdim etmiştir. Oysa, Peygamber (s.a.v.)’in mucizeleri böyle zayıf rivayetlerle ispatlanmaktan müstağnidir. Ayrıca, bu zayıf hadis, bu konudaki sahih rivayetlere de muarızdır: İbn Şihab ez-Zührî şöyle demiştir: "Namazı hiçbir şey kesmez." Ebu Said el-Hudrî (r.a.)’den demiştir ki: Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Namazı hiçbir şey bozamaz. (Bununla beraber, siz yine de) gücünüz yettiğince (önünüzden geçene) engel olmaya çalışınız. Çünkü o, şeytandan başka bir şey değildir." Ali b. Ebu Talib (r.a.) ve Abdullah b. Ömer (r.anhuma)’den rivayet edildiğine göre; demişlerdir ki: "Namaz kılan kimsenin önünden geçen hiçbir şey, namazını kesmez."[/COLOR] [/FONT][/SIZE][/FONT][INDENT] [FONT=Verdana][SIZE=2] [FONT=Verdana][COLOR=DarkGreen][U][B][B]İtiraza cevap:[/B][/B][/U][/COLOR] Ebu Davud’un rivayet ettiği hadisin baş kısmı şöyledir: Said b. Gazvan babasından naklen şunları söylemiştir. Babam şöyle dedi: Ben hac yolculuğum esnasında Tebuk’e uğradım. Orada yatalak bir adama rastladım. Durumunu sordum. “Sana bir olay anlatacağım, fakat hayatta olduğum sürece kimseye anlatmayacaksın.” dedi ve şöyle devam etti: “Peygamber (s.a.v.) bir gün Tebük’te bir hurma ağacının yanında konaklamış ve "Bu (hurma ağacı), bizim kıble (cihetindeki sütre)mizdir." buyurmuş, sonra da namaza durmuştu. Ben de çocuk hâlimle koşarak geldim ve Peygamber’le hurma ağacının arasından geçtim. Bunun üzerine Peygamber de: "O, bizim namazımızı kesti, Allah da onun izini kessin!" buyurdu. Ben de bugüne kadar bir daha ayağa kalkamadım.”(Ebu Davud, Salât, 110). Bu hadis zayıftır. İbn Kattan’ın bildirdiğine göre, rivayet zincirinde (itirazcının dediği gibi iki değil) bir meçhul kişi vardır.(bk.Hattabî, Maalimü’s-sünen, ilgili hadisin şerhi). Evvela bu hadis mavzu değil, zayıftır. Zayıf hadis demek, mutlaka yanlış demek değildir; bilakis, senet zincirinin Hz. Peygamber (a.s.m)’e kadar kesin olarak uzanmadığı anlamındadır. [B]Bediüzzaman, bu hadisi, herhangi bir şer’î hükmü ortaya koymak, mesela namazın önünden gitmenin caiz olup olmadığı hususunda bir yargıya varmak için kullanmamıştır. Aksine, Hz. Peygamber (a.s.m)’in duası veya bedduasının kabul olduğunu gösteren misaller arasında bunu zikretmiştir. [/B]Bu ise, ne itikadî, ne amelî bir hükmü ifade etmemektedir. Hatta -alimlerin zayıf hadisin kullanılmasının caiz olduğunu söyledikleri yer olan- fazail-i a’malden de sayılmaz. Çünkü, bununla amel edilecek bir tarafı yoktur. Hz. Peygamber (a.s.m)’in duasının makbuliyetini gösteren pek çok sahih hadisler vardır. Bu sahih hadislerin bulunduğu konuyu biraz daha pekiştirmek için -bir ravisinin yaramaz bir kimse olduğundan değil- tanınmış bir kimse olmadığından, halinin bilinmediğinden zayıf sayılan böyle bir hadisin zikredilmesini bahane ederek Bediüzzaman’a hücum etmek, hangi maslahat içindir? Fıkıh, tefsir, hadis, tasavvuf, siyer, İslam tarihi gibi temel İslam kaynaklarında bu tür zayıf hadislerin varlığı azımsanmayacak kadardır. Özellikle, fıkıh gibi hükümlerle ilgili kaynaklarda bile zayıf hadislerin bulunduğu bilinirken, Bediüzzaman’ın zayıf hadisi -bütün alimlerin kullanılmasında hiç beis görmedikleri bir sahada- kullanmasını, büyük bir suçmuş gibi ilan etmek, bir art niyetin mahsulüdür. [B]Bununla beraber, Bediüzzaman’ın, -Kütübü Sitte içerisinde [COLOR=Red]Buharî ve Müslim[/COLOR]’den sonra üçüncü sırada yer alan- [COLOR=Red]Ebu Davud[/COLOR] gibi büyük bir hadis kaynağına itimat etmesinin yadırganacak hangi tarafı vardır?[/B][/FONT][/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2][FONT=Verdana][B][U][COLOR=DarkGreen]sorularlarisaleinur.com [/COLOR][/U][/B][/FONT][/SIZE][/FONT][COLOR=DarkGreen][B][I][URL="http://www.sorularlarisale.com/subpage.php?s=author_detailes&id=59"][/URL][/I][/B][U][B]Niyazi BEKİ[/B][/U][I] [U](Yrd. Doç. Dr.)[/U][/I][/COLOR] [/INDENT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Bediüzzaman Said Nursi ve Risale-i Nur Cemaati
Bediüzzaman Said Nursi
Risale-i Nur'a ve Bediüzzaman'a Gelen İtirazlar
Risalelerdeki "Allah'ım Onun İzini Kes!" Hadisine İtiraz ve İtiraza Cevap.
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst