Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Sorularla Risale-i Nur
Risaleleri çok okumak bizi hayattan soyutlar mı?
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="NuruAhsen" data-source="post: 29384" data-attributes="member: 857"><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="color: darkred">Risaleleri bir zikir kitabı olarak okuyacaksak, Kur'an'ın her bir harfinin en az on sevabı vardır. Onu okumak daha makbuldür. Bu eserleri çok okumanın bir gayesi vardır. Tıpkı Kur'an'ı okumamızın bir gayesi olduğu gibi... </span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="color: darkred"></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="color: darkred">Din muamelettır. Yaşamaktır. Kur'an ve tefsirleri ise muamelatımıza istikamet vermek içindir. Okumak ibadetin sadece bir boyutudur. Ayet-i Kerimelerde, çok bilip yaşamayanlar şiddetli bir şekilde kınanmaktadırlar. Sırtında kitap taşıyan merkeplere benzetilmektedirler. Haram olmayan toplulukları ve ortamları kendimize haram etmek gibi bir selahiyetimiz yoktur. Meşru ortamlara okuyan insanlar daha çok girmeli ve okuduklarını bir şekilde o insanlarla paylaşmalıdır. Efendimizin (s.a.s.) panayırları değerlendirmesi gibi...</span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="color: darkred"></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="color: darkred">Kastamonu Lahikasında ve 20 Lem'adan aldığımız aşağıdaki tespitler de gösteriyor ki; hedefimiz, manevi makam peşine düşmek değil, belki bildiklerimizle başkalarının imanını kurtarmaya koşmaktır. Madem gaye rızayı ilahidir. Öyleyse vesilenin mahiyetine bakılmaz. en basit ve sıradan bir davrnış dahi önemli bir ibadet hükmüne geçebilir.</span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="color: darkred"></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="color: darkred">Hem, zevkli ve cazibedar velayet tereşşuhatı karşısında Risale-i Nur'un hizmetindeki meşakkat, mücahede, külfet bulunduğundan...</span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="color: darkred"></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="color: darkred">Risale-i Nur'a hizmet ise, imanı kurtarıyor; tarikat ve şeyhlik ise, velayet mertebeleri kazandırıyor. Bir adamın imanını kurtarmak ise, on mümini velayet derecesine çıkarmaktan daha mühim ve daha sevaplıdır. Çünkü iman, saadet-i ebediyeyi kazandırdığı için bir mümine, küre-i arz kadar bir saltanat-ı bakiyeyi temin eder. Velayet ise, müminin Cennetini genişlettirir, parlattırır. Bir adamı sultan yapmak, on neferi paşa yapmaktan ne kadar yüksek ise, bir adamın imanını kurtarmak, on adamı velî yapmaktan daha sevaplı bir hizmettir. <strong>(Kastamonu Lah)</strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="color: darkred"></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="color: darkred">Ehl-i hakkı sukuttan ve zilletten kurtarmayı en birinci ve en mühim bir vazife-i uhreviye telâkki edip, yüzer âyât ve ehâdis-i Nebeviyenin şiddetle emrettikleri uhuvvet, muhabbet ve teavünü yapıp, bütün hissiyatınızla, ehl-i dünyadan daha şiddetli bir surette meslektaşlarınızla ve dindaşlarınızla ittifak ediniz, yani, ihtilâfa düşmeyiniz.</span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="color: darkred"></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="color: darkred">"Böyle küçük meseleler için kıymettar vaktimi sarf etmektense, o çok kıymetli vaktimi zikir ve fikir gibi kıymettar şeylere sarf edeceğim" deyip çekilerek ittifakı zayıflaştırmayınız. Çünkü bu mânevî cihadda küçük mesele zannettiğiniz, çok büyük olabilir. Bir neferin, bir saatte, mühim ve hususî şerâit dahilindeki nöbeti bir sene ibadet hükmüne Bazen geçmesi gibi, bu ehl-i hakkın mağlûbiyeti zamanında, mânevî mücahede mesâilinde, küçük bir meseleye sarf olunan senin kıymettar bir günün, o neferin o saati gibi bin derece kıymet alabilir, bir günün bin gün olabilir. Madem livechillâhtır, o işin küçüğüne, büyüğüne, kıymetli ve kıymetsizliğine bakılmaz. İhlâs ve rızâ-i İlâhî yolunda zerre, yıldız gibi olur. Vesilenin mahiyetine bakılmaz, neticesine bakılır. Madem neticesi rızâ-i İlâhîdir ve mayası ihlâstır; o küçük değildir, büyüktür." <strong>(20. Lema)</strong></span></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred"><strong>Selam ve dua ile... </strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred"><strong>Sorularla Risale-i Nur Editör</strong></span></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="NuruAhsen, post: 29384, member: 857"] [SIZE=3][FONT=Book Antiqua][COLOR=darkred]Risaleleri bir zikir kitabı olarak okuyacaksak, Kur'an'ın her bir harfinin en az on sevabı vardır. Onu okumak daha makbuldür. Bu eserleri çok okumanın bir gayesi vardır. Tıpkı Kur'an'ı okumamızın bir gayesi olduğu gibi... Din muamelettır. Yaşamaktır. Kur'an ve tefsirleri ise muamelatımıza istikamet vermek içindir. Okumak ibadetin sadece bir boyutudur. Ayet-i Kerimelerde, çok bilip yaşamayanlar şiddetli bir şekilde kınanmaktadırlar. Sırtında kitap taşıyan merkeplere benzetilmektedirler. Haram olmayan toplulukları ve ortamları kendimize haram etmek gibi bir selahiyetimiz yoktur. Meşru ortamlara okuyan insanlar daha çok girmeli ve okuduklarını bir şekilde o insanlarla paylaşmalıdır. Efendimizin (s.a.s.) panayırları değerlendirmesi gibi... Kastamonu Lahikasında ve 20 Lem'adan aldığımız aşağıdaki tespitler de gösteriyor ki; hedefimiz, manevi makam peşine düşmek değil, belki bildiklerimizle başkalarının imanını kurtarmaya koşmaktır. Madem gaye rızayı ilahidir. Öyleyse vesilenin mahiyetine bakılmaz. en basit ve sıradan bir davrnış dahi önemli bir ibadet hükmüne geçebilir. Hem, zevkli ve cazibedar velayet tereşşuhatı karşısında Risale-i Nur'un hizmetindeki meşakkat, mücahede, külfet bulunduğundan... Risale-i Nur'a hizmet ise, imanı kurtarıyor; tarikat ve şeyhlik ise, velayet mertebeleri kazandırıyor. Bir adamın imanını kurtarmak ise, on mümini velayet derecesine çıkarmaktan daha mühim ve daha sevaplıdır. Çünkü iman, saadet-i ebediyeyi kazandırdığı için bir mümine, küre-i arz kadar bir saltanat-ı bakiyeyi temin eder. Velayet ise, müminin Cennetini genişlettirir, parlattırır. Bir adamı sultan yapmak, on neferi paşa yapmaktan ne kadar yüksek ise, bir adamın imanını kurtarmak, on adamı velî yapmaktan daha sevaplı bir hizmettir. [B](Kastamonu Lah)[/B] Ehl-i hakkı sukuttan ve zilletten kurtarmayı en birinci ve en mühim bir vazife-i uhreviye telâkki edip, yüzer âyât ve ehâdis-i Nebeviyenin şiddetle emrettikleri uhuvvet, muhabbet ve teavünü yapıp, bütün hissiyatınızla, ehl-i dünyadan daha şiddetli bir surette meslektaşlarınızla ve dindaşlarınızla ittifak ediniz, yani, ihtilâfa düşmeyiniz. "Böyle küçük meseleler için kıymettar vaktimi sarf etmektense, o çok kıymetli vaktimi zikir ve fikir gibi kıymettar şeylere sarf edeceğim" deyip çekilerek ittifakı zayıflaştırmayınız. Çünkü bu mânevî cihadda küçük mesele zannettiğiniz, çok büyük olabilir. Bir neferin, bir saatte, mühim ve hususî şerâit dahilindeki nöbeti bir sene ibadet hükmüne Bazen geçmesi gibi, bu ehl-i hakkın mağlûbiyeti zamanında, mânevî mücahede mesâilinde, küçük bir meseleye sarf olunan senin kıymettar bir günün, o neferin o saati gibi bin derece kıymet alabilir, bir günün bin gün olabilir. Madem livechillâhtır, o işin küçüğüne, büyüğüne, kıymetli ve kıymetsizliğine bakılmaz. İhlâs ve rızâ-i İlâhî yolunda zerre, yıldız gibi olur. Vesilenin mahiyetine bakılmaz, neticesine bakılır. Madem neticesi rızâ-i İlâhîdir ve mayası ihlâstır; o küçük değildir, büyüktür." [B](20. Lema)[/B][/COLOR][/FONT][/SIZE] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3][COLOR=darkred][B]Selam ve dua ile... Sorularla Risale-i Nur Editör[/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Sorularla Risale-i Nur
Risaleleri çok okumak bizi hayattan soyutlar mı?
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst