Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi
İslama Göre Hayat
Riya ve Monotonluk Belaları
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="FaKiR" data-source="post: 157233" data-attributes="member: 10"><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: navy"><u>Riya ve Monotonluk Belaları</u> </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: navy">Allah’ı ve Efendimizi anma mevzuunda samimi olmaya çok dikkat etmek lazım. Bir insan, Cenâb-ı Hakk’ı andığında gözleri gerçekten yaşarmadığı ve burun kemikleri dahi sızlamadığı halde,</span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: navy">"Her kaçan anarsam seni, kararım kalmaz Allahım </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: navy">Senden gayrı gözüm yaşın, kimseler silmez Allahım" </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: navy">(Yunus Emre) </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: navy">der ve riyakarlıklara, yalanlara girerek Efendimize ait bazı günleri tes’îd etmeye kalkarsa, Allah’a karşı yalan söylemiş; Allah Rasûlü’ne de saygısızlık yapmış olur.</span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: navy"> İnsan içinden gelmeyen şeyi söylememeli; </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: navy">mutlaka bir şey söyleyecekse, kalbinin sesine tercüman olmalı,</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: navy"> hislerinde mâkes bulmuş şeyleri ifade etmeli.</span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: navy"> Şuurundan vize alamamış sözleri gün yüzüne çıkarmamalı; riyakârlık ifade eden sesleri sineye gömmeli ve asla kimseye duyurmamalı. </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: navy">Mevlid okuyan da, ilahi söyleyen de ve birkaç kelam ederek o günün ehemmiyetini dile getiren de mutlaka çok samimi olmalı. </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: navy">O güne ve o sözleri söylemeye önceden hazırlanmalı. Va’z etmeye giden bir insanın, "Aman gözüme bir leke girmesin, kulağıma bir kir bulaşmasın, kafam dağılmasın; aman bir günahkâr olarak halkın karşısına gitmeyeyim!" diyerek, dikkat ve teyakkuz içinde camiye yürümesi gibi –ki va’z u nasihatin mü’min kalblerde mâkes bulması adına bu çok önemlidir– mevlid programlarında vazife alan insanlar da samimiyet ve ihlasa çok dikkat etmeli. </span></span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: navy">Süslü-püslü şeylerle değil, samimiyetle lebriz edilmiş bir gönülle, kalbin süs ve zinetiyle halkın karşısına çıkmalı. </span></span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: navy">Diğer taraftan, hem mevlid okurken hem de daha geniş ve muhtevalı mevlid programları düzenlerken monotonluktan mutlaka kurtulmak lazım.</span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: navy"> Bugün, genel itibarıyla, mevlid merasimleri o kadar monotonlaşmıştır ki, avamdan kimseler bile onları dinlerken sırada neyin olduğunu, neden sonra ne geleceğini bilirler. </span></span></span></p><p> </p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: navy">Okuma üslubu ve o birbirinden güzel makamlar bile monotonluğun, ülfetin kurbanı olmuştur. </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: navy">Mesela; şimdilerde herkes farklı bir üslubu esas alsa da, belli bir dönem itibarıyla mevlid okuma şekli kısaca şöyleydi: </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: navy">Tevhid bahri Saba makamıyla okunur; özellikle "Her ki diller bu duada buluna / Fatiha ihsan ede ben kuluna" beyti mutlaka Hüseynî makamında icra edilirdi.</span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: navy"> Duadan sonra Hicaz makamına geçilir; Nûr bahrinin sonunda Rast makamına başlanırdı. Sonra aynı makamda salât ü selam getirilirdi. </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: navy">Vilâdet bahrine de bu makamla başlanır; peşinden Hüseynî perdesine geçilirdi. "Doğdu ol saatte ol sultan-ı dîn" derken Segahta karar kılınırdı ki, burada Segah makamının seçilmesinin sebebi, Salât-ı Ümmiyye okunacak olmasıydı. </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: navy">Sonra, tekrar Hüseynî makamında Merhaba bahrine girilir ve bu bölüm genellikle Hüzzam makamında bitirilirdi. </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: navy">Mirac ve Münacaat bahirleri Uşşak makamıyla okunup "Ümmetimden razı olsun ol muin" mısrası Hüseynî makamıyla bağlanırdı. </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: navy">İşte bu şekilde başlayıp devam eden ve aynı tonda biten bir mevlid, hele bir de kalb heyecanlarıyla icra edilemiyor ve aynı coşkuyla dinlenmiyorsa bütün bütün sıkıcı ve monoton bir hal alacaktır.</span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: navy"> Oysa, o sözler çok güzeldir; anlatılan mevzular çok derindir; ama maalesef üslup eksikliği mananın önüne geçmektedir. </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: navy">Onları o şekliyle besteleyenler çok güzel ve faydalı bir iş yapmışlar, makamları Cennet olsun. Fakat, kanaat-i acizanemce, bu türlü şeyler aylık ya da en fazla senelik olmalı. Aynı şeyler tekrar edilmemeli, her defasında o işe ayrı bir buud ve zenginlik katılmalı. </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: navy">Bildiğiniz gibi, güzel bir güfte, belki yirmi insan tarafından yirmi türlü besteleniyor ve farklı farklı icrâ ediliyor. O bestelerin her biri de güfteye ayrı bir mana katıyor ve böylece, o sözleri bir kere daha, ilk günkü tazeliğiyle insanlara sunmak mümkün oluyor. </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: navy">İsterseniz, o farklılıklara da bir "tasrif" nazarıyla bakabilirsiniz; onları, bazı mana ve muhtevaları yeni bir ses, yeni bir söz, yeni bir eda, yeni bir üslûb ve yeni bir icrâ ile ortaya koyma şeklinde yorumlayabilirsiniz. </span></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="FaKiR, post: 157233, member: 10"] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=navy][U]Riya ve Monotonluk Belaları[/U] [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=navy][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=navy]Allah’ı ve Efendimizi anma mevzuunda samimi olmaya çok dikkat etmek lazım. Bir insan, Cenâb-ı Hakk’ı andığında gözleri gerçekten yaşarmadığı ve burun kemikleri dahi sızlamadığı halde,[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=#000080][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=navy]"Her kaçan anarsam seni, kararım kalmaz Allahım [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=navy]Senden gayrı gözüm yaşın, kimseler silmez Allahım" [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=navy](Yunus Emre) [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=#000080][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=navy]der ve riyakarlıklara, yalanlara girerek Efendimize ait bazı günleri tes’îd etmeye kalkarsa, Allah’a karşı yalan söylemiş; Allah Rasûlü’ne de saygısızlık yapmış olur.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=navy][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=navy] İnsan içinden gelmeyen şeyi söylememeli; [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=navy]mutlaka bir şey söyleyecekse, kalbinin sesine tercüman olmalı,[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=navy] hislerinde mâkes bulmuş şeyleri ifade etmeli.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=navy][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=navy] Şuurundan vize alamamış sözleri gün yüzüne çıkarmamalı; riyakârlık ifade eden sesleri sineye gömmeli ve asla kimseye duyurmamalı. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=navy][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=navy]Mevlid okuyan da, ilahi söyleyen de ve birkaç kelam ederek o günün ehemmiyetini dile getiren de mutlaka çok samimi olmalı. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=navy][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=navy]O güne ve o sözleri söylemeye önceden hazırlanmalı. Va’z etmeye giden bir insanın, "Aman gözüme bir leke girmesin, kulağıma bir kir bulaşmasın, kafam dağılmasın; aman bir günahkâr olarak halkın karşısına gitmeyeyim!" diyerek, dikkat ve teyakkuz içinde camiye yürümesi gibi –ki va’z u nasihatin mü’min kalblerde mâkes bulması adına bu çok önemlidir– mevlid programlarında vazife alan insanlar da samimiyet ve ihlasa çok dikkat etmeli. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=navy][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=navy][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=navy]Süslü-püslü şeylerle değil, samimiyetle lebriz edilmiş bir gönülle, kalbin süs ve zinetiyle halkın karşısına çıkmalı. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=#000080][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=#000080][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=navy]Diğer taraftan, hem mevlid okurken hem de daha geniş ve muhtevalı mevlid programları düzenlerken monotonluktan mutlaka kurtulmak lazım.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=navy][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=navy] Bugün, genel itibarıyla, mevlid merasimleri o kadar monotonlaşmıştır ki, avamdan kimseler bile onları dinlerken sırada neyin olduğunu, neden sonra ne geleceğini bilirler. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=navy][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=navy][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=navy]Okuma üslubu ve o birbirinden güzel makamlar bile monotonluğun, ülfetin kurbanı olmuştur. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=navy][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=navy]Mesela; şimdilerde herkes farklı bir üslubu esas alsa da, belli bir dönem itibarıyla mevlid okuma şekli kısaca şöyleydi: [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=navy][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=navy]Tevhid bahri Saba makamıyla okunur; özellikle "Her ki diller bu duada buluna / Fatiha ihsan ede ben kuluna" beyti mutlaka Hüseynî makamında icra edilirdi.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=navy][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=navy] Duadan sonra Hicaz makamına geçilir; Nûr bahrinin sonunda Rast makamına başlanırdı. Sonra aynı makamda salât ü selam getirilirdi. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=navy][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=navy]Vilâdet bahrine de bu makamla başlanır; peşinden Hüseynî perdesine geçilirdi. "Doğdu ol saatte ol sultan-ı dîn" derken Segahta karar kılınırdı ki, burada Segah makamının seçilmesinin sebebi, Salât-ı Ümmiyye okunacak olmasıydı. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=navy][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=navy]Sonra, tekrar Hüseynî makamında Merhaba bahrine girilir ve bu bölüm genellikle Hüzzam makamında bitirilirdi. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=navy][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=navy]Mirac ve Münacaat bahirleri Uşşak makamıyla okunup "Ümmetimden razı olsun ol muin" mısrası Hüseynî makamıyla bağlanırdı. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=navy][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=navy]İşte bu şekilde başlayıp devam eden ve aynı tonda biten bir mevlid, hele bir de kalb heyecanlarıyla icra edilemiyor ve aynı coşkuyla dinlenmiyorsa bütün bütün sıkıcı ve monoton bir hal alacaktır.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=navy][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=navy] Oysa, o sözler çok güzeldir; anlatılan mevzular çok derindir; ama maalesef üslup eksikliği mananın önüne geçmektedir. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=navy][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=navy]Onları o şekliyle besteleyenler çok güzel ve faydalı bir iş yapmışlar, makamları Cennet olsun. Fakat, kanaat-i acizanemce, bu türlü şeyler aylık ya da en fazla senelik olmalı. Aynı şeyler tekrar edilmemeli, her defasında o işe ayrı bir buud ve zenginlik katılmalı. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=navy][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=navy]Bildiğiniz gibi, güzel bir güfte, belki yirmi insan tarafından yirmi türlü besteleniyor ve farklı farklı icrâ ediliyor. O bestelerin her biri de güfteye ayrı bir mana katıyor ve böylece, o sözleri bir kere daha, ilk günkü tazeliğiyle insanlara sunmak mümkün oluyor. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=navy][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=navy]İsterseniz, o farklılıklara da bir "tasrif" nazarıyla bakabilirsiniz; onları, bazı mana ve muhtevaları yeni bir ses, yeni bir söz, yeni bir eda, yeni bir üslûb ve yeni bir icrâ ile ortaya koyma şeklinde yorumlayabilirsiniz. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi
İslama Göre Hayat
Riya ve Monotonluk Belaları
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst