Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi
Riyazet hakkında bilgi verir misiniz?
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Ahmet.1" data-source="post: 513076" data-attributes="member: 1040028"><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"><strong>RİYAZET:</strong> Zühd ve takva maksadıyla dünya zevklerinden kaçınma ve nefsin isteklerini yenmeye çalışma.</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">Tasavvufi hal ve makamları elde etmek için harcanan sürekli ve düzenli çabalara mücahede ve riyazet denir. Riyazet daha ziyade, nefsin arzularına karşı koymak; mücahede ise Ahlâk değişmesini sağlamak demektir. Riyazet ve mücahede yolu tasfiye yoludur. Bu yolda olanlar gerek hak, gerekse halk ile olan muamelelerinde sadakât üzere olurlar. Çünkü bu yol ebrâr yoludur. İnsanın dünyaya bağlı bütün eğilimlerinden sıyrılması, kendini Allah'a adaması anlamına gelen riyazetin amacı, insan nefsini eğitmek, Allah sevgisi dışında kalan bütün istekleri yok etmektir. Allah'tan başka bir şey düşünmemek, daima zikir ve ibadetle meşgul olmaktır. Netice olarak riyazet, genellikle takva ve vera; doğruluk; keşf ve ilham sahibi olmak için yapılır (Kuşeyri risalesi, (Terc.) Süleyman Uludağ, 21-22; Cavit Sunar, Tasavvuf Tarihi, 185; H. Kamil Yılmaz, Aziz Mahmud Hüdai, 213). Riyazet Kur'an ve sünnet çerçevesi içinde olmalı. Bidât ibadetlerle veya İslamın öngörmediği, koymadığı bir teabbud biçimi ile yapılması asla caiz değildir. Riyazet yapıyorum diye İslam'a bid'at sokmak İslâmdan sapmadır.</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"><strong>Riyâzet’ın Şartları</strong></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">Sûfîler az yemeye, az konuşmaya, az uyumaya, yalnız kalmaya, sürekli zikir ve tefekkür etmeye alışan nefsin kurtulacağına inanırlar. Hucvurî’ye göre: “Nefs köpektir, fakat müccahede ile öyle bir dereceye getirirler ki artık onun avladığı hayvan helal hale gelir.”</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"><u><strong>1-</strong>Az Yemek</u></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">İnsan nefsini azdıran şeylerin başında yeme-içmede sınır tanımama gelir. Kuşeyrî İbni Salim’den naklen der ki: “Kulun mutad olarak yediği yemeklerden her gün sadece kedi kulağı kadar azaltması açlığın âdâbındandır.” Rasülullah (s.a.v): “İnsanoğlu karnından daha kötü bir kap doldurmamıştır. İnsana belini doğrultacak bir kaç lokma yeter.” buyurur. Ebu Süleyman Dârânî: “Dünyanın anahtarı tokluk ahiretin anahtarı açlıktır.” der.</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"><u><strong>2-</strong> Az Uyumak</u></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">Az yemek sonucu kişi az uyur. Az uyumak, Allah’a dönüşün ifadesidir ve kalbi cilalandırır. Gecenin İslam’da özel bir yeri vardır. Gece ibadet için kalkmak nefse ağır gelir. Bunun için Kur’an’da geceleyin sıcak yatağından kalkıp Rablerine ümit ve korku ile dua edenlerle seher vakitlerinde uyumayıp istiğfar edenler ve gecenin azında uyuyup sabahın erken saatlerinde istiğfar edenler övülmekte, uzun gecelerde tesbih ile geceleyin teheccüt namazı emredilmektedir.</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">Uykusuzluk hedef değil, ilim, amel ve zikre vasıtadır. “Rasülullah (s.a.v) yatsıdan önce uyumayı ve ondan sonra da konuşmayı hoş görmezdi.”</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"><u><strong>3-</strong> Az konuşmak</u></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">Riyâzetin bir önemli hususu da az konuşmaktır. Dilini tutan, kötülüklerden emin olur. Necmüddin Kübra: “Dil konuşunca kalp susar. Dil susunca da kalp konuşur.” demiştir. Hadis-i şerifte “Susanın kurtulacağı” belirtilmiştir. Dilini tutup kalbini söyletenlerin günahı az olur. İki dudağı ile iki bacağı arasındakine garanti verene cennetin garanti edileceği vaad edilmiştir.</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">İnsana iki kulak bir ağız verilmiştir. Kur’an’ın ilk emri okudur.O halde ilme sarılmalıdır. İnsanın konuşmaktan çok dinlemeye ihtiyacı vardır. Hatem-i Asam der ki: “Arzu üç çeşittir: Yeme, Konuşma, bakma. Yeme halini Allah’a tevekkülle, dilini doğru sözle, gözünü ibadetli bakışla muhafaza et.”der.</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">Riyâzette halvetin de önemli bir yeri vardır. Nefsin hoşlanmamasına rağmen halvete girmek suretiyle nefsini alıştığı yerinden ayırıp rahatsız eden kimse ve nefsini Allah’a itaat için hapseden, bu acıların ardından kalben bu işten halâvet ve zevk duymaya başlar. Çünkü nefis ve nefsin tabiatı halâvetten hoşlanmaz, insanların arasına karışmak ister.</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">Zunnûn Mısrî “İnsanı halvetten daha fazla ihlaslı olmaya sevkeden bir vasıta görmedim demiştir.” İbn-i Mübâreke kalbin devası nedir? diye sorulunca “Halkla az görüşmektir.” cevabını vermiştir.</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">Sonuç olarak kişi, yaptığı mücâhede ve riyâzetin başarısına göre huzura kavuşmakta ve Allah’a yaklaşmaktadır. Bedeni ve ruhi varlığımız hayat yolunda, ölünceye kadar ortaya çıkan her çeşit şerre karşı sürekli bir mücâhede içindedir. Bu sayede insan hayat boyu kemale ulaşma halinde bulunur.</span></span></em></p><p></p><p><strong><p style="text-align: right"><span style="font-family: 'Arial'">Sorularla İslamiyet</span></p><p></strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Ahmet.1, post: 513076, member: 1040028"] [I][FONT=Arial][SIZE=3][B]RİYAZET:[/B] Zühd ve takva maksadıyla dünya zevklerinden kaçınma ve nefsin isteklerini yenmeye çalışma. Tasavvufi hal ve makamları elde etmek için harcanan sürekli ve düzenli çabalara mücahede ve riyazet denir. Riyazet daha ziyade, nefsin arzularına karşı koymak; mücahede ise Ahlâk değişmesini sağlamak demektir. Riyazet ve mücahede yolu tasfiye yoludur. Bu yolda olanlar gerek hak, gerekse halk ile olan muamelelerinde sadakât üzere olurlar. Çünkü bu yol ebrâr yoludur. İnsanın dünyaya bağlı bütün eğilimlerinden sıyrılması, kendini Allah'a adaması anlamına gelen riyazetin amacı, insan nefsini eğitmek, Allah sevgisi dışında kalan bütün istekleri yok etmektir. Allah'tan başka bir şey düşünmemek, daima zikir ve ibadetle meşgul olmaktır. Netice olarak riyazet, genellikle takva ve vera; doğruluk; keşf ve ilham sahibi olmak için yapılır (Kuşeyri risalesi, (Terc.) Süleyman Uludağ, 21-22; Cavit Sunar, Tasavvuf Tarihi, 185; H. Kamil Yılmaz, Aziz Mahmud Hüdai, 213). Riyazet Kur'an ve sünnet çerçevesi içinde olmalı. Bidât ibadetlerle veya İslamın öngörmediği, koymadığı bir teabbud biçimi ile yapılması asla caiz değildir. Riyazet yapıyorum diye İslam'a bid'at sokmak İslâmdan sapmadır. [B]Riyâzet’ın Şartları[/B] Sûfîler az yemeye, az konuşmaya, az uyumaya, yalnız kalmaya, sürekli zikir ve tefekkür etmeye alışan nefsin kurtulacağına inanırlar. Hucvurî’ye göre: “Nefs köpektir, fakat müccahede ile öyle bir dereceye getirirler ki artık onun avladığı hayvan helal hale gelir.” [U][B]1-[/B]Az Yemek[/U] İnsan nefsini azdıran şeylerin başında yeme-içmede sınır tanımama gelir. Kuşeyrî İbni Salim’den naklen der ki: “Kulun mutad olarak yediği yemeklerden her gün sadece kedi kulağı kadar azaltması açlığın âdâbındandır.” Rasülullah (s.a.v): “İnsanoğlu karnından daha kötü bir kap doldurmamıştır. İnsana belini doğrultacak bir kaç lokma yeter.” buyurur. Ebu Süleyman Dârânî: “Dünyanın anahtarı tokluk ahiretin anahtarı açlıktır.” der. [U][B]2-[/B] Az Uyumak[/U] Az yemek sonucu kişi az uyur. Az uyumak, Allah’a dönüşün ifadesidir ve kalbi cilalandırır. Gecenin İslam’da özel bir yeri vardır. Gece ibadet için kalkmak nefse ağır gelir. Bunun için Kur’an’da geceleyin sıcak yatağından kalkıp Rablerine ümit ve korku ile dua edenlerle seher vakitlerinde uyumayıp istiğfar edenler ve gecenin azında uyuyup sabahın erken saatlerinde istiğfar edenler övülmekte, uzun gecelerde tesbih ile geceleyin teheccüt namazı emredilmektedir. Uykusuzluk hedef değil, ilim, amel ve zikre vasıtadır. “Rasülullah (s.a.v) yatsıdan önce uyumayı ve ondan sonra da konuşmayı hoş görmezdi.” [U][B]3-[/B] Az konuşmak[/U] Riyâzetin bir önemli hususu da az konuşmaktır. Dilini tutan, kötülüklerden emin olur. Necmüddin Kübra: “Dil konuşunca kalp susar. Dil susunca da kalp konuşur.” demiştir. Hadis-i şerifte “Susanın kurtulacağı” belirtilmiştir. Dilini tutup kalbini söyletenlerin günahı az olur. İki dudağı ile iki bacağı arasındakine garanti verene cennetin garanti edileceği vaad edilmiştir. İnsana iki kulak bir ağız verilmiştir. Kur’an’ın ilk emri okudur.O halde ilme sarılmalıdır. İnsanın konuşmaktan çok dinlemeye ihtiyacı vardır. Hatem-i Asam der ki: “Arzu üç çeşittir: Yeme, Konuşma, bakma. Yeme halini Allah’a tevekkülle, dilini doğru sözle, gözünü ibadetli bakışla muhafaza et.”der. Riyâzette halvetin de önemli bir yeri vardır. Nefsin hoşlanmamasına rağmen halvete girmek suretiyle nefsini alıştığı yerinden ayırıp rahatsız eden kimse ve nefsini Allah’a itaat için hapseden, bu acıların ardından kalben bu işten halâvet ve zevk duymaya başlar. Çünkü nefis ve nefsin tabiatı halâvetten hoşlanmaz, insanların arasına karışmak ister. Zunnûn Mısrî “İnsanı halvetten daha fazla ihlaslı olmaya sevkeden bir vasıta görmedim demiştir.” İbn-i Mübâreke kalbin devası nedir? diye sorulunca “Halkla az görüşmektir.” cevabını vermiştir. Sonuç olarak kişi, yaptığı mücâhede ve riyâzetin başarısına göre huzura kavuşmakta ve Allah’a yaklaşmaktadır. Bedeni ve ruhi varlığımız hayat yolunda, ölünceye kadar ortaya çıkan her çeşit şerre karşı sürekli bir mücâhede içindedir. Bu sayede insan hayat boyu kemale ulaşma halinde bulunur.[/SIZE][/FONT][/I] [B][RIGHT][FONT=Arial]Sorularla İslamiyet[/FONT][/RIGHT][/B] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi
Riyazet hakkında bilgi verir misiniz?
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst