Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Rızık taahhüt altına alınmıştır !
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Zuhr" data-source="post: 206183" data-attributes="member: 8625"><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"> ilim ehli abilerimizin cevabını aşağıya ekleyelim inşallah,</span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><img src="http://lgimages.s3.amazonaws.com/data/imagemanager/14165/quotation_marks_1.png" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></span><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Öncelikle, <strong>Allah hiçbir mahlukuna kaldıramayacağı teklifi ve sorumluluğu yüklemez.</strong> Bu mana ayet ve hadislerle sabit bir hakikattir. Bunun böyle olduğuna ayrıca kainatta cari olan ölçü, adalet ile muamele, intizam ve ahenk gibi fiiller şahittir. Yani Allah’ın adaletle iş gördüğüne bütün kainat şahittir.</span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Allah mahlukatı sınıf sınıf yaratmıştır ve hepsini ayrı vazifeler ile donatmıştır. Vazifesinin ağırlığına göre de güç ve kuvvet vermiştir. </span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Mesela inek, deve, koyun gibi mahlukların vazifesi et ve süt vermektir. Cüssesi de bu vazifeye orantılı olarak yaratılmıştır. At, eşek, deve, katır gibi hayvanların vazifesi ise yük taşımaktır. Bu yüzden vücutları buna göre tanzim edilmiştir. Her mahlukun vazifesi ile bedeni arasındaki mütenasiblik Allah’ın ne denli hikmet, adalet ve rahmet ile iş gördüğünün ispatıdır.</span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Aynı şekilde, yırtıcı ve vahşi hayvanların da bir vazifesi ve buna uygun vücutları vardır. Allah onlara da ayrı bir misyon, ayrı bir vazife takmıştır. <strong>Bunların vazifeleri ise </strong>ekolojik dengeyi muhafaza için zayıf ve hastalıklı hayvanları yemektir. Otobur olan hayvanların içindeki zayıf ve hastalıklı hayvanlar türlerini tehdit eden birer unsurlardır. O türlerin hem ekolojik dengesini muhafaza, hem de sağlıklı olabilmeleri için, Allah vahşi hayvanları onlara musallat etmiştir. Bu kural, bütün türler için geçerlidir. İşte vahşi ve yırtıcı hayvanlar, bu zayıf ve hastalıklı hayvanları yemekle, o türlerin zinde ve sağlıklı kalmalarını temin ediyorlar.</span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Bu yırtıcı ve vahşi hayvanlar bazen haddini ve vazifesini aşarak sağlam hayvanlara ve onların şefkate muhtaç yavrularına saldırıp onları parçalıyorlar. Yani bir çeşit yaradılış maksatlarını aşıp zulüm ve gaddarlık yapıyorlar. Allah da bu zulüm ve gaddarlığa mukabil onları genelde fıtri kanunlar dahilinde cezalandırıyor.</span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><strong>Şimdi akla doğal olarak şu soru geliyor; bunlarda cezayı gerektirecek sorumluluk ve irade var mıdır?</strong></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Evet, Allah her mahlukluna münasip bir irade ve teklif yüklemiştir. Ve yüklediği teklif ve iradeye göre de onlara öyle muamele ediyor. Yani bu yırtıcı ve vahşi hayvanların da mübtedi ve ilkel bir iradeleri vardır. İradesinin derecesine göre de sorumludurlar. Bu yüzden, bu ilkel ve basit iradesi nispetinde cezaya müstahak oluyorlar. İnsanın iradesi geniş ve kamil olmasından, ceza ve mükafatı da ona göre oluyor. Yani Allah, iradenin oranına göre ceza ve mükafata tabi tutuyor. Bu da onun adalet ve rahmetine yakışan bir haldir. Üstat bu manaya şu şekil işaret ediyor:</span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><strong>"Evet, âkilüllâhm hayvanların helâl rızıkları, vefat etmiş hayvanların etleridir. Hayatta olan hayvanların etleri onlara haramdır. Eğer yeseler, cezâ görürler. <span style="font-size: 15px">حَتّٰى يَقْتَصُّ الْجَمَّاۤءُ مِنَ الْقَرْنَاۤءِ</span> (ev kemâ kàl). Yani, <em>"Boynuzsuz olan hayvanın kısâsı kıyâmette boynuzludan alınır" </em>diye ifade-i hadîsiye gösteriyor ki: Gerçi cesetleri fenâ bulur; fakat ervahları bâkî kalan hayvânât mâbeyninde dahi, onlara münâsip bir tarzda, dâr-ı bekàda mücâzat ve mükâfatları vardır. Ona binâen, canavarlara sağ hayvanların etleri haramdır, denilebilir."</strong>(1)</span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Yine Üstad'ın hayvanlarda da basit ve ilkel bir iradenin olduğuna dair şu cümleleri vardır; </span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><strong>"Ve bu saray-ı kâinatta ikinci kısım amele, hayvânattır. Hayvânat dahi, iştiha sahibi bir nefis ve bir cüz-ü ihtiyarîleri olduğundan, amelleri hâlisen livechillâh olmuyor. Bir derece nefislerine de bir hisse çıkarıyorlar. Onun için, Mâlikü'l-Mülki Zü'l-Celâli ve'l-İkram, kerîm olduğundan, onların nefislerine bir hisse vermek için, amellerinin zımnında onlara bir maaş ihsan ediyor."</strong>(2)</span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Üstad'ın bu ibarelerinden, hayvanların da bir nefis ve irade sahibi olmasından dolayı ceza ve mükafata -orantılı olarak- tabi olacakları anlaşılıyor. Aynı zamanda bu manayı hadis ile de teyit ediyor. </span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Tabi bu hayvanların ceza ve mükafatlarının mahiyeti ve keyfiyeti hakkında geniş bir bilgi mevcut değil, ama iradenin basitliğinden ceza ve mükafatın da basit olduğu anlaşılıyor.</span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Allah’ın, iradesiz ve hiç sorumluluğu olmayan bir hayvana ceza vermesi rahmet ve adaletine uygun düşmeyeceği için, buradan hayvanların da basit ve ilkel bir iradeye sahip oldukları anlaşılıyor. Bu iradelerini bazen onlara fıtri olarak yasaklanmış şeylerde kullanabiliyorlar. Bu da bir haksızlığı ve zulmü netice verdiği için, adalet-i İlahi bu zulüm ve haksızlığı cezalandırıyor. </span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Aslan ve kaplanlar, vahşi hayvanlar sınıfındandır, ama vahşi hayvanlar bunlardan ibaret değildir. Deniz, hava ve kara hayvanları içinde de vahşi hayvanlar vardır. Kartal ve köpek balığı gibi.</span></p><p> </p><p> </p><p></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">(1) bk. Lem'alar, Yirmi Sekizinci Lem'a.</span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">(2) bk. Sözler, Yirmi Dördüncü Söz, Dördüncü Dal.<img src="http://lgimages.s3.amazonaws.com/data/imagemanager/14165/quotation_marks_2.png" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></span></p><p></p><p></p><p></p><p></p><p style="text-align: right"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><em>- sorularlarisale.com sitesinden alıntıdır-</em></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Zuhr, post: 206183, member: 8625"] [FONT=Trebuchet MS] ilim ehli abilerimizin cevabını aşağıya ekleyelim inşallah,[/FONT] [FONT=Trebuchet MS][IMG]http://lgimages.s3.amazonaws.com/data/imagemanager/14165/quotation_marks_1.png[/IMG][/FONT][FONT=Trebuchet MS]Öncelikle, [B]Allah hiçbir mahlukuna kaldıramayacağı teklifi ve sorumluluğu yüklemez.[/B] Bu mana ayet ve hadislerle sabit bir hakikattir. Bunun böyle olduğuna ayrıca kainatta cari olan ölçü, adalet ile muamele, intizam ve ahenk gibi fiiller şahittir. Yani Allah’ın adaletle iş gördüğüne bütün kainat şahittir.[/FONT] [FONT=Trebuchet MS]Allah mahlukatı sınıf sınıf yaratmıştır ve hepsini ayrı vazifeler ile donatmıştır. Vazifesinin ağırlığına göre de güç ve kuvvet vermiştir. [/FONT] [FONT=Trebuchet MS]Mesela inek, deve, koyun gibi mahlukların vazifesi et ve süt vermektir. Cüssesi de bu vazifeye orantılı olarak yaratılmıştır. At, eşek, deve, katır gibi hayvanların vazifesi ise yük taşımaktır. Bu yüzden vücutları buna göre tanzim edilmiştir. Her mahlukun vazifesi ile bedeni arasındaki mütenasiblik Allah’ın ne denli hikmet, adalet ve rahmet ile iş gördüğünün ispatıdır.[/FONT] [FONT=Trebuchet MS]Aynı şekilde, yırtıcı ve vahşi hayvanların da bir vazifesi ve buna uygun vücutları vardır. Allah onlara da ayrı bir misyon, ayrı bir vazife takmıştır. [B]Bunların vazifeleri ise [/B]ekolojik dengeyi muhafaza için zayıf ve hastalıklı hayvanları yemektir. Otobur olan hayvanların içindeki zayıf ve hastalıklı hayvanlar türlerini tehdit eden birer unsurlardır. O türlerin hem ekolojik dengesini muhafaza, hem de sağlıklı olabilmeleri için, Allah vahşi hayvanları onlara musallat etmiştir. Bu kural, bütün türler için geçerlidir. İşte vahşi ve yırtıcı hayvanlar, bu zayıf ve hastalıklı hayvanları yemekle, o türlerin zinde ve sağlıklı kalmalarını temin ediyorlar.[/FONT] [FONT=Trebuchet MS]Bu yırtıcı ve vahşi hayvanlar bazen haddini ve vazifesini aşarak sağlam hayvanlara ve onların şefkate muhtaç yavrularına saldırıp onları parçalıyorlar. Yani bir çeşit yaradılış maksatlarını aşıp zulüm ve gaddarlık yapıyorlar. Allah da bu zulüm ve gaddarlığa mukabil onları genelde fıtri kanunlar dahilinde cezalandırıyor.[/FONT] [FONT=Trebuchet MS][B]Şimdi akla doğal olarak şu soru geliyor; bunlarda cezayı gerektirecek sorumluluk ve irade var mıdır?[/B][/FONT] [FONT=Trebuchet MS]Evet, Allah her mahlukluna münasip bir irade ve teklif yüklemiştir. Ve yüklediği teklif ve iradeye göre de onlara öyle muamele ediyor. Yani bu yırtıcı ve vahşi hayvanların da mübtedi ve ilkel bir iradeleri vardır. İradesinin derecesine göre de sorumludurlar. Bu yüzden, bu ilkel ve basit iradesi nispetinde cezaya müstahak oluyorlar. İnsanın iradesi geniş ve kamil olmasından, ceza ve mükafatı da ona göre oluyor. Yani Allah, iradenin oranına göre ceza ve mükafata tabi tutuyor. Bu da onun adalet ve rahmetine yakışan bir haldir. Üstat bu manaya şu şekil işaret ediyor:[/FONT] [FONT=Trebuchet MS][B]"Evet, âkilüllâhm hayvanların helâl rızıkları, vefat etmiş hayvanların etleridir. Hayatta olan hayvanların etleri onlara haramdır. Eğer yeseler, cezâ görürler. [SIZE=4]حَتّٰى يَقْتَصُّ الْجَمَّاۤءُ مِنَ الْقَرْنَاۤءِ[/SIZE] (ev kemâ kàl). Yani, [I]"Boynuzsuz olan hayvanın kısâsı kıyâmette boynuzludan alınır" [/I]diye ifade-i hadîsiye gösteriyor ki: Gerçi cesetleri fenâ bulur; fakat ervahları bâkî kalan hayvânât mâbeyninde dahi, onlara münâsip bir tarzda, dâr-ı bekàda mücâzat ve mükâfatları vardır. Ona binâen, canavarlara sağ hayvanların etleri haramdır, denilebilir."[/B](1)[/FONT] [FONT=Trebuchet MS]Yine Üstad'ın hayvanlarda da basit ve ilkel bir iradenin olduğuna dair şu cümleleri vardır; [/FONT] [FONT=Trebuchet MS][B]"Ve bu saray-ı kâinatta ikinci kısım amele, hayvânattır. Hayvânat dahi, iştiha sahibi bir nefis ve bir cüz-ü ihtiyarîleri olduğundan, amelleri hâlisen livechillâh olmuyor. Bir derece nefislerine de bir hisse çıkarıyorlar. Onun için, Mâlikü'l-Mülki Zü'l-Celâli ve'l-İkram, kerîm olduğundan, onların nefislerine bir hisse vermek için, amellerinin zımnında onlara bir maaş ihsan ediyor."[/B](2)[/FONT] [FONT=Trebuchet MS]Üstad'ın bu ibarelerinden, hayvanların da bir nefis ve irade sahibi olmasından dolayı ceza ve mükafata -orantılı olarak- tabi olacakları anlaşılıyor. Aynı zamanda bu manayı hadis ile de teyit ediyor. [/FONT] [FONT=Trebuchet MS]Tabi bu hayvanların ceza ve mükafatlarının mahiyeti ve keyfiyeti hakkında geniş bir bilgi mevcut değil, ama iradenin basitliğinden ceza ve mükafatın da basit olduğu anlaşılıyor.[/FONT] [FONT=Trebuchet MS]Allah’ın, iradesiz ve hiç sorumluluğu olmayan bir hayvana ceza vermesi rahmet ve adaletine uygun düşmeyeceği için, buradan hayvanların da basit ve ilkel bir iradeye sahip oldukları anlaşılıyor. Bu iradelerini bazen onlara fıtri olarak yasaklanmış şeylerde kullanabiliyorlar. Bu da bir haksızlığı ve zulmü netice verdiği için, adalet-i İlahi bu zulüm ve haksızlığı cezalandırıyor. [/FONT] [FONT=Trebuchet MS]Aslan ve kaplanlar, vahşi hayvanlar sınıfındandır, ama vahşi hayvanlar bunlardan ibaret değildir. Deniz, hava ve kara hayvanları içinde de vahşi hayvanlar vardır. Kartal ve köpek balığı gibi.[/FONT] [FONT=Trebuchet MS](1) bk. Lem'alar, Yirmi Sekizinci Lem'a.[/FONT] [FONT=Trebuchet MS](2) bk. Sözler, Yirmi Dördüncü Söz, Dördüncü Dal.[IMG]http://lgimages.s3.amazonaws.com/data/imagemanager/14165/quotation_marks_2.png[/IMG][/FONT] [RIGHT][FONT=Trebuchet MS][I]- sorularlarisale.com sitesinden alıntıdır-[/I][/FONT][/RIGHT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Rızık taahhüt altına alınmıştır !
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst