Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Tasavvuf
Mevlana ve Mevlevilik
Röpörtaj:Mevlana ve ŞEms İlişkisi Hakkında..
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Aks_i_NuR" data-source="post: 172035" data-attributes="member: 13438"><p style="text-align: right"><em><span style="color: #999999">Cemalnur Sargut Hanım'a teşekkürlerimizle...</span></em></p> <p style="text-align: right"><em><span style="color: #999999">(Bu röportaj 07.12.2008 tarihinde Sabah Gazetesinde yayınlanmıştır.)</span></em> </p> <p style="text-align: right"></p> <p style="text-align: right"></p><p style="text-align: center"><strong><span style="color: #003399"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Mevlana, Şems'le karşılaşıncaya kadar nasıl biriydi?</span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Mevlana maddi ve manevi açıdan son derece bilgili; fizik, kimya, biyoloji, psikoloji konusunda muazzam derinlikte bilgilere sahip biri. Bu arada İslam'ın beklediği fıkıh, astronomi, kelam, Kuran gibi konularda da o dönemin en bilgili kişisi.</span></span><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"></span></span><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Şems'le karşılaşmasaydı da tüm eserleriyle dünyaya tesir edecekti ama Mevlana olmayacaktı.</span></span><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"></span></span><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Allah'ı ilimle bilmek seviyesinde olacaktı ki; bu Hz. Musa'nın seviyesidir. Mevlana, Şems'le karşılaşmasa; Musa olarak kalacaktı, İsalığa geçip, Muhammediliğe tekamül edemeyecekti.</span></span></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="color: #003399"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Peki ya Şems?</span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Şems bir derviş, maddi bilimlerden çok, ledün dediğimiz, keşifle elde edilen, yani Allah'ın yarattığı manaların iç yüzünü görerek elde edilen, keşfi bilgiye sahip biriydi. Dolayısıyla Şems, Mevlana'yı ihtiyacı olan bütün bilgileri görme seviyesine ulaştırmak üzere yollanmış gibi. Zira kendi Şeyhi de Şems'i yollarken, "Seni bir Allah sevgilisine göndersem, aradığın her şeyi O'nda bulsan, o zaman O'na başını verir misin?' diyor, yani Şems bilerek geliyor oraya.</span></span></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="color: #003399"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Şems-i Tebrizi gönderildiği kişinin Mevlana olduğunu nereden biliyor ya da Mevlana beklediği kişinin Şems olduğunu?</span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Karşılaştıkları anda Şems'in sorusu çok önemli; "Bende Hak tecellisi var diyen biri mi üstün, yoksa peygamber gibi seni Allah'ım layıkıyla bilemedim, diye kendi aczini, hiçliğini belirten biri mi üstün?" Bu soru şu demek; "Ya Mevlana her şeyi biliyorsun da, ben doydum artık istemiyorum mu dedin? Yoksa doyamıyorum, bana öğret mi diyorsun?" İşte bu soruyla karşılaşınca Mevlana, anlıyor işin hikmetini.</span></span><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"></span></span><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Diyor ki; "Peygamber daha üstün, peygamber daha doyamadı Allah'a, ben de doyamıyorum, gel öğret," diyor.</span></span></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="color: #003399"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Şems, Mevlana'ya ne yapıyor da bu kadar etkiliyor?</span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Hz. Şems, Mevlana'ya bütün öğrendiği şeylerin iç yüzünü göstermeye başlıyor. Düşünün ki; senelerce Kafka okumuşsunuz, Kafka'yı çok iyi bildiğinizi sanırsınız, ama bir edebiyat öğretmeni gelir ve Kafka'ya bakmak için size ipuçları verir, bu ipuçlarından sonra tüm Kafka'nın manası size derin bir şekilde açılır. İşte Şems'in Mevlana'ya yaptığı buydu. Mevlana aç ve doymayan bir öğrenciydi. Daha çoğunu isteyen biriydi. Şems ona gösteriyor, açıyor, ipucu veriyor, o ipuçlarından Allah'a varmanın, adeta problem çözmenin, adeta görmeden görür hale geçmenin zevkiyle, Mevlana Şems'e bağlanıyor. O kadar çok bağlanıyor ki, hayatının merkezi haline getiriyor.</span></span><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"></span></span><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Üç sene kadar, gidip gelen bir beraberlikleri var, arada çok dedikodu olduğu için Şems, Şam'a gidiyor, Mevlana çok yalvardığı için dönüyor.</span></span><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"></span></span><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Çünkü daha istiyor Mevlana, bitmemiş, doymamış... Daha öğrenmek ihtiyacı içinde.</span></span></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="color: #003399"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Nasıl dedikodu bunlar?</span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">İnsanlar Mevlana'ya alışmış, kalabalıklar halinde O'na ihtiyaçları var. O'ndan devamlı bir feyiz almaya çalışıyorlar. Hiç tanımadıkları bir adam geliyor hocalarını alıyor. Şems katiyen kendini açmamış, sadece Mevlana ve oğlu Sultan Veled için açmış. Mevlana "Edepli insan edepsizin sıkıntısına tahammül eden insandır," diyor. Şems o üç senede edepsizlere tahammül ederek Mevlana'yı eğitmiş, geceleri de Sultan Veled'i eğitmiş. Daha sonra Mevlevilik tarikatının nasıl kurulması gerektiğini yazdırarak anlatmış ve öğretmiş. Tarikatın bir anlamda fikir babası ve kurucusu Şems oluyor.</span></span></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="color: #003399"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Mevlana bu arada ne yapıyor?</span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Mevlana çok başka bir dünya içinde, Mevlana Allah aşkına dalmış, sema ediyor, şiir söylüyor, konuşuyor, anlatıyor. Onun sistem kuracak hali yok, tamamen dağılmış vaziyette.</span></span></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="color: #003399"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Mevlana'nın çevresindeki insanlar Şems'in varlığından rahatsızlar mıydı?</span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Çok rahatsızlar, kıskanmaya başlıyorlar; "Biz hocamızı göremiyoruz, birisi geldi, hocamız O'na esir oldu, hocamızı göremiyoruz ve hocamızla beraber olamıyoruz, Mevlana devamlı O'nunla olmak istiyor ve öğrencileriyle olmak istemiyor, her şeyi terk ediyor," diyorlar. Şems, Mevlana'nın kitaplarını dağıtıyor, "Bu maddi ilimde bulduklarının hepsini unutacaksın, ben sana işin hakikatini göstereceğim, bu bir birikimdi bana gerekti ama şimdi bunlar bitti," diyor.</span></span><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"></span></span><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Mevlana'nın bu hazırlık dönemi: Kendisinin en bilgili dönemini 'hamdım' diye değerlendirmesi, hocamla 'piştim' diye anlatması ve O'nun gidişiyle 'yandım' diye değerlendirmesi var.</span></span></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="color: #003399"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Şems hep geri planda, peki Mevlana'dan daha mı üstün?</span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Nasıl diyebiliriz ki? İkisi de aynadaki görüntüler, aynı mana, aynı tecelli, birbirlerini uyandırmışlar, mesele burada. Böyle bir üç seneleri olmuş, Mevlana, Şems'in gitmeye meyilli olduğunu hissettiği için, Şems'e çok âşık olan, çok kıymetli kızı Kimya Hatun'la evlendirmiş. Ama Şems vazifesini biliyor, Kimya Hatun, Şems'e çok âşık oluyor, bir süre sonra bu aşkla veremden ölüyor, Şems'in gidişi bu ölümden hemen sonraya rastlar.</span></span></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="color: #003399"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Şems-i Tebrizi'nin öldürüldüğü doğru mu? Bu bir cinayet mi?</span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Tarihi gerçeğinde bu katiyen bilinmiyor. Bir kan bulunduğu, kuyuya attıkları söyleniyor. Şems'in kanın bulunduğu söylenen yerde, Büyük Mutasavvıf Eva Meyerovitch, ilk defa titreme hissettiğini, Şems'in orada bulunduğunu söyledi. Tarihi hakikat bir sır, kim öldürmüş, öldürtmüş mü, bu kışkırtışta Mevlana'nın oğlu Alaaddin Çelebi'nin parmağı var mı? Çünkü Alaaddin Çelebi'nin babasıyla yakınlığından dolayı Şems'i kıskandığı söyleniyor. Hatta Alaadddin Çelebi'nin Kimya Hatun'a âşık olduğu söyleniyor.</span></span></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="color: #003399"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Mevlana ve Şems'in ilişkisini eşcinsellik olarak yorumlayanlar var...</span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Aklınız cinsellikteyse böyle bir yakınlığı cinsellikle değerlendirirsiniz.</span></span><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"></span></span><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Böyle öğretmen-öğrenci ilişkisini yaşayan biri olsaydı böyle bir düşünceye tenezzül bile edilmezdi. Ben kimseyi suçlayamam, Mevlana yasaklamıştır suçlamayı. Demek ki böyle düşünenlerin kafası ancak bu kadarına erebiliyor.</span></span><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"></span></span><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Allah böyle düşünenlerin izanını açsın, anlasın. Herkes bu yakınlığı kendi bakış açısıyla değerlendiriyor. Onun için bu kişilere Mesnevi'yi okumalarını tavsiye ediyorum, o zaman akıllarında böyle bir düşünce ya da şüphe kalmaz.</span></span></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="color: #003399"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Mevlana'ya popülist yaklaşımı nasıl yorumluyorsunuz?</span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">O kadar herkese 'Gel,' demiş ki, herkes geliyor 'O, benim' diyor. İranlısı geliyor, Amerikalısı geliyor 'Benim,' diyor. Tüm sufi görünen kişiler sakalı, bıyığı birbirine karışmış kişiler 'Mevlanacıyım,' diyor.</span></span><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"></span></span><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Sağ olsun Madonna, Mevlana'dan alıntılar yapıyor. Çünkü Mevlana buna izin vermiş. Mesnevi'ye bakıp hayvan hikâyesi gören var, aşk hikâyesi gören var. Batı Mevlana'yı sadece sevmiş, idrak edecek bilgisi ve kapasitesi yok, profesörler hariç, Amerikan ve İngiliz üniversitelerinde tasavvuf konusundaki eğitim bizden çok üstün. Onlar halk olarak aşk şiiri okur gibi okuyorlar manasını idrak etmek yine bize düşüyor. Buda'ya çok saygım var ama o tasavvuf bizimkinin yanında ilkokul seviyesi.</span></span></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="color: #003399"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Bizdeki Mevlana eğitimi ne durumda?</span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Bizim okullarımızda disiplinli bir Mevlana eğitimi yok. Çok zorlanarak beş altı senedir bir Mevlana enstitüsü açabildik.</span></span><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"></span></span><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Batıda kürsüleri var üniversitelerde.</span></span><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"></span></span><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">İnşallah biz de o seviyeye geleceğiz.</span></span><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"></span></span><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Üniversitelerimizde Mevlana bölümü açılır ve okutulur, dünyaya bakışımız değişir ve belki Papa'yı bile değiştiririz. Papa da biliyorsunuz dinler arası diyaloğa hayır diyor, oysa Mevlana herkese 'Gel,' diyor.</span></span></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="color: #003399"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Şems'in gidişi ya da öldürülüşü Mevlana için çok önemli bir aşama yani...</span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Şems biliyordu, "Şu anda benle görüyor, zannediyor ki ben olmazsam göremez, halbuki tüm güzellikler kendi içinde O'nun, kendi güzel, ben aradan vücudumu çekeyim ki; o aynı hakikati kendinde bulsun diye," kendi vücudunu aradan çekişidir bu kayboluş. Bir mürşit bunu mutlaka yapmalıdır. O zaman mürit, mürşide tapar, insana tapmış oluruz.</span></span><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"></span></span><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Mevlana bu noktaya geldi. Bu işin başıdır, fakat tapma derecesine gelmesin diye mürşit kendini aradan çeker. Şems'in yaptığı budur.</span></span><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"></span></span><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Şems, Mevlana'yı yıktı, yok etti, var etti ve bıraktı, gitti. Manevi açıdan Şems'in ortadan kayboluşu ise, Mevlana'nın Şems'in aynasında seyrettiği Allah'ını, artık kendi aynasında görmeye başlaması için şarttı.</span></span></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="color: #003399"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Şems'ten sonrası nasıl geçti Mevlana için?</span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Mevlana, Şems kaybolduğu için çok ızdırap çekti. Burada çekilen ızdırap bir arkadaşın, bir dostun kaybı değildir, bir öğrencinin öğretmeninin manasını artık seyredemeyeceğinin ızdırabıdır. Uzun süre yemek yemediğini biliyoruz, zaten çok zayıf biriydi. Çok acı bir devre geçirmiş, birkaç sene böyle geçmiş sonra kendini halka adamış. O birkaç sene içinde Zerkubi çıkıyor karşısına, Zerkubi'yi baş köşeye oturtmaya başlıyor, uzun süre O'nun varlığı Mevlana'yı anlatmaya, öğretmeye itiyor. Daha sonra Hüsamettin Çelebi, "Bir kitap yazsanız," diyor.</span></span><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"></span></span><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Mesnevi'nin ilk 18 beyitini yazıyor.</span></span></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="color: #003399"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Madden doymuş insanlar tasavvufa yöneliyor, yurt dışında ve ülkemizde bir çok örnek var... Mesela Mazhar Alanson, Richard Gere. Bu nasıl bir arayış?</span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Ben Mazhar Alanson'un sufi olduğuna inanıyorum, bir yolda olduğunu zannediyorum.</span></span><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"></span></span><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">İnşallah öyledir. Hoş buluyorum kendisini, şarkılarının manasının tam sufiliğe uygun olduğunu düşünüyorum. Hayat çok zor ve tatmin etmiyor, maddi zevkler insana mutluluk vermez, insanın ezelinde inanmak ihtiyacı ve gökyüzünden beslenmek ihtiyacı var. Fakat maalesef dünya zevklerine takılıp kalınca hem mutsuz oluyorlar, hem de devam ettiriyorlar, başka zevki tanımıyor insanlar, başka zevkle ilgili bir şey duyduklarında ise inanılmaz bir şekilde üstüne düşüyorlar. Tasavvuf her dinde tasavvuftur, her dinin tasavvufuna çekiliş o insan için bir rahatlama ve huzurdur.</span></span></p> <p style="text-align: center"></p> </p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Aks_i_NuR, post: 172035, member: 13438"] [RIGHT][I][COLOR=#999999]Cemalnur Sargut Hanım'a teşekkürlerimizle... (Bu röportaj 07.12.2008 tarihinde Sabah Gazetesinde yayınlanmıştır.)[/COLOR][/I] [CENTER][B][COLOR=#003399][FONT=Trebuchet MS]Mevlana, Şems'le karşılaşıncaya kadar nasıl biriydi?[/FONT][/COLOR][/B] [COLOR=#333333][FONT=Trebuchet MS]Mevlana maddi ve manevi açıdan son derece bilgili; fizik, kimya, biyoloji, psikoloji konusunda muazzam derinlikte bilgilere sahip biri. Bu arada İslam'ın beklediği fıkıh, astronomi, kelam, Kuran gibi konularda da o dönemin en bilgili kişisi.[/FONT][/COLOR][COLOR=#333333][FONT=Trebuchet MS] [/FONT][/COLOR][COLOR=#333333][FONT=Trebuchet MS]Şems'le karşılaşmasaydı da tüm eserleriyle dünyaya tesir edecekti ama Mevlana olmayacaktı.[/FONT][/COLOR][COLOR=#333333][FONT=Trebuchet MS] [/FONT][/COLOR][COLOR=#333333][FONT=Trebuchet MS]Allah'ı ilimle bilmek seviyesinde olacaktı ki; bu Hz. Musa'nın seviyesidir. Mevlana, Şems'le karşılaşmasa; Musa olarak kalacaktı, İsalığa geçip, Muhammediliğe tekamül edemeyecekti.[/FONT][/COLOR] [B][COLOR=#003399][FONT=Trebuchet MS]Peki ya Şems?[/FONT][/COLOR][/B] [COLOR=#333333][FONT=Trebuchet MS]Şems bir derviş, maddi bilimlerden çok, ledün dediğimiz, keşifle elde edilen, yani Allah'ın yarattığı manaların iç yüzünü görerek elde edilen, keşfi bilgiye sahip biriydi. Dolayısıyla Şems, Mevlana'yı ihtiyacı olan bütün bilgileri görme seviyesine ulaştırmak üzere yollanmış gibi. Zira kendi Şeyhi de Şems'i yollarken, "Seni bir Allah sevgilisine göndersem, aradığın her şeyi O'nda bulsan, o zaman O'na başını verir misin?' diyor, yani Şems bilerek geliyor oraya.[/FONT][/COLOR] [B][COLOR=#003399][FONT=Trebuchet MS]Şems-i Tebrizi gönderildiği kişinin Mevlana olduğunu nereden biliyor ya da Mevlana beklediği kişinin Şems olduğunu?[/FONT][/COLOR][/B] [COLOR=#333333][FONT=Trebuchet MS]Karşılaştıkları anda Şems'in sorusu çok önemli; "Bende Hak tecellisi var diyen biri mi üstün, yoksa peygamber gibi seni Allah'ım layıkıyla bilemedim, diye kendi aczini, hiçliğini belirten biri mi üstün?" Bu soru şu demek; "Ya Mevlana her şeyi biliyorsun da, ben doydum artık istemiyorum mu dedin? Yoksa doyamıyorum, bana öğret mi diyorsun?" İşte bu soruyla karşılaşınca Mevlana, anlıyor işin hikmetini.[/FONT][/COLOR][COLOR=#333333][FONT=Trebuchet MS] [/FONT][/COLOR][COLOR=#333333][FONT=Trebuchet MS]Diyor ki; "Peygamber daha üstün, peygamber daha doyamadı Allah'a, ben de doyamıyorum, gel öğret," diyor.[/FONT][/COLOR] [B][COLOR=#003399][FONT=Trebuchet MS]Şems, Mevlana'ya ne yapıyor da bu kadar etkiliyor?[/FONT][/COLOR][/B] [COLOR=#333333][FONT=Trebuchet MS]Hz. Şems, Mevlana'ya bütün öğrendiği şeylerin iç yüzünü göstermeye başlıyor. Düşünün ki; senelerce Kafka okumuşsunuz, Kafka'yı çok iyi bildiğinizi sanırsınız, ama bir edebiyat öğretmeni gelir ve Kafka'ya bakmak için size ipuçları verir, bu ipuçlarından sonra tüm Kafka'nın manası size derin bir şekilde açılır. İşte Şems'in Mevlana'ya yaptığı buydu. Mevlana aç ve doymayan bir öğrenciydi. Daha çoğunu isteyen biriydi. Şems ona gösteriyor, açıyor, ipucu veriyor, o ipuçlarından Allah'a varmanın, adeta problem çözmenin, adeta görmeden görür hale geçmenin zevkiyle, Mevlana Şems'e bağlanıyor. O kadar çok bağlanıyor ki, hayatının merkezi haline getiriyor.[/FONT][/COLOR][COLOR=#333333][FONT=Trebuchet MS] [/FONT][/COLOR][COLOR=#333333][FONT=Trebuchet MS]Üç sene kadar, gidip gelen bir beraberlikleri var, arada çok dedikodu olduğu için Şems, Şam'a gidiyor, Mevlana çok yalvardığı için dönüyor.[/FONT][/COLOR][COLOR=#333333][FONT=Trebuchet MS] [/FONT][/COLOR][COLOR=#333333][FONT=Trebuchet MS]Çünkü daha istiyor Mevlana, bitmemiş, doymamış... Daha öğrenmek ihtiyacı içinde.[/FONT][/COLOR] [B][COLOR=#003399][FONT=Trebuchet MS]Nasıl dedikodu bunlar?[/FONT][/COLOR][/B] [COLOR=#333333][FONT=Trebuchet MS]İnsanlar Mevlana'ya alışmış, kalabalıklar halinde O'na ihtiyaçları var. O'ndan devamlı bir feyiz almaya çalışıyorlar. Hiç tanımadıkları bir adam geliyor hocalarını alıyor. Şems katiyen kendini açmamış, sadece Mevlana ve oğlu Sultan Veled için açmış. Mevlana "Edepli insan edepsizin sıkıntısına tahammül eden insandır," diyor. Şems o üç senede edepsizlere tahammül ederek Mevlana'yı eğitmiş, geceleri de Sultan Veled'i eğitmiş. Daha sonra Mevlevilik tarikatının nasıl kurulması gerektiğini yazdırarak anlatmış ve öğretmiş. Tarikatın bir anlamda fikir babası ve kurucusu Şems oluyor.[/FONT][/COLOR] [B][COLOR=#003399][FONT=Trebuchet MS]Mevlana bu arada ne yapıyor?[/FONT][/COLOR][/B] [COLOR=#333333][FONT=Trebuchet MS]Mevlana çok başka bir dünya içinde, Mevlana Allah aşkına dalmış, sema ediyor, şiir söylüyor, konuşuyor, anlatıyor. Onun sistem kuracak hali yok, tamamen dağılmış vaziyette.[/FONT][/COLOR] [B][COLOR=#003399][FONT=Trebuchet MS]Mevlana'nın çevresindeki insanlar Şems'in varlığından rahatsızlar mıydı?[/FONT][/COLOR][/B] [COLOR=#333333][FONT=Trebuchet MS]Çok rahatsızlar, kıskanmaya başlıyorlar; "Biz hocamızı göremiyoruz, birisi geldi, hocamız O'na esir oldu, hocamızı göremiyoruz ve hocamızla beraber olamıyoruz, Mevlana devamlı O'nunla olmak istiyor ve öğrencileriyle olmak istemiyor, her şeyi terk ediyor," diyorlar. Şems, Mevlana'nın kitaplarını dağıtıyor, "Bu maddi ilimde bulduklarının hepsini unutacaksın, ben sana işin hakikatini göstereceğim, bu bir birikimdi bana gerekti ama şimdi bunlar bitti," diyor.[/FONT][/COLOR][COLOR=#333333][FONT=Trebuchet MS] [/FONT][/COLOR][COLOR=#333333][FONT=Trebuchet MS]Mevlana'nın bu hazırlık dönemi: Kendisinin en bilgili dönemini 'hamdım' diye değerlendirmesi, hocamla 'piştim' diye anlatması ve O'nun gidişiyle 'yandım' diye değerlendirmesi var.[/FONT][/COLOR] [B][COLOR=#003399][FONT=Trebuchet MS]Şems hep geri planda, peki Mevlana'dan daha mı üstün?[/FONT][/COLOR][/B] [COLOR=#333333][FONT=Trebuchet MS]Nasıl diyebiliriz ki? İkisi de aynadaki görüntüler, aynı mana, aynı tecelli, birbirlerini uyandırmışlar, mesele burada. Böyle bir üç seneleri olmuş, Mevlana, Şems'in gitmeye meyilli olduğunu hissettiği için, Şems'e çok âşık olan, çok kıymetli kızı Kimya Hatun'la evlendirmiş. Ama Şems vazifesini biliyor, Kimya Hatun, Şems'e çok âşık oluyor, bir süre sonra bu aşkla veremden ölüyor, Şems'in gidişi bu ölümden hemen sonraya rastlar.[/FONT][/COLOR] [B][COLOR=#003399][FONT=Trebuchet MS]Şems-i Tebrizi'nin öldürüldüğü doğru mu? Bu bir cinayet mi?[/FONT][/COLOR][/B] [COLOR=#333333][FONT=Trebuchet MS]Tarihi gerçeğinde bu katiyen bilinmiyor. Bir kan bulunduğu, kuyuya attıkları söyleniyor. Şems'in kanın bulunduğu söylenen yerde, Büyük Mutasavvıf Eva Meyerovitch, ilk defa titreme hissettiğini, Şems'in orada bulunduğunu söyledi. Tarihi hakikat bir sır, kim öldürmüş, öldürtmüş mü, bu kışkırtışta Mevlana'nın oğlu Alaaddin Çelebi'nin parmağı var mı? Çünkü Alaaddin Çelebi'nin babasıyla yakınlığından dolayı Şems'i kıskandığı söyleniyor. Hatta Alaadddin Çelebi'nin Kimya Hatun'a âşık olduğu söyleniyor.[/FONT][/COLOR] [B][COLOR=#003399][FONT=Trebuchet MS]Mevlana ve Şems'in ilişkisini eşcinsellik olarak yorumlayanlar var...[/FONT][/COLOR][/B] [COLOR=#333333][FONT=Trebuchet MS]Aklınız cinsellikteyse böyle bir yakınlığı cinsellikle değerlendirirsiniz.[/FONT][/COLOR][COLOR=#333333][FONT=Trebuchet MS] [/FONT][/COLOR][COLOR=#333333][FONT=Trebuchet MS]Böyle öğretmen-öğrenci ilişkisini yaşayan biri olsaydı böyle bir düşünceye tenezzül bile edilmezdi. Ben kimseyi suçlayamam, Mevlana yasaklamıştır suçlamayı. Demek ki böyle düşünenlerin kafası ancak bu kadarına erebiliyor.[/FONT][/COLOR][COLOR=#333333][FONT=Trebuchet MS] [/FONT][/COLOR][COLOR=#333333][FONT=Trebuchet MS]Allah böyle düşünenlerin izanını açsın, anlasın. Herkes bu yakınlığı kendi bakış açısıyla değerlendiriyor. Onun için bu kişilere Mesnevi'yi okumalarını tavsiye ediyorum, o zaman akıllarında böyle bir düşünce ya da şüphe kalmaz.[/FONT][/COLOR] [B][COLOR=#003399][FONT=Trebuchet MS]Mevlana'ya popülist yaklaşımı nasıl yorumluyorsunuz?[/FONT][/COLOR][/B] [COLOR=#333333][FONT=Trebuchet MS]O kadar herkese 'Gel,' demiş ki, herkes geliyor 'O, benim' diyor. İranlısı geliyor, Amerikalısı geliyor 'Benim,' diyor. Tüm sufi görünen kişiler sakalı, bıyığı birbirine karışmış kişiler 'Mevlanacıyım,' diyor.[/FONT][/COLOR][COLOR=#333333][FONT=Trebuchet MS] [/FONT][/COLOR][COLOR=#333333][FONT=Trebuchet MS]Sağ olsun Madonna, Mevlana'dan alıntılar yapıyor. Çünkü Mevlana buna izin vermiş. Mesnevi'ye bakıp hayvan hikâyesi gören var, aşk hikâyesi gören var. Batı Mevlana'yı sadece sevmiş, idrak edecek bilgisi ve kapasitesi yok, profesörler hariç, Amerikan ve İngiliz üniversitelerinde tasavvuf konusundaki eğitim bizden çok üstün. Onlar halk olarak aşk şiiri okur gibi okuyorlar manasını idrak etmek yine bize düşüyor. Buda'ya çok saygım var ama o tasavvuf bizimkinin yanında ilkokul seviyesi.[/FONT][/COLOR] [B][COLOR=#003399][FONT=Trebuchet MS]Bizdeki Mevlana eğitimi ne durumda?[/FONT][/COLOR][/B] [COLOR=#333333][FONT=Trebuchet MS]Bizim okullarımızda disiplinli bir Mevlana eğitimi yok. Çok zorlanarak beş altı senedir bir Mevlana enstitüsü açabildik.[/FONT][/COLOR][COLOR=#333333][FONT=Trebuchet MS] [/FONT][/COLOR][COLOR=#333333][FONT=Trebuchet MS]Batıda kürsüleri var üniversitelerde.[/FONT][/COLOR][COLOR=#333333][FONT=Trebuchet MS] [/FONT][/COLOR][COLOR=#333333][FONT=Trebuchet MS]İnşallah biz de o seviyeye geleceğiz.[/FONT][/COLOR][COLOR=#333333][FONT=Trebuchet MS] [/FONT][/COLOR][COLOR=#333333][FONT=Trebuchet MS]Üniversitelerimizde Mevlana bölümü açılır ve okutulur, dünyaya bakışımız değişir ve belki Papa'yı bile değiştiririz. Papa da biliyorsunuz dinler arası diyaloğa hayır diyor, oysa Mevlana herkese 'Gel,' diyor.[/FONT][/COLOR] [B][COLOR=#003399][FONT=Trebuchet MS]Şems'in gidişi ya da öldürülüşü Mevlana için çok önemli bir aşama yani...[/FONT][/COLOR][/B] [COLOR=#333333][FONT=Trebuchet MS]Şems biliyordu, "Şu anda benle görüyor, zannediyor ki ben olmazsam göremez, halbuki tüm güzellikler kendi içinde O'nun, kendi güzel, ben aradan vücudumu çekeyim ki; o aynı hakikati kendinde bulsun diye," kendi vücudunu aradan çekişidir bu kayboluş. Bir mürşit bunu mutlaka yapmalıdır. O zaman mürit, mürşide tapar, insana tapmış oluruz.[/FONT][/COLOR][COLOR=#333333][FONT=Trebuchet MS] [/FONT][/COLOR][COLOR=#333333][FONT=Trebuchet MS]Mevlana bu noktaya geldi. Bu işin başıdır, fakat tapma derecesine gelmesin diye mürşit kendini aradan çeker. Şems'in yaptığı budur.[/FONT][/COLOR][COLOR=#333333][FONT=Trebuchet MS] [/FONT][/COLOR][COLOR=#333333][FONT=Trebuchet MS]Şems, Mevlana'yı yıktı, yok etti, var etti ve bıraktı, gitti. Manevi açıdan Şems'in ortadan kayboluşu ise, Mevlana'nın Şems'in aynasında seyrettiği Allah'ını, artık kendi aynasında görmeye başlaması için şarttı.[/FONT][/COLOR] [B][COLOR=#003399][FONT=Trebuchet MS]Şems'ten sonrası nasıl geçti Mevlana için?[/FONT][/COLOR][/B] [COLOR=#333333][FONT=Trebuchet MS]Mevlana, Şems kaybolduğu için çok ızdırap çekti. Burada çekilen ızdırap bir arkadaşın, bir dostun kaybı değildir, bir öğrencinin öğretmeninin manasını artık seyredemeyeceğinin ızdırabıdır. Uzun süre yemek yemediğini biliyoruz, zaten çok zayıf biriydi. Çok acı bir devre geçirmiş, birkaç sene böyle geçmiş sonra kendini halka adamış. O birkaç sene içinde Zerkubi çıkıyor karşısına, Zerkubi'yi baş köşeye oturtmaya başlıyor, uzun süre O'nun varlığı Mevlana'yı anlatmaya, öğretmeye itiyor. Daha sonra Hüsamettin Çelebi, "Bir kitap yazsanız," diyor.[/FONT][/COLOR][COLOR=#333333][FONT=Trebuchet MS] [/FONT][/COLOR][COLOR=#333333][FONT=Trebuchet MS]Mesnevi'nin ilk 18 beyitini yazıyor.[/FONT][/COLOR] [B][COLOR=#003399][FONT=Trebuchet MS]Madden doymuş insanlar tasavvufa yöneliyor, yurt dışında ve ülkemizde bir çok örnek var... Mesela Mazhar Alanson, Richard Gere. Bu nasıl bir arayış?[/FONT][/COLOR][/B] [COLOR=#333333][FONT=Trebuchet MS]Ben Mazhar Alanson'un sufi olduğuna inanıyorum, bir yolda olduğunu zannediyorum.[/FONT][/COLOR][COLOR=#333333][FONT=Trebuchet MS] [/FONT][/COLOR][COLOR=#333333][FONT=Trebuchet MS]İnşallah öyledir. Hoş buluyorum kendisini, şarkılarının manasının tam sufiliğe uygun olduğunu düşünüyorum. Hayat çok zor ve tatmin etmiyor, maddi zevkler insana mutluluk vermez, insanın ezelinde inanmak ihtiyacı ve gökyüzünden beslenmek ihtiyacı var. Fakat maalesef dünya zevklerine takılıp kalınca hem mutsuz oluyorlar, hem de devam ettiriyorlar, başka zevki tanımıyor insanlar, başka zevkle ilgili bir şey duyduklarında ise inanılmaz bir şekilde üstüne düşüyorlar. Tasavvuf her dinde tasavvuftur, her dinin tasavvufuna çekiliş o insan için bir rahatlama ve huzurdur.[/FONT][/COLOR] [/CENTER] [/RIGHT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Tasavvuf
Mevlana ve Mevlevilik
Röpörtaj:Mevlana ve ŞEms İlişkisi Hakkında..
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst