Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Ruhumuz hasta
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Livza" data-source="post: 102690" data-attributes="member: 8422"><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: #ff0000">Ruhumuz hasta sen şifa ver ya Rabbi </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: #ff0000">Kısa bir ömür. Küçük bir dünya. Herkese yetecek bir atmosfer. Peki, o zaman dünya için didişme neden? Neticede nice büyük mevki, makam ve zenginlik sahibi insan, dünya ve içindekilerini burada bırakıp gitmediler mi? </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: #ff0000">Tabii ki gittiler. Hem de hiç ummadıkları bir anda. Onlara sorulmadan. Aniden. Bir gece, bir sabah veya en mutlu oldukları bir demde. Öyleyse bizden öncekilere olan şeyin aynısı bize de olacak. Buna biz sünnetullah diyoruz, yüce Allah’ın toplumlar ve fertlerle ilgili değişmez kuralı. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: #ff0000">Peki, neden bu kadar didişiyor, kavga ediyoruz. "Birbirinizi sevin, çevrenizi anlayan bir kalp ve gözle bakın" diyen sesi duymuyoruz. Çünkü bir kısmımız egomuza esir olmuşuz, bir kısmımız dünyaya aşırı tutkulanmışız, bir kısmımız dünyayı idare etmeye çabalıyoruz. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: #ff0000">Çoluk çocuğumuza daha yaşanılır bir dünya bırakmak için başkasının çoluk çocuğunu düşünmüyoruz. Çevremiz için esirgemediğimiz anlayışı, başkasına göstermiyoruz. Çoğu kez sadece cenaze merasiminde Allah’ı hatırlıyoruz, sadece orada. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: #ff0000">Orada bile duygularımızın bir yanında dünyada sonsuza kadar yaşanan baskın duygular vardır. Dilimizden bir dua dökülse, "Ya Rabbi uzun ömür ve sıhhat ver" diyeceğiz, olabilse ebedilik isteyeceğiz. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: #ff0000">Kalbimiz hastadır. Ruhumuzda derin yaralar vardır. İnsanların yoğunluğu arasında "Allah’la halvet-Allah’la yalnızlaşmak" duygularından uzağız. Çoklukla birliği, birlikle çokluğu yakalama ufkundan uzak düşmüşüz. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: #ff0000"><span style="font-size: 15px">Kısacası ruhumuz hem hasta hem yorgun. Verilenle yetinmiyoruz. Verilmeyenin peşindeyiz. Başkasında hiç olmayanın farkında olamıyoruz. Başkasında olanın farkındayız. Bir vadi altınımız olsa, öteki vadinin peşinde koşacağız.</span> </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: #ff0000">Dar bir sokakta biri bizi durdurup sorsa, "Nereye gidiyorsun, ne olacaksın, bu koşu nereye kadar, üç kuşak öncesi dedenin mezarı hani nerde" dese, sadece duraksayıp yüzüne bakacağız. Anlamsız, sessiz, durağan. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: #ff0000">Doğrudur. Emeller, temenniler bizi esir etmiş durumda. Diğerkámlık, başkasını düşünme duygularından uzaklaşmışız. Kendimizi iyi işlere, merhamete yönlendiremiyoruz. Sorulduğunda cevabımız hazırdır. "Ne yapalım, kaderimiz böyle, Allah böyle yazmış" deriz. Ama nedense günah işlerken, kötülük yaparken kaderi düşünmeyiz, günah işledikten sonra kendimizi avundurmak için kadere sığınırız. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: #ff0000">Mademki bu kadar kaderciyiz, mademki "Ne yapayım kaderim böyleydi" diyoruz, o zaman dünyalık peşinde koşarken neden böyle düşünmüyoruz. Her şeyi ince ayrıntılara kadar hesap ediyoruz. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: #ff0000">Evet, kader vardır ama kader seni mahkûm etmiyor, sen kendi hareket ve tercihlerinle kaderini hazırlıyorsun. Kaderinin senaristi sensin, başkası değil. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: #ff0000">Efendim deriz bazen, "Acele niye? İleride tövbe ederiz. Kötülükleri sileriz. Hele bir de hacca gittik mi!.. Mezarımıza tertemiz gideriz". Evet, bazen şeytan ve nefsimiz bu sözleri fısıldar. Kim bilir belki hiç zamanımız olmaz. Kim bilir belki bu pazarlık yüce Rabbimiz tarafından hoş karşılanmaz. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: #ff0000">Belki hiç tövbe nasip olmaz. Belki aniden gelir, gelecek olan her şey. Şeytan bazen nefsimize hoş gelen ama bizi Allah’tan uzaklaştıran sözler fısıldar. Bizi vicdanen rahatlatır. Ama sorumluluktan kurtarmaz. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: #ff0000">* * * </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: #ff0000"><span style="font-size: 15px">Hz. Ebubekir’in sözü ne kadar da mesaj yüklüdür: "Benim hasta bir kalbim var. Hasta kalplere şifa veren sensin ya Rabbi. Benim hasta kalbime de sen şifa ver ya Rabbi."</span> </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: #ff0000">Dünya geniş, hepimize yeter. Rızkı yaratan, káinata gönderdiği herkesin rızkını da göndermiştir. Dilek ve duygularımızı tartalım o zaman, egomuzu sorgulayalım. Allah’tan gafil olmayalım. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: #ff0000">Bilmek lazım ki, kul Rabbini unutsa da, Rabb, kulunu unutmaz. Gelin hasta kalbimizi en büyük doktor olan Allah’ın tedavisiyle tedavi edelim, O’na yönelelim. </span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: #ff0000"><span style="font-size: 15px">"Ben kendimi terk etsem de, ben kendimi bıraksam da sen beni bırakma ya Rabbi" diyelim.</span></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Livza, post: 102690, member: 8422"] [FONT=Comic Sans MS][COLOR=#ff0000]Ruhumuz hasta sen şifa ver ya Rabbi [/COLOR][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][COLOR=#ff0000]Kısa bir ömür. Küçük bir dünya. Herkese yetecek bir atmosfer. Peki, o zaman dünya için didişme neden? Neticede nice büyük mevki, makam ve zenginlik sahibi insan, dünya ve içindekilerini burada bırakıp gitmediler mi? [/COLOR][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][COLOR=#ff0000]Tabii ki gittiler. Hem de hiç ummadıkları bir anda. Onlara sorulmadan. Aniden. Bir gece, bir sabah veya en mutlu oldukları bir demde. Öyleyse bizden öncekilere olan şeyin aynısı bize de olacak. Buna biz sünnetullah diyoruz, yüce Allah’ın toplumlar ve fertlerle ilgili değişmez kuralı. [/COLOR][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][COLOR=#ff0000]Peki, neden bu kadar didişiyor, kavga ediyoruz. "Birbirinizi sevin, çevrenizi anlayan bir kalp ve gözle bakın" diyen sesi duymuyoruz. Çünkü bir kısmımız egomuza esir olmuşuz, bir kısmımız dünyaya aşırı tutkulanmışız, bir kısmımız dünyayı idare etmeye çabalıyoruz. [/COLOR][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][COLOR=#ff0000]Çoluk çocuğumuza daha yaşanılır bir dünya bırakmak için başkasının çoluk çocuğunu düşünmüyoruz. Çevremiz için esirgemediğimiz anlayışı, başkasına göstermiyoruz. Çoğu kez sadece cenaze merasiminde Allah’ı hatırlıyoruz, sadece orada. [/COLOR][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][COLOR=#ff0000]Orada bile duygularımızın bir yanında dünyada sonsuza kadar yaşanan baskın duygular vardır. Dilimizden bir dua dökülse, "Ya Rabbi uzun ömür ve sıhhat ver" diyeceğiz, olabilse ebedilik isteyeceğiz. [/COLOR][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][COLOR=#ff0000]Kalbimiz hastadır. Ruhumuzda derin yaralar vardır. İnsanların yoğunluğu arasında "Allah’la halvet-Allah’la yalnızlaşmak" duygularından uzağız. Çoklukla birliği, birlikle çokluğu yakalama ufkundan uzak düşmüşüz. [/COLOR][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][COLOR=#ff0000][SIZE=4]Kısacası ruhumuz hem hasta hem yorgun. Verilenle yetinmiyoruz. Verilmeyenin peşindeyiz. Başkasında hiç olmayanın farkında olamıyoruz. Başkasında olanın farkındayız. Bir vadi altınımız olsa, öteki vadinin peşinde koşacağız.[/SIZE] [/COLOR][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][COLOR=#ff0000]Dar bir sokakta biri bizi durdurup sorsa, "Nereye gidiyorsun, ne olacaksın, bu koşu nereye kadar, üç kuşak öncesi dedenin mezarı hani nerde" dese, sadece duraksayıp yüzüne bakacağız. Anlamsız, sessiz, durağan. [/COLOR][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][COLOR=#ff0000]Doğrudur. Emeller, temenniler bizi esir etmiş durumda. Diğerkámlık, başkasını düşünme duygularından uzaklaşmışız. Kendimizi iyi işlere, merhamete yönlendiremiyoruz. Sorulduğunda cevabımız hazırdır. "Ne yapalım, kaderimiz böyle, Allah böyle yazmış" deriz. Ama nedense günah işlerken, kötülük yaparken kaderi düşünmeyiz, günah işledikten sonra kendimizi avundurmak için kadere sığınırız. [/COLOR][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][COLOR=#ff0000]Mademki bu kadar kaderciyiz, mademki "Ne yapayım kaderim böyleydi" diyoruz, o zaman dünyalık peşinde koşarken neden böyle düşünmüyoruz. Her şeyi ince ayrıntılara kadar hesap ediyoruz. [/COLOR][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][COLOR=#ff0000]Evet, kader vardır ama kader seni mahkûm etmiyor, sen kendi hareket ve tercihlerinle kaderini hazırlıyorsun. Kaderinin senaristi sensin, başkası değil. [/COLOR][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][COLOR=#ff0000]Efendim deriz bazen, "Acele niye? İleride tövbe ederiz. Kötülükleri sileriz. Hele bir de hacca gittik mi!.. Mezarımıza tertemiz gideriz". Evet, bazen şeytan ve nefsimiz bu sözleri fısıldar. Kim bilir belki hiç zamanımız olmaz. Kim bilir belki bu pazarlık yüce Rabbimiz tarafından hoş karşılanmaz. [/COLOR][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][COLOR=#ff0000]Belki hiç tövbe nasip olmaz. Belki aniden gelir, gelecek olan her şey. Şeytan bazen nefsimize hoş gelen ama bizi Allah’tan uzaklaştıran sözler fısıldar. Bizi vicdanen rahatlatır. Ama sorumluluktan kurtarmaz. [/COLOR][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][COLOR=#ff0000]* * * [/COLOR][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][COLOR=#ff0000][SIZE=4]Hz. Ebubekir’in sözü ne kadar da mesaj yüklüdür: "Benim hasta bir kalbim var. Hasta kalplere şifa veren sensin ya Rabbi. Benim hasta kalbime de sen şifa ver ya Rabbi."[/SIZE] [/COLOR][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][COLOR=#ff0000]Dünya geniş, hepimize yeter. Rızkı yaratan, káinata gönderdiği herkesin rızkını da göndermiştir. Dilek ve duygularımızı tartalım o zaman, egomuzu sorgulayalım. Allah’tan gafil olmayalım. [/COLOR][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][COLOR=#ff0000]Bilmek lazım ki, kul Rabbini unutsa da, Rabb, kulunu unutmaz. Gelin hasta kalbimizi en büyük doktor olan Allah’ın tedavisiyle tedavi edelim, O’na yönelelim. [/COLOR][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][COLOR=#ff0000][SIZE=4]"Ben kendimi terk etsem de, ben kendimi bıraksam da sen beni bırakma ya Rabbi" diyelim.[/SIZE][/COLOR][/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Ruhumuz hasta
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst