Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Genel ve Güncel Haberler
S.Nursi’nin bir haftada yediğini koklasam biter
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="harp" data-source="post: 250088" data-attributes="member: 1008315"><p><span style="color: red">S.Nursi’nin bir haftada yediğini koklasam biter</span></p><p> 13 Mayıs 2011 / 23:00</p><p> Bediüzzaman Said Nursi’nin taleberi Merhum (Vahşi) Şaban Akdağ Ağabey’i, vefat yıldönümünde rahmetle anıyoruz…</p><p> </p><p> <strong><u><span style="color: blue"><span style="font-family: 'verdana'"><span style="font-size: 10px">Ömer Özcan’ın yazısı - RisaleHaber</span></span></span></u></strong></p><p> </p><p> <span style="font-family: 'verdana'"><span style="font-size: 10px">Çok bilinen lâkabıyla merhum “Vahşi Şaban” ağabey, Isparta’nın Bozanönü Köyündendir. 1958 senesinde Üstad Bediüzzaman Hazretlerinin hizmetindeki ağabeyler Ankara’da hapishaneye girince, Şaban ağabey, Üstadımıza bir müddet Isparta’da hizmet etmiştir. Çok hatıraları vardır.</span></span></p><p> <span style="font-family: 'verdana'"><span style="font-size: 10px">12 Mayıs 2005 tarihinde Isparta’da vefat eden Şaban Akdağ ağabeyimizi <span style="color: #f00"><strong>RisaleHaber</strong> </span>olarak rahmetle anıyoruz. </span></span></p><p> <span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'verdana'">***</span></span></p><p> <strong><span style="font-family: 'verdana'"><span style="font-size: 10px">Üstad beni kovdu </span></span></strong></p><p> <span style="font-family: 'verdana'"><span style="font-size: 10px">Bir gün “Şaban sen yemek yapmasını bilir misin?” dedi. Bilmiyorum diyemiyorum; “Bilirim Üstadım” dedim. Ben, odaya gideceğim de orada pişireceğim zannediyorum… Meğer gözünün önünde pişirttiriyormuş. </span></span></p><p> <span style="font-family: 'verdana'"><span style="font-size: 10px">Neyse sefertası var, içine biraz su kattım, Üstad elinde kitap okuyor. “Yağ şu kadar yeter mi Üstadım?” dedim, bir çay kaşığı kadar. “Yeter” manasında bakmadan başını salladı. “Tuz ne kadar katacağız Üstadım?” dedim. “Git Keçeli! Sen beni konuşturuyorsun” diye bağırdı. Eh bıraktım gittim... </span></span></p><p> <span style="font-family: 'verdana'"><span style="font-size: 10px">Şoför Mahmut’a (Çalışkan) “Mahmut Üstad beni kovdu” dedim. “Neden?” “Yağı şu kadar mı katayım?” dedim, kafasıyla “tamam” dedi, “tuzu ne kadar katacağım” dedim, “Git Keçeli! Sen beni konuşturuyorsun” dedi. </span></span></p><p> <span style="font-family: 'verdana'"><span style="font-size: 10px">Yani Allah bize merhamet etsin, yağı şu kadar kat, tuzu şu kadar kat; onun için malâyâni imiş ki tek kelime konuşmuyor, Allah bize merhamet etsin... Ya okuyacak, ya dinleyecek, ya uyuyacak. Üçünün birisi, dahası yok, dahası yok. Bir şahsın arkasından, önünden konuşmak, gıybet etmek, tek kelime yok. </span></span></p><p> <span style="font-family: 'verdana'"><span style="font-size: 10px">Mahmut: “Git Üstadı konuşturma, şu elin tuttuğu kadar tuz koyacaksın, bir tane yumurta kıracaksın, iki kaşık yoğurt katacaksın, ekmeği doğrayacaksın.” “Ne olacak o?” dedim. “İşte Üstadın yediği o” dedi. Zil çalmadan üstadın yanına varmak mümkün değil... Mahmut: “Senin vazifen var seslenmez Üstad” dedi. Artık küsüz… Aynı onun dediği gibi yaptım, pencerenin önündeki tahtaya koydum, bıraktım gittim, o zaman buzdolabı yok.</span></span></p><p> </p><p> <strong><span style="font-family: 'verdana'"><span style="font-size: 10px">Kabı bana lâzım</span></span></strong></p><p> <span style="font-family: 'verdana'"><span style="font-size: 10px">Beş dakika geçmeden zili çaldı, gittim. Dedi “yemeği koy” işaret ediyor o kadar. Koydum önüne. Bu yemeği üç öğün yedi. Üç öğünden sonra, akşam, biz hemen yemeğe otururken zili çaldı, vardım. O sefertasıyla kapının arkasına dinelmiş “bu bana çok geldi, size teberrük ediyorum, fakat kabı bana lâzım” dedi. İçimden kabını da mı yiyeceğiz” dedim. Aldım götürdüm. Ali ağabey vardı, dedim “Ali ağabey Üstad bunu teberrük etti, fakat kabı lâzımmış” dedim. “Getir, getir” dedi. Bir açtım, neredeyse pişirdiğim gibi duruyor. Okkalıca üç kaşık alsan hepsi o kadar işte. Şu kadarcık şehriye çorbası ne olur. Yahu “hıh” diye koklasam gider, çorbasından ne olur onun. (Şâban ağabey üç parmağını birleştirerek şehriye alır gibi gösteriyor. Ömer Özcan) </span></span></p><p> <strong><span style="font-family: 'verdana'"><span style="font-size: 10px">Yemedi demesinler diye veya yedi görünmek için…</span></span></strong></p><p> <span style="font-family: 'verdana'"><span style="font-size: 10px">Yani yemedi demesinler diye veya yedi görünmek için… Sanki ikinci hayat tabakasında yaşamış Üstad. Pişirdiğimi ben biliyorum, inanır mısın, bir haftada yediğini, ben bir öğünde yesem doymam. Mübalağa değil haa, şu kadar francala alıyorduk ki (yarım işareti) onun bütününü ben bir öğünde yiyordum, o bir hafta devam ediyordu, buna yeme denmez ki... </span></span></p><p> <strong><span style="font-family: 'verdana'"><span style="font-size: 10px">Benim Vahşim çok çalıştığı için çok yemesi lâzım</span></span></strong></p><p> <span style="font-family: 'verdana'"><span style="font-size: 10px">Bir gün eline bir fincan tereyağı almış “Fesübhanallah bu sefer ben çok obur oldum, bu bir haftada bitiyor” dedi. Hâlbuki ben koklasam bir haftada bitiririm onu. Ben de karşısında oturuyorum “sana kaç hafta yeter Şâban?” dedi. “Bilmiyorum Üstadım kaç hafta yeter” dedim. “Bana: “Benim Vahşim çok çalıştığı için çok yemesi lâzım, ben tembelim” diyordu. </span></span></p><p> </p><p> <strong><span style="font-family: 'verdana'"><a href="http://www.risalehaber.com/" target="_blank"><u><span style="font-size: 10px"><span style="color: #0000ff">www.RisaleHaber.com</span></span></u></a></span></strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="harp, post: 250088, member: 1008315"] [COLOR=red]S.Nursi’nin bir haftada yediğini koklasam biter[/COLOR] 13 Mayıs 2011 / 23:00 Bediüzzaman Said Nursi’nin taleberi Merhum (Vahşi) Şaban Akdağ Ağabey’i, vefat yıldönümünde rahmetle anıyoruz… [B][U][COLOR=blue][FONT=verdana][SIZE=2]Ömer Özcan’ın yazısı - RisaleHaber[/SIZE][/FONT][/COLOR][/U][/B] [FONT=verdana][SIZE=2] [/SIZE][/FONT] [FONT=verdana][SIZE=2]Çok bilinen lâkabıyla merhum “Vahşi Şaban” ağabey, Isparta’nın Bozanönü Köyündendir. 1958 senesinde Üstad Bediüzzaman Hazretlerinin hizmetindeki ağabeyler Ankara’da hapishaneye girince, Şaban ağabey, Üstadımıza bir müddet Isparta’da hizmet etmiştir. Çok hatıraları vardır.[/SIZE][/FONT] [FONT=verdana][SIZE=2]12 Mayıs 2005 tarihinde Isparta’da vefat eden Şaban Akdağ ağabeyimizi [COLOR=#f00][B]RisaleHaber[/B] [/COLOR]olarak rahmetle anıyoruz. [/SIZE][/FONT] [SIZE=2][FONT=verdana]***[/FONT][FONT=verdana][/FONT][/SIZE] [B][FONT=verdana][SIZE=2]Üstad beni kovdu [/SIZE][/FONT][/B] [FONT=verdana][SIZE=2]Bir gün “Şaban sen yemek yapmasını bilir misin?” dedi. Bilmiyorum diyemiyorum; “Bilirim Üstadım” dedim. Ben, odaya gideceğim de orada pişireceğim zannediyorum… Meğer gözünün önünde pişirttiriyormuş. [/SIZE][/FONT] [FONT=verdana][SIZE=2]Neyse sefertası var, içine biraz su kattım, Üstad elinde kitap okuyor. “Yağ şu kadar yeter mi Üstadım?” dedim, bir çay kaşığı kadar. “Yeter” manasında bakmadan başını salladı. “Tuz ne kadar katacağız Üstadım?” dedim. “Git Keçeli! Sen beni konuşturuyorsun” diye bağırdı. Eh bıraktım gittim... [/SIZE][/FONT] [FONT=verdana][SIZE=2]Şoför Mahmut’a (Çalışkan) “Mahmut Üstad beni kovdu” dedim. “Neden?” “Yağı şu kadar mı katayım?” dedim, kafasıyla “tamam” dedi, “tuzu ne kadar katacağım” dedim, “Git Keçeli! Sen beni konuşturuyorsun” dedi. [/SIZE][/FONT] [FONT=verdana][SIZE=2]Yani Allah bize merhamet etsin, yağı şu kadar kat, tuzu şu kadar kat; onun için malâyâni imiş ki tek kelime konuşmuyor, Allah bize merhamet etsin... Ya okuyacak, ya dinleyecek, ya uyuyacak. Üçünün birisi, dahası yok, dahası yok. Bir şahsın arkasından, önünden konuşmak, gıybet etmek, tek kelime yok. [/SIZE][/FONT] [FONT=verdana][SIZE=2]Mahmut: “Git Üstadı konuşturma, şu elin tuttuğu kadar tuz koyacaksın, bir tane yumurta kıracaksın, iki kaşık yoğurt katacaksın, ekmeği doğrayacaksın.” “Ne olacak o?” dedim. “İşte Üstadın yediği o” dedi. Zil çalmadan üstadın yanına varmak mümkün değil... Mahmut: “Senin vazifen var seslenmez Üstad” dedi. Artık küsüz… Aynı onun dediği gibi yaptım, pencerenin önündeki tahtaya koydum, bıraktım gittim, o zaman buzdolabı yok.[/SIZE][/FONT] [FONT=verdana][/FONT] [B][FONT=verdana][SIZE=2]Kabı bana lâzım[/SIZE][/FONT][/B] [FONT=verdana][SIZE=2]Beş dakika geçmeden zili çaldı, gittim. Dedi “yemeği koy” işaret ediyor o kadar. Koydum önüne. Bu yemeği üç öğün yedi. Üç öğünden sonra, akşam, biz hemen yemeğe otururken zili çaldı, vardım. O sefertasıyla kapının arkasına dinelmiş “bu bana çok geldi, size teberrük ediyorum, fakat kabı bana lâzım” dedi. İçimden kabını da mı yiyeceğiz” dedim. Aldım götürdüm. Ali ağabey vardı, dedim “Ali ağabey Üstad bunu teberrük etti, fakat kabı lâzımmış” dedim. “Getir, getir” dedi. Bir açtım, neredeyse pişirdiğim gibi duruyor. Okkalıca üç kaşık alsan hepsi o kadar işte. Şu kadarcık şehriye çorbası ne olur. Yahu “hıh” diye koklasam gider, çorbasından ne olur onun. (Şâban ağabey üç parmağını birleştirerek şehriye alır gibi gösteriyor. Ömer Özcan) [/SIZE][/FONT] [B][FONT=verdana][SIZE=2]Yemedi demesinler diye veya yedi görünmek için…[/SIZE][/FONT][/B] [FONT=verdana][SIZE=2]Yani yemedi demesinler diye veya yedi görünmek için… Sanki ikinci hayat tabakasında yaşamış Üstad. Pişirdiğimi ben biliyorum, inanır mısın, bir haftada yediğini, ben bir öğünde yesem doymam. Mübalağa değil haa, şu kadar francala alıyorduk ki (yarım işareti) onun bütününü ben bir öğünde yiyordum, o bir hafta devam ediyordu, buna yeme denmez ki... [/SIZE][/FONT] [B][FONT=verdana][SIZE=2]Benim Vahşim çok çalıştığı için çok yemesi lâzım[/SIZE][/FONT][/B] [FONT=verdana][SIZE=2]Bir gün eline bir fincan tereyağı almış “Fesübhanallah bu sefer ben çok obur oldum, bu bir haftada bitiyor” dedi. Hâlbuki ben koklasam bir haftada bitiririm onu. Ben de karşısında oturuyorum “sana kaç hafta yeter Şâban?” dedi. “Bilmiyorum Üstadım kaç hafta yeter” dedim. “Bana: “Benim Vahşim çok çalıştığı için çok yemesi lâzım, ben tembelim” diyordu. [/SIZE][/FONT] [FONT=verdana][SIZE=2] [/SIZE][/FONT] [B][FONT=verdana][URL="http://www.risalehaber.com/"][U][SIZE=2][COLOR=#0000ff]www.RisaleHaber.com[/COLOR][/SIZE][/U][/URL][/FONT][/B] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Genel ve Güncel Haberler
S.Nursi’nin bir haftada yediğini koklasam biter
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst