Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Şaban DÖĞEN / YENİ ASYA “Bu din her yere ulaşacak”
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="harp" data-source="post: 251937" data-attributes="member: 1008315"><p><strong><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #000000"><span style="color: #333399"><span style="font-family: 'Verdana'"><strong>Şaban DÖĞEN / YENİ ASYA</strong></span></span></span></span></span></strong></p><p> </p><p> <strong><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 18px"><span style="color: #000000"><span style="color: purple"><span style="font-family: 'Verdana'">“Bu din her yere ulaşacak”</span></span></span></span></span></strong></p><p> </p><p> </p><p> </p><p> <span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #333333"><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Verdana'"> Elde edilen hangi büyük, önemli, değerli şey vardır ki sıkıntısız, çilesiz, gayretsiz elde edilmiş olsun! Büyük mutluluklar büyük çile ve ıztırap ister</span></span></span></span></span><strong><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #990033"><span style="color: #990033"><span style="font-family: 'Verdana'"><strong><u>.</u> <span style="color: #000000"><em>“En büyük saadetler büyük ve acı felâketlerin neticesidir.”</em> </span></strong></span></span></span></span></span></strong></p><p> <span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #333333"><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Verdana'">Asr-ı Saadete, özellikle İslâmın ilk yıllarına baktığımızda nice çile ve ıztırap çekildiğini görürüz. Sahabîler az mı sıkıntı çekmişlerdi? Daha bir avuç Müslümanın bulunduğu günlerde sırtı, göğsü ateşte dağlanan Habbab bin Eret’e, Allah Resûlü (asm), “Öyle bir gün gelecek ki San’a’dan Hadramut’a giden bir çobanın Allah’tan, bir de sürüsüne kurdun saldırmasından başka birşeyden korkmayacağını, böylesine bir emniyet ortamı doğacağını müjdeliyor, sabra dâvet ediyor, “Ama siz acele ediyorsunuz” diyordu. </span></span></span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #333333"><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Verdana'">Yine kılıçların şakırdadığı, yayların kırılıp okların fırladığı, nice canların fedâ edilip kanların oluk oluk aktığı bir savaş dönüşüydü. </span></span></span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #333333"><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Verdana'">Bunca fedâkârlık, başka birşey için değil, sırf Allah’ın dinini yaymak, insanları düşmüş oldukları sapıklık bataklığından kurtarmak, zulüm bulutlarını dağıtmak içindi. </span></span></span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #333333"><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Verdana'">Evet, Resûl-i Ekrem (asm) işte böyle bir savaştan dönüyordu. Âdetiydi. Her savaş dönüşünde mescide gider, 2(iki) rek’ât namaz kılar, sonra da sevgili kızı Fatıma (ra) annemize uğrar, daha sonra da evine giderdi. </span></span></span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #333333"><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Verdana'">Namazdan sonra yine Hz. Fâtıma’nın yanına uğradı. <strong><em>Fâtıma vâlidemiz Peygamberimizi görür görmez, ağlamaya yüzünü, gözünü öpmeye başladı. Peygamberimiz, “Niçin ağlıyorsun, ciğerparem, kızım, sevgili yavrum?” diye sorunca şu cevabı aldı Fatıma validemizden: </em></strong></span></span></span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #333333"><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Verdana'"><strong><em>“Sevgili babacağım! Seni rengi solmuş, elbisesi eskimiş, yorgun gördüm de kendimi tutamadım.” </em></strong></span></span></span></span></span></p><p> <strong><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #000000"><span style="color: red"><span style="font-family: 'Verdana'"><strong>“Ağlama kızım Fâtıma! Allah, babanı bunun için vazifelendirdi. İstense de, istenmese de bu din, insanların bulunduğu her yere ulaşacak. Benim vazifem ise bu dini anlatmak, yaymaktan ibarettir.” </strong></span></span></span></span></span></strong></p><p> <span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #333333"><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Verdana'">Bütün sıkıntılar, çileler, ıztıraplar işte bunun içindi. Resûl-i Ekrem (asm) bu yolun yolcularına bu yolda sıkıntılar bulunduğunu, çile çekilmesi gerektiğini öğretiyordu. </span></span></span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #333333"><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Verdana'">Nitekim bu yolda çekilen çileler İslâmın gönüllerde taht kurmasına, İslâmın kurtuluş elinin en ücrâ köşelere kadar uzanmasına vesile olmuştu.</span></span></span></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="harp, post: 251937, member: 1008315"] [B][FONT=Verdana][SIZE=2][COLOR=#000000][COLOR=#333399][FONT=Verdana][B]Şaban DÖĞEN / YENİ ASYA[/B][/FONT][/COLOR][/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [B][FONT=Verdana][SIZE=5][COLOR=#000000][COLOR=purple][FONT=Verdana]“Bu din her yere ulaşacak”[/FONT][/COLOR][/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [FONT=Verdana][SIZE=2][COLOR=#333333][COLOR=#333333][FONT=Verdana] Elde edilen hangi büyük, önemli, değerli şey vardır ki sıkıntısız, çilesiz, gayretsiz elde edilmiş olsun! Büyük mutluluklar büyük çile ve ıztırap ister[/FONT][/COLOR][/COLOR][/SIZE][/FONT][B][FONT=Verdana][SIZE=2][COLOR=#990033][COLOR=#990033][FONT=Verdana][B][U].[/U] [COLOR=#000000][I]“En büyük saadetler büyük ve acı felâketlerin neticesidir.”[/I] [/COLOR][/B][/FONT][/COLOR][/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [FONT=Verdana][SIZE=2][COLOR=#333333][COLOR=#333333][FONT=Verdana]Asr-ı Saadete, özellikle İslâmın ilk yıllarına baktığımızda nice çile ve ıztırap çekildiğini görürüz. Sahabîler az mı sıkıntı çekmişlerdi? Daha bir avuç Müslümanın bulunduğu günlerde sırtı, göğsü ateşte dağlanan Habbab bin Eret’e, Allah Resûlü (asm), “Öyle bir gün gelecek ki San’a’dan Hadramut’a giden bir çobanın Allah’tan, bir de sürüsüne kurdun saldırmasından başka birşeyden korkmayacağını, böylesine bir emniyet ortamı doğacağını müjdeliyor, sabra dâvet ediyor, “Ama siz acele ediyorsunuz” diyordu. [/FONT][/COLOR][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2][COLOR=#333333][COLOR=#333333][FONT=Verdana]Yine kılıçların şakırdadığı, yayların kırılıp okların fırladığı, nice canların fedâ edilip kanların oluk oluk aktığı bir savaş dönüşüydü. [/FONT][/COLOR][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2][COLOR=#333333][COLOR=#333333][FONT=Verdana]Bunca fedâkârlık, başka birşey için değil, sırf Allah’ın dinini yaymak, insanları düşmüş oldukları sapıklık bataklığından kurtarmak, zulüm bulutlarını dağıtmak içindi. [/FONT][/COLOR][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2][COLOR=#333333][COLOR=#333333][FONT=Verdana]Evet, Resûl-i Ekrem (asm) işte böyle bir savaştan dönüyordu. Âdetiydi. Her savaş dönüşünde mescide gider, 2(iki) rek’ât namaz kılar, sonra da sevgili kızı Fatıma (ra) annemize uğrar, daha sonra da evine giderdi. [/FONT][/COLOR][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2][COLOR=#333333][COLOR=#333333][FONT=Verdana]Namazdan sonra yine Hz. Fâtıma’nın yanına uğradı. [B][I]Fâtıma vâlidemiz Peygamberimizi görür görmez, ağlamaya yüzünü, gözünü öpmeye başladı. Peygamberimiz, “Niçin ağlıyorsun, ciğerparem, kızım, sevgili yavrum?” diye sorunca şu cevabı aldı Fatıma validemizden: [/I][/B][/FONT][/COLOR][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2][COLOR=#333333][COLOR=#333333][FONT=Verdana][B][I]“Sevgili babacağım! Seni rengi solmuş, elbisesi eskimiş, yorgun gördüm de kendimi tutamadım.” [/I][/B][/FONT][/COLOR][/COLOR][/SIZE][/FONT] [B][FONT=Verdana][SIZE=2][COLOR=#000000][COLOR=red][FONT=Verdana][B]“Ağlama kızım Fâtıma! Allah, babanı bunun için vazifelendirdi. İstense de, istenmese de bu din, insanların bulunduğu her yere ulaşacak. Benim vazifem ise bu dini anlatmak, yaymaktan ibarettir.” [/B][/FONT][/COLOR][/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [FONT=Verdana][SIZE=2][COLOR=#333333][COLOR=#333333][FONT=Verdana]Bütün sıkıntılar, çileler, ıztıraplar işte bunun içindi. Resûl-i Ekrem (asm) bu yolun yolcularına bu yolda sıkıntılar bulunduğunu, çile çekilmesi gerektiğini öğretiyordu. [/FONT][/COLOR][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2][COLOR=#333333][COLOR=#333333][FONT=Verdana]Nitekim bu yolda çekilen çileler İslâmın gönüllerde taht kurmasına, İslâmın kurtuluş elinin en ücrâ köşelere kadar uzanmasına vesile olmuştu.[/FONT][/COLOR][/COLOR][/SIZE][/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Şaban DÖĞEN / YENİ ASYA “Bu din her yere ulaşacak”
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst