Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Şaban DÖĞEN / YENİ ASYA İslâmı mahbub göstermek
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="harp" data-source="post: 251871" data-attributes="member: 1008315"><p>Şaban DÖĞEN / YENİ ASYA</p><p> </p><p>[FONT=verdana,sans-serif]<span style="font-size: 22px"><em>İslâmı mahbub göstermek</em></span>[/FONT] </p><p> </p><p><strong> Başlıktaki ifade “İslâmı sevimli göstermek” anlamına geliyor. İslâm sevimli değil mi ki bu ifadeyi kullanıyorsunuz diyebilirsiniz? </strong></p><p><strong>İslâm şüphesiz sevimli, güzel, her yönüyle faydalı, mükemmel; başka hiçbir şeye ihtiyaç hisettirmeyecek kadar harika; ruh, kalp, akıl ve hissiyâtı doyuran bir din. </strong></p><p><strong>Siz gelin görün ki İslâmı tanımadığı için onu terörle örtüştürenler var. İslâmı kafa kesme, el kesmeden ibaret bir din zannedenler var. Şüphesiz bu bakış açısı her şeyden önce cehaletin eseri. İslâmı tanıyan insaflı bir kimsenin söyleyebileceği bir lâf değil bu. </strong></p><p><strong>Şüphesiz bunda İslâmı bilmeyip ona, ayna olamayan, perde ve gölge olan, Müslüman kimliğini taşımaktan öte dinle fazla ilgisi olmayan, dinini tanımayan insanların olumsuz söz ve davranışlarının da rolü var. </strong></p><p> <strong> </strong></p><p><strong> Bize düşen şu veya bu şekilde İslâm hakkında bilgisiz kalmış, yanlış bilgilere angaje olmuş insaflı kimselere hakikatleri duyurmaktır. Çünkü Bediüzzaman Hazretlerinin ifadesiyle, “Gayr-i müslime karşı hareketimiz iknadır. Zira, onları medenî biliriz. Ve İslâmiyeti mahbub [sevimli] ve ulvî göstermektir. Zira, onları munsıf [insaflı] zannediyoruz.” (1) </strong></p><p><strong>İşte bu bakış açısı sayesindedir ki hakikati araştıran birçok insaflı Batılı, İslâmın güzelliklerine mest olmuş; kurtuluşu, huzuru onun sinesine sığınmakta bulmuştur. </strong></p><p><strong>Geçmişte de öyle olmamış mıydı? Hz. Ömer’in (ra) halife bulunduğu yıllardı. Ebû Ubeyde, Suriye taraflarında Bizanslılara karşı mücadele veriyordu. Bir ara Herakliyus’un büyük bir kuvvetle üzerlerine doğru geldiğini öğrendi. Taktik icabı ordusunu geri çekecekti. </strong></p><p><strong> </strong></p><p><strong> Yalnız ihmal edilmemesi gereken önemli bir nokta vardı. Suriye halkından cizye (vergi) alınmıştı. Vergi onları korumak içindi. Oysa şimdi koruyamayacaklardı. Komutanlarına gerekli tâlimatı verdi. Hıristiyan halka şunları söyleyeceklerdi: <em>“Öğrendiğimize göre güçlü bir Bizans ordusu bize doğru geliyormuş. Sizden aldığımız cizyeleri geri veriyoruz. Çünkü aramızda antlaşma yaptık. Cizye karşılığında sizleri koruyacaktık. Ama şimdi bu görevin üstesinden gelebilecek durumda değiliz. Onun için cizyelerinizi iade ediyoruz.” </em></strong></p><p><strong> </strong></p><p><strong> Hıristiyan halk şaşırıp kalmıştı. Böylesine bir dürüstlüğü ne görmüşler, ne de duymuşlardı. Hayretlerini gizleyemediler: <em>“Sizin yerinizde Romalılar olsaydı, değil aldıklarını geri vermek, elimizde ne var ne yok, hepsini alırlardı. Ne olur tekrar gelin, bize hâkim olun!” Sonra da ellerini kaldırıp şöyle duâ etmişlerdi: </em></strong></p><p><strong> <em>“Yâ Rab! Müslümanlar tekrar gelsin, bize hâkim olsunlar!” </em></strong></p><p><strong><em></em>Bütün mesele İslâmı iyi öğrenip yaşamak, ona perde ve gölge olmamak, onu bütün sevimliliği ve güzelliğiyle gösterebilmek! </strong></p><p> <strong></strong> </p><p><strong>Dipnotlar: </strong></p><p><strong>1- Hutbe-i Şamiye, s. 95.</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong></strong></p><p> </p><p></p><p><img src="https://mail.google.com/mail/images/cleardot.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="harp, post: 251871, member: 1008315"] Şaban DÖĞEN / YENİ ASYA [FONT=verdana,sans-serif][SIZE=6][I]İslâmı mahbub göstermek[/I][/SIZE][/FONT] [B] Başlıktaki ifade “İslâmı sevimli göstermek” anlamına geliyor. İslâm sevimli değil mi ki bu ifadeyi kullanıyorsunuz diyebilirsiniz? İslâm şüphesiz sevimli, güzel, her yönüyle faydalı, mükemmel; başka hiçbir şeye ihtiyaç hisettirmeyecek kadar harika; ruh, kalp, akıl ve hissiyâtı doyuran bir din. Siz gelin görün ki İslâmı tanımadığı için onu terörle örtüştürenler var. İslâmı kafa kesme, el kesmeden ibaret bir din zannedenler var. Şüphesiz bu bakış açısı her şeyden önce cehaletin eseri. İslâmı tanıyan insaflı bir kimsenin söyleyebileceği bir lâf değil bu. Şüphesiz bunda İslâmı bilmeyip ona, ayna olamayan, perde ve gölge olan, Müslüman kimliğini taşımaktan öte dinle fazla ilgisi olmayan, dinini tanımayan insanların olumsuz söz ve davranışlarının da rolü var. [/B] [B] Bize düşen şu veya bu şekilde İslâm hakkında bilgisiz kalmış, yanlış bilgilere angaje olmuş insaflı kimselere hakikatleri duyurmaktır. Çünkü Bediüzzaman Hazretlerinin ifadesiyle, “Gayr-i müslime karşı hareketimiz iknadır. Zira, onları medenî biliriz. Ve İslâmiyeti mahbub [sevimli] ve ulvî göstermektir. Zira, onları munsıf [insaflı] zannediyoruz.” (1) İşte bu bakış açısı sayesindedir ki hakikati araştıran birçok insaflı Batılı, İslâmın güzelliklerine mest olmuş; kurtuluşu, huzuru onun sinesine sığınmakta bulmuştur. Geçmişte de öyle olmamış mıydı? Hz. Ömer’in (ra) halife bulunduğu yıllardı. Ebû Ubeyde, Suriye taraflarında Bizanslılara karşı mücadele veriyordu. Bir ara Herakliyus’un büyük bir kuvvetle üzerlerine doğru geldiğini öğrendi. Taktik icabı ordusunu geri çekecekti. Yalnız ihmal edilmemesi gereken önemli bir nokta vardı. Suriye halkından cizye (vergi) alınmıştı. Vergi onları korumak içindi. Oysa şimdi koruyamayacaklardı. Komutanlarına gerekli tâlimatı verdi. Hıristiyan halka şunları söyleyeceklerdi: [I]“Öğrendiğimize göre güçlü bir Bizans ordusu bize doğru geliyormuş. Sizden aldığımız cizyeleri geri veriyoruz. Çünkü aramızda antlaşma yaptık. Cizye karşılığında sizleri koruyacaktık. Ama şimdi bu görevin üstesinden gelebilecek durumda değiliz. Onun için cizyelerinizi iade ediyoruz.” [/I] Hıristiyan halk şaşırıp kalmıştı. Böylesine bir dürüstlüğü ne görmüşler, ne de duymuşlardı. Hayretlerini gizleyemediler: [I]“Sizin yerinizde Romalılar olsaydı, değil aldıklarını geri vermek, elimizde ne var ne yok, hepsini alırlardı. Ne olur tekrar gelin, bize hâkim olun!” Sonra da ellerini kaldırıp şöyle duâ etmişlerdi: [/I] [I]“Yâ Rab! Müslümanlar tekrar gelsin, bize hâkim olsunlar!” [/I]Bütün mesele İslâmı iyi öğrenip yaşamak, ona perde ve gölge olmamak, onu bütün sevimliliği ve güzelliğiyle gösterebilmek! [/B] [B]Dipnotlar: 1- Hutbe-i Şamiye, s. 95. [/B] [IMG]https://mail.google.com/mail/images/cleardot.gif[/IMG] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Şaban DÖĞEN / YENİ ASYA İslâmı mahbub göstermek
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst