Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Sabrın sonu selamettir
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="NuruAhsen" data-source="post: 194934" data-attributes="member: 857"><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Green"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Green"></span></span></span> <span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Green"><strong>SABRIN SONU SELAMET </strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Green">Önce elimizden geleni yapmamız gerekir. Ama bir noktayı unutmadan: Doğru yolu izlemeli, sabrın ve şükrün gereğini yerine getirmeliyiz.</span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Green"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Green">Ecdadımız ne güzel söylemiş:</span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Green">“Tedbirini doğru tut,</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Green">Takdire bühtan etme!”</span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Green"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Green">Bu olağanüstü güzel sözle atalarımız her şeyden önce elimizden geleni yapmamız gerektiğini bize öğretmek istemişler. Ama bir noktaya dikkatimizi çekerek: Elimizden geleni yaparken doğru yolu izlememiz gerekir. Çünkü tedbir almaya gayret ederken yanlış da yapılabilir. Tedbiri doğru tutmak lazım. Tedbiri doğru tuttuktan sonra yapılacak iş takdire razı olmaktır; gönül hoşluğuyla…</span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Green"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Green">Tedbirini doğru tutmayanlar, ortaya çıkan olumsuzlukları Allah’ın takdirine yüklemeye çalışırlar. Kendi eksikliklerini görmezler de yüce takdire iftira ederler. Bu da kadere bühtan etmektir. Böyle bir hale düşmek ne fenadır.</span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Green"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Green"><strong>SABIR VE ŞÜKRÜN FAZİLETİ</strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Green"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Green"></span></span></span><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Green">Tedbiri doğru tuttuktan sonra yapılacak iş takdire razı olmaktır, demiştik. Evet, karşımıza çıkan şey, bizi sevindirecek bir güzellik olabilir. O zaman güzelliği verene şükretmemiz gerekir. Şükür güzellikleri artırır, insana huzur verir. Karşımıza çıkan şey, yüzümüze hüzün gölgesi düşürebilecek bir durum da olabilir. Bu durumda da Allah’ın takdirine gönül hoşluğuyla rıza göstermemiz, yani</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Green">sabretmemiz lazım. Sabrın sonunun selamet olduğunu bilerek…</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Green"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Green">Hiç şüphe yok, sabrın sonu selamettir…</span></span></span> <span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Green"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Green">Bakın Rasul-i Ekrem s.a.v. Efendimiz bu konuda ne buyuruyor:</span></span></span> <span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Green"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Green">“Müminin durumu gıpta etmeye, hayran olmaya değer. Çünkü her hali kendisi için bir hayır sebebidir. Böylesi bir özellik sadece müminde vardır:</span></span></span> <span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Green"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Green"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Green">Sevinecek olsa şükreder; bu onun için bir hayır olur.</span></span></span> <span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Green"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Green">Başına bir zarar gelecek olsa sabreder; bu da onun için bir hayır olur.” (Müslim, Zühd 64; Nevevî, Riyazu’s-Salihîn, c.1, s.211)</span></span></span> <span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Green"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Green"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Green">u mübarek hadisi, Peygamber s.a.v. Efendimiz’den dinleyen ve bize ulaştıran kişi kim biliyor musunuz? “Süheyb-i Rûmî” diye bilinen Ebu Yahya Süheyb ibn Sinan. Onun hayatı bu hadisin canlı bir örneğidir.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Green">Başta Efendimiz s.a.v. olmak üzere Sahabe-i Kiram’ın hepsi sabır konusunda emsalsiz birer örnektirler. Bunda şüphe yok. Hadisi bize rivayet eden Süheyb r.a. olduğu için sabır ve şükürle dolu hayatından bereketlenmek üzere bazı sayfalarını çevirelim.</span></span></span> <span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Green"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Green"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Green"><strong>SABIR VE ŞÜKÜR DOLU BİR HAYAT</strong></span></span></span> <span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Green"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Green"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Green">Musul civarında Übülle isminde bir yerleşim birimi vardır. İşte Süheyb r.a. orada doğmuştur. Şehrin yönetimini üstlenmiş bir aileye mensup küçük bir çocuktu. Günün birinde Bizanslıların saldırısına uğradılar. Birçok insan esir düştü. Aralarında küçük Süheyb de vardı. Uzun süre Rumların elinde köle olarak kaldı. İşte bundan dolayı daha sonra Süheyb-i Rûmî olarak anıldı. </span></span></span> <span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Green"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Green">Mekkeli Abdullah b. Cedan, Süheyb’i satın aldı. Bir süre sonra da güzel halinden etkilenerek onu azat etti. Süheyb b. Sinan artık Mekke’de Abdullah b. Cedan’ın azatlısı olarak yaşadı.</span></span></span> <span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Green"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Green"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Green">Süheyb r.a., peygamberlik gelmeden önce Rasul-i Ekrem s.a.v. Efendimizle görüşür, konuşurdu. Ammar b. Yasir ile de yakın arkadaşlardı. Birbirlerinden habersiz, ikisi de aynı gün karar verip, getirdiği din hakkında Efendimiz s.a.v. ile görüşmek üzere Erkâm r.a.’ın evinin yolunu tutmuşlardı. Kapıda karşılaşmışlar, birlikte huzura girip müslüman olmuşlardı.</span></span></span> <span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Green"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Green"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Green"><strong>DAİMA ŞÜKÜR, DAİMA SABIR</strong></span></span></span> <span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Green"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Green">Süheyb ve Ammar r.a., küfür karanlıklarından kurtulduklarına kim bilir ne kadar seviniyorlar ve ne kadar şükrediyorlardı. Huzuru bulmuşlardı. Mekke’deki inkârcıların kendilerine kızacaklarını, onları sıkıştıracaklarını hatta onlara eziyet edeceklerini biliyorlardı. Buna rağmen Allah’a ve O’nun Rasulü’ne şüphesiz iman ediyorlardı ve onların sevgisi bütün eziyetlerin, bütün çilelerin üstündeydi.</span></span></span> <span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Green"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Green"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Green">Çok zaman geçmedi, Mekkeli inkârcılar Süheyb ile Ammar r.a.’nın müslüman olduklarını öğrendiler. Süheyb de müslüman olduğunu açıkça söylemekten çekinmedi. Müslümanlığını açıkça ilan edenlerin yedincisi oldu. Müşrikler diğer müslümanlara yaptıkları gibi onlara da işkence yapmaya başladılar. Süheyb ve Ammar gibi hem fakir, hem de akrabası olmayan müslümanlara daha fazla eziyet ediyorlardı.</span></span></span> <span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Green"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Green"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Green">Müşriklerin aşağılamaları, işkenceleri yıllarca sürdü. Süheyb r.a., diğer Sahabe-i Kiram gibi olan bitene gönül hoşluğuyla katlandı. Zaten sabır, bir sevgi, bir iman ve bir aşk uğruna gösterilen tahammül değil miydi? Böylece yeryüzünün en sabırlıları arasında yerini aldı. Süheyb r.a. iyi bir demirciydi. Bu sebeple azat olduktan sonra hatırı sayılır bir zenginliğe de ulaştı. Bunun yanında çok iyi ok atabilen bir savaşçıydı.</span></span></span> <span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Green"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Green"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Green"><strong>BÜYÜK YOLCULUK, YÜCE TAKDİR</strong></span></span></span> <span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Green"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Green">Yıllar yılları kovaladı ve Medine-i Münevvere’ye hicret zamanı geldi. Bütün müslümanlar bir yolunu bulup Medine yolunu tuttular. Rasul-i Ekrem s.a.v. Efendimiz ile Hz. Ebu Bekir r.a. da Mekke’den ayrıldı. Mekke’den en son ayrılanlardan birisi Hz. Süheyb r.a. idi.</span></span></span> <span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Green"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Green"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Green">Nihayet o da hazırlığını yapıp Mekke’den ayrılınca Mekkeli müşrikler yolunu kesti. Hemen ok çantasını önüne alıp, önce iyi bir okçu olduğunu müşriklere hatırlattı. Sonra çantasındaki oklar bitinceye kadar</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Green">onlara ok atacağını ve sonra da parçalanıncaya kadar kılıcıyla mücadele edeceğini bildirdi. Müşrikler ise Mekke’ye fakir bir kimse olarak geldiğini, şimdi sahip olduğu mal varlığını Mekke’de kazandığını ve bunu alıp gitmesine müsaade etmeyeceklerini söylediler. Bunun üzerine Süheyb r.a. onlara bütün mal varlığını teslim etme karşılığında yolundan çekilmelerini teklif etti. Müşrikler kabul etti. O da bütün mal varlığını teslim etti, kimlerden alacağı olduğunu da onlara bildirdi.</span></span></span> <span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Green"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Green"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Green">Suheyb b. Sinan r.a., varını yoğunu teslim ederek zahmetli bir yolculuktan sonra Medine’ye ulaştı. Rasul-i Ekrem s.a.v. Efendimiz de henüz Kuba mahallesinde misafir olarak kalıyordu. Efendimiz s.a.v.’in</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Green">yanına vardığında yorgunluk ve açlıktan mecali kalmamıştı. Getirilen hurmaları yerken Efendimiz s.a.v. Bakara suresinin 207. ayetini okudu:</span></span></span> <span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Green"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Green">-“İnsanlar arasında öyleleri var ki, Allah rızasına ermek için kendini feda ederler.”</span></span></span> <span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Green"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Green">Süheyb r.a.’ın başından geçenler hakkında da şunları söyledi:</span></span></span> <span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Green"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Green">-Ebu Yahya! Sen bu alışverişte kârlı çıktın. (Hakim, Müstedrek, c.3, s. 398; Nevevi, Riyazu’s-Salihîn, c.1, s.211)</span></span></span> <span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Green"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Green"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Green">Hz. Süheyb r.a. Peygamber s.a.v. Efendimiz’in yanında bütün savaşlara katıldı. Okçuluktaki maharetinden dolayı Efendimiz s.a.v.’in özel korumalığını yaptı. Kendi ifadesine göre her zaman Efendimiz s.a.v. ile düşman arasında yer aldı ve düşmanlara ok yağdırdı.</span></span></span> <span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Green"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Green"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Green">Hz. Ömer r.a. suikasta uğradığı günlerde onun isteği üzerine üç gün süre ile mescitte imamlık yaptı ve bir anlamda bu esnada halifeliği yürüttü.</span></span></span> <span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Green"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Green">Ömrünün her anı ilmek ilmek sabırla örülmüş olan Hz. Süheyb-i Rûmî r.a., Hicretin 38. senesinde Medine-i Münevvere’de Hakk’ın rahmetine kavuştu.</span></span></span> <span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Green"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Green">Yüce Mevlâ, onların sabrını yağmur gibi üzerimize yağdırsın.</span></span></span> <span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Green"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Green"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Green">Allah sabredenlerle beraberdir.</span></span></span> <span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Green"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Green">Sabredenler, Allah’ın sevdikleridir.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Green"></span></span></span><span style="font-family: 'Arial'"><strong><span style="color: #000000">Mehmet IŞIK </span></strong></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="NuruAhsen, post: 194934, member: 857"] [FONT=Times New Roman][SIZE=3][COLOR=Green] [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Times New Roman][SIZE=3][COLOR=Green][B]SABRIN SONU SELAMET [/B] Önce elimizden geleni yapmamız gerekir. Ama bir noktayı unutmadan: Doğru yolu izlemeli, sabrın ve şükrün gereğini yerine getirmeliyiz. Ecdadımız ne güzel söylemiş: “Tedbirini doğru tut, Takdire bühtan etme!” Bu olağanüstü güzel sözle atalarımız her şeyden önce elimizden geleni yapmamız gerektiğini bize öğretmek istemişler. Ama bir noktaya dikkatimizi çekerek: Elimizden geleni yaparken doğru yolu izlememiz gerekir. Çünkü tedbir almaya gayret ederken yanlış da yapılabilir. Tedbiri doğru tutmak lazım. Tedbiri doğru tuttuktan sonra yapılacak iş takdire razı olmaktır; gönül hoşluğuyla… Tedbirini doğru tutmayanlar, ortaya çıkan olumsuzlukları Allah’ın takdirine yüklemeye çalışırlar. Kendi eksikliklerini görmezler de yüce takdire iftira ederler. Bu da kadere bühtan etmektir. Böyle bir hale düşmek ne fenadır. [B]SABIR VE ŞÜKRÜN FAZİLETİ[/B] [/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Times New Roman][SIZE=3][COLOR=Green]Tedbiri doğru tuttuktan sonra yapılacak iş takdire razı olmaktır, demiştik. Evet, karşımıza çıkan şey, bizi sevindirecek bir güzellik olabilir. O zaman güzelliği verene şükretmemiz gerekir. Şükür güzellikleri artırır, insana huzur verir. Karşımıza çıkan şey, yüzümüze hüzün gölgesi düşürebilecek bir durum da olabilir. Bu durumda da Allah’ın takdirine gönül hoşluğuyla rıza göstermemiz, yani sabretmemiz lazım. Sabrın sonunun selamet olduğunu bilerek… Hiç şüphe yok, sabrın sonu selamettir…[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Times New Roman][SIZE=3][COLOR=Green] Bakın Rasul-i Ekrem s.a.v. Efendimiz bu konuda ne buyuruyor:[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Times New Roman][SIZE=3][COLOR=Green] “Müminin durumu gıpta etmeye, hayran olmaya değer. Çünkü her hali kendisi için bir hayır sebebidir. Böylesi bir özellik sadece müminde vardır:[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Times New Roman][SIZE=3][COLOR=Green] Sevinecek olsa şükreder; bu onun için bir hayır olur.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Times New Roman][SIZE=3][COLOR=Green] Başına bir zarar gelecek olsa sabreder; bu da onun için bir hayır olur.” (Müslim, Zühd 64; Nevevî, Riyazu’s-Salihîn, c.1, s.211)[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Times New Roman][SIZE=3][COLOR=Green] u mübarek hadisi, Peygamber s.a.v. Efendimiz’den dinleyen ve bize ulaştıran kişi kim biliyor musunuz? “Süheyb-i Rûmî” diye bilinen Ebu Yahya Süheyb ibn Sinan. Onun hayatı bu hadisin canlı bir örneğidir. Başta Efendimiz s.a.v. olmak üzere Sahabe-i Kiram’ın hepsi sabır konusunda emsalsiz birer örnektirler. Bunda şüphe yok. Hadisi bize rivayet eden Süheyb r.a. olduğu için sabır ve şükürle dolu hayatından bereketlenmek üzere bazı sayfalarını çevirelim.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Times New Roman][SIZE=3][COLOR=Green] [B]SABIR VE ŞÜKÜR DOLU BİR HAYAT[/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Times New Roman][SIZE=3][COLOR=Green] Musul civarında Übülle isminde bir yerleşim birimi vardır. İşte Süheyb r.a. orada doğmuştur. Şehrin yönetimini üstlenmiş bir aileye mensup küçük bir çocuktu. Günün birinde Bizanslıların saldırısına uğradılar. Birçok insan esir düştü. Aralarında küçük Süheyb de vardı. Uzun süre Rumların elinde köle olarak kaldı. İşte bundan dolayı daha sonra Süheyb-i Rûmî olarak anıldı. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Times New Roman][SIZE=3][COLOR=Green] Mekkeli Abdullah b. Cedan, Süheyb’i satın aldı. Bir süre sonra da güzel halinden etkilenerek onu azat etti. Süheyb b. Sinan artık Mekke’de Abdullah b. Cedan’ın azatlısı olarak yaşadı.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Times New Roman][SIZE=3][COLOR=Green] Süheyb r.a., peygamberlik gelmeden önce Rasul-i Ekrem s.a.v. Efendimizle görüşür, konuşurdu. Ammar b. Yasir ile de yakın arkadaşlardı. Birbirlerinden habersiz, ikisi de aynı gün karar verip, getirdiği din hakkında Efendimiz s.a.v. ile görüşmek üzere Erkâm r.a.’ın evinin yolunu tutmuşlardı. Kapıda karşılaşmışlar, birlikte huzura girip müslüman olmuşlardı.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Times New Roman][SIZE=3][COLOR=Green] [B] DAİMA ŞÜKÜR, DAİMA SABIR[/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Times New Roman][SIZE=3][COLOR=Green] Süheyb ve Ammar r.a., küfür karanlıklarından kurtulduklarına kim bilir ne kadar seviniyorlar ve ne kadar şükrediyorlardı. Huzuru bulmuşlardı. Mekke’deki inkârcıların kendilerine kızacaklarını, onları sıkıştıracaklarını hatta onlara eziyet edeceklerini biliyorlardı. Buna rağmen Allah’a ve O’nun Rasulü’ne şüphesiz iman ediyorlardı ve onların sevgisi bütün eziyetlerin, bütün çilelerin üstündeydi.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Times New Roman][SIZE=3][COLOR=Green] Çok zaman geçmedi, Mekkeli inkârcılar Süheyb ile Ammar r.a.’nın müslüman olduklarını öğrendiler. Süheyb de müslüman olduğunu açıkça söylemekten çekinmedi. Müslümanlığını açıkça ilan edenlerin yedincisi oldu. Müşrikler diğer müslümanlara yaptıkları gibi onlara da işkence yapmaya başladılar. Süheyb ve Ammar gibi hem fakir, hem de akrabası olmayan müslümanlara daha fazla eziyet ediyorlardı.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Times New Roman][SIZE=3][COLOR=Green] Müşriklerin aşağılamaları, işkenceleri yıllarca sürdü. Süheyb r.a., diğer Sahabe-i Kiram gibi olan bitene gönül hoşluğuyla katlandı. Zaten sabır, bir sevgi, bir iman ve bir aşk uğruna gösterilen tahammül değil miydi? Böylece yeryüzünün en sabırlıları arasında yerini aldı. Süheyb r.a. iyi bir demirciydi. Bu sebeple azat olduktan sonra hatırı sayılır bir zenginliğe de ulaştı. Bunun yanında çok iyi ok atabilen bir savaşçıydı.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Times New Roman][SIZE=3][COLOR=Green] [B]BÜYÜK YOLCULUK, YÜCE TAKDİR[/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Times New Roman][SIZE=3][COLOR=Green] Yıllar yılları kovaladı ve Medine-i Münevvere’ye hicret zamanı geldi. Bütün müslümanlar bir yolunu bulup Medine yolunu tuttular. Rasul-i Ekrem s.a.v. Efendimiz ile Hz. Ebu Bekir r.a. da Mekke’den ayrıldı. Mekke’den en son ayrılanlardan birisi Hz. Süheyb r.a. idi.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Times New Roman][SIZE=3][COLOR=Green] Nihayet o da hazırlığını yapıp Mekke’den ayrılınca Mekkeli müşrikler yolunu kesti. Hemen ok çantasını önüne alıp, önce iyi bir okçu olduğunu müşriklere hatırlattı. Sonra çantasındaki oklar bitinceye kadar onlara ok atacağını ve sonra da parçalanıncaya kadar kılıcıyla mücadele edeceğini bildirdi. Müşrikler ise Mekke’ye fakir bir kimse olarak geldiğini, şimdi sahip olduğu mal varlığını Mekke’de kazandığını ve bunu alıp gitmesine müsaade etmeyeceklerini söylediler. Bunun üzerine Süheyb r.a. onlara bütün mal varlığını teslim etme karşılığında yolundan çekilmelerini teklif etti. Müşrikler kabul etti. O da bütün mal varlığını teslim etti, kimlerden alacağı olduğunu da onlara bildirdi.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Times New Roman][SIZE=3][COLOR=Green] Suheyb b. Sinan r.a., varını yoğunu teslim ederek zahmetli bir yolculuktan sonra Medine’ye ulaştı. Rasul-i Ekrem s.a.v. Efendimiz de henüz Kuba mahallesinde misafir olarak kalıyordu. Efendimiz s.a.v.’in yanına vardığında yorgunluk ve açlıktan mecali kalmamıştı. Getirilen hurmaları yerken Efendimiz s.a.v. Bakara suresinin 207. ayetini okudu:[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Times New Roman][SIZE=3][COLOR=Green] -“İnsanlar arasında öyleleri var ki, Allah rızasına ermek için kendini feda ederler.”[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Times New Roman][SIZE=3][COLOR=Green] Süheyb r.a.’ın başından geçenler hakkında da şunları söyledi:[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Times New Roman][SIZE=3][COLOR=Green] -Ebu Yahya! Sen bu alışverişte kârlı çıktın. (Hakim, Müstedrek, c.3, s. 398; Nevevi, Riyazu’s-Salihîn, c.1, s.211)[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Times New Roman][SIZE=3][COLOR=Green] Hz. Süheyb r.a. Peygamber s.a.v. Efendimiz’in yanında bütün savaşlara katıldı. Okçuluktaki maharetinden dolayı Efendimiz s.a.v.’in özel korumalığını yaptı. Kendi ifadesine göre her zaman Efendimiz s.a.v. ile düşman arasında yer aldı ve düşmanlara ok yağdırdı.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Times New Roman][SIZE=3][COLOR=Green] Hz. Ömer r.a. suikasta uğradığı günlerde onun isteği üzerine üç gün süre ile mescitte imamlık yaptı ve bir anlamda bu esnada halifeliği yürüttü.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Times New Roman][SIZE=3][COLOR=Green] Ömrünün her anı ilmek ilmek sabırla örülmüş olan Hz. Süheyb-i Rûmî r.a., Hicretin 38. senesinde Medine-i Münevvere’de Hakk’ın rahmetine kavuştu.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Times New Roman][SIZE=3][COLOR=Green] Yüce Mevlâ, onların sabrını yağmur gibi üzerimize yağdırsın.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Times New Roman][SIZE=3][COLOR=Green] Allah sabredenlerle beraberdir.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Times New Roman][SIZE=3][COLOR=Green] Sabredenler, Allah’ın sevdikleridir. [/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Arial][B][COLOR=#000000]Mehmet IŞIK [/COLOR][/B][/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Sabrın sonu selamettir
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst