Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale Analiz ve Çalışmalar
Sadeleştirme Analizi
Sadeleştirmeyi savunanlar: ""Kolaylaştırın, zorlaştırmayın..."
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="faris" data-source="post: 419515" data-attributes="member: 1006387"><p>Hadis-i Şerifleri anlamanın islam akaidinde bir kaidesi vardır. Tepeden inme balıklama atlama ile bütün insanlığa ve her zaman hitab eden O mübarek sözleri böyle basit bir terminaloji içinde anlamak hata olacaktır. Nitekim bir edebiyatta bir şiir dahi edebi sayılabilmesi için belirli kaidelere uygunluğuna bakılıyor sonra şiir olarak ele alınıyor. Peki bizler neden Hadis-i Şeriflerin kaidelerine bakmak yerine nefsimize uygun olanı alıp o şekilde gösteriyoruz? Mesela Ustad r.a. sunuhat eserinde bu hususta şunu ifade ediyor :</p><p></p><p>[BILGI]TENBİH: Bazı âyât ve ehadîs vardır ki; mutlakadır, külliye telakki edilmiş. Hem öyleler vardır ki; münteşire-i muvakkatadır, daime zannedilmiş. Hem mukayyede var, âmm hesab edilmiş.</p><p></p><p> Meselâ: Demiş bu şey küfürdür. Yani o sıfat imandan neş'et etmemiş, o sıfat kâfiredir. O haysiyet ile o zât küfür etti denilir. Fakat mevsufu ise imandan neş'et ettikleri gibi ve imanın tereşşuhatına da hâize olan başka masume evsafa mâlik olduğundan, o zât kâfirdir denilmez. İllâ ki, o sıfat küfürden neş'et ettiği yakînen biline. Zira başka sebebden de neş'et edebilir. Sıfatın delaletinde (şekk) var. İmanın vücudunda da (yakîn) var. Şekk ise yakînin hükmünü izale etmez. Tekfire çabuk cür'et edenler düşünsünler!..</p><p></p><p>Sünuhat-Tuluat-İşarat ( 16 - 17 )[/BILGI]</p><p></p><p>Demek ki ayeti kerime ve hadisi şerifde geçen her sözü aynen tatbik etmek maksadına ve amacına, muvaffık ve uygun düşmüyor. Bu hususta Sözler eserinde yer alan Konferansda şu mesele çok önemli ve dikkat verilmesi gerekir.</p><p></p><p>[BILGI]Müteyakkız kardeşlerim! Hem bizim, hem İslâm dünyasının ebedî hayatının necatını, kurtulmasını temin edecek ve bizi tenvir ve irşad ederek dalaletten muhafaza edecek bir eser intihab etmekte, bu kadar dikkatli olmamız çok lüzumludur. Çünki bu zamanda, türlü türlü aldatmalarla, perde arkasında İslâm gençliğini yoldan çıkarmaya çalışıyorlar.</p><p></p><p> Bir eser okunacağı veya bir söz dinleneceği zaman, evvelâ مَنْ قَالَ وَ لِمَنْ قَالَ وَ لِمَا قَالَ وَ فِيمَا قَالَ yani: Kim söylemiş? Kime söylemiş? Ne için söylemiş? Ne makamda söylemiş? olan bir kaide-i esasiyeyi, nazar-ı itibara almalı. Evet kelâmın tabakatının ulviyeti, güzelliği ve kuvvetinin menbaı, şu dört şeydir: Mütekellim, muhatab, maksad ve makam. Yoksa, her ele geçen kitab okunmamalı, her söylenen söze kulak vermemelidir. Meselâ: Bir kumandanın, bir orduya verdiği arş emriyle; bir neferin, arş sözü arasında ne kadar fark vardır? Birincisi koca bir orduyu harekete getirir. Aynı kelâm olan ikincisi, belki bir neferi bile yürütemez.</p><p></p><p>Sözler ( 755 )[/BILGI]</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="faris, post: 419515, member: 1006387"] Hadis-i Şerifleri anlamanın islam akaidinde bir kaidesi vardır. Tepeden inme balıklama atlama ile bütün insanlığa ve her zaman hitab eden O mübarek sözleri böyle basit bir terminaloji içinde anlamak hata olacaktır. Nitekim bir edebiyatta bir şiir dahi edebi sayılabilmesi için belirli kaidelere uygunluğuna bakılıyor sonra şiir olarak ele alınıyor. Peki bizler neden Hadis-i Şeriflerin kaidelerine bakmak yerine nefsimize uygun olanı alıp o şekilde gösteriyoruz? Mesela Ustad r.a. sunuhat eserinde bu hususta şunu ifade ediyor : [BILGI]TENBİH: Bazı âyât ve ehadîs vardır ki; mutlakadır, külliye telakki edilmiş. Hem öyleler vardır ki; münteşire-i muvakkatadır, daime zannedilmiş. Hem mukayyede var, âmm hesab edilmiş. Meselâ: Demiş bu şey küfürdür. Yani o sıfat imandan neş'et etmemiş, o sıfat kâfiredir. O haysiyet ile o zât küfür etti denilir. Fakat mevsufu ise imandan neş'et ettikleri gibi ve imanın tereşşuhatına da hâize olan başka masume evsafa mâlik olduğundan, o zât kâfirdir denilmez. İllâ ki, o sıfat küfürden neş'et ettiği yakînen biline. Zira başka sebebden de neş'et edebilir. Sıfatın delaletinde (şekk) var. İmanın vücudunda da (yakîn) var. Şekk ise yakînin hükmünü izale etmez. Tekfire çabuk cür'et edenler düşünsünler!.. Sünuhat-Tuluat-İşarat ( 16 - 17 )[/BILGI] Demek ki ayeti kerime ve hadisi şerifde geçen her sözü aynen tatbik etmek maksadına ve amacına, muvaffık ve uygun düşmüyor. Bu hususta Sözler eserinde yer alan Konferansda şu mesele çok önemli ve dikkat verilmesi gerekir. [BILGI]Müteyakkız kardeşlerim! Hem bizim, hem İslâm dünyasının ebedî hayatının necatını, kurtulmasını temin edecek ve bizi tenvir ve irşad ederek dalaletten muhafaza edecek bir eser intihab etmekte, bu kadar dikkatli olmamız çok lüzumludur. Çünki bu zamanda, türlü türlü aldatmalarla, perde arkasında İslâm gençliğini yoldan çıkarmaya çalışıyorlar. Bir eser okunacağı veya bir söz dinleneceği zaman, evvelâ مَنْ قَالَ وَ لِمَنْ قَالَ وَ لِمَا قَالَ وَ فِيمَا قَالَ yani: Kim söylemiş? Kime söylemiş? Ne için söylemiş? Ne makamda söylemiş? olan bir kaide-i esasiyeyi, nazar-ı itibara almalı. Evet kelâmın tabakatının ulviyeti, güzelliği ve kuvvetinin menbaı, şu dört şeydir: Mütekellim, muhatab, maksad ve makam. Yoksa, her ele geçen kitab okunmamalı, her söylenen söze kulak vermemelidir. Meselâ: Bir kumandanın, bir orduya verdiği arş emriyle; bir neferin, arş sözü arasında ne kadar fark vardır? Birincisi koca bir orduyu harekete getirir. Aynı kelâm olan ikincisi, belki bir neferi bile yürütemez. Sözler ( 755 )[/BILGI] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale Analiz ve Çalışmalar
Sadeleştirme Analizi
Sadeleştirmeyi savunanlar: ""Kolaylaştırın, zorlaştırmayın..."
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst