Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Risale-i Nur'da Geçen Ansiklopedik Bilgiler
Sâdi-i şirâzî
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="ABDULLAH4" data-source="post: 235153" data-attributes="member: 1004566"><p></p><p></p><p></p><p>Sâdi, İran edebiyatının, Firdevsî ve Hâfız-ı Şirâzî ile birlikte üç büyük şahsiyetinden biri olarak kabul edilir. 1212 yılında Şiraz’da doğdu. İlk tahsiline burada başladı. Medrese öğrenimini ise Bağdat’taki meşhur Nizamiye Medresesi’nde tamamladı. Sâdi, seyahati çok seven ve halkla iç içe yaşayan bir bilgeydi. </p><p></p><p>Eserlerinde çok farklı sınıflara mensup insanların hayatlarından ve hâllerinden bahsetmiş, veciz sözlerle ibret dersleri vermiştir. Sâdi’nin en meşhur eserleri <strong>“Bostan”</strong> ve <strong>“Gülistan”</strong>dır. Bu iki eser, medreselerde yıllarca Farsça öğrenimi için başlangıç kitabı olarak okutulmuştur. </p><p></p><p>Sâdi-i Şirâzî, en önemli eserlerinden biri olan Gülistan’ı, Salgurlu hânedanından Ebû Bekir bin Sa’d bin Zengî adına 1258’de kaleme aldı. Eser, münâcât, na’t ve yazılış sebebini anlatan önsözden sonra padişahların hâl ve hareketlerini, dervişlerin ahlâkını, kanaatin faziletini, susmanın faydalarını, aşk ve gençliği, güçsüzlük ve ihtiyarlığı, eğitim ve terbiyenin önemi ve sohbet âdâbını konu alan sekiz bölüm hâlinde düzenlenmiştir. </p><p></p><p>Anlatımlar pratik hayat dikkate alınarak canlı bir şekilde nazara verilmiş, olaylardan ahlâkî ve edebî sonuçlar çıkarılarak hikâye, nükte ve beyitlerle süslenmiştir. Arapça şiirlerin yanında âyet, hadis ve atasözlerine de sıkça yer verilmiştir. </p><p></p><p>Eser yazıldığı tarihten bu yana büyük ilgi gördü. Dünya kütüphanelerinde binlerce yazma nüshası bulunan eser, ilk defa Seyf-i Serâyî tarafından 1391’de Kıpçak Türkçe’sine, 1397-98 yılları arasında ise İsbîcâbî adlı bir kişi tarafından Çağatay Türkçe’sine çevrildi. Tercüme edilen diğer diller ise şunlardır: Arapça, Urduca, Latince, Fransızca, Almanca, İngilizce, İtalyanca, Felemenkçe ve Rusça. </p><p></p><p>Hayatının son bölümünü tenha bir yere yaptırdığı tekkede, okuyup yazmakla, ziyaretçileri kabul etmekle geçiren Sâdi-i Şirâzî 1292 yılında vefat etti.</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="ABDULLAH4, post: 235153, member: 1004566"] [B] [/B] Sâdi, İran edebiyatının, Firdevsî ve Hâfız-ı Şirâzî ile birlikte üç büyük şahsiyetinden biri olarak kabul edilir. 1212 yılında Şiraz’da doğdu. İlk tahsiline burada başladı. Medrese öğrenimini ise Bağdat’taki meşhur Nizamiye Medresesi’nde tamamladı. Sâdi, seyahati çok seven ve halkla iç içe yaşayan bir bilgeydi. Eserlerinde çok farklı sınıflara mensup insanların hayatlarından ve hâllerinden bahsetmiş, veciz sözlerle ibret dersleri vermiştir. Sâdi’nin en meşhur eserleri [B]“Bostan”[/B] ve [B]“Gülistan”[/B]dır. Bu iki eser, medreselerde yıllarca Farsça öğrenimi için başlangıç kitabı olarak okutulmuştur. Sâdi-i Şirâzî, en önemli eserlerinden biri olan Gülistan’ı, Salgurlu hânedanından Ebû Bekir bin Sa’d bin Zengî adına 1258’de kaleme aldı. Eser, münâcât, na’t ve yazılış sebebini anlatan önsözden sonra padişahların hâl ve hareketlerini, dervişlerin ahlâkını, kanaatin faziletini, susmanın faydalarını, aşk ve gençliği, güçsüzlük ve ihtiyarlığı, eğitim ve terbiyenin önemi ve sohbet âdâbını konu alan sekiz bölüm hâlinde düzenlenmiştir. Anlatımlar pratik hayat dikkate alınarak canlı bir şekilde nazara verilmiş, olaylardan ahlâkî ve edebî sonuçlar çıkarılarak hikâye, nükte ve beyitlerle süslenmiştir. Arapça şiirlerin yanında âyet, hadis ve atasözlerine de sıkça yer verilmiştir. Eser yazıldığı tarihten bu yana büyük ilgi gördü. Dünya kütüphanelerinde binlerce yazma nüshası bulunan eser, ilk defa Seyf-i Serâyî tarafından 1391’de Kıpçak Türkçe’sine, 1397-98 yılları arasında ise İsbîcâbî adlı bir kişi tarafından Çağatay Türkçe’sine çevrildi. Tercüme edilen diğer diller ise şunlardır: Arapça, Urduca, Latince, Fransızca, Almanca, İngilizce, İtalyanca, Felemenkçe ve Rusça. Hayatının son bölümünü tenha bir yere yaptırdığı tekkede, okuyup yazmakla, ziyaretçileri kabul etmekle geçiren Sâdi-i Şirâzî 1292 yılında vefat etti. [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Risale-i Nur'da Geçen Ansiklopedik Bilgiler
Sâdi-i şirâzî
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst