Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Sahabe-i Kiram
Sahabe Şuuru
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="ABDULLAH4" data-source="post: 241150" data-attributes="member: 1004566"><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: green"><strong><em>Sahabe Şuuru </em></strong></span></span></p><p> </p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: green"><em>Osman Gazi Hazretleri ruhunu çadırda teslim etmişti. Vefatı sırasında Söğüt’e yerleşeli kırk seneden fazla olmuştu ama onun hâlâ evi yoktu. </em></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: green"><em>Bilecik’te oğlu Orhan Gazi’nin emri altında Bursa’yı fethe uğraşırken uzaktan Bursa’nın ışıklarını görüyor ve “Beni oraya defnedin.” diyordu. Etraftaki tekfurlardan elde ettiği mal mülkle ta o zaman Topkapı Sarayı’nı kurabilirdi ama o çadırında vefat ediyordu.</em></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: green"><em> Zira o derin bir saffet, samimiyet ve adanmışlık ruhunun adamıydı. Bu fotoğrafı alır, sahabenin yanına koyarsanız aradaki farkı çok seçemez, tefrik edemezsiniz. Osman Gazi hazretlerini Hz. Halid’le yanyana getirseniz (sahabinin mutlak fazileti mahfuz) seçmekte zorlanırsınız; “Acaba bu mu yoksa öbürü mü Halid dersiniz?” Bildiğiniz gibi; Hz. Halid vefat ederken geride hiçbir şey bırakmamıştı. Sa’d b. Zeyd diyor ki: “Hz. Halid, herkesin övdüğü bir kumandan olarak yaşadı, İslamın bir yitiği olarak gitti.. gitti ve geride sadece atını ve kılıcını bıraktı.” </em></span></span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: green"><em>Hz. Halid, iki imparatorluğu yerle bir etmişti ama kendisine ait hiç mal-mülk edinmemişti. Bu, mal-mülk olmamalı demek değildir. Bu, gönlünü dünyaya kaptırmama, mala mülke, makama mansıba bağlanmama demektir. Bağlanması lazım gelene bağlanma.. İnsanın ancak tek bir yere bağlanmaya gücü yeter. İnsan iki şeye aynı ölçüde, aynı kuvvette gönül veremez. </em></span></span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: green"><em>İşte onlar, İ’la-yı kelimetullahtan başka hiçbir şey düşünmüyorlardı. İstiyorlardı ki; herkes Allah’ı tanısın. İnsanlar Hz. Muhammed’le (sallallahu aleyhi ve sellem) tanışsın. Gece gündüz “Bu kocaman dünyaya nasıl müslümanlığı anlatırız?” diyorlardı. Bir gün dünyanın büyüklüğüne bakıyor, anlatılanları dinliyor ve “Demek ki bu dünyaya müslümanlığı anlatmak bir insanın ömrüne sığmayacak kadar zormuş.” diyorlardı. Sadece şu söze bile baksanız maksat ve gayelerinin ne olduğunu, ne ile dertlendiklerini görürsünüz. </em></span></span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: green"><em>Hedef gösterme mi anlarsınız müjde mi ama Allah Rasulü “Benim adım güneşin doğup battığı heryere ulaşacaktır.” buyurmuştu. </em></span></span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: green"><em>Onlar bunu bir vazife olarak anlamışlar ve hep bu vazifeyi eda etme gayretiyle yaşamışlardı. Bu aziz milletin mazisi bu vazifeyi yapmanın izzetiyle doludur. Herkesin ölüm hastalıklarına tutulduğu yerde bu millet “biz ümit olmalıyız” deyip ayakta kalmasını bilmiş ve bu şuurla yaşamıştır yüce </em></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: green"><em>rabbim bizede yasamak nasip eylesin.</em></span></span></strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="ABDULLAH4, post: 241150, member: 1004566"] [SIZE=3][COLOR=green][B][I]Sahabe Şuuru [/I][/B][/COLOR][/SIZE] [I][SIZE=3] [/SIZE][/I] [B][SIZE=3][COLOR=green][I]Osman Gazi Hazretleri ruhunu çadırda teslim etmişti. Vefatı sırasında Söğüt’e yerleşeli kırk seneden fazla olmuştu ama onun hâlâ evi yoktu. [/I][/COLOR][/SIZE][/B] [B][SIZE=3][COLOR=green][I]Bilecik’te oğlu Orhan Gazi’nin emri altında Bursa’yı fethe uğraşırken uzaktan Bursa’nın ışıklarını görüyor ve “Beni oraya defnedin.” diyordu. Etraftaki tekfurlardan elde ettiği mal mülkle ta o zaman Topkapı Sarayı’nı kurabilirdi ama o çadırında vefat ediyordu.[/I][/COLOR][/SIZE][/B] [B][SIZE=3][COLOR=green][I] Zira o derin bir saffet, samimiyet ve adanmışlık ruhunun adamıydı. Bu fotoğrafı alır, sahabenin yanına koyarsanız aradaki farkı çok seçemez, tefrik edemezsiniz. Osman Gazi hazretlerini Hz. Halid’le yanyana getirseniz (sahabinin mutlak fazileti mahfuz) seçmekte zorlanırsınız; “Acaba bu mu yoksa öbürü mü Halid dersiniz?” Bildiğiniz gibi; Hz. Halid vefat ederken geride hiçbir şey bırakmamıştı. Sa’d b. Zeyd diyor ki: “Hz. Halid, herkesin övdüğü bir kumandan olarak yaşadı, İslamın bir yitiği olarak gitti.. gitti ve geride sadece atını ve kılıcını bıraktı.” [/I][/COLOR][/SIZE][/B] [I][SIZE=3] [/SIZE][/I] [B][SIZE=3][COLOR=green][I]Hz. Halid, iki imparatorluğu yerle bir etmişti ama kendisine ait hiç mal-mülk edinmemişti. Bu, mal-mülk olmamalı demek değildir. Bu, gönlünü dünyaya kaptırmama, mala mülke, makama mansıba bağlanmama demektir. Bağlanması lazım gelene bağlanma.. İnsanın ancak tek bir yere bağlanmaya gücü yeter. İnsan iki şeye aynı ölçüde, aynı kuvvette gönül veremez. [/I][/COLOR][/SIZE][/B] [B][SIZE=3][COLOR=green][/COLOR][/SIZE][/B] [B][SIZE=3][COLOR=green][I]İşte onlar, İ’la-yı kelimetullahtan başka hiçbir şey düşünmüyorlardı. İstiyorlardı ki; herkes Allah’ı tanısın. İnsanlar Hz. Muhammed’le (sallallahu aleyhi ve sellem) tanışsın. Gece gündüz “Bu kocaman dünyaya nasıl müslümanlığı anlatırız?” diyorlardı. Bir gün dünyanın büyüklüğüne bakıyor, anlatılanları dinliyor ve “Demek ki bu dünyaya müslümanlığı anlatmak bir insanın ömrüne sığmayacak kadar zormuş.” diyorlardı. Sadece şu söze bile baksanız maksat ve gayelerinin ne olduğunu, ne ile dertlendiklerini görürsünüz. [/I][/COLOR][/SIZE][/B] [I][SIZE=3] [/SIZE][/I] [B][SIZE=3][COLOR=green][I]Hedef gösterme mi anlarsınız müjde mi ama Allah Rasulü “Benim adım güneşin doğup battığı heryere ulaşacaktır.” buyurmuştu. [/I][/COLOR][/SIZE][/B] [B][SIZE=3][COLOR=green][/COLOR][/SIZE][/B] [B][SIZE=3][COLOR=green][I]Onlar bunu bir vazife olarak anlamışlar ve hep bu vazifeyi eda etme gayretiyle yaşamışlardı. Bu aziz milletin mazisi bu vazifeyi yapmanın izzetiyle doludur. Herkesin ölüm hastalıklarına tutulduğu yerde bu millet “biz ümit olmalıyız” deyip ayakta kalmasını bilmiş ve bu şuurla yaşamıştır yüce [/I][/COLOR][/SIZE][/B] [B][SIZE=3][COLOR=green][I]rabbim bizede yasamak nasip eylesin.[/I][/COLOR][/SIZE][/B] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Sahabe-i Kiram
Sahabe Şuuru
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst