Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Sorularla İslamiyet
Sahabelere yetişilmez; ama örnek alınır
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Ahmet.1" data-source="post: 525439" data-attributes="member: 1040028"><p><strong><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #B22222">Fıkıh Köşesi » Asr-ı Saâdet / Süleyman Kösmene </span></span></span></strong></p><p></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"><strong><span style="color: #808080">Yusuf Bey: </span>“Sahabelere yetişililir mi? Günümüzde sahabe gibi yaşamak mümkün mü?”</strong></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">Günümüzde değil; Asr-ı Saadetten sonra hiçbir devirde sahabelere yetişilmez; sahabe gibi olunmaz.</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">Fakat her çağda ve her zamanda sahabeler örnek alınırlar.</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">Bedîüzzaman Hazretlerinin ifadesiyle, Peygamberlerden sonra insanoğlunun en faziletlileri sahabelerdir. Sahabelerin mertebesine hiçbir şekilde yetişilmez. Çünkü onlar Peygamber Efendimiz Aleyhissalâtü Vessselâm’ı “peygamber” olarak görmüşler, iman etmişler ve “sohbeti” ile müşerref olmuşlardır. Peygamber sohbeti onlara, sair evliyanın senelerle seyr ü sülûkla elde ettikleri feyze ve nura, “bir dakikada” ulaştıran bir mertebe ve yükseliş vermiştir.1</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">Ebû Musa el-Eş’ârî radiyallahü anh anlatmıştır:</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">“Bir gün evden çıktım ve içimden: ‘Vallahi bu gün Resûlullah Aleyhissalâtü Vessselâm’dan ayrılmayacağım ve bütün gün onunla birlikte olacağım.’ diye ahdettim. (Ebû Musa mescide geliyor, Hazret-i Peygamber’i (asm) soruyor. Ona: “Resûlullah mescitten çıktı ve şu yöne doğru gitti.” diyorlar.) Bunun üzerine ben de mescitten çıktım ve Resûlullah‘ı (asm) sora sora izi üzerinde gittim. Nihayet Resûlullah‘ı (asm) Erîs kuyusunun bahçesinde buldum. Bu bahçenin kapısı hurma dalından yapılmıştı. Resûlullah (asm) abdest aldı ve Erîs kuyusunun ağzına serinlemek için oturdu. Ben de kalkıp Resûlullah’ın (asm) yanına vardım. Resûlullah’a (asm) selâm verdim. Sonra geri dönüp kapının yanına oturdum. Kendi kendime:</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">“Bu gün ben Resûlullah’ın (asm) kapıcısı olayım” diye karar verdim.</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">Bu sırada Ebû Bekir (ra) geldi. Kapıyı itti. Ben:</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">“Kimdir o?” dedim. O:</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">“Ebû Bekir” dedi. Ben:</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">“Biraz müsaade et.” dedim. Sonra gittim:</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">“Ya Resûlallah! Kapıda bekleyen Ebû Bekir’dir. Yanınıza gelmek için izin istiyor.” dedim. Resûlullah (asm):</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">“Ona izin ver ve kendisini Cennetle müjdele!” buyurdu. Hemen geriye döndüm ve:</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">“Gir!” dedim. Sonra: “Resulullah seni Cennet’le müjdeliyor.” dedim.</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">Ebû Bekir girdi ve Hazret-i Peygamber’in (asm) sağ yanına oturdu.</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">Ben kapıya döndüm. Kapı tekrar çaldı. Ben:</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">“Kimdir o?” dedim. O:</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">“Ömer bin Hattab’tır.” dedi. Ben:</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">“Biraz bekle!” dedim. Sonra Resûlullah’a (asm) geldim, selâm verdim ve:</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">“Ya Resulallah! Ömer bekliyor. Yanınıza gelmek için izin istiyor.” dedim.</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">Resulullah (asm):</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">“Ona izin ver ve kendisini Cennet’le müjdele.” buyurdu.</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">Ömer’e gittim ve:</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">“Buyur.” dedim. Sonra: “Resulullah seni Cennet’le müjdeliyor.” diye haber verdim.</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">Ömer girdi ve Resûlullah’ın (asm) sol yanına oturdu. Ben kapıya döndüm.</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">Az sonra kapı yeniden çaldı. Kardeşim abdest alıp bana yetişecekti. Gelenin o olmasını diledim.</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">“Kimdir o?” dedim. O:</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">“Osman bin Affan” dedi. Ben:</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">“Biraz bekle.” dedim. Ve Hazret-i Peygamber’e (asm) gelip haber verdim. Resulullah (asm):</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">“Ona izin ver ve kendisine isabet edecek olan belâ ve musîbetle birlikte Cennet’le müjdele.” buyurdu.</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">Döndüm ve Hazret-i Osman’a (ra):</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">“Gir.” dedim. “Resûlullah (asm) seni, sana isabet edecek olan belâ ve musîbetle birlikte seni Cennet’le müjdeliyor.” diye ilâve ettim.</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">O da girdi ve Resûlullah’ın (asm) karşısına oturdu.” 2</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">Görüldüğü gibi, sahabeler içerisinde bile dereceler vardır.</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">Fakat sahabe olmak küllî bir meziyet ve fazilettir. Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâm’a en zor zamanlarında yardım eden, onun (asm) nurlu sohbetlerinden yüksek feyiz alarak doğrudan ve hiç aracısız zahirden hakikate geçen sadık arkadaşları, yani sahabeler, yani Ashab-ı Güzin, tam manasıyla birer Peygamber Yıldızıdır.</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">İnsanlık tarihînde Peygamberlerden sonra gelmiş en şerefli nesil ve en hayırlı topluluktur.</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">Bedîüzzaman Hazretlerinin ifadesiyle, her biri hak, hakkaniyet, sıdk ve doğruluk için ve İslâmiyet’in inkişafı için canlarını, mallarını, anne ve babalarını, kavim ve kabilelerini feda eden birer fedaîdirler. 3</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"></span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">Örnek alma meselesine gelince, günümüzde elbette onlar örnek alınarak yaşanabilir.</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">Allah feyizlerini üstümüzden eksik etmesin. Âmin.</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"></span></span></em></p><p></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px"><strong>Dipnotlar:</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px">1- Sözler, s. 451.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px">2- Müslim, Fadâili’s-Sahâbe, 29.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 10px">3- Mektûbât, s. 121.</span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Ahmet.1, post: 525439, member: 1040028"] [B][FONT=Arial][SIZE=2][COLOR="#B22222"]Fıkıh Köşesi » Asr-ı Saâdet / Süleyman Kösmene [/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [I][FONT=Arial][SIZE=3][B][COLOR="#808080"]Yusuf Bey: [/COLOR]“Sahabelere yetişililir mi? Günümüzde sahabe gibi yaşamak mümkün mü?”[/B] Günümüzde değil; Asr-ı Saadetten sonra hiçbir devirde sahabelere yetişilmez; sahabe gibi olunmaz. Fakat her çağda ve her zamanda sahabeler örnek alınırlar. Bedîüzzaman Hazretlerinin ifadesiyle, Peygamberlerden sonra insanoğlunun en faziletlileri sahabelerdir. Sahabelerin mertebesine hiçbir şekilde yetişilmez. Çünkü onlar Peygamber Efendimiz Aleyhissalâtü Vessselâm’ı “peygamber” olarak görmüşler, iman etmişler ve “sohbeti” ile müşerref olmuşlardır. Peygamber sohbeti onlara, sair evliyanın senelerle seyr ü sülûkla elde ettikleri feyze ve nura, “bir dakikada” ulaştıran bir mertebe ve yükseliş vermiştir.1 Ebû Musa el-Eş’ârî radiyallahü anh anlatmıştır: “Bir gün evden çıktım ve içimden: ‘Vallahi bu gün Resûlullah Aleyhissalâtü Vessselâm’dan ayrılmayacağım ve bütün gün onunla birlikte olacağım.’ diye ahdettim. (Ebû Musa mescide geliyor, Hazret-i Peygamber’i (asm) soruyor. Ona: “Resûlullah mescitten çıktı ve şu yöne doğru gitti.” diyorlar.) Bunun üzerine ben de mescitten çıktım ve Resûlullah‘ı (asm) sora sora izi üzerinde gittim. Nihayet Resûlullah‘ı (asm) Erîs kuyusunun bahçesinde buldum. Bu bahçenin kapısı hurma dalından yapılmıştı. Resûlullah (asm) abdest aldı ve Erîs kuyusunun ağzına serinlemek için oturdu. Ben de kalkıp Resûlullah’ın (asm) yanına vardım. Resûlullah’a (asm) selâm verdim. Sonra geri dönüp kapının yanına oturdum. Kendi kendime: “Bu gün ben Resûlullah’ın (asm) kapıcısı olayım” diye karar verdim. Bu sırada Ebû Bekir (ra) geldi. Kapıyı itti. Ben: “Kimdir o?” dedim. O: “Ebû Bekir” dedi. Ben: “Biraz müsaade et.” dedim. Sonra gittim: “Ya Resûlallah! Kapıda bekleyen Ebû Bekir’dir. Yanınıza gelmek için izin istiyor.” dedim. Resûlullah (asm): “Ona izin ver ve kendisini Cennetle müjdele!” buyurdu. Hemen geriye döndüm ve: “Gir!” dedim. Sonra: “Resulullah seni Cennet’le müjdeliyor.” dedim. Ebû Bekir girdi ve Hazret-i Peygamber’in (asm) sağ yanına oturdu. Ben kapıya döndüm. Kapı tekrar çaldı. Ben: “Kimdir o?” dedim. O: “Ömer bin Hattab’tır.” dedi. Ben: “Biraz bekle!” dedim. Sonra Resûlullah’a (asm) geldim, selâm verdim ve: “Ya Resulallah! Ömer bekliyor. Yanınıza gelmek için izin istiyor.” dedim. Resulullah (asm): “Ona izin ver ve kendisini Cennet’le müjdele.” buyurdu. Ömer’e gittim ve: “Buyur.” dedim. Sonra: “Resulullah seni Cennet’le müjdeliyor.” diye haber verdim. Ömer girdi ve Resûlullah’ın (asm) sol yanına oturdu. Ben kapıya döndüm. Az sonra kapı yeniden çaldı. Kardeşim abdest alıp bana yetişecekti. Gelenin o olmasını diledim. “Kimdir o?” dedim. O: “Osman bin Affan” dedi. Ben: “Biraz bekle.” dedim. Ve Hazret-i Peygamber’e (asm) gelip haber verdim. Resulullah (asm): “Ona izin ver ve kendisine isabet edecek olan belâ ve musîbetle birlikte Cennet’le müjdele.” buyurdu. Döndüm ve Hazret-i Osman’a (ra): “Gir.” dedim. “Resûlullah (asm) seni, sana isabet edecek olan belâ ve musîbetle birlikte seni Cennet’le müjdeliyor.” diye ilâve ettim. O da girdi ve Resûlullah’ın (asm) karşısına oturdu.” 2 Görüldüğü gibi, sahabeler içerisinde bile dereceler vardır. Fakat sahabe olmak küllî bir meziyet ve fazilettir. Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâm’a en zor zamanlarında yardım eden, onun (asm) nurlu sohbetlerinden yüksek feyiz alarak doğrudan ve hiç aracısız zahirden hakikate geçen sadık arkadaşları, yani sahabeler, yani Ashab-ı Güzin, tam manasıyla birer Peygamber Yıldızıdır. İnsanlık tarihînde Peygamberlerden sonra gelmiş en şerefli nesil ve en hayırlı topluluktur. Bedîüzzaman Hazretlerinin ifadesiyle, her biri hak, hakkaniyet, sıdk ve doğruluk için ve İslâmiyet’in inkişafı için canlarını, mallarını, anne ve babalarını, kavim ve kabilelerini feda eden birer fedaîdirler. 3 Örnek alma meselesine gelince, günümüzde elbette onlar örnek alınarak yaşanabilir. Allah feyizlerini üstümüzden eksik etmesin. Âmin. [/SIZE][/FONT][/I] [FONT=Arial][SIZE=2][B]Dipnotlar:[/B] 1- Sözler, s. 451. 2- Müslim, Fadâili’s-Sahâbe, 29. 3- Mektûbât, s. 121.[/SIZE][/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Sorularla İslamiyet
Sahabelere yetişilmez; ama örnek alınır
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst