Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Sahabe-i Kiram
Sâhib-ül ezân:ABDULLAH BİN ZEYD...
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Turab3" data-source="post: 199549" data-attributes="member: 1005848"><p><span style="font-family: 'Arial'">Hicretten sonra Medîne'de Peygamber efendimizin mescidi yapılmış, burada Müslümanlar cemâ'atle namaz kılıyorlardı. Ancak o günlerde namaz vakitlerini bildirmek, zahmetli oluyordu. Müslümanlar, Mescid'e toplanır; namaz vaktini beklerlerdi. Ba'zıları da tam vakti tesbit edemezlerdi.</span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'">Sevgili Peygamberimiz, buna bir çâre arıyorlardı. Bir gün arkadaşlarını topladılar. Meseleyi hep birlikte konuşmaya (istişâreye) başladılar. İlk önce şu teklif yapıldı:</span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'">- Namaz vakitlerinde çan çaldırsak!</span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'">Bunun üzerine Peygamber efendimiz buyurdu ki:</span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><strong>- Çan çaldırma âdeti, Hıristiyanlara mahsûstur. Bize yakışmaz.</strong></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'">Sonra, başka bir düşünce ileri sürüldü:</span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'">- Boru çaldırsak!</span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><strong>- O da Yahûdîlere âittir. Doğru olmaz.</strong></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"></span><strong><span style="color: #ff8000"><span style="font-family: 'Arial'">Ateş yaksak</span></span></strong><strong><span style="color: #ff8000"><span style="font-family: 'Arial'"></span></span></strong></p><p><strong><span style="color: #ff8000"><span style="font-family: 'Arial'"></span></span></strong><span style="font-family: 'Arial'"></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'">- Yüksek yerlerde ateş yaksak. Böylece namaz vakitlerini, görerek öğrenmiş oluruz!</span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'">Bu teklife de Allahü teâlânın Resûlü şöyle buyurdu:</span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><strong>- Ateş yakmak, ateşperestlerin, ateşe tapanların işidir. Mecûsîlerin yaptığını taklîd edemeyiz.</strong> Son olarak:</span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'">- Namaz vakitlerinde, bir bayrak çekelim, teklifinde bulunuldu.</span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'">Peygamber efendimiz, bunu da beğenmediler. Neticede, karar veremeden dağıldılar. Müslümanlar üzgün olarak evlerine çekildiler.</span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'">O toplantıda bulunan Abdullah bin Zeyd, aynı gece bir rü'yâ gördü... Ertesi gün, sabah namazından sonra, Sevgili Peygamberimize gördüğü rü'yâyı anlattı:</span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'">" Yâ Resûlallah! Dün gece rü'yâmda, mübârek bir zât gördüm. Elinde parlak bir çan vardı. Ona sordum:</span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'">- Onu bana satar mısın?</span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'">- Çanı ne yapacaksın? </span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'">- Müslümanları namaza da'vet edeceğim.</span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'">O mübârek zât güldü ve dedi ki:</span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'">- Sana ondan daha hayırlı, bir şey öğreteyim mi?</span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'">- Öğret!.</span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'">O zaman bana, kelimesi kelimesine, Ezân-ı Muhammedî'yi okudu."</span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'">Abdullah bin Zeyd hazretlerinin rü'yâlarını anlatmasından sonra, Allahü teâlânın Resûlü de tebessüm ederek buyurdular ki:</span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><strong>- İnşâallah gördüğün hak rü'yâdır, sâlih rü'yâdır. Şimdi kalk da öğrendiklerini, Bilâl'e öğret! Ezânı, O okusun. Çünkü sesi, senden daha gür, daha yüksektir.</strong></span></p><p><strong><span style="color: #ff8000"><span style="font-family: 'Arial'">Aynı rü'yâyı ben de gördüm</span></span></strong></p><p></p><p><span style="font-family: 'Arial'">Bu rü'yâ ve Ezân kelimelerini işiten Hz. Ömer dedi ki:</span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'">- Yâ Resûlallah! Seni hak Peygamber olarak gönderen Allaha yemîn ederim ki, aynı rü'yâyı ben de gördüm.</span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'">Bunun üzerine sevgili Peygamberimiz, ellerini semâya kaldırarak; cenâb-ı Hakka şükrettiler, hamdettiler.</span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'">Bundan sonra Sâhib-ül Ezân diye meşhûr olan Abdullah bin Zeyd, Medîneli Müslümanların Hazrec koluna mensuptur. Ebû Muhammed el-Medenî adı ile künyelenmiştir. Akabe bîâtında bulunarak Resûlullaha îmân edip Müslüman olmakla şereflenmiştir. Bedir muharebesine iştirak etmiş ve diğer bütün harplere katılarak, büyük kahramanlıklar göstermiştir. </span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'">Resûlullah ile beraber Vedâ Haccı'nda bulundu. Bu hac esnasında elinde bulunan bütün mallarını, hayvanlarını, fakirlere sadaka olarak dağıttı. 644 yılında 64 yaşında iken vefât etti. </span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'">Buyurdu ki: </span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><strong>"Dünyada olup da âhiret hayatı yaşıyan insan saâdet içindedir. Bir insan yaşadığı müddetçe Allahı hatırından çıkarmayıp, O'na hep yalvarırsa âhirette merhametine sebep olur. Böylece âhiret hayatı yaşamış olur."</strong></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Turab3, post: 199549, member: 1005848"] [FONT=Arial]Hicretten sonra Medîne'de Peygamber efendimizin mescidi yapılmış, burada Müslümanlar cemâ'atle namaz kılıyorlardı. Ancak o günlerde namaz vakitlerini bildirmek, zahmetli oluyordu. Müslümanlar, Mescid'e toplanır; namaz vaktini beklerlerdi. Ba'zıları da tam vakti tesbit edemezlerdi. Sevgili Peygamberimiz, buna bir çâre arıyorlardı. Bir gün arkadaşlarını topladılar. Meseleyi hep birlikte konuşmaya (istişâreye) başladılar. İlk önce şu teklif yapıldı: - Namaz vakitlerinde çan çaldırsak! Bunun üzerine Peygamber efendimiz buyurdu ki: [B]- Çan çaldırma âdeti, Hıristiyanlara mahsûstur. Bize yakışmaz.[/B] Sonra, başka bir düşünce ileri sürüldü: - Boru çaldırsak! [B]- O da Yahûdîlere âittir. Doğru olmaz.[/B] [/FONT][B][COLOR=#ff8000][FONT=Arial]Ateş yaksak[/FONT][/COLOR][/B][B][COLOR=#ff8000][FONT=Arial] [/FONT][/COLOR][/B][FONT=Arial] - Yüksek yerlerde ateş yaksak. Böylece namaz vakitlerini, görerek öğrenmiş oluruz! Bu teklife de Allahü teâlânın Resûlü şöyle buyurdu: [B]- Ateş yakmak, ateşperestlerin, ateşe tapanların işidir. Mecûsîlerin yaptığını taklîd edemeyiz.[/B] Son olarak: - Namaz vakitlerinde, bir bayrak çekelim, teklifinde bulunuldu. Peygamber efendimiz, bunu da beğenmediler. Neticede, karar veremeden dağıldılar. Müslümanlar üzgün olarak evlerine çekildiler. O toplantıda bulunan Abdullah bin Zeyd, aynı gece bir rü'yâ gördü... Ertesi gün, sabah namazından sonra, Sevgili Peygamberimize gördüğü rü'yâyı anlattı: " Yâ Resûlallah! Dün gece rü'yâmda, mübârek bir zât gördüm. Elinde parlak bir çan vardı. Ona sordum: - Onu bana satar mısın? - Çanı ne yapacaksın? - Müslümanları namaza da'vet edeceğim. O mübârek zât güldü ve dedi ki: - Sana ondan daha hayırlı, bir şey öğreteyim mi? - Öğret!. O zaman bana, kelimesi kelimesine, Ezân-ı Muhammedî'yi okudu." Abdullah bin Zeyd hazretlerinin rü'yâlarını anlatmasından sonra, Allahü teâlânın Resûlü de tebessüm ederek buyurdular ki: [B]- İnşâallah gördüğün hak rü'yâdır, sâlih rü'yâdır. Şimdi kalk da öğrendiklerini, Bilâl'e öğret! Ezânı, O okusun. Çünkü sesi, senden daha gür, daha yüksektir.[/B][/FONT] [B][COLOR=#ff8000][FONT=Arial]Aynı rü'yâyı ben de gördüm[/FONT][/COLOR][/B] [FONT=Arial]Bu rü'yâ ve Ezân kelimelerini işiten Hz. Ömer dedi ki: - Yâ Resûlallah! Seni hak Peygamber olarak gönderen Allaha yemîn ederim ki, aynı rü'yâyı ben de gördüm. Bunun üzerine sevgili Peygamberimiz, ellerini semâya kaldırarak; cenâb-ı Hakka şükrettiler, hamdettiler. Bundan sonra Sâhib-ül Ezân diye meşhûr olan Abdullah bin Zeyd, Medîneli Müslümanların Hazrec koluna mensuptur. Ebû Muhammed el-Medenî adı ile künyelenmiştir. Akabe bîâtında bulunarak Resûlullaha îmân edip Müslüman olmakla şereflenmiştir. Bedir muharebesine iştirak etmiş ve diğer bütün harplere katılarak, büyük kahramanlıklar göstermiştir. Resûlullah ile beraber Vedâ Haccı'nda bulundu. Bu hac esnasında elinde bulunan bütün mallarını, hayvanlarını, fakirlere sadaka olarak dağıttı. 644 yılında 64 yaşında iken vefât etti. Buyurdu ki: [B]"Dünyada olup da âhiret hayatı yaşıyan insan saâdet içindedir. Bir insan yaşadığı müddetçe Allahı hatırından çıkarmayıp, O'na hep yalvarırsa âhirette merhametine sebep olur. Böylece âhiret hayatı yaşamış olur."[/B][/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Sahabe-i Kiram
Sâhib-ül ezân:ABDULLAH BİN ZEYD...
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst