Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Sahip olduğumuz nimetlerin farkına varıyor muyuz?
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Nevzatt" data-source="post: 42911" data-attributes="member: 1580"><p style="text-align: center"><img src="http://www.resimload.com/070705/ai4_cennet_2x1x.jpg" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></p><p><span style="color: #6b6b6b"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><strong>Rabb'imizin bizlere büyük lütuflarından biri, belki de en birincisi, ihsan ettiği eşsiz nimetlerin farkına varmamızdır. Böylece insan hiçbir maddi imkânla elde edemeyeceği nice nimetlerin sahibi olduğunu bilir, hayatından hep mutluluk duyar, huzur hisseder.</strong></span></span></span></p><p><span style="color: #6b6b6b"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="color: #6b6b6b"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><strong>Bu nimetlerin farkına varamayan adam ise tam aksine mahrumiyet duygusuna girer, en eşsiz ve değerli nimetlere sahip olduğunun farkına varmadan, şükrünü duymadan mahrum adam duygusuyla yaşar. Şikâyetten kurtulup da şükre yönelemez, hayatından memnun olamaz.</strong></span></span></span></p><p><span style="color: #6b6b6b"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="color: #6b6b6b"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><strong>En-Nurulhalide kitabından özetleyerek kaydettiğim (Nimetlerin farkına varan adam) olayını bugün sorulan şikâyet soruları sebebiyle burada bir daha hatırlama gereği duydum. Bakalım, insanlar ne eşsiz nimetlere sahipler de farkına varamıyor, şükür duygusuna giremiyor, mutluluk hissi duyamıyorlar görelim.. Bir de, farkına varan kötürüm adam ise nasıl ağaçların yaprakları sayısınca şükretme sevinci duyuyor bir kıyaslama imkânı bulalım..</strong></span></span></span></p><p><span style="color: #6b6b6b"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="color: #6b6b6b"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><strong>Gözleri görmeyen, ayakları yürümeyen bir adam yol kenarında oturduğu ağacın gölgesinde ellerini açmış büyük bir mutlululuk içinde Rabb'ine dua ederek diyor ki:</strong></span></span></span></p><p><span style="color: #6b6b6b"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="color: #6b6b6b"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><strong>-Ey birçok zengine vermediği nimetleri bana veren Rabb'im, ağaçların yaprakları sayısınca şükürler olsun!..</strong></span></span></span></p><p><span style="color: #6b6b6b"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="color: #6b6b6b"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><strong>Oradan geçmekte olan İsa aleyhisselam bu duayı yapan adamın, gözleri görmeyen, ayakları yürümeyen kötürüm biri olduğunu görünce yaklaşıp sorar:</strong></span></span></span></p><p><span style="color: #6b6b6b"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="color: #6b6b6b"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><strong>-Ey Allah'ın kulu, senin üzerinde ne nimetler vardır ki 'birçok zengine vermediği nimeti bana veren Rabb'im...' diye dua ediyorsun?</strong></span></span></span></p><p><span style="color: #6b6b6b"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="color: #6b6b6b"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><strong>Kapalı gözleriyle sesin geldiği tarafa yönelen adam mutluluk içinde anlatır:</strong></span></span></span></p><p><span style="color: #6b6b6b"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="color: #6b6b6b"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><strong>-Rabb'im bana öyle bir kalp vermiştir ki, o kalple O'nu tanıyorum. Öyle de bir dil vermiştir ki o dille de O'na şükrediyorum. O'nu tanımaktan daha büyük nimet, O'na şükretmekten daha büyük mutluluk olur mu? Halbuki, nice zenginler var ki kalbinde O'nu tanıma sevinci, dilinde de O'na şükretme mutluluğu yoktur. Ama ayakları topal, gözleri kör bu kötürüm adama Rabb'im, nimetin farkına varmayı nasip eylemiş. İşte bunu düşününce kendimi tutamıyor da:</strong></span></span></span></p><p><span style="color: #6b6b6b"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="color: #6b6b6b"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><strong>-Nice zenginlere vermediği nimetini bana veren Rabb'im, Sana ağaçların yaprakları sayısınca şükürler olsun.. diye feryat etmekten kendimi alamıyorum.</strong></span></span></span></p><p><span style="color: #6b6b6b"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="color: #6b6b6b"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><strong>Kafa gözü kapalı; ama kalp gözü açık olan bu adamın önünde diz çöken İsa aleyhisselam, omuzlarından tutar, dudaklarını yapıştırdığı gözlerinden sevgi ile öper.</strong></span></span></span></p><p><span style="color: #6b6b6b"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="color: #6b6b6b"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><strong>Peygamberin dudakları değen gözler anında cam gibi açılır. Şaşıran adam tebessümle baktığı İsa aleyhisselama, 'Sen, der şu ölüleri diriltip hastalara şifalar veren mucizelerin sahibi yüce Peygamber olmayasın?'der.</strong></span></span></span></p><p><span style="color: #6b6b6b"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="color: #6b6b6b"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><strong>İsa aleyhisselam: 'Belli olmuyor mu?' deyince 'Gözlerimden belli oldu; ama ayaklarımdan henüz belli değil.' cevabını verir. Bunun üzerine 'Silkinip kalk bakalım, belki ayaklarından da belli olur.' der. Hemen silkinip kalkan adam ayaklarının da düzeldiğini anlayınca ilk sözü şu olur:</strong></span></span></span></p><p><span style="color: #6b6b6b"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="color: #6b6b6b"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><strong>-Ey Allah'ın Nebisi, izin ver de sahip olduğum şu eşsiz nimetlerin şükrünü geç kalmadan hemen yapayım, diyerek yere iner ve secdeye kapanarak der ki:</strong></span></span></span></p><p><span style="color: #6b6b6b"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="color: #6b6b6b"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><strong>-Ey Rabb'aim, Seni tanıyan bir kalple şükreden bir dil nimetinin şükründen acizken şimdi gören bir çift göz, yürüyen iki tane de ayak ihsan ettin, bu nimetlerin şükrünü nasıl ödeyeceğim ben?..</strong></span></span></span></p><p><span style="color: #6b6b6b"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="color: #6b6b6b"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><strong>Bu sırada toplanan halk, İsa aleyhisselamın elini öpmek ister. Ancak Allah'ın Nebisi yerde şükür secdesindeki adamı işaret ederek der ki:</strong></span></span></span></p><p><span style="color: #6b6b6b"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="color: #6b6b6b"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><strong>-Eli öpülecek insan, sahip olduğu nimetlerin farkına varan işte şu şükür secdesindeki insandır. Onun elini öpün!.. Derler ki,</strong></span></span></span></p><p><span style="color: #6b6b6b"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="color: #6b6b6b"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><strong>- Onu secdeye indiren nimetlere bizler doğuştan sahibiz, ama hiç şükretme duygusuna girmedik. İsa aleyhisselamın tarihî cevabı tek cümleden ibaret olur:</strong></span></span></span></p><p><span style="color: #6b6b6b"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="color: #6b6b6b"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><strong>- Düşünen insan sahip olduğu nimetlerin farkına varır, düşünmeyen insan da kendini nimetlerden mahrum sanır!.</strong></span></span></span></p><p><span style="color: #6b6b6b"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="color: #6b6b6b"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><strong>- Ne dersiniz? Biz de düşünüyor nimetlerin farkına varıyor muyuz, yoksa düşünmüyor, kendimizi nimetlerden mahrum mu sanıyoruz?</strong></span></span></span></p><p><span style="color: #6b6b6b"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="color: #6b6b6b"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="color: #6b6b6b"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><strong>Ahmed ŞAHİN</strong></span></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Nevzatt, post: 42911, member: 1580"] [center][img]http://www.resimload.com/070705/ai4_cennet_2x1x.jpg[/img][/center] [color=#6b6b6b][size=3][font=comic sans ms][b]Rabb'imizin bizlere büyük lütuflarından biri, belki de en birincisi, ihsan ettiği eşsiz nimetlerin farkına varmamızdır. Böylece insan hiçbir maddi imkânla elde edemeyeceği nice nimetlerin sahibi olduğunu bilir, hayatından hep mutluluk duyar, huzur hisseder. Bu nimetlerin farkına varamayan adam ise tam aksine mahrumiyet duygusuna girer, en eşsiz ve değerli nimetlere sahip olduğunun farkına varmadan, şükrünü duymadan mahrum adam duygusuyla yaşar. Şikâyetten kurtulup da şükre yönelemez, hayatından memnun olamaz. En-Nurulhalide kitabından özetleyerek kaydettiğim (Nimetlerin farkına varan adam) olayını bugün sorulan şikâyet soruları sebebiyle burada bir daha hatırlama gereği duydum. Bakalım, insanlar ne eşsiz nimetlere sahipler de farkına varamıyor, şükür duygusuna giremiyor, mutluluk hissi duyamıyorlar görelim.. Bir de, farkına varan kötürüm adam ise nasıl ağaçların yaprakları sayısınca şükretme sevinci duyuyor bir kıyaslama imkânı bulalım.. Gözleri görmeyen, ayakları yürümeyen bir adam yol kenarında oturduğu ağacın gölgesinde ellerini açmış büyük bir mutlululuk içinde Rabb'ine dua ederek diyor ki: -Ey birçok zengine vermediği nimetleri bana veren Rabb'im, ağaçların yaprakları sayısınca şükürler olsun!.. Oradan geçmekte olan İsa aleyhisselam bu duayı yapan adamın, gözleri görmeyen, ayakları yürümeyen kötürüm biri olduğunu görünce yaklaşıp sorar: -Ey Allah'ın kulu, senin üzerinde ne nimetler vardır ki 'birçok zengine vermediği nimeti bana veren Rabb'im...' diye dua ediyorsun? Kapalı gözleriyle sesin geldiği tarafa yönelen adam mutluluk içinde anlatır: -Rabb'im bana öyle bir kalp vermiştir ki, o kalple O'nu tanıyorum. Öyle de bir dil vermiştir ki o dille de O'na şükrediyorum. O'nu tanımaktan daha büyük nimet, O'na şükretmekten daha büyük mutluluk olur mu? Halbuki, nice zenginler var ki kalbinde O'nu tanıma sevinci, dilinde de O'na şükretme mutluluğu yoktur. Ama ayakları topal, gözleri kör bu kötürüm adama Rabb'im, nimetin farkına varmayı nasip eylemiş. İşte bunu düşününce kendimi tutamıyor da: -Nice zenginlere vermediği nimetini bana veren Rabb'im, Sana ağaçların yaprakları sayısınca şükürler olsun.. diye feryat etmekten kendimi alamıyorum. Kafa gözü kapalı; ama kalp gözü açık olan bu adamın önünde diz çöken İsa aleyhisselam, omuzlarından tutar, dudaklarını yapıştırdığı gözlerinden sevgi ile öper. Peygamberin dudakları değen gözler anında cam gibi açılır. Şaşıran adam tebessümle baktığı İsa aleyhisselama, 'Sen, der şu ölüleri diriltip hastalara şifalar veren mucizelerin sahibi yüce Peygamber olmayasın?'der. İsa aleyhisselam: 'Belli olmuyor mu?' deyince 'Gözlerimden belli oldu; ama ayaklarımdan henüz belli değil.' cevabını verir. Bunun üzerine 'Silkinip kalk bakalım, belki ayaklarından da belli olur.' der. Hemen silkinip kalkan adam ayaklarının da düzeldiğini anlayınca ilk sözü şu olur: -Ey Allah'ın Nebisi, izin ver de sahip olduğum şu eşsiz nimetlerin şükrünü geç kalmadan hemen yapayım, diyerek yere iner ve secdeye kapanarak der ki: -Ey Rabb'aim, Seni tanıyan bir kalple şükreden bir dil nimetinin şükründen acizken şimdi gören bir çift göz, yürüyen iki tane de ayak ihsan ettin, bu nimetlerin şükrünü nasıl ödeyeceğim ben?.. Bu sırada toplanan halk, İsa aleyhisselamın elini öpmek ister. Ancak Allah'ın Nebisi yerde şükür secdesindeki adamı işaret ederek der ki: -Eli öpülecek insan, sahip olduğu nimetlerin farkına varan işte şu şükür secdesindeki insandır. Onun elini öpün!.. Derler ki, - Onu secdeye indiren nimetlere bizler doğuştan sahibiz, ama hiç şükretme duygusuna girmedik. İsa aleyhisselamın tarihî cevabı tek cümleden ibaret olur: - Düşünen insan sahip olduğu nimetlerin farkına varır, düşünmeyen insan da kendini nimetlerden mahrum sanır!. - Ne dersiniz? Biz de düşünüyor nimetlerin farkına varıyor muyuz, yoksa düşünmüyor, kendimizi nimetlerden mahrum mu sanıyoruz? Ahmed ŞAHİN[/b][/font][/size][/color] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Sahip olduğumuz nimetlerin farkına varıyor muyuz?
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst