Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Sorularla İslamiyet
sahrada bayram namazı
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="sinang" data-source="post: 353316" data-attributes="member: 1020259"><p>bismillahirrahmanirrahim</p><p>Hasan el BENNA R.H ANLATIYOR;</p><p></p><p>Ramazan günlerinde Abbasi camiinde sabah namazından sonra bazı İslâmî konularda halka bilgi veriyordum. Çoğu zaman oruç, zekat ve ramazan gibi konulara temas ediyordum. Ramazanın sonlarına doğru bayram namazı hakkında geniş malûmat verdim. Bayram namazından bahsederken şehrin dışında kılmanın sünnet olduğunu erkek-kadın herkesin çıkıp 'İslâmî hayır ve heyecana şahit olmalarını istedim. İmamı Şa-fi'nin dışında bütün imamların sahrada kılınan bayram namazlarının daha faziletli olduğu hususunda birleştiklerini söyledim. «Sadece İmâm-ı Safi memleketteki cami bütün müsiümanlara yetiyorsa camide kılmanın daha faziletli olduğunu söylemiştir» dedim.</p><p></p><p>Ben bu konudaki fıkhî hükümleri anlatırken dinleyicilerden biri: «Sünneti yerine getirelim. Ramazan bayramını sahrada kılalım. Üstelik İsmailiye'deki camiler küçük olduğundan cemaata dar gelmektedir. Oysa etraflıdaki geniş sahra ihtilal ordularına bile fazla gelmektedir» dedi. </p><p>Cemaatın hepsi de aynı görüşte ısrar edinoe onlara uymaktan başka çare bulamadım. Ancak bu memleketteki müslümanların bu konularda çok hassas olduğunu ve süratle görüş ayrılığına düştüklerini, üstelik bu gibi konulardaki ihtilafların bitmesinin üzerinden daha çok zaman geçmediğini düşünerek acele etmememiz gerektiğini on lara anlattım. «İlim adamları ile görüşüp uygulamada anlaşmamız gerekir. Eğer muvafakat ederlerse ve acele etmezlerse, iyi olmayan bir şeyin etrafında toplanmak; iyi olanın üzerinde ayrıcalığa düşmekten daha makbuldür» dedim.</p><p></p><p>Bu konudaki çalışmalarıma başlamak üzereyken Davet düşmanlarının müthiş bir saldırıya geçtiğine şahit oldum: «Bu bir bidattir. Camileri kapatmak ve İslâm'a savaş açmaktır. Sokağın cami'den üstün olduğunu kim söyleyebilir. Bizden öncekilerden böyle bir şey duymadık» diyorlardı. Bu haber yıldırım hızı iie her tarafa yayıldı.</p><p>Kahvelerde, .camilerde, özel ve genel toplantılarda hep bu konuşuluyordu. O günlerde, son on günümü Abbasi camiinde itikatta geçiriyordum. Namazlardan sonra, soru yağmuruna tutuluyordum. Herkes bu yeni bidat'ın ne olduğunu soruyordu. Bu asılsız propaganda karşısında dehşete düştüm.</p><p> Sorulan sorulara geniş cevaplar veriyor, bu konudaki; dinî hükümleri onlara anlatıyordum. Lüzumsuz münakaşadan kaçıyor, herkesi birliğe çağırıp, dargınlıktan uzak durmalarını istiyordum.- Fakat durum beni ve diğer ilim adamlarını aştı. Müslümanların hak ve sünnete karşı gayreti daha da arttı ve şehrin dışında namaz kılacaklarını herkese ilan ettiler. Namazgahlarını bile hazırladılar.</p><p> Benim Kahire'-ye gidip bayramı ailemle geçirmem gerekiyordu. Benden sonra bayram namazını sahrada kılmışlar. Bu büyük İslâmî görüntü karşısında, göğüsleri kabarmış ve ruhlarına temiz peygamber sünnetinin bereketi sinmişti. Bayram tatilinden döndükten sonra hâlâ bu sevincin eserleri, yüzlerinde kendisini gösteriyordu.Fitne rüzgârı sönmüş ve mübarek sünnet bu şehirde gökleşmişti. Hâlâ bayram namazları büyük bir İslâmî şenlik şeklinde, şehrin dışında kılınmaya devam ediliyor.</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="sinang, post: 353316, member: 1020259"] bismillahirrahmanirrahim Hasan el BENNA R.H ANLATIYOR; Ramazan günlerinde Abbasi camiinde sabah namazından sonra bazı İslâmî konularda halka bilgi veriyordum. Çoğu zaman oruç, zekat ve ramazan gibi konulara temas ediyordum. Ramazanın sonlarına doğru bayram namazı hakkında geniş malûmat verdim. Bayram namazından bahsederken şehrin dışında kılmanın sünnet olduğunu erkek-kadın herkesin çıkıp 'İslâmî hayır ve heyecana şahit olmalarını istedim. İmamı Şa-fi'nin dışında bütün imamların sahrada kılınan bayram namazlarının daha faziletli olduğu hususunda birleştiklerini söyledim. «Sadece İmâm-ı Safi memleketteki cami bütün müsiümanlara yetiyorsa camide kılmanın daha faziletli olduğunu söylemiştir» dedim. Ben bu konudaki fıkhî hükümleri anlatırken dinleyicilerden biri: «Sünneti yerine getirelim. Ramazan bayramını sahrada kılalım. Üstelik İsmailiye'deki camiler küçük olduğundan cemaata dar gelmektedir. Oysa etraflıdaki geniş sahra ihtilal ordularına bile fazla gelmektedir» dedi. Cemaatın hepsi de aynı görüşte ısrar edinoe onlara uymaktan başka çare bulamadım. Ancak bu memleketteki müslümanların bu konularda çok hassas olduğunu ve süratle görüş ayrılığına düştüklerini, üstelik bu gibi konulardaki ihtilafların bitmesinin üzerinden daha çok zaman geçmediğini düşünerek acele etmememiz gerektiğini on lara anlattım. «İlim adamları ile görüşüp uygulamada anlaşmamız gerekir. Eğer muvafakat ederlerse ve acele etmezlerse, iyi olmayan bir şeyin etrafında toplanmak; iyi olanın üzerinde ayrıcalığa düşmekten daha makbuldür» dedim. Bu konudaki çalışmalarıma başlamak üzereyken Davet düşmanlarının müthiş bir saldırıya geçtiğine şahit oldum: «Bu bir bidattir. Camileri kapatmak ve İslâm'a savaş açmaktır. Sokağın cami'den üstün olduğunu kim söyleyebilir. Bizden öncekilerden böyle bir şey duymadık» diyorlardı. Bu haber yıldırım hızı iie her tarafa yayıldı. Kahvelerde, .camilerde, özel ve genel toplantılarda hep bu konuşuluyordu. O günlerde, son on günümü Abbasi camiinde itikatta geçiriyordum. Namazlardan sonra, soru yağmuruna tutuluyordum. Herkes bu yeni bidat'ın ne olduğunu soruyordu. Bu asılsız propaganda karşısında dehşete düştüm. Sorulan sorulara geniş cevaplar veriyor, bu konudaki; dinî hükümleri onlara anlatıyordum. Lüzumsuz münakaşadan kaçıyor, herkesi birliğe çağırıp, dargınlıktan uzak durmalarını istiyordum.- Fakat durum beni ve diğer ilim adamlarını aştı. Müslümanların hak ve sünnete karşı gayreti daha da arttı ve şehrin dışında namaz kılacaklarını herkese ilan ettiler. Namazgahlarını bile hazırladılar. Benim Kahire'-ye gidip bayramı ailemle geçirmem gerekiyordu. Benden sonra bayram namazını sahrada kılmışlar. Bu büyük İslâmî görüntü karşısında, göğüsleri kabarmış ve ruhlarına temiz peygamber sünnetinin bereketi sinmişti. Bayram tatilinden döndükten sonra hâlâ bu sevincin eserleri, yüzlerinde kendisini gösteriyordu.Fitne rüzgârı sönmüş ve mübarek sünnet bu şehirde gökleşmişti. Hâlâ bayram namazları büyük bir İslâmî şenlik şeklinde, şehrin dışında kılınmaya devam ediliyor. [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Sorularla İslamiyet
sahrada bayram namazı
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst