Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nurdan Makaleler
Şahs-ı mânevî - 1
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Zuhr" data-source="post: 234069" data-attributes="member: 8625"><p style="text-align: right"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Muhammed ÇETİN</span></p> <p style="text-align: right"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><a href="http://www.irfanmektebi.com/YaziDetay.php?YaziId=756&AnaDergiNo=8&AileDergiNo=8&Baslik=Şahs-ı mânevî" target="_blank">irfanmektebi</a></span></p><p></p><p> </p><p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Her ferd için, maddî ve manevî olmak üzere Cenâb-ı Hakkın ihsan ettiği iki şahsiyet vardır. Kişinin maddî şahsiyeti, maddî varlığından ibarettir. Şahs-ı manevî ise aile, çevre, vazife, hizmet, şeref ve kişinin etkisinde bulunan bütün alanları kuşatır. Allah’ın her ferde verdiği maddî varlık, diğer ferdlerden farklı özelliklere sahip olduğu gibi, şahs-ı manevîsi de diğerlerinden farklıdır.</span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"> </span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><strong>Mesela,</strong> bir cemaati teşkil eden zatın şahs-ı manevîsi o cemaatin genişliğine ve büyüklüğüne göre büyük olur. Bir devleti idare edenin şahs-ı manevîsi ise etkili olduğu alana ve o devletin büyüklüğüne göre olur.</span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><strong><span style="color: black">Evet, iyilik yapanların bir şahs-ı manevîleri olduğu gibi,</span></strong> fenalık yapanların da bir şahs-ı manevîleri var olduğunu unutmamalıyız. <strong><span style="color: darkred">Kişinin yalnız başına hizmeti maddî şahsiyetine göre küçüldüğü gibi, cemaatten müteşekkil olan bir şahs-ı manevînin hizmeti ise o nisbette büyük olur.</span></strong> <strong>Bir şahs-ı manevînin eczaları hükmündeki ferdler eğer yaptıkları hizmet ve ibâdetin getirdiği sevapta da ortak olsalar, o ortaklık bir şirket-i manevîyeyi netice verir.</strong></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><strong></strong></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><strong>Yani her ferd kazandığı sevap ve hasenâta umum cemaati dâhil etse</strong> ve bütün ehl-i imana yaptığı duânın haricinde, o cemaatin ferdlerini, ailesiyle birlikte hususî duâlarına ve kazançlarına ortak etmeyi niyet etse, o şirket-i manevîye teşekkül etmiş olur. Aynı zamanda her ferd o şirketin getirdiği bütün kazanç ve sevaplara rahmet-i ilahiye ile sahip olur.</span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><strong>Evet,</strong> eğer on kişi ittifak edip birer milyar ortaya koysalar, bir sene çalıştırsalar, yüzde yüz kazandıkları takdirde, yirmi milyarlık sermayesi olan bir şirketleri olur. Görünüşte hepsi de o şirketin sahipleri sayılırlar. Fakat herkes ancak hissesine göre istifade eder.</span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Eğer bir taksimat yapılsa, her birine ikişer milyar düşer. Zira maddî ticarette iş böyle olur. Ama manevî ve nuranî şirketlerde iş değişir. <strong>Çünkü manevî şirketlerin getirdikleri umum sevap ve nurun her birinin defter-i amaline bitamamiha geçeceği ehl-i hakîkatin arasında meşhud ve vaki’dir, Rahmet ve hikmet-i İlahiye’nin de muktezasıdır.</strong></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><strong></strong></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><strong>Mesela, bir salonda yüz adam bulunsa, her birinin on watlık bir lambası olsa,</strong> birisi o salona lambasını takmış olsa, umum o cemaatin her birisi on watlık bir ışıktan istifade eder. O cemaatin orda bulunması lamba sahibinin istifadesini azaltmadığı gibi, dışarıya çıkmaları da onun ışıktan istifadesini arttırmaz. Eğer herkes elindeki lambayı salona takmış olsa, o zaman her bir ferd yalnız kendi lambasından istifade etmez. Aksine her birisi bin watlık ışıktan istifade eder.</span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><strong>Aynen öyle de</strong> eğer bin kişi uhrevî amellerin sevabında ortak olsa ve o niyet ile hizmet etse her birisi bir günde on sevap kazandıkları takdirde, o zaman şirketin kazandığı sevap on bin olur. Sevap nur olduğundan her birinin defter-i a’mâline eksiksiz on bin sevabın hepsi geçer. Ancak kişinin ihlas ve samimiyetine binaen <em>aynasının sâfiyetinden</em> kaynaklanan bir farklılık olabilir.</span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><strong>Eğer bin kişi uhrevî amellerin sevabında ortak olsa</strong> ve o niyet ile hizmet etse her birisi bir günde on sevap kazandıkları takdirde, o zaman şirketin kazandığı sevap on bin olur. Sevap nur olduğundan her birinin defter-i a’mâline eksiksiz on bin sevabın hepsi geçer. Ancak kişinin ihlas ve samimiyetine binaen aynasının sâfiyetinden kaynaklanan bir farklılık olabilir.</span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Eğer onlardan birisi o şirketten ayrılsa, kendi başına sevap kazanmaya çalışsa, yine her gün on sevap kazanmak şartıyla bin günde ancak o on bin sevabı elde edebilir. İşte;</span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">“mü’minin niyeti amelinden daha hayırlıdır”,</span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">“ameller niyetlere göredir”,</span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">“cemaatte rahmet vardır”,</span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">“Allah’ın inâyeti, tevfîki cemaatle birliktedir.” gibi hadis-i şeriflerin ifade ettiği hakîkatler böylece anlaşılmış olur. </span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><strong>İşte bu zamanda Risâle-i Nûr talebelerinin de âlem-i İslâm kadar geniş, belki bütün dünyaya yayılmış bir şahs-ı manevîsi var.</strong>İhsan-ı ilahî olarak o şahs-ı manevînin bir şirket-i manevîyesi bulunur. İnşaallah hâlis bir niyetle o şirkete ortak olan her ferd, bütün ferdlerin misl-i sevaplarını kazanır. Zaten böyle felaket ve helaket bir asırda bu kadar büyük tahribata karşı insan ancak bu kadar sevap ve manevî kuvvet ile dayanabilir. Yoksa bir insanın, her taraftan hücum eden günahlara karşı hususî ibâdetleriyle dayanması çok zor olur. Rabbim bizleri muhafaza eylesin. Amin!</span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Zuhr, post: 234069, member: 8625"] [RIGHT][FONT=Comic Sans MS]Muhammed ÇETİN[/FONT] [FONT=Comic Sans MS][URL="http://www.irfanmektebi.com/YaziDetay.php?YaziId=756&AnaDergiNo=8&AileDergiNo=8&Baslik=Şahs-ı mânevî"]irfanmektebi[/URL][/FONT][/RIGHT] [FONT=Comic Sans MS][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][/FONT] [CENTER][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Her ferd için, maddî ve manevî olmak üzere Cenâb-ı Hakkın ihsan ettiği iki şahsiyet vardır. Kişinin maddî şahsiyeti, maddî varlığından ibarettir. Şahs-ı manevî ise aile, çevre, vazife, hizmet, şeref ve kişinin etkisinde bulunan bütün alanları kuşatır. Allah’ın her ferde verdiği maddî varlık, diğer ferdlerden farklı özelliklere sahip olduğu gibi, şahs-ı manevîsi de diğerlerinden farklıdır. [/SIZE][/FONT][/CENTER][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3] [/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS] [B]Mesela,[/B] bir cemaati teşkil eden zatın şahs-ı manevîsi o cemaatin genişliğine ve büyüklüğüne göre büyük olur. Bir devleti idare edenin şahs-ı manevîsi ise etkili olduğu alana ve o devletin büyüklüğüne göre olur. [B][COLOR=black]Evet, iyilik yapanların bir şahs-ı manevîleri olduğu gibi,[/COLOR][/B] fenalık yapanların da bir şahs-ı manevîleri var olduğunu unutmamalıyız. [B][COLOR=darkred]Kişinin yalnız başına hizmeti maddî şahsiyetine göre küçüldüğü gibi, cemaatten müteşekkil olan bir şahs-ı manevînin hizmeti ise o nisbette büyük olur.[/COLOR][/B] [B]Bir şahs-ı manevînin eczaları hükmündeki ferdler eğer yaptıkları hizmet ve ibâdetin getirdiği sevapta da ortak olsalar, o ortaklık bir şirket-i manevîyeyi netice verir. [/B] [B]Yani her ferd kazandığı sevap ve hasenâta umum cemaati dâhil etse[/B] ve bütün ehl-i imana yaptığı duânın haricinde, o cemaatin ferdlerini, ailesiyle birlikte hususî duâlarına ve kazançlarına ortak etmeyi niyet etse, o şirket-i manevîye teşekkül etmiş olur. Aynı zamanda her ferd o şirketin getirdiği bütün kazanç ve sevaplara rahmet-i ilahiye ile sahip olur. [B]Evet,[/B] eğer on kişi ittifak edip birer milyar ortaya koysalar, bir sene çalıştırsalar, yüzde yüz kazandıkları takdirde, yirmi milyarlık sermayesi olan bir şirketleri olur. Görünüşte hepsi de o şirketin sahipleri sayılırlar. Fakat herkes ancak hissesine göre istifade eder. Eğer bir taksimat yapılsa, her birine ikişer milyar düşer. Zira maddî ticarette iş böyle olur. Ama manevî ve nuranî şirketlerde iş değişir. [B]Çünkü manevî şirketlerin getirdikleri umum sevap ve nurun her birinin defter-i amaline bitamamiha geçeceği ehl-i hakîkatin arasında meşhud ve vaki’dir, Rahmet ve hikmet-i İlahiye’nin de muktezasıdır. Mesela, bir salonda yüz adam bulunsa, her birinin on watlık bir lambası olsa,[/B] birisi o salona lambasını takmış olsa, umum o cemaatin her birisi on watlık bir ışıktan istifade eder. O cemaatin orda bulunması lamba sahibinin istifadesini azaltmadığı gibi, dışarıya çıkmaları da onun ışıktan istifadesini arttırmaz. Eğer herkes elindeki lambayı salona takmış olsa, o zaman her bir ferd yalnız kendi lambasından istifade etmez. Aksine her birisi bin watlık ışıktan istifade eder. [B]Aynen öyle de[/B] eğer bin kişi uhrevî amellerin sevabında ortak olsa ve o niyet ile hizmet etse her birisi bir günde on sevap kazandıkları takdirde, o zaman şirketin kazandığı sevap on bin olur. Sevap nur olduğundan her birinin defter-i a’mâline eksiksiz on bin sevabın hepsi geçer. Ancak kişinin ihlas ve samimiyetine binaen [I]aynasının sâfiyetinden[/I] kaynaklanan bir farklılık olabilir. [B]Eğer bin kişi uhrevî amellerin sevabında ortak olsa[/B] ve o niyet ile hizmet etse her birisi bir günde on sevap kazandıkları takdirde, o zaman şirketin kazandığı sevap on bin olur. Sevap nur olduğundan her birinin defter-i a’mâline eksiksiz on bin sevabın hepsi geçer. Ancak kişinin ihlas ve samimiyetine binaen aynasının sâfiyetinden kaynaklanan bir farklılık olabilir. Eğer onlardan birisi o şirketten ayrılsa, kendi başına sevap kazanmaya çalışsa, yine her gün on sevap kazanmak şartıyla bin günde ancak o on bin sevabı elde edebilir. İşte; “mü’minin niyeti amelinden daha hayırlıdır”, “ameller niyetlere göredir”, “cemaatte rahmet vardır”, “Allah’ın inâyeti, tevfîki cemaatle birliktedir.” gibi hadis-i şeriflerin ifade ettiği hakîkatler böylece anlaşılmış olur. [B]İşte bu zamanda Risâle-i Nûr talebelerinin de âlem-i İslâm kadar geniş, belki bütün dünyaya yayılmış bir şahs-ı manevîsi var.[/B]İhsan-ı ilahî olarak o şahs-ı manevînin bir şirket-i manevîyesi bulunur. İnşaallah hâlis bir niyetle o şirkete ortak olan her ferd, bütün ferdlerin misl-i sevaplarını kazanır. Zaten böyle felaket ve helaket bir asırda bu kadar büyük tahribata karşı insan ancak bu kadar sevap ve manevî kuvvet ile dayanabilir. Yoksa bir insanın, her taraftan hücum eden günahlara karşı hususî ibâdetleriyle dayanması çok zor olur. Rabbim bizleri muhafaza eylesin. Amin! [/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nurdan Makaleler
Şahs-ı mânevî - 1
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst