Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Şahsına güvenen, Allah'a güvenmiyor demektir .
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Muvahhid1" data-source="post: 254790" data-attributes="member: 1003203"><p><span style="color: #ff0000">Enaniyet, benliktir. "Ben yaptım, bu tarlayı ben satın aldım, ben ektim, ben zengin oldum. Kuyu kazdım su çıkardım. Bahçeyi bu suyla suladım. Çok bol sebze aldım. İşte ben hep böyle yaparım..." </span></p><p><span style="color: #ff0000"></span></p><p><span style="color: #ff0000">Bu cümlede geçen ben, enaniyettir. İnsanın kendisi bir alettir. Allah o aletle kendisini tanıttırıyor. Etten göz yaratmış görüyor, etten kulak yaratmış işitiyor, etten beyin yaratmış problem çözüyor. İnsan anlamalı ki, bu işleri et yapamaz. Çünkü kasapta da et çok. Böyle düşünürse sebepleri aşar, sebepleri yaratana bakar, "Allah nasip etti, bu bahçeyi aldım. Allah rızkımı geniş tuttu ektim biçtim. Çok şükür Allah beni kimseye muhtaç etmedi." der. </span></p><p><span style="color: #ff0000"></span></p><p><span style="color: #ff0000">İnsan gözle görülmeyen mikropla hastalanıp ölebilir. Bu kadar cılız olan insana çeşitli malı, mülkü, makamı veren Allah'tan başkası olamaz. </span></p><p><span style="color: #ff0000"></span></p><p><span style="color: #ff0000">Bediüzzaman Said Nursi, eserlerini ilhamen yazıyordu. Açıkça görüyordu ki ve anlıyordu ki kendisine ilhamen bildiriyorlar, o da yazıyor. Yine açıkça görüyordu ki düşmanları çoktu. Onu koruyan Allah'tı. Aç kaldı. Zehirlediler. Kurşun attılar. Hapse attılar. Fakat onu öldüremediler, yıldıramadılar. Anlıyordu ki kendisini koruyan Allah'tı. Bu anlayışla o, hurma ağacı gibi durdu; meyvelerini başkaları yedi. Zemzem gibi kaynadı; o suyu başkaları içti. </span></p><p><span style="color: #ff0000"></span></p><p><span style="color: #ff0000">Asla kendisiyle meşgul olmadı! </span></p><p><span style="color: #ff0000"></span></p><p><span style="color: #ff0000">Dağın başında otururken "fener getirin" demedi. Yatak yorgan istemedi. Çünkü o yoktu... Yok olmayan var olamaz... </span></p><p><span style="color: #ff0000"></span></p><p><span style="color: #ff0000">O, kendini sıfırlamıştı. Sıfırın bir değeri yok, fakat başka rakamlara değer katar...</span></p><p><span style="color: #ff0000"></span></p><p><span style="color: #ff0000">İşte, bir kişi sahip olduğu imkânları kendine mâl ederse, sırat-ı müstakimden ayrılır, sırat köprüsünden aşağı düşer. Kişi o makama layık olduğu için, o makamda olduğunu düşünürse, kişiden o makam veya imkânlar alınır yahut ona bir hastalık gelir, Allah düşündürür: "Demek ki ben bu kadar acizim..." </span></p><p><span style="color: #ff0000"></span></p><p><span style="color: #ff0000">Şahsına güvenen, Allah'a güvenmiyor demektir!.. </span></p><p><span style="color: #ff0000"></span></p><p><span style="color: #ff0000">Kendini beğenen kendini yaratanı beğenmediği için tehlikeye düşer. Hâlbuki insanın vazifesi kendini Allah'a beğendirmeye çalışmaktır. </span></p><p><span style="color: #ff0000"></span></p><p><span style="color: #ff0000">Şu tersliğe bakınız: Allah bir kuluna ne kadar bol imkânlar, nimetler veriyorsa, o da o ölçüde azıyor. (İstisnalar kaideyi bozmaz.) En güzel yerlerde en büyük günahlar işleniyor. </span></p><p><span style="color: #ff0000"></span></p><p><span style="color: #ff0000">Beşeri sistemlerin bütünü başarılarını insana mâl eder. "İnsan yaptı, insan icat etti" diyerek insanı ön planda tutarlar. Bu hal İslam'da haramdır. Şuurlu Müslümanlar da bilirler ki kendi hayatlarına bile hakim değiller. Mesela çok büyük hastaneler yaptılar. Laboratuvarlar kurdular, tıpta çok ileri gittiler fakat "Her canlı ölümü tadacaktır" ayetinin dışına çıkamadılar! </span></p><p><span style="color: #ff0000"></span></p><p><span style="color: #ff0000">Başarıyı ve elimizdeki her türlü nimeti kendimizden bilmek, enaniyetin en büyüğüdür.</span></p><p> <span style="color: #ff0000"></span></p><p><span style="color: #ff0000"><span style="color: #000000"><strong>Hekimoğlu İsmail</strong></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Muvahhid1, post: 254790, member: 1003203"] [COLOR=#ff0000]Enaniyet, benliktir. "Ben yaptım, bu tarlayı ben satın aldım, ben ektim, ben zengin oldum. Kuyu kazdım su çıkardım. Bahçeyi bu suyla suladım. Çok bol sebze aldım. İşte ben hep böyle yaparım..." [/COLOR] [COLOR=#ff0000] Bu cümlede geçen ben, enaniyettir. İnsanın kendisi bir alettir. Allah o aletle kendisini tanıttırıyor. Etten göz yaratmış görüyor, etten kulak yaratmış işitiyor, etten beyin yaratmış problem çözüyor. İnsan anlamalı ki, bu işleri et yapamaz. Çünkü kasapta da et çok. Böyle düşünürse sebepleri aşar, sebepleri yaratana bakar, "Allah nasip etti, bu bahçeyi aldım. Allah rızkımı geniş tuttu ektim biçtim. Çok şükür Allah beni kimseye muhtaç etmedi." der. İnsan gözle görülmeyen mikropla hastalanıp ölebilir. Bu kadar cılız olan insana çeşitli malı, mülkü, makamı veren Allah'tan başkası olamaz. Bediüzzaman Said Nursi, eserlerini ilhamen yazıyordu. Açıkça görüyordu ki ve anlıyordu ki kendisine ilhamen bildiriyorlar, o da yazıyor. Yine açıkça görüyordu ki düşmanları çoktu. Onu koruyan Allah'tı. Aç kaldı. Zehirlediler. Kurşun attılar. Hapse attılar. Fakat onu öldüremediler, yıldıramadılar. Anlıyordu ki kendisini koruyan Allah'tı. Bu anlayışla o, hurma ağacı gibi durdu; meyvelerini başkaları yedi. Zemzem gibi kaynadı; o suyu başkaları içti. Asla kendisiyle meşgul olmadı! Dağın başında otururken "fener getirin" demedi. Yatak yorgan istemedi. Çünkü o yoktu... Yok olmayan var olamaz... O, kendini sıfırlamıştı. Sıfırın bir değeri yok, fakat başka rakamlara değer katar... İşte, bir kişi sahip olduğu imkânları kendine mâl ederse, sırat-ı müstakimden ayrılır, sırat köprüsünden aşağı düşer. Kişi o makama layık olduğu için, o makamda olduğunu düşünürse, kişiden o makam veya imkânlar alınır yahut ona bir hastalık gelir, Allah düşündürür: "Demek ki ben bu kadar acizim..." Şahsına güvenen, Allah'a güvenmiyor demektir!.. Kendini beğenen kendini yaratanı beğenmediği için tehlikeye düşer. Hâlbuki insanın vazifesi kendini Allah'a beğendirmeye çalışmaktır. Şu tersliğe bakınız: Allah bir kuluna ne kadar bol imkânlar, nimetler veriyorsa, o da o ölçüde azıyor. (İstisnalar kaideyi bozmaz.) En güzel yerlerde en büyük günahlar işleniyor. Beşeri sistemlerin bütünü başarılarını insana mâl eder. "İnsan yaptı, insan icat etti" diyerek insanı ön planda tutarlar. Bu hal İslam'da haramdır. Şuurlu Müslümanlar da bilirler ki kendi hayatlarına bile hakim değiller. Mesela çok büyük hastaneler yaptılar. Laboratuvarlar kurdular, tıpta çok ileri gittiler fakat "Her canlı ölümü tadacaktır" ayetinin dışına çıkamadılar! Başarıyı ve elimizdeki her türlü nimeti kendimizden bilmek, enaniyetin en büyüğüdür. [COLOR=#000000][B]Hekimoğlu İsmail[/B][/COLOR][/COLOR] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Şahsına güvenen, Allah'a güvenmiyor demektir .
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst