Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Said Nursi ihtiyarlığı 100 gençliğe değişmez 25 Şubat 2011 / 13:00 Bediüzzaman Hazretleri, namazın e
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="harp" data-source="post: 239145" data-attributes="member: 1008315"><p><strong>Said Nursi ihtiyarlığı 100 gençliğe değişmez 25 Şubat 2011 / 13:00 Bediüzzaman Hazretleri, namazın e</strong></p><p></p><p><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'Times New Roman'"></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'Times New Roman'"></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'Times New Roman'"></span></span><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><p style="text-align: left"><span style="color: #DD0000"><span style="color: blue">Said Nursi ihtiyarlığı 100 gençliğe değişmez</span></span></p><p><span style="color: #797979">25 Şubat 2011 / 13:00</span></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'Times New Roman'">Bediüzzaman Hazretleri, namazın ehemmiyetini anlattığı ve onun sa'ye nasıl büyük bir şevk ve amelde...</span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'Times New Roman'"></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: #2E2E2E"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-family: 'Verdana'"><strong>Fethullah Gülen'ın yazısı:</strong></span></span></span></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: #2E2E2E"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-family: 'Verdana'"><strong>Yüz gençliğe bedel ihtiyarlıklar</strong></span></span></span></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: #2E2E2E"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-family: 'Verdana'">Allah'a ve ahirete inanan bir insanın ihtiyarlığa bakışıyla inanmayan bir insanın bakışı birbirinden çok farklıdır.</span></span></span></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: #2E2E2E"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-family: 'Verdana'"><strong>Bediüzzaman Hazretleri</strong>, namazın ehemmiyetini anlattığı ve onun sa'ye nasıl büyük bir şevk ve amelde nasıl büyük bir kuvve-i manevîye olduğunu ifade ettiği bir yerde, bağ-bahçe işleriyle meşgul olan bir Müslüman'ın yaşlandıkça, <em>"Daha ziyade ibadetle beraber sa'y-i helâle çalışacağım. Tâ, kabrime daha ziyade ışık göndereceğim, âhiretime daha ziyade zahîre tedarik edeceğim."</em> düşüncesiyle o yaşta dahi bağına-bahçesine ihtimam göstererek çalışıp çabalamaktan geri durmayacağına dikkat çeker. Evet, o mü'min, defter-i hasenatının açık kalması için ahir ömründe, daha bir azim ve kararlılıkla, daha bir ciddiyet ve ihtimamla dertleri, sıkıntıları göğüsler ve son nefesine kadar çevresinde bulunanlara hep faydalı olmaya çalışır.</span></span></span></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: #2E2E2E"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-family: 'Verdana'">Diğer taraftan yaşlı ve hasta insanlar ölümü daha fazla düşünür, bunun neticesinde öteler için daha dikkatli ve daha temkinli bir hayat yaşarlar. Gençler bir yaşlının hissettiği ölçüde ölümü duyup hissedemezler. Mesela 60-70 yaşlarına gelmiş bir mü'min yaşadığı her günün son günü olabileceği düşüncesiyle o günü çok iyi değerlendirmeye çalışır. Tek bir namazın tesbihatını dahi aksatmama gayreti içinde bulunur ve ihsan şuuru içinde sürekli "Allah'ım, hayatımda pek çok hata ve kusurlarım olmuştur. Ancak kirpiklerimin ucunda ölümü hissediyor, kaşlarımdaki beyazlıklarda ölümün şafağını görüyor gibi oluyorum. İşte ben şu an ömrümün sonuna doğru yol alırken, şimdiye kadar yaptığım hata ve kusurların bütününden sıyrılıp yürekten Sana teveccüh etmek istiyorum." der ve ahir ömrünü daha bir semereli hâle getirmeye çalışır.</span></span></span></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: #2E2E2E"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-family: 'Verdana'">Evet, ölümün habercisi diyebileceğimiz ve şakaklardan başlayıp çeneye doğru yayılan, daha sonra bıyıkları sarıp en nihayetinde kaşlara sıçrayan o beyazlıklar ahirete inanmayan insanlara bir şey ifade etmeseler de bunların inanan insanlara ifade ettiği ne derin ve engin mânâlar vardır. Mesela inanan bir gönül kimi zaman "Ölüm haktır." der, ölümün apaçık bir gerçek olduğunu ikrar eder. Kimi zaman da "Her nefis, her lâhza ölümü tatmaktadır." (Ankebût Sûresi, 29/57) hakikatini hatırlar ve şu muvakkat misafirhanede gidici olduğu şuuruyla hareket eder. İşte <strong>Hazreti Pir</strong>, yaşlılığın bu çok hoş ve çok kazançlı yanlarını bildiğinden <strong>İhtiyarlar Risalesi'</strong>nde, "O halde biz bu ihtiyarlığımızı, yüz gençliğe değişmemeliyiz." ifadesini kullanır.</span></span></span></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: #2E2E2E"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-family: 'Verdana'">Böyle bir mü'min hakikatlere, bile bile gözlerini kapamaz; kapamaz ve bundan dolayı ecel yaklaştıkça onun yakîni daha bir artar, daha bir güçlenir. Bu istikamette acz ve zaafını, fakr ve ihtiyacını seslendirerek Cenâb-ı Hakk'ın nazar-ı merhametini celbeder; tefekkür ve şefkat ile Allah'a yaklaşma yolları arar. Evet, yürüdüğü yolda yavaş yavaş ötelere doğru kayıp gittiğini ve bir yönüyle vuslatın koridoruna gelip dayandığını fark eden mü'min, kapı ha açıldı ha açılacak, ha yüz yüze geldim ha geleceğim mülâhazası içinde bulunur; bulunur ve bu şuurla daha temkinli, daha tedbirli, daha dikkatli bir hayat yaşamaya çalışır. Bu yönüyle başkaları için bir nikmet ve musibet olan yaşlılık, mümin için derinlemesine ve sonsuz bir nimet olur.</span></span></span></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: #2E2E2E"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-family: 'Verdana'">Zaman</span></span></span></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: #2E2E2E"><span style="font-family: 'Verdana'"></span></span></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: #2E2E2E"></span></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'Times New Roman'"></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="harp, post: 239145, member: 1008315"] [b]Said Nursi ihtiyarlığı 100 gençliğe değişmez 25 Şubat 2011 / 13:00 Bediüzzaman Hazretleri, namazın e[/b] [COLOR=#000000][FONT=Times New Roman] [/FONT][/COLOR][COLOR=#000000][FONT=Times New Roman][LEFT][COLOR=#DD0000][COLOR=blue]Said Nursi ihtiyarlığı 100 gençliğe değişmez[/COLOR][/COLOR][/LEFT] [COLOR=#797979]25 Şubat 2011 / 13:00[/COLOR] Bediüzzaman Hazretleri, namazın ehemmiyetini anlattığı ve onun sa'ye nasıl büyük bir şevk ve amelde... [COLOR=#2E2E2E][FONT=Verdana][FONT=Verdana][B]Fethullah Gülen'ın yazısı:[/B][/FONT] [FONT=Verdana][B]Yüz gençliğe bedel ihtiyarlıklar[/B][/FONT] [FONT=Verdana]Allah'a ve ahirete inanan bir insanın ihtiyarlığa bakışıyla inanmayan bir insanın bakışı birbirinden çok farklıdır.[/FONT] [FONT=Verdana][B]Bediüzzaman Hazretleri[/B], namazın ehemmiyetini anlattığı ve onun sa'ye nasıl büyük bir şevk ve amelde nasıl büyük bir kuvve-i manevîye olduğunu ifade ettiği bir yerde, bağ-bahçe işleriyle meşgul olan bir Müslüman'ın yaşlandıkça, [I]"Daha ziyade ibadetle beraber sa'y-i helâle çalışacağım. Tâ, kabrime daha ziyade ışık göndereceğim, âhiretime daha ziyade zahîre tedarik edeceğim."[/I] düşüncesiyle o yaşta dahi bağına-bahçesine ihtimam göstererek çalışıp çabalamaktan geri durmayacağına dikkat çeker. Evet, o mü'min, defter-i hasenatının açık kalması için ahir ömründe, daha bir azim ve kararlılıkla, daha bir ciddiyet ve ihtimamla dertleri, sıkıntıları göğüsler ve son nefesine kadar çevresinde bulunanlara hep faydalı olmaya çalışır.[/FONT] [FONT=Verdana]Diğer taraftan yaşlı ve hasta insanlar ölümü daha fazla düşünür, bunun neticesinde öteler için daha dikkatli ve daha temkinli bir hayat yaşarlar. Gençler bir yaşlının hissettiği ölçüde ölümü duyup hissedemezler. Mesela 60-70 yaşlarına gelmiş bir mü'min yaşadığı her günün son günü olabileceği düşüncesiyle o günü çok iyi değerlendirmeye çalışır. Tek bir namazın tesbihatını dahi aksatmama gayreti içinde bulunur ve ihsan şuuru içinde sürekli "Allah'ım, hayatımda pek çok hata ve kusurlarım olmuştur. Ancak kirpiklerimin ucunda ölümü hissediyor, kaşlarımdaki beyazlıklarda ölümün şafağını görüyor gibi oluyorum. İşte ben şu an ömrümün sonuna doğru yol alırken, şimdiye kadar yaptığım hata ve kusurların bütününden sıyrılıp yürekten Sana teveccüh etmek istiyorum." der ve ahir ömrünü daha bir semereli hâle getirmeye çalışır.[/FONT] [FONT=Verdana]Evet, ölümün habercisi diyebileceğimiz ve şakaklardan başlayıp çeneye doğru yayılan, daha sonra bıyıkları sarıp en nihayetinde kaşlara sıçrayan o beyazlıklar ahirete inanmayan insanlara bir şey ifade etmeseler de bunların inanan insanlara ifade ettiği ne derin ve engin mânâlar vardır. Mesela inanan bir gönül kimi zaman "Ölüm haktır." der, ölümün apaçık bir gerçek olduğunu ikrar eder. Kimi zaman da "Her nefis, her lâhza ölümü tatmaktadır." (Ankebût Sûresi, 29/57) hakikatini hatırlar ve şu muvakkat misafirhanede gidici olduğu şuuruyla hareket eder. İşte [B]Hazreti Pir[/B], yaşlılığın bu çok hoş ve çok kazançlı yanlarını bildiğinden [B]İhtiyarlar Risalesi'[/B]nde, "O halde biz bu ihtiyarlığımızı, yüz gençliğe değişmemeliyiz." ifadesini kullanır.[/FONT] [FONT=Verdana]Böyle bir mü'min hakikatlere, bile bile gözlerini kapamaz; kapamaz ve bundan dolayı ecel yaklaştıkça onun yakîni daha bir artar, daha bir güçlenir. Bu istikamette acz ve zaafını, fakr ve ihtiyacını seslendirerek Cenâb-ı Hakk'ın nazar-ı merhametini celbeder; tefekkür ve şefkat ile Allah'a yaklaşma yolları arar. Evet, yürüdüğü yolda yavaş yavaş ötelere doğru kayıp gittiğini ve bir yönüyle vuslatın koridoruna gelip dayandığını fark eden mü'min, kapı ha açıldı ha açılacak, ha yüz yüze geldim ha geleceğim mülâhazası içinde bulunur; bulunur ve bu şuurla daha temkinli, daha tedbirli, daha dikkatli bir hayat yaşamaya çalışır. Bu yönüyle başkaları için bir nikmet ve musibet olan yaşlılık, mümin için derinlemesine ve sonsuz bir nimet olur.[/FONT] [FONT=Verdana]Zaman[/FONT] [/FONT] [/COLOR] [/FONT][/COLOR] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Said Nursi ihtiyarlığı 100 gençliğe değişmez 25 Şubat 2011 / 13:00 Bediüzzaman Hazretleri, namazın e
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst