Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Bediüzzaman Said Nursi ve Risale-i Nur Cemaati
Bediüzzaman Said Nursi
Risale-i Nur'a ve Bediüzzaman'a Gelen İtirazlar
Said Nursi Kaderi İnkar Ediyormuş ?
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="TaLHa" data-source="post: 40751" data-attributes="member: 1"><p>Verdiğiniz sahifelerde bunlara dair bir bilgi veya içerik bulunmuyor.Tam olarak yazıyı ve paragrafı neden yazmadınız ? Eğer böle birsey varsa Paragraf olarak yazarmısınız ? </p><p></p><p> </p><p></p><p></p><p>Anlamıyorum sizi burada Cebri görüşünü hangi cümlede sapıklık olarak nitelemiş... Evet Cebri ve Mutezile görüşleri ehli sünnet görüşü değildir .Cünkü ehli sünnet sünnete tabidir ve sünnette onların görüşüne yer yokdur.Ustad Bediüzzaman olmadığını yukarıda ispat etmiş. Kuran-ı Kerimin hangi ayetinde bahsini etmiş olduğunuz hadise geciyor ve sorarım size o ayet ne zaman nasıl kime ve nicin gönderilişine manayı işarisinide sölermisiniz ? Ustad Bediüzzaman yukarıdaki acıklamayı Kuran ve Sünnetten sölemiş Ehli sünnete göre bir işin olması sebebler ile idir.Eğer o sebebler ortadan kalksa o işin olması bizce bilinemez. Gözünü kapatan ancak kendine gece yapar... </p><p></p><p></p><p></p><p></p><p></p><p></p><p></p><p>Sizin özgürlük dediğiniz şey hakkınız olmayan şeyi istemek ve isteklerinizi yerine getirmek mi oluyor ? Yahu Risale-i Nurda islama zıt birseyler bulacaksınız diye o kadar çabalıyorsunuz ki bulduğunuz şey sizi maskara ediyor... </p><p></p><p></p><p></p><p></p><p></p><p></p><p></p><p>Neye göre vardır diyorsunuz.Ayet önünüzde görmüyormusunuz ? </p><p></p><p></p><p></p><p>Ne demek istediğinizi anlamıyoruz... </p><p></p><p></p><p></p><p></p><p>.. Allah Birdir ve Hasedin caresi deyip Ustad Bediüzzamanın sözlerini ele almıssınız yoksa öle değimidir diyorsunuz ? </p><p></p><p>Yahu sadece sölemek ile olmuyor Fahreddini Razi hangi yerde Cebri dediği gibi kaderi anlatmıs ? Azcık tutarlı söleyiniz... </p><p></p><p></p><p></p><p></p><p>Yedirmek Ancak ve Ancak Allahın takdiri iledir o dilemezse bir yaprak dahi düşmez .Eğer hadisenin her tekerrür edişinde aynı hadiseler cereyan ediyor ise elbette Allahu tealanın rızası yokdur müsadesi yokdur denilebilir... </p><p></p><p></p><p></p><p></p><p></p><p>Ben sizi tanımıyorum sözünüze de itimadım yok delil siz sölediğiniz her söz ne benim için ne Nur Camiası için nede ehli iman için bir ehemmiyeti yok ... Sizin bu davranısınız ben bir yem atimda oltaya kim takılırsa takılsına benziyor... </p><p></p><p></p><p></p><p></p><p></p><p></p><p>EŞ`ARÎ : Ehl-i Sünnet itikadına, âyet ve hislerle tercümanlık edip yaptığı şerh ve izâhlarla büyük hizmet eden bir hak mezhep. </p><p></p><p>CEBRÎ : Cüz`-i irâdeyi inkâr eden bir fırka-i dalle. (Mûtezilenin zıddı) </p><p></p><p>Sözlerinizde tezatlık var delil isteriz bahsi edilen şahısların sözleri nerede ? </p><p></p><p></p><p></p><p>Alıntı: </p><p>375: Yedinci nükte _ 28. mektup s: 532; </p><p></p><p>YEDİNCİ NÜKTE </p><p>Diyorsunuz ki: "Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmın peder ve valideleri ve ceddi Abdülmuttalib'in imanları hakkında akvâ ve esahh olan haber hangisidir?" </p><p>Elcevap: Yeni Said on senedir yanında başka kitapları bulundurmuyor, "Bana Kur'ân yeter" diyor. Böyle teferruat mesâilinde, bütün kütüb-ü ehâdisi tetkik edip en akvâsını yazmaya vaktim müsaade etmiyor. Yalnız bu kadar derim ki: Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmın peder ve valideleri ehl-i necattır ve ehl-i Cennettir ve ehl-i imandır. Cenâb-ı Hak, Habib-i Ekreminin mübarek kalbini ve o kalbin taşıdığı ferzendâne şefkatini elbette rencide etmez. </p><p>Eğer denilse: "Madem öyledir; neden onlar Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâma imana muvaffak olamadılar? Neden bi'setine yetişemediler?" </p><p>Elcevap: Cenâb-ı Hak, Habib-i Ekreminin peder ve validesini, kendi keremiyle, Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmın ferzendâne hissini memnun etmek için, valideynini minnet altında bulundurmuyor. Valideynlik mertebesinden mânevî evlât mertebesine getirmemek için, hâlis kendi minnet-i rububiyeti altına alıp onları mes'ut etmek ve Habib-i Ekremini de memnun etmekliği rahmeti iktiza etmiş ki, valideynini ve ceddini, ona zâhirî ümmet etmemiş. Fakat ümmetin meziyetini, faziletini, saadetini onlara ihsan etmiştir. Evet, âli bir müşirin yüzbaşı rütbesinde olan pederi, huzuruna girmesi, birbirine zıt iki hissin taht-ı tesirinde bulunur. Padişah, o müşir olan yaver-i ekremine merhameten, pederini onun maiyetine vermiyor. </p><p>Yorum: Said Nursi, Resul-i Ekrem�in ana-babasının Ehli Cennet olup, imanlı olduklarını söylüyor. Halbuki Razi, Tefsir-i Kebir�inde Resul-i Ekrem�in babasının kafir olduğunu ve bunun, Ehli Sünnet�in görüşü olduğunu bildiriyor. Delil ise Sahih-i Müslim�de geçen şu hadistir: �Adamın biri Resul-i Ekrem�e �Ya Resulullah, babam nerede?� diye sordu. Resulullah buyurdu ki: �Cehennemde!� Bunun üzerine adam üzüntülü bir şekilde uzaklaşırken onu çağırdı ve dedi ki: �Babanda, babam da ateştedir.� </p><p>Annesi için ise şöyle bir hadis var: �Resulullah sahabeleriyle bir gün, bir mezara uğradı. Ağladı ve yanındakileri de ağlattı. Dediler ki: �Niye ağladın?� Resulullah buyurdu ki: �Bu annemin mezarıdır. Onu ziyaret etmek istedim, izin verildi. Ona mağfiret dilemek için izin istedim, verilmedi.�[/quate] </p><p></p><p>Verdiğiniz delil ehli sünnetten değildir ehli sünnettendir deyip yamalamaya çalışmayınız...Ustad Bediüzzaman akla uygun ve kalbi tatm,in edici uslubu ile cevabını vermişken sizin sözleriniz dahi aklı tatmin etmiyor... </p><p></p><p></p><p></p><p></p><p></p><p>Bizce meçhul denmesi öleceği veya baska zaman öleceği veya ölmiyeceği anlamına mı geliyor ? Oradaki mevzuda meçhul ile bizce bilinemez manasındadır ve gaybı ancak Allah bilir... Çünkü eğer meçhul olmaz ise tüfek ile adam öldüren sucsuz olurdu ki buda akla zıttır...Yani sizde sabahdan beri bir cebr diyorsunuz ama yapdığınız şeyin ondan ne farkı var sözleriniz akıldan cok uzak ve mesnedsiz... </p><p></p><p></p><p></p><p></p><p>Hangi sözlerle hangi sözlerini cephe alıyor ? </p><p></p><p> </p><p></p><p></p><p>Her bir hadiseyi sadece bir hikmet üzerine bina etmek hangi akıl kabul ediyor ? Yahu her bir hadisenin binler hikmeti vardır rızık cihetince ustad bediüzzaman öle demişdir... Ama kader cihetince , suc cihetince, sorumluluk cihetince vesair binler hikmeti vardır ve Risale-i Nurun sair kısımlarında onlarada değiniyor. Siz makamca aynı olmayan iki ayrı hadiseyi aynı makamdaymıs gibi takdim edip bakın böle değildir dmeeye getiriyorsunuz halbuki tarzınız yanlıs iki ayrı makamdaki hadiseler aynı makamda tartısılamaz... </p><p></p><p></p><p> </p><p></p><p></p><p>Burada ne demek istiyorsunuz ? </p><p></p><p></p><p></p><p> </p><p></p><p></p><p>Yahu Allahın iradesini kabul etmek ayrıdır .İnsanın iradesini kabul etmek ayrıdır. Cebr kader konusunda insanın iradesini kabul etmiyor... Ustad bediüzzaman yukarıdaki sözlerde Allahın iradesini anlatmakda bu da insanın iradesinin olmadığına delil gösterilemez... </p><p></p><p></p><p> </p><p> </p><p></p><p></p><p>Yukarıda acıklamısdık . Her bir hadise onlar yuzler belki binler hadise üzerine bina edilir . Yani Bir hadisenin olusabilmesi için tek bir sebeb olmayabilir bunun için bir cok sebeb gerekir Ustad Bediüzzaman bu hadisede O sebeblerden sadece birini ele almıs ...Ve sebeb göre alınması gereken dersi acıklamıs. Ancak hadiseninin neticesini ona bağlamamısdır netice ve sonuc ancak butun sebeblerin elenmesi ve mutaala edilmes ile ortaya konur... </p><p></p><p> </p><p></p><p></p><p>Ne tevaffuk ki ustad Bediüzzaman kendi sözleri ile size cevap vermiş : " Cevap: Risale-i Nur'dan Kader Risalesi olan Yirmi Altıncı Sözün sırr-ı kaderi emsalsiz bir surette beyanı ve imanın erkânlarını Risale-i Nur'un harika bir tarzda ispatı meydanda iken, böyle bir iftira garazkârlıktan başka birşey değildir." evet : sadece iftira ediyorsunuz boş sözlerden başka değil...</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="TaLHa, post: 40751, member: 1"] Verdiğiniz sahifelerde bunlara dair bir bilgi veya içerik bulunmuyor.Tam olarak yazıyı ve paragrafı neden yazmadınız ? Eğer böle birsey varsa Paragraf olarak yazarmısınız ? Anlamıyorum sizi burada Cebri görüşünü hangi cümlede sapıklık olarak nitelemiş... Evet Cebri ve Mutezile görüşleri ehli sünnet görüşü değildir .Cünkü ehli sünnet sünnete tabidir ve sünnette onların görüşüne yer yokdur.Ustad Bediüzzaman olmadığını yukarıda ispat etmiş. Kuran-ı Kerimin hangi ayetinde bahsini etmiş olduğunuz hadise geciyor ve sorarım size o ayet ne zaman nasıl kime ve nicin gönderilişine manayı işarisinide sölermisiniz ? Ustad Bediüzzaman yukarıdaki acıklamayı Kuran ve Sünnetten sölemiş Ehli sünnete göre bir işin olması sebebler ile idir.Eğer o sebebler ortadan kalksa o işin olması bizce bilinemez. Gözünü kapatan ancak kendine gece yapar... Sizin özgürlük dediğiniz şey hakkınız olmayan şeyi istemek ve isteklerinizi yerine getirmek mi oluyor ? Yahu Risale-i Nurda islama zıt birseyler bulacaksınız diye o kadar çabalıyorsunuz ki bulduğunuz şey sizi maskara ediyor... Neye göre vardır diyorsunuz.Ayet önünüzde görmüyormusunuz ? Ne demek istediğinizi anlamıyoruz... .. Allah Birdir ve Hasedin caresi deyip Ustad Bediüzzamanın sözlerini ele almıssınız yoksa öle değimidir diyorsunuz ? Yahu sadece sölemek ile olmuyor Fahreddini Razi hangi yerde Cebri dediği gibi kaderi anlatmıs ? Azcık tutarlı söleyiniz... Yedirmek Ancak ve Ancak Allahın takdiri iledir o dilemezse bir yaprak dahi düşmez .Eğer hadisenin her tekerrür edişinde aynı hadiseler cereyan ediyor ise elbette Allahu tealanın rızası yokdur müsadesi yokdur denilebilir... Ben sizi tanımıyorum sözünüze de itimadım yok delil siz sölediğiniz her söz ne benim için ne Nur Camiası için nede ehli iman için bir ehemmiyeti yok ... Sizin bu davranısınız ben bir yem atimda oltaya kim takılırsa takılsına benziyor... EŞ`ARÎ : Ehl-i Sünnet itikadına, âyet ve hislerle tercümanlık edip yaptığı şerh ve izâhlarla büyük hizmet eden bir hak mezhep. CEBRÎ : Cüz`-i irâdeyi inkâr eden bir fırka-i dalle. (Mûtezilenin zıddı) Sözlerinizde tezatlık var delil isteriz bahsi edilen şahısların sözleri nerede ? Alıntı: 375: Yedinci nükte _ 28. mektup s: 532; YEDİNCİ NÜKTE Diyorsunuz ki: "Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmın peder ve valideleri ve ceddi Abdülmuttalib'in imanları hakkında akvâ ve esahh olan haber hangisidir?" Elcevap: Yeni Said on senedir yanında başka kitapları bulundurmuyor, "Bana Kur'ân yeter" diyor. Böyle teferruat mesâilinde, bütün kütüb-ü ehâdisi tetkik edip en akvâsını yazmaya vaktim müsaade etmiyor. Yalnız bu kadar derim ki: Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmın peder ve valideleri ehl-i necattır ve ehl-i Cennettir ve ehl-i imandır. Cenâb-ı Hak, Habib-i Ekreminin mübarek kalbini ve o kalbin taşıdığı ferzendâne şefkatini elbette rencide etmez. Eğer denilse: "Madem öyledir; neden onlar Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâma imana muvaffak olamadılar? Neden bi'setine yetişemediler?" Elcevap: Cenâb-ı Hak, Habib-i Ekreminin peder ve validesini, kendi keremiyle, Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmın ferzendâne hissini memnun etmek için, valideynini minnet altında bulundurmuyor. Valideynlik mertebesinden mânevî evlât mertebesine getirmemek için, hâlis kendi minnet-i rububiyeti altına alıp onları mes'ut etmek ve Habib-i Ekremini de memnun etmekliği rahmeti iktiza etmiş ki, valideynini ve ceddini, ona zâhirî ümmet etmemiş. Fakat ümmetin meziyetini, faziletini, saadetini onlara ihsan etmiştir. Evet, âli bir müşirin yüzbaşı rütbesinde olan pederi, huzuruna girmesi, birbirine zıt iki hissin taht-ı tesirinde bulunur. Padişah, o müşir olan yaver-i ekremine merhameten, pederini onun maiyetine vermiyor. Yorum: Said Nursi, Resul-i Ekrem�in ana-babasının Ehli Cennet olup, imanlı olduklarını söylüyor. Halbuki Razi, Tefsir-i Kebir�inde Resul-i Ekrem�in babasının kafir olduğunu ve bunun, Ehli Sünnet�in görüşü olduğunu bildiriyor. Delil ise Sahih-i Müslim�de geçen şu hadistir: �Adamın biri Resul-i Ekrem�e �Ya Resulullah, babam nerede?� diye sordu. Resulullah buyurdu ki: �Cehennemde!� Bunun üzerine adam üzüntülü bir şekilde uzaklaşırken onu çağırdı ve dedi ki: �Babanda, babam da ateştedir.� Annesi için ise şöyle bir hadis var: �Resulullah sahabeleriyle bir gün, bir mezara uğradı. Ağladı ve yanındakileri de ağlattı. Dediler ki: �Niye ağladın?� Resulullah buyurdu ki: �Bu annemin mezarıdır. Onu ziyaret etmek istedim, izin verildi. Ona mağfiret dilemek için izin istedim, verilmedi.�[/quate] Verdiğiniz delil ehli sünnetten değildir ehli sünnettendir deyip yamalamaya çalışmayınız...Ustad Bediüzzaman akla uygun ve kalbi tatm,in edici uslubu ile cevabını vermişken sizin sözleriniz dahi aklı tatmin etmiyor... Bizce meçhul denmesi öleceği veya baska zaman öleceği veya ölmiyeceği anlamına mı geliyor ? Oradaki mevzuda meçhul ile bizce bilinemez manasındadır ve gaybı ancak Allah bilir... Çünkü eğer meçhul olmaz ise tüfek ile adam öldüren sucsuz olurdu ki buda akla zıttır...Yani sizde sabahdan beri bir cebr diyorsunuz ama yapdığınız şeyin ondan ne farkı var sözleriniz akıldan cok uzak ve mesnedsiz... Hangi sözlerle hangi sözlerini cephe alıyor ? Her bir hadiseyi sadece bir hikmet üzerine bina etmek hangi akıl kabul ediyor ? Yahu her bir hadisenin binler hikmeti vardır rızık cihetince ustad bediüzzaman öle demişdir... Ama kader cihetince , suc cihetince, sorumluluk cihetince vesair binler hikmeti vardır ve Risale-i Nurun sair kısımlarında onlarada değiniyor. Siz makamca aynı olmayan iki ayrı hadiseyi aynı makamdaymıs gibi takdim edip bakın böle değildir dmeeye getiriyorsunuz halbuki tarzınız yanlıs iki ayrı makamdaki hadiseler aynı makamda tartısılamaz... Burada ne demek istiyorsunuz ? Yahu Allahın iradesini kabul etmek ayrıdır .İnsanın iradesini kabul etmek ayrıdır. Cebr kader konusunda insanın iradesini kabul etmiyor... Ustad bediüzzaman yukarıdaki sözlerde Allahın iradesini anlatmakda bu da insanın iradesinin olmadığına delil gösterilemez... Yukarıda acıklamısdık . Her bir hadise onlar yuzler belki binler hadise üzerine bina edilir . Yani Bir hadisenin olusabilmesi için tek bir sebeb olmayabilir bunun için bir cok sebeb gerekir Ustad Bediüzzaman bu hadisede O sebeblerden sadece birini ele almıs ...Ve sebeb göre alınması gereken dersi acıklamıs. Ancak hadiseninin neticesini ona bağlamamısdır netice ve sonuc ancak butun sebeblerin elenmesi ve mutaala edilmes ile ortaya konur... Ne tevaffuk ki ustad Bediüzzaman kendi sözleri ile size cevap vermiş : " Cevap: Risale-i Nur'dan Kader Risalesi olan Yirmi Altıncı Sözün sırr-ı kaderi emsalsiz bir surette beyanı ve imanın erkânlarını Risale-i Nur'un harika bir tarzda ispatı meydanda iken, böyle bir iftira garazkârlıktan başka birşey değildir." evet : sadece iftira ediyorsunuz boş sözlerden başka değil... [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Bediüzzaman Said Nursi ve Risale-i Nur Cemaati
Bediüzzaman Said Nursi
Risale-i Nur'a ve Bediüzzaman'a Gelen İtirazlar
Said Nursi Kaderi İnkar Ediyormuş ?
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst