Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Bediüzzaman Said Nursi ve Risale-i Nur Cemaati
Bediüzzaman Said Nursi
Bediüzzaman'dan Nasihatler
Said Nursi'den Kürtlere mektup
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="NuruAhsen" data-source="post: 174723" data-attributes="member: 857"><p><strong>YANLIŞ ANLAŞILMA KORKUSU İLE BU UZUN AÇIKLAMA ARAYA GİRDİ</strong></p><p> Yukarıdaki belgeye geri dönülecek olursa, istibdat döneminin son Dahiliye Nazırı’na göre Molla Said, aşiretleri ayaklandırıp bir isyan çıkarabilirdi. Dikkat edilmeliydi! Bu ifadelere bakılırsa İmam Nursî’yi hiç kimse dinlememiş ve anlamaya çalışmamıştı. O, Kürd çocukları cahil kaldılar. Batının uğursuz fikirleri bölgede yayılıyor! Kürtler için istikbalde müthiş darbeler hazırlanıyor, bu durum basiret ehlinin yüreklerini parçalıyor. Medrese ismi altında fen bilgisi ve dini ilimleri mahalli lisan ile birlikte okutacak üç ayrı bölgede okullar açılsın, ihtilaftan dolayı kaybedilen Kürtler geri kazanılsın diye çırpınırken (1), bu uğurda hapislere atılırken, Nazır Efendi, Bediüzzaman’ın isyan çıkaracağından bahsediyordu. Bu derece körlük ancak devşirme nazırlara yakışan bir durumdu.</p><p> </p><p>Sultan Abdülhamid’i müstebit diye eleştiren Kemalistler kendileri yüz kat daha şiddetli bir istibdat uygulayacaklar ve İmam Nursi için aynı iddiayı tekrar edeceklerdi: “Said Nursî bölücüdür ve güvenliği tehdit etmektedir….!”</p><p> </p><p>Oysa karşılarında her dönemde dik duran bir hakikat kahramanı vardı. Bir asırlık hayatında fikir istikameti açısından en ufak bir sapma göstermemişti. Hapislere atılıp onuru kırıldığı halde ilk fırsatta yine kardeşlikten bahsetti. Selanik’te yayınlanan İttihat ve Terakki Gazetesinde neşrettiği bir mektup ile her iki dönemin müfterilerine tokad gibi bir cevaptı:</p><p> </p><p> <em>“Kürdlerin şerefli ve itibarlı alimlerinden Molla Sadi-i Meşhur tarafından Kürdlerin alimleri, şeyhleri, reisleri ve fertlerine hitaben yazılan mektuptur.</em></p><p> <em><img src="http://www.risalehaber.com/images/other/img_8840.jpg" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></em></p><p> <em>Ey Peygamberin varisleri olan Kürd alim ve şeyhleri, hükümet merkezinde olduğum için sizleri uyarıyorum!</em></p><p><em>Şöyle ki bu son zamanlarda istibdad fikrinin karanlık bulutları, İslamiyet’in hakiki yücelik ve güzelliğini örtmüştü. Öyleki adeta İslamiyet yabancıların nazarında adalete, hürriyete ve gelişmeye engelmiş gibi anlaşılmaktaydı. Haşa sümme haşa!</em></p><p> </p><p> <em>Zira (sadr-ı evvelin) İlk dört halifenin hürriyet, eşitlik ve adaleti açık bir delildir ki parlak şeriat; hürriyet, adalet ve eşitliğin her türlü bağlarını ve şartlarını içermektedir.</em></p><p> <em>Çünki şeriat kelam-ı ezeliden geldiği için ebede gidecektir. Nasılki peygamberler vahiy ile temel esasları kurmuş ve müçtehidler içtihad ile diğer hükümleri onlardan çıkarmışlar. Siz de zamanın ihtiyaçlarına göre o adalet hükümlerinin uygulanma yollarını gösteriniz.</em></p><p> <em><img src="http://www.risalehaber.com/images/other/ustad1.20100105090628.jpg" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></em></p><p> <em>Ey Kürtlerin cesur reisleri!</em></p><p><em>Şimdiye kadar padişaha itaat ettiniz, fakat milletin vahşetinden dolayı gerileme ve sönmeye mahkum olan kuvvet ve zorlamayı millete karşı kullanmaya lüzum gördünüz! Şimdi de padişah imamdır, ona uyunuz! Zira o ebedî bir ömre mazhar olan marifet ve adalet ile milletini idare edecek! Siz de öyle yapınız! Kuvvet ve şiddet yerine akıl ve zekayı kullanınız! Taki kurtuluşa eresiniz! Çünki hakim bir fert değil ki aldatmak mümkün olsun! Şimdi hakim milletin birliğinden doğan ortak fikirlerdir. (efkar-ı umumiye, kamu oyudur). Buna karşı hile; ancak hileyi terk etmek ve doğruluk göstermekle olur. </em></p><p> </p><p><em>Sözün özü, padişahımız o çok haşmetli ağalık kürkünü, adaletin ve merhametin ipek –elbisesi- ile değiştirdi. Sizde o eski ağalık abası yerine adil reislik gömleğini giyiniz! </em></p><p> </p><p> <em>Ey bağlı arslanlar gibi duran Kürdler! </em></p><p><em>Şimdiye kadar iki yönden esir idiniz! Bir istibdat hükümetinin zalim vergileri ile, diğeri bazı zalim -reislerinizin- soygun ve yağmalarıyla. Şimdi bu büyük inkılaptan sonra özgürsünüz! Her biriniz kendi aleminizde insanların hakkına tecavüzü önlemek şartıyla, adil hükümete itaat suretiyle hürsünüz! Bunu korumak için ellerinizden geldiği kadar milletin birliğine her yönden hizmet ve vatandaşların haklarının muhafazasına gayret ediniz!</em></p><p><em> </em></p><p> <em>Zira bizim ve belki umum İslam milletinin ve kesinlikle Osmanlıların hayatı bu milletin ittihadı ve birliğine bağlıdır.</em></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="NuruAhsen, post: 174723, member: 857"] [B]YANLIŞ ANLAŞILMA KORKUSU İLE BU UZUN AÇIKLAMA ARAYA GİRDİ[/B] Yukarıdaki belgeye geri dönülecek olursa, istibdat döneminin son Dahiliye Nazırı’na göre Molla Said, aşiretleri ayaklandırıp bir isyan çıkarabilirdi. Dikkat edilmeliydi! Bu ifadelere bakılırsa İmam Nursî’yi hiç kimse dinlememiş ve anlamaya çalışmamıştı. O, Kürd çocukları cahil kaldılar. Batının uğursuz fikirleri bölgede yayılıyor! Kürtler için istikbalde müthiş darbeler hazırlanıyor, bu durum basiret ehlinin yüreklerini parçalıyor. Medrese ismi altında fen bilgisi ve dini ilimleri mahalli lisan ile birlikte okutacak üç ayrı bölgede okullar açılsın, ihtilaftan dolayı kaybedilen Kürtler geri kazanılsın diye çırpınırken (1), bu uğurda hapislere atılırken, Nazır Efendi, Bediüzzaman’ın isyan çıkaracağından bahsediyordu. Bu derece körlük ancak devşirme nazırlara yakışan bir durumdu. Sultan Abdülhamid’i müstebit diye eleştiren Kemalistler kendileri yüz kat daha şiddetli bir istibdat uygulayacaklar ve İmam Nursi için aynı iddiayı tekrar edeceklerdi: “Said Nursî bölücüdür ve güvenliği tehdit etmektedir….!” Oysa karşılarında her dönemde dik duran bir hakikat kahramanı vardı. Bir asırlık hayatında fikir istikameti açısından en ufak bir sapma göstermemişti. Hapislere atılıp onuru kırıldığı halde ilk fırsatta yine kardeşlikten bahsetti. Selanik’te yayınlanan İttihat ve Terakki Gazetesinde neşrettiği bir mektup ile her iki dönemin müfterilerine tokad gibi bir cevaptı: [I]“Kürdlerin şerefli ve itibarlı alimlerinden Molla Sadi-i Meşhur tarafından Kürdlerin alimleri, şeyhleri, reisleri ve fertlerine hitaben yazılan mektuptur.[/I] [I][IMG]http://www.risalehaber.com/images/other/img_8840.jpg[/IMG][/I] [I]Ey Peygamberin varisleri olan Kürd alim ve şeyhleri, hükümet merkezinde olduğum için sizleri uyarıyorum! Şöyle ki bu son zamanlarda istibdad fikrinin karanlık bulutları, İslamiyet’in hakiki yücelik ve güzelliğini örtmüştü. Öyleki adeta İslamiyet yabancıların nazarında adalete, hürriyete ve gelişmeye engelmiş gibi anlaşılmaktaydı. Haşa sümme haşa![/I] [I]Zira (sadr-ı evvelin) İlk dört halifenin hürriyet, eşitlik ve adaleti açık bir delildir ki parlak şeriat; hürriyet, adalet ve eşitliğin her türlü bağlarını ve şartlarını içermektedir. Çünki şeriat kelam-ı ezeliden geldiği için ebede gidecektir. Nasılki peygamberler vahiy ile temel esasları kurmuş ve müçtehidler içtihad ile diğer hükümleri onlardan çıkarmışlar. Siz de zamanın ihtiyaçlarına göre o adalet hükümlerinin uygulanma yollarını gösteriniz.[/I] [I][IMG]http://www.risalehaber.com/images/other/ustad1.20100105090628.jpg[/IMG][/I] [I]Ey Kürtlerin cesur reisleri! Şimdiye kadar padişaha itaat ettiniz, fakat milletin vahşetinden dolayı gerileme ve sönmeye mahkum olan kuvvet ve zorlamayı millete karşı kullanmaya lüzum gördünüz! Şimdi de padişah imamdır, ona uyunuz! Zira o ebedî bir ömre mazhar olan marifet ve adalet ile milletini idare edecek! Siz de öyle yapınız! Kuvvet ve şiddet yerine akıl ve zekayı kullanınız! Taki kurtuluşa eresiniz! Çünki hakim bir fert değil ki aldatmak mümkün olsun! Şimdi hakim milletin birliğinden doğan ortak fikirlerdir. (efkar-ı umumiye, kamu oyudur). Buna karşı hile; ancak hileyi terk etmek ve doğruluk göstermekle olur. [/I] [I]Sözün özü, padişahımız o çok haşmetli ağalık kürkünü, adaletin ve merhametin ipek –elbisesi- ile değiştirdi. Sizde o eski ağalık abası yerine adil reislik gömleğini giyiniz! [/I] [I]Ey bağlı arslanlar gibi duran Kürdler! Şimdiye kadar iki yönden esir idiniz! Bir istibdat hükümetinin zalim vergileri ile, diğeri bazı zalim -reislerinizin- soygun ve yağmalarıyla. Şimdi bu büyük inkılaptan sonra özgürsünüz! Her biriniz kendi aleminizde insanların hakkına tecavüzü önlemek şartıyla, adil hükümete itaat suretiyle hürsünüz! Bunu korumak için ellerinizden geldiği kadar milletin birliğine her yönden hizmet ve vatandaşların haklarının muhafazasına gayret ediniz! Zira bizim ve belki umum İslam milletinin ve kesinlikle Osmanlıların hayatı bu milletin ittihadı ve birliğine bağlıdır.[/I] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Bediüzzaman Said Nursi ve Risale-i Nur Cemaati
Bediüzzaman Said Nursi
Bediüzzaman'dan Nasihatler
Said Nursi'den Kürtlere mektup
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst