Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Genel ve Güncel Haberler
Said Nursi'nin Mezarı Polemiği
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Merih" data-source="post: 17547" data-attributes="member: 2"><p style="text-align: center"><img src="http://s.aktifhaber.com/images/news/36866.jpg" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></p><p></p><p>Soner Yalçın'ın ’Beyaz Müslümanların Büyük Sırrı-Efendi 2’ kitabıyla başlattığı Said Nursi'nin mezarı polemiği'ne Hürriyet Gazetesi defin belgesiyle katıldı. </p><p> </p><p><strong>NUR Cemaatinin</strong> kurucusu <strong>Said-i Nursi’</strong>nin, naaşının <strong>"Mezarı siyasi sembol olacağı" </strong>gerekçesiyle mezardan çıkarılıp Kıbrıs açıklarında denize atıldığına ilişkin iddialar karşısında, Emniyet Genel Müdürlüğü’nden <strong>"özel </strong>onay"la çıkarılan belgelere Hürriyet ulaştı. Bu belgelerle, Nursi’nin cenazesinin, Isparta’da toprağa verildiği ve bu konuda 12 Temmuz 1960 yılında aralarında vali yardımcısı, emniyet müdürü, jandarma komutanı, hükümet tabibi, Nursi’nin kardeşinin de imzası bulunan tutanak düzenlendiği ortaya çıktı.</p><p> </p><p>23 Mart 1960’da vefat eden Nursi’nin naaşı, Urfa’da toprağa verildi. 27 Mayıs 1960 ihtilalinden sonra Nursi’nin mezardan çıkarılan naaşının Kıbrıs açıklarında denize atıldığı iddiaları gündeme gelince Emniyet Genel Müdürlüğü’nde, emniyet müdürlerinden oluşan bir komisyon tarafından bazı belgeler gün yüzüne çıkarıldı. Bunlar arasında da Said-i Nursi’nin defni ile ilgili belgeler de yer aldı. </p><p> </p><p><strong>OLAY ŞÖYLE GERÇEKLEŞTİ </strong></p><p> </p><p>Emniyet Genel Müdürlüğü arşivinde yer alan belgelere göre <strong>Nursi’nin</strong> mezarının Urfa’dan başka yere nakli ile ilgili işlemler düzenlenen <strong>"zabıt </strong>varaka"larına göre şöyle gerçekleşti: </p><p> </p><p>Konya İmam Hatip Okulu Fahri Arabi Hocası <strong>Abdulmecit Ünlükul</strong>, Urfa’da vefat eden kardeşi Said-i Nursi’nin cesedinin mezardan çıkarılıp Emirdağ veya Isparta’ya nakline izin verilmesi için 4 Temmuz 1960’da Belediye Tabipliği’ne dilekçe verdi. </p><p> </p><p>Belediye Tabipliği, naklin bir sakınca oluşturmadığına ilişkin rapor düzenledi. 12 Temmuz Salı sabahı Nursi’nin naaşının bulunduğu Mevlüt Halil dergahına gidildi, kardeşi <strong>Abdulmecit Ünlükul’</strong>un huzurunda kabir açılarak mevta çıkarıldı.</p><p> </p><p>Hıfzıssıhha Kanunu’nun ilgili maddesine göre ceset, tabuta konuldu ve tabutun ağzı mühürlenip, Nursi’nin naşının bulunduğu tabut, kardeşi <strong>Abdulmecit Ünlükul</strong>’a teslim edildi.</p><p> </p><p>Cenazenin teslimi sırasında düzenlenen belgeye Belediye Tabibi Dr. <strong>Hikmet Öner</strong>, Sağlık Müdürü <strong>Celal Ad</strong>a, Emniyet Müdürü <strong>Şükrü Palaz</strong>, Merkez Komutanı Kıdemli Yüzbaşı <strong>Feridun Baytürk</strong>, İl Jandarma Komutanı Yarbay <strong>Mustafa Gönenç </strong>ileNursi’nin kardeşi <strong>Abdulmecit </strong>Ünlükul’un imzaları yer aldı. </p><p> </p><p><strong>UÇAKLA GETİRİLDİ </strong></p><p> </p><p>Nursi’nin naşının, <strong>"nakli kabir" </strong>suretiyle Isparta’ya defnine izin verilmesine ilişkin onay üzerine, naaş uçakla Afyon’a getirildi, oradan Isparta’ya götürüldü. Aynı gün akşamı Nursi’nin kardeşi <strong>Abdulmecit Ünlükul’</strong>un da hazır bulunduğu kişilerin huzurunda Isparta şehir mezarlığına defnedildi. 12 Temmuz 1960 tarihli tutanakta, cenaze sahibi olarak Nursi’nin kardeşi <strong>Abdulmecit Ünlükul’</strong>un yanı sıra Isparta Vali Yardımcısı <strong>Besim Ulcay</strong>, Emniyet Müdürü <strong>Zeki Vural, </strong>İl Jandarma Komutanı <strong>Zekeriya Kantekin</strong>, Merkez Komutanı Yarbay <strong>Atamer Hamdi,</strong> Merkez Hükümet Tabibi Dr.<strong>Rifat Ömer</strong>’in imzaları yer aldı.</p><p> </p><p><strong>Binlerce müridi törenle uğurladı<img src="http://www.hurriyet.com.tr/_newsimages/1733720.jpg" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></strong></p><p> </p><p>Said-i Nursi, Urfa’da 23 Mart 1960 tarihinde İpek Palas Oteli’nin 27 numaralı odasında vefat etti. Büyük bir cemaatle kılınan cenaze namazından sonra naaşı Halilürrahman Dergahı’nda kendisine ayrılan türbeye defnedildi. Ancak mezarı 12 Temmuz 1960 tarihinde açılarak naaşı buradan götürüldü.</p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #ff0000">Isparta’da 3 ayrı mezar gösteriliyor</span></span></strong></p><p><strong>ISPARTA’</strong>da, Said-i Nursi’nin mezarının yeri konusunda 3 farklı yerden söz ediliyor. Bunlardan ilki mezarın Asri Mezarlık’ta bulunduğu. Said-i Nursi’nin mezarını bildiğini söyleyen Ispartalı <strong>Mükerrem Selçuk,</strong> <strong>"Askerlerin görevlendirdiği 4 polis gömmüş. O polislerden bugün sadece biri hayatta ve Denizli’de yaşıyor. Bu emekli başkomiser İdris Kahveci, mezar yeri olarak Asri Mezarlık’taki bu yeri gösterdi"</strong> dedi.</p><p> </p><p>İkinci yer ise kent merkezindeki Ulu Cami’nin bahçesi. Said- i Nursi’nin cuma günleri namaz kıldırıp vaaz ettiği Ulu Cami’nin bahçesinde halen 3 mezar taşı bulunuyor. Bunlardan birinin bulunduğu yerde Said-i Nursi’nın yattığı konuşuluyor. Said- i Nursi’nin Isparta’da mezarının bulunduğu söylenen üçüncü yer ise Barla Beldesi. Söylenenlere göre Said- i Nursi, Isparta’da kendisine en yakın bulduğu öğrencisi <strong>Bayram Yüksel’</strong>e vasiyet ederken, <strong>"Beni büyük bir çınar ağacının altına gömün. Bu yeri sadece sen bil"</strong> dedi. <strong>Bayram Yüksel </strong>de Urfa’dan getirilip Isparta Asri Mezarlık’ta gömülen Said- i Nursi’nin cenazesini alıp Barla’da büyük bir çınar ağacının altına toprağa verilmesini sağlıyor. </p><p> </p><p><strong>KAYDI YOK </strong></p><p> </p><p>Isparta Belediye Başkanı AKP’li Hasan Balaman ise "Mezarlık kayıtlarında kesinlikle Said-i Nursi’ye dair bir belge yok. Araştırma yaptırdım, tek bilgiye rastlanmadı" dedi. Mezarlıklar Müdürü Muhammet Bulut da "Kayıtlarımızda hiçbir şekilde Said-i Nursi’ye dair bir bilgi yok. O tarihteki kayıtlar da zaten sağlıklı değil" diye konuştu.</p><p> </p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #ff0000">Onu babam gömdü</span></span></strong></p><p> </p><p><strong><img src="http://www.hurriyet.com.tr/_newsimages/1733723.jpg" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" />Araştırmacı </strong>Soner Yalçın’ın ’Beyaz Müslümanların Büyük Sırrı-Efendi 2’ adlı kitabında <strong>Said-i Nursi’</strong>nin tabutunun Kıbrıs yakınlarında denize atıldığına ilişkin iddialarına karşın, Isparta’da yaşayan 70 yaşındaki emekli bankacı <strong>Hasan Özbek,</strong> <strong>Said-i Nursi’</strong>nin Şanlıurfa’dan getirilen cenazesini Isparta’ya, o dönemde komiser olan babası <strong>Kamber Şevket Özbek’</strong>in 3 arkadaşıyla birlikte defnettiğini ileri sürdü. </p><p> </p><p><strong>ÖLMEDEN SÖYLEDİ </strong></p><p><strong><img src="http://www.hurriyet.com.tr/_newsimages/1733724.jpg" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></strong></p><p> </p><p> </p><p> </p><p><strong>Hasan Özbek şöyle konuştu: "Emekli başkomiser olan babam ölmeden önce, bana Said- i Nursi’nin mezarının Isparta’da olduğunu söyledi. Said- i Nursi, Urfa’da vefat ettikten sonra 1960 ihtilali olduğunu anlatan babam, ihtilal sonrasında cenazenin doğruca Isparta’ya getirildiğini belirtti. Babama mezarın yerini söylemesi için çok ısrar ettim. Bana, ’Bu bir devlet sırrıdır. Askeri ihtilal dolayısıyla biz 4 kişi Isparta’da bir yere defnettik. Bize hiçbir zaman eşimiz ve çocuklarımız da dahil olmak üzere kimseye söylemememiz için yemin ettirildi. Sadece mezarının Isparta’da olduğunu bilin’ dedi. Babam ayrıca mezarın Isparta’da ayrı bir yerde veya bölgede değil, bir mezarlık içinde olduğunu da söyledi."</strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #ff0000"><strong>Sabah 5’te mezara gidip yarım saat Kuran okumuş</strong></span></span></strong></p><p> </p><p><strong><strong><img src="http://www.hurriyet.com.tr/_newsimages/1733725.jpg" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" />Afyon’</strong>da yayımlanan Odak Gazetesi yazarı ve Afyon Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Mehmet Emin Güzbey, Hürriyet’e, Alparslan Türkeş’in 1991 yılında Isparta’da bir kabir ziyareti ile ilgili görgü tanıklığını anlattı.</strong></p><p> </p><p><strong>Güzbey, o tarihte kendisinin Afyon MHP Merkez İlçe Başkanı olarak MHP Genel Başkanı’na yörede yaptığı gezilerde eşlik ettiğini, o sırada Isparta’ya kendi otomobile ile götürdüğünü belirterek şöyle dedi:</strong></p><p> </p><p><strong><strong>’OLAYI UNUT’ DEDİ</strong> </strong></p><p> </p><p><strong>"Başbuğ kent merkezinde kaldığımız otelde, yanındaki odada yatmamı istedi. Gece, uyanık ol, erken kalkıp önemli bir ziyaret yapacağız, dedi. Sabah saat 05.00 sularında beni kaldırdı. Koruma almadan otomobile bindik. Heyecanlı idi. Yaklaşık bir buçuk saat kadar kendisinin tarifine uyarak yol aldık. Boş ve büyük bir alanda, kocaman bir çınar ağacının da bulunduğu bir yerde, kendisini beklememi söyledi. Elinde Kuran-ı Kerim olduğunu tahmin ediyordum. Başbuğ yarım saat kadar dua etti, Kuran okudu. Ziyaret ettiğimiz kabrin Said-i Nursi’ye ait olduğunu tahmin etmiştim. Daha sonra benden bu olayı unutmamı söyledi ve yeniden Isparta’ya döndük."</strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #ff0000"><strong>Tabutun Akdeniz’e atıldığı doğrudur</strong></span></span></strong></p><p> </p><p><strong><strong>İSTANBUL </strong>Gürpınar’da yaşayan, Su Ürünleri Müdür Muavinliği’nden emekli Süreyya Hacıyakupoğlu, yakın arkadaşı olduğunu belirttiği merhum Topçu Albay Nusret Çetinkaya’dan dinlediği Said-i Nursi’nin mezarına ilişkin bir açıklamayı Hürriyet’e şöyle aktardı:</strong></p><p> </p><p><strong><strong>EMİR SUAT PAŞA’DAN</strong> </strong></p><p> </p><p><strong>"Bugünkü (dünkü) gazetenizde yer alan, tabutun Akdeniz’e bırakıldığı haberi doğrudur. Ben bunu, birinci ağızdan duydum. Arkadaşım Albay Çetinkaya, bu olay sırasında Konya Merkez Komutanlığı’nda görevliydi. İstanbul’daki bir sohbetimiz sırasında konu Said-i Nursi’nin mezarından açılınca, ’Ne orada yatıyor, ne de burada... Akdeniz’in dibinde duruyor, mezarı oradadır’ dedi. O zaman Suat Kuyaş Paşa 2. Ordu Komutanı idi. Onun emriyle bizim Nusret’i bir uçağa bindirmişler. Nursi’nin cenazesini de demir bir tabutla onun yanına koymuşlar. Aldıkları görev gereği de tabutu Akdeniz’e bırakmışlar. Ben bunu gazeteci dostum Sadık Albayrak’a da anlatmıştım... Ama araştırdı mı, ne yaptı bilmem." </strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Merih, post: 17547, member: 2"] [CENTER][IMG]http://s.aktifhaber.com/images/news/36866.jpg[/IMG][/CENTER] Soner Yalçın'ın ’Beyaz Müslümanların Büyük Sırrı-Efendi 2’ kitabıyla başlattığı Said Nursi'nin mezarı polemiği'ne Hürriyet Gazetesi defin belgesiyle katıldı. [B]NUR Cemaatinin[/B] kurucusu [B]Said-i Nursi’[/B]nin, naaşının [B]"Mezarı siyasi sembol olacağı" [/B]gerekçesiyle mezardan çıkarılıp Kıbrıs açıklarında denize atıldığına ilişkin iddialar karşısında, Emniyet Genel Müdürlüğü’nden [B]"özel [/B]onay"la çıkarılan belgelere Hürriyet ulaştı. Bu belgelerle, Nursi’nin cenazesinin, Isparta’da toprağa verildiği ve bu konuda 12 Temmuz 1960 yılında aralarında vali yardımcısı, emniyet müdürü, jandarma komutanı, hükümet tabibi, Nursi’nin kardeşinin de imzası bulunan tutanak düzenlendiği ortaya çıktı. 23 Mart 1960’da vefat eden Nursi’nin naaşı, Urfa’da toprağa verildi. 27 Mayıs 1960 ihtilalinden sonra Nursi’nin mezardan çıkarılan naaşının Kıbrıs açıklarında denize atıldığı iddiaları gündeme gelince Emniyet Genel Müdürlüğü’nde, emniyet müdürlerinden oluşan bir komisyon tarafından bazı belgeler gün yüzüne çıkarıldı. Bunlar arasında da Said-i Nursi’nin defni ile ilgili belgeler de yer aldı. [B]OLAY ŞÖYLE GERÇEKLEŞTİ [/B] Emniyet Genel Müdürlüğü arşivinde yer alan belgelere göre [B]Nursi’nin[/B] mezarının Urfa’dan başka yere nakli ile ilgili işlemler düzenlenen [B]"zabıt [/B]varaka"larına göre şöyle gerçekleşti: Konya İmam Hatip Okulu Fahri Arabi Hocası [B]Abdulmecit Ünlükul[/B], Urfa’da vefat eden kardeşi Said-i Nursi’nin cesedinin mezardan çıkarılıp Emirdağ veya Isparta’ya nakline izin verilmesi için 4 Temmuz 1960’da Belediye Tabipliği’ne dilekçe verdi. Belediye Tabipliği, naklin bir sakınca oluşturmadığına ilişkin rapor düzenledi. 12 Temmuz Salı sabahı Nursi’nin naaşının bulunduğu Mevlüt Halil dergahına gidildi, kardeşi [B]Abdulmecit Ünlükul’[/B]un huzurunda kabir açılarak mevta çıkarıldı. Hıfzıssıhha Kanunu’nun ilgili maddesine göre ceset, tabuta konuldu ve tabutun ağzı mühürlenip, Nursi’nin naşının bulunduğu tabut, kardeşi [B]Abdulmecit Ünlükul[/B]’a teslim edildi. Cenazenin teslimi sırasında düzenlenen belgeye Belediye Tabibi Dr. [B]Hikmet Öner[/B], Sağlık Müdürü [B]Celal Ad[/B]a, Emniyet Müdürü [B]Şükrü Palaz[/B], Merkez Komutanı Kıdemli Yüzbaşı [B]Feridun Baytürk[/B], İl Jandarma Komutanı Yarbay [B]Mustafa Gönenç [/B]ileNursi’nin kardeşi [B]Abdulmecit [/B]Ünlükul’un imzaları yer aldı. [B]UÇAKLA GETİRİLDİ [/B] Nursi’nin naşının, [B]"nakli kabir" [/B]suretiyle Isparta’ya defnine izin verilmesine ilişkin onay üzerine, naaş uçakla Afyon’a getirildi, oradan Isparta’ya götürüldü. Aynı gün akşamı Nursi’nin kardeşi [B]Abdulmecit Ünlükul’[/B]un da hazır bulunduğu kişilerin huzurunda Isparta şehir mezarlığına defnedildi. 12 Temmuz 1960 tarihli tutanakta, cenaze sahibi olarak Nursi’nin kardeşi [B]Abdulmecit Ünlükul’[/B]un yanı sıra Isparta Vali Yardımcısı [B]Besim Ulcay[/B], Emniyet Müdürü [B]Zeki Vural, [/B]İl Jandarma Komutanı [B]Zekeriya Kantekin[/B], Merkez Komutanı Yarbay [B]Atamer Hamdi,[/B] Merkez Hükümet Tabibi Dr.[B]Rifat Ömer[/B]’in imzaları yer aldı. [B]Binlerce müridi törenle uğurladı[IMG]http://www.hurriyet.com.tr/_newsimages/1733720.jpg[/IMG][/B] Said-i Nursi, Urfa’da 23 Mart 1960 tarihinde İpek Palas Oteli’nin 27 numaralı odasında vefat etti. Büyük bir cemaatle kılınan cenaze namazından sonra naaşı Halilürrahman Dergahı’nda kendisine ayrılan türbeye defnedildi. Ancak mezarı 12 Temmuz 1960 tarihinde açılarak naaşı buradan götürüldü. [B][SIZE=3][COLOR=#ff0000]Isparta’da 3 ayrı mezar gösteriliyor[/COLOR][/SIZE][/B] [B]ISPARTA’[/B]da, Said-i Nursi’nin mezarının yeri konusunda 3 farklı yerden söz ediliyor. Bunlardan ilki mezarın Asri Mezarlık’ta bulunduğu. Said-i Nursi’nin mezarını bildiğini söyleyen Ispartalı [B]Mükerrem Selçuk,[/B] [B]"Askerlerin görevlendirdiği 4 polis gömmüş. O polislerden bugün sadece biri hayatta ve Denizli’de yaşıyor. Bu emekli başkomiser İdris Kahveci, mezar yeri olarak Asri Mezarlık’taki bu yeri gösterdi"[/B] dedi. İkinci yer ise kent merkezindeki Ulu Cami’nin bahçesi. Said- i Nursi’nin cuma günleri namaz kıldırıp vaaz ettiği Ulu Cami’nin bahçesinde halen 3 mezar taşı bulunuyor. Bunlardan birinin bulunduğu yerde Said-i Nursi’nın yattığı konuşuluyor. Said- i Nursi’nin Isparta’da mezarının bulunduğu söylenen üçüncü yer ise Barla Beldesi. Söylenenlere göre Said- i Nursi, Isparta’da kendisine en yakın bulduğu öğrencisi [B]Bayram Yüksel’[/B]e vasiyet ederken, [B]"Beni büyük bir çınar ağacının altına gömün. Bu yeri sadece sen bil"[/B] dedi. [B]Bayram Yüksel [/B]de Urfa’dan getirilip Isparta Asri Mezarlık’ta gömülen Said- i Nursi’nin cenazesini alıp Barla’da büyük bir çınar ağacının altına toprağa verilmesini sağlıyor. [B]KAYDI YOK [/B] Isparta Belediye Başkanı AKP’li Hasan Balaman ise "Mezarlık kayıtlarında kesinlikle Said-i Nursi’ye dair bir belge yok. Araştırma yaptırdım, tek bilgiye rastlanmadı" dedi. Mezarlıklar Müdürü Muhammet Bulut da "Kayıtlarımızda hiçbir şekilde Said-i Nursi’ye dair bir bilgi yok. O tarihteki kayıtlar da zaten sağlıklı değil" diye konuştu. [B][SIZE=3][COLOR=#ff0000]Onu babam gömdü[/COLOR][/SIZE][/B] [B][IMG]http://www.hurriyet.com.tr/_newsimages/1733723.jpg[/IMG]Araştırmacı [/B]Soner Yalçın’ın ’Beyaz Müslümanların Büyük Sırrı-Efendi 2’ adlı kitabında [B]Said-i Nursi’[/B]nin tabutunun Kıbrıs yakınlarında denize atıldığına ilişkin iddialarına karşın, Isparta’da yaşayan 70 yaşındaki emekli bankacı [B]Hasan Özbek,[/B] [B]Said-i Nursi’[/B]nin Şanlıurfa’dan getirilen cenazesini Isparta’ya, o dönemde komiser olan babası [B]Kamber Şevket Özbek’[/B]in 3 arkadaşıyla birlikte defnettiğini ileri sürdü. [B]ÖLMEDEN SÖYLEDİ [/B] [B][IMG]http://www.hurriyet.com.tr/_newsimages/1733724.jpg[/IMG][/B] [B]Hasan Özbek şöyle konuştu: "Emekli başkomiser olan babam ölmeden önce, bana Said- i Nursi’nin mezarının Isparta’da olduğunu söyledi. Said- i Nursi, Urfa’da vefat ettikten sonra 1960 ihtilali olduğunu anlatan babam, ihtilal sonrasında cenazenin doğruca Isparta’ya getirildiğini belirtti. Babama mezarın yerini söylemesi için çok ısrar ettim. Bana, ’Bu bir devlet sırrıdır. Askeri ihtilal dolayısıyla biz 4 kişi Isparta’da bir yere defnettik. Bize hiçbir zaman eşimiz ve çocuklarımız da dahil olmak üzere kimseye söylemememiz için yemin ettirildi. Sadece mezarının Isparta’da olduğunu bilin’ dedi. Babam ayrıca mezarın Isparta’da ayrı bir yerde veya bölgede değil, bir mezarlık içinde olduğunu da söyledi."[/B] [B][SIZE=3][COLOR=#ff0000][B]Sabah 5’te mezara gidip yarım saat Kuran okumuş[/B][/COLOR][/SIZE][/B] [B][B][IMG]http://www.hurriyet.com.tr/_newsimages/1733725.jpg[/IMG]Afyon’[/B]da yayımlanan Odak Gazetesi yazarı ve Afyon Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Mehmet Emin Güzbey, Hürriyet’e, Alparslan Türkeş’in 1991 yılında Isparta’da bir kabir ziyareti ile ilgili görgü tanıklığını anlattı.[/B] [B]Güzbey, o tarihte kendisinin Afyon MHP Merkez İlçe Başkanı olarak MHP Genel Başkanı’na yörede yaptığı gezilerde eşlik ettiğini, o sırada Isparta’ya kendi otomobile ile götürdüğünü belirterek şöyle dedi:[/B] [B][B]’OLAYI UNUT’ DEDİ[/B] [/B] [B]"Başbuğ kent merkezinde kaldığımız otelde, yanındaki odada yatmamı istedi. Gece, uyanık ol, erken kalkıp önemli bir ziyaret yapacağız, dedi. Sabah saat 05.00 sularında beni kaldırdı. Koruma almadan otomobile bindik. Heyecanlı idi. Yaklaşık bir buçuk saat kadar kendisinin tarifine uyarak yol aldık. Boş ve büyük bir alanda, kocaman bir çınar ağacının da bulunduğu bir yerde, kendisini beklememi söyledi. Elinde Kuran-ı Kerim olduğunu tahmin ediyordum. Başbuğ yarım saat kadar dua etti, Kuran okudu. Ziyaret ettiğimiz kabrin Said-i Nursi’ye ait olduğunu tahmin etmiştim. Daha sonra benden bu olayı unutmamı söyledi ve yeniden Isparta’ya döndük."[/B] [B][SIZE=3][COLOR=#ff0000][B]Tabutun Akdeniz’e atıldığı doğrudur[/B][/COLOR][/SIZE][/B] [B][B]İSTANBUL [/B]Gürpınar’da yaşayan, Su Ürünleri Müdür Muavinliği’nden emekli Süreyya Hacıyakupoğlu, yakın arkadaşı olduğunu belirttiği merhum Topçu Albay Nusret Çetinkaya’dan dinlediği Said-i Nursi’nin mezarına ilişkin bir açıklamayı Hürriyet’e şöyle aktardı:[/B] [B][B]EMİR SUAT PAŞA’DAN[/B] [/B] [B]"Bugünkü (dünkü) gazetenizde yer alan, tabutun Akdeniz’e bırakıldığı haberi doğrudur. Ben bunu, birinci ağızdan duydum. Arkadaşım Albay Çetinkaya, bu olay sırasında Konya Merkez Komutanlığı’nda görevliydi. İstanbul’daki bir sohbetimiz sırasında konu Said-i Nursi’nin mezarından açılınca, ’Ne orada yatıyor, ne de burada... Akdeniz’in dibinde duruyor, mezarı oradadır’ dedi. O zaman Suat Kuyaş Paşa 2. Ordu Komutanı idi. Onun emriyle bizim Nusret’i bir uçağa bindirmişler. Nursi’nin cenazesini de demir bir tabutla onun yanına koymuşlar. Aldıkları görev gereği de tabutu Akdeniz’e bırakmışlar. Ben bunu gazeteci dostum Sadık Albayrak’a da anlatmıştım... Ama araştırdı mı, ne yaptı bilmem." [/B] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Genel ve Güncel Haberler
Said Nursi'nin Mezarı Polemiği
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst