Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi
Said Nursi'nin tesettür metnini anmak gerekir 01 Kasım 2010 / 13:00 Bir Gün
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="harp" data-source="post: 220109" data-attributes="member: 1008315"><p><strong>Cevap: Said Nursi'nin tesettür metnini anmak gerekir 01 Kasım 2010 / 13:00</strong></p><p></p><p>Said Nursi cumhuriyete daha yakındı ama...</p><p> 31 Ekim 2010 / 14:00</p><p> Türkiye Büyük Millet Meclisi arşivindeki bir belge resmi tarihin kabullerini altüst ediyor. </p><p> </p><p> <span style="color: #0000FF"><u><strong>Kemal Özer'in haberi</strong></u></span></p><p> Resmi tarih öğretisinde ‘Cumhuriyet fikri’nin Mustafa Kemal'in gizli fikri olduğunu anlatır. Yine resmi öğreti de, Mustafa Kemal’in bu niyetini yakın arkadaşlarına da açıkladığı iddia edilir. Hatta Mustafa Kemal'in, Cumhuriyet’in ilanından bir gün öncesindeki bir yemekte, ‘yarın Cumhuriyet ilan edeceğiz’ dediği bile belirtilir. Oysa ulaşılan bir resmi belge, bu iddiaları altüst ediyor.</p><p> <strong>RESMİ BELGE, RESMİ İDDİAYI YALANLIYOR</strong></p><p> Bilindiği üzere Türkiye Cumhuriyeti’nden önce ‘Kars İslam Cumhuriyeti’, ‘Batı Trakya Türk Cumhuriyeti’ gibi cumhuriyetler kurulmuştu. <strong>Dönemim aktörlerinden Said Nursi de saltanata karşı Cumhuriyet fikrine daha yakın durmakta idi. Ama daha sonra “tek adam” olarak anılacak olan Mustafa Kemal’in Cumhuriyet getirmekten söz ederken tek parti diktatörlüğüne dönüşmesinden endişe duydukları için Mustafa Kemal’in bu girişimine karşı çıktıkları anlatılırdı.</strong></p><p> TBMM arşivlerindeki 1-2 Kasım 1922 tarihli resmi belge, Cumhuriyet’in temelleri hakkında çok ciddi bir delil niteliğinde. Bu belgede, Mustafa Kemal’in imzası 80. sırada yer alıyor. Bu belgeye göre önergenin sahibi Mustafa Kemal Paşa değil. Önergenin sahibi olsaydı ilk imzayı atması gerekirdi. Oysa Mustafa Kemal'in imzasından önce tam 79 imza var. Cumhuriyet fikrinin ve önerisinin sahibi Mustafa Kemal ise, neden ilk imzayı atmadı? TBMM Başkanı Mustafa Paşa’nın imzası, neden 80. sırada? Yoksa Paşa Cumhuriyet fikrine sonradan mı ikna edildi? Ya da imza sayısının çokluğu nedeniyle Paşa bu fikre istemeden mi geldi? Aslında Mustafa Kemal'in kafasında Cumhuriyet dışında seçenek ya da seçenekler mi vardı? Mezkur belge bu sorular gibi birçok soruyu gündeme getirdi.</p><p> <u>İşte Timeturk’den Kemal Özer’in ulaştığı belgenin Osmanlıca metni ve Türkçe’ye çevrilmiş metinleri</u></p><p> Bir kaç asırdır Saray ve Babıâlinin cehalet ve sefaheti yüzünden Devlet azîm felâketler içinde müthiş bir surette çalkandıktan sonra nihayet tarihe intikal etmiş bulunduğu bir anda Osmanlı İmparatorlusunun müessis ve sahibi hakikisi olan Türk milleti Anadolu 'da hem haricî düşmanlarına karşı kıyam etmiş, hem de o düşmanlarla birleşip millet aleyhine hani kete gelmiş olan Saray ve Babıâli aleyhine mücahedeye atılarak Türkiye'de Büyük Millet Meclisi ve onun Hükümeti ve ordularını bitteşkil haricî düşmanlar, Saray ve Babıâli ile fiilen ve müsellehan ve malûm müşkülâtı şedide ve mahrumiyeti elime içinde cidale girişmiş, bugünkü halâs gününe vasıl olmuştur.</p><p> Türk milleti Saray ve Babıâlinin hıyanetini gördüğü zaman. Teşkilâtı Esasiye kanununu ısdar ederek onun birinci maddesiyle hâkimiyeti Padişah'tan alıp bizzat millete ve ikinci maddesiyle icraî ve teşriî kuvvetleri onun yedi kudretine vermiştir. Yedinci madde ile de harp ilânı, sulh akdi gibi bütün hukuku hükümraniyi milletin nefsinde cemeylemistir.</p><p> Binaenaleyh; o zamandan beri eski Osmanlı İmparatorluğu tarihe intikal edip yerine yeni ve millî bir Türkiye Devleti, yine o zamandan beri Padişahlık merfu olup yerine Türkiye Büyük Millet Meclisi kaim olmuştur. Yani bugün İstanbul'da bulunan heyet mevcudiyetini usulen himaye edecek hiç bir meşru ve gayri ecnebi kuvvete ve müzahereti milliyeyi malik olmayıp bir zilli zail halindedir. Millet şahsi hükümranlık ve saray halkı ve etrafının sefahati esası üzerine müessis bir Saltanat yerine asıl halk kütlesinin ve köylünün hukukunu himaye ve sadedini tekeffül eden bir halk hükümeti idaresi tesis ve vazetmiştir.</p><p> Hal böyle iken İstanbul'da' düşmanlarla teşriki mesai etmiş olanların elân hukuku Hilâfet ve Saltanat ve hukuku Hanedandan bahseylemelerini görmekle müstağrakı hayret bulunuyoruz. Tevfik Paşan’ın telgrafı kadar garip ve acip ve hilafı mevâka bir vesika tarihte nadir görülmüştür. Binaenaleyh Türkiye Büyük Millet Meclisi berveçhiati mevaddı neşir ve ilâna karar vermiştir:</p><p> 1- Teşkilâtı Esasiye kanuniyle Türkiye halkı, hukuku hâkimiyet ve hükümran isiniri mümessili hakikisi olan Türkiye Büyük Millet Meclisinin şahsiyeti mâneviyesinde gayrikabili terk ve tecezzi, ve ferağ olmak üzere temsile ve bilfiil istimale ye iradei milliyeye istinat etmiyen hiç bir kuvvet ve heyeti tanımamağa, karar verdiği cihetle misakı millî hudutları dahilinde Türkiye Büyük Milîet Meclîsi Hükümetinden başka şekli Hükümeti tanıma'/. Binaenaleyh Türkiye halkı hâkimiyeti şahsiyeye müstenit olan İstanbul Maki şekli Hükümeti 16 mart 1336 dan itibaren ve ebediyen tarihe müntakil adtieylemistir.</p><p> 2. Hilâfet, Hanedanı Âli Osmana aiaît olup Halifeliğe Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından bu Hanedanın ilmen ve ahlâkan erşet ve eslâh olanı intihap olunur.</p><p> Türkiye Devteti Makamı Hilâfetin istinatgâhıdır </p><p> (Cilt: H - Sayfa: 328). 1/2 teşrinisani 1338</p><p> Time Türk</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="harp, post: 220109, member: 1008315"] [b]Cevap: Said Nursi'nin tesettür metnini anmak gerekir 01 Kasım 2010 / 13:00[/b] Said Nursi cumhuriyete daha yakındı ama... 31 Ekim 2010 / 14:00 Türkiye Büyük Millet Meclisi arşivindeki bir belge resmi tarihin kabullerini altüst ediyor. [COLOR=#0000FF][U][B]Kemal Özer'in haberi[/B][/U][/COLOR] Resmi tarih öğretisinde ‘Cumhuriyet fikri’nin Mustafa Kemal'in gizli fikri olduğunu anlatır. Yine resmi öğreti de, Mustafa Kemal’in bu niyetini yakın arkadaşlarına da açıkladığı iddia edilir. Hatta Mustafa Kemal'in, Cumhuriyet’in ilanından bir gün öncesindeki bir yemekte, ‘yarın Cumhuriyet ilan edeceğiz’ dediği bile belirtilir. Oysa ulaşılan bir resmi belge, bu iddiaları altüst ediyor. [B]RESMİ BELGE, RESMİ İDDİAYI YALANLIYOR[/B] Bilindiği üzere Türkiye Cumhuriyeti’nden önce ‘Kars İslam Cumhuriyeti’, ‘Batı Trakya Türk Cumhuriyeti’ gibi cumhuriyetler kurulmuştu. [B]Dönemim aktörlerinden Said Nursi de saltanata karşı Cumhuriyet fikrine daha yakın durmakta idi. Ama daha sonra “tek adam” olarak anılacak olan Mustafa Kemal’in Cumhuriyet getirmekten söz ederken tek parti diktatörlüğüne dönüşmesinden endişe duydukları için Mustafa Kemal’in bu girişimine karşı çıktıkları anlatılırdı.[/B] TBMM arşivlerindeki 1-2 Kasım 1922 tarihli resmi belge, Cumhuriyet’in temelleri hakkında çok ciddi bir delil niteliğinde. Bu belgede, Mustafa Kemal’in imzası 80. sırada yer alıyor. Bu belgeye göre önergenin sahibi Mustafa Kemal Paşa değil. Önergenin sahibi olsaydı ilk imzayı atması gerekirdi. Oysa Mustafa Kemal'in imzasından önce tam 79 imza var. Cumhuriyet fikrinin ve önerisinin sahibi Mustafa Kemal ise, neden ilk imzayı atmadı? TBMM Başkanı Mustafa Paşa’nın imzası, neden 80. sırada? Yoksa Paşa Cumhuriyet fikrine sonradan mı ikna edildi? Ya da imza sayısının çokluğu nedeniyle Paşa bu fikre istemeden mi geldi? Aslında Mustafa Kemal'in kafasında Cumhuriyet dışında seçenek ya da seçenekler mi vardı? Mezkur belge bu sorular gibi birçok soruyu gündeme getirdi. [U]İşte Timeturk’den Kemal Özer’in ulaştığı belgenin Osmanlıca metni ve Türkçe’ye çevrilmiş metinleri[/U] Bir kaç asırdır Saray ve Babıâlinin cehalet ve sefaheti yüzünden Devlet azîm felâketler içinde müthiş bir surette çalkandıktan sonra nihayet tarihe intikal etmiş bulunduğu bir anda Osmanlı İmparatorlusunun müessis ve sahibi hakikisi olan Türk milleti Anadolu 'da hem haricî düşmanlarına karşı kıyam etmiş, hem de o düşmanlarla birleşip millet aleyhine hani kete gelmiş olan Saray ve Babıâli aleyhine mücahedeye atılarak Türkiye'de Büyük Millet Meclisi ve onun Hükümeti ve ordularını bitteşkil haricî düşmanlar, Saray ve Babıâli ile fiilen ve müsellehan ve malûm müşkülâtı şedide ve mahrumiyeti elime içinde cidale girişmiş, bugünkü halâs gününe vasıl olmuştur. Türk milleti Saray ve Babıâlinin hıyanetini gördüğü zaman. Teşkilâtı Esasiye kanununu ısdar ederek onun birinci maddesiyle hâkimiyeti Padişah'tan alıp bizzat millete ve ikinci maddesiyle icraî ve teşriî kuvvetleri onun yedi kudretine vermiştir. Yedinci madde ile de harp ilânı, sulh akdi gibi bütün hukuku hükümraniyi milletin nefsinde cemeylemistir. Binaenaleyh; o zamandan beri eski Osmanlı İmparatorluğu tarihe intikal edip yerine yeni ve millî bir Türkiye Devleti, yine o zamandan beri Padişahlık merfu olup yerine Türkiye Büyük Millet Meclisi kaim olmuştur. Yani bugün İstanbul'da bulunan heyet mevcudiyetini usulen himaye edecek hiç bir meşru ve gayri ecnebi kuvvete ve müzahereti milliyeyi malik olmayıp bir zilli zail halindedir. Millet şahsi hükümranlık ve saray halkı ve etrafının sefahati esası üzerine müessis bir Saltanat yerine asıl halk kütlesinin ve köylünün hukukunu himaye ve sadedini tekeffül eden bir halk hükümeti idaresi tesis ve vazetmiştir. Hal böyle iken İstanbul'da' düşmanlarla teşriki mesai etmiş olanların elân hukuku Hilâfet ve Saltanat ve hukuku Hanedandan bahseylemelerini görmekle müstağrakı hayret bulunuyoruz. Tevfik Paşan’ın telgrafı kadar garip ve acip ve hilafı mevâka bir vesika tarihte nadir görülmüştür. Binaenaleyh Türkiye Büyük Millet Meclisi berveçhiati mevaddı neşir ve ilâna karar vermiştir: 1- Teşkilâtı Esasiye kanuniyle Türkiye halkı, hukuku hâkimiyet ve hükümran isiniri mümessili hakikisi olan Türkiye Büyük Millet Meclisinin şahsiyeti mâneviyesinde gayrikabili terk ve tecezzi, ve ferağ olmak üzere temsile ve bilfiil istimale ye iradei milliyeye istinat etmiyen hiç bir kuvvet ve heyeti tanımamağa, karar verdiği cihetle misakı millî hudutları dahilinde Türkiye Büyük Milîet Meclîsi Hükümetinden başka şekli Hükümeti tanıma'/. Binaenaleyh Türkiye halkı hâkimiyeti şahsiyeye müstenit olan İstanbul Maki şekli Hükümeti 16 mart 1336 dan itibaren ve ebediyen tarihe müntakil adtieylemistir. 2. Hilâfet, Hanedanı Âli Osmana aiaît olup Halifeliğe Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından bu Hanedanın ilmen ve ahlâkan erşet ve eslâh olanı intihap olunur. Türkiye Devteti Makamı Hilâfetin istinatgâhıdır (Cilt: H - Sayfa: 328). 1/2 teşrinisani 1338 Time Türk [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi
Said Nursi'nin tesettür metnini anmak gerekir 01 Kasım 2010 / 13:00 Bir Gün
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst