Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
İslam Akaidi ve Fıkıh
şakası olmayan üç şey...
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="ARİF" data-source="post: 20759" data-attributes="member: 536"><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: #ff0000">ŞAKASI OLMAYAN ÜÇ ŞEY:</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: #ff0000">NİKÂH,TALÂK VE KÜFÜR</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: #ff0000"></span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: #ff0000"></span>Âlemlerin Rabbi olan ’a hamd olsun. Salât ve selâm efendimiz Muhammed aleyhisselâmın üzerine olsun.</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Üç şeyin şakası olmaz dedi Resulullah:</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"></span></span></strong><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">1)Nikâh</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">2)Talâk (boşama)</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">3)Ridde (Küfür)</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Nikâh:</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Nikâh kadın ve erkeğin, iki Müslüman erkek şahidin huzurunda:”Ben seni hanımım (karım) olarak kabul ettim “karşı tarafında ”Ben seni beyim (kocam) olarak kabul ettim” demeleridir.Bunu şakayla demiş olsalar bile, nikâhlı olurlar. Cinsel manada beraber olsalar günaha girmezler.Yani, nikâhın şakası yoktur.</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Boşama:Boşama yetkisi:</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Bir bayan nikâhı kıyılırken, boşama yetkisini eşinden isteyebilir.Erkek eğer izin verirse, kadında da boşama yetkisi olabilir.Boşama yetkisi olan kadın veya erkek şakayla bile olsa “Ben seni boşadım” derler ise, boş olurlar. Toplumun hukuku için boşanan kadın yakınlarına haber verdiğinde boşayan eş bunu doğrular ise, o zaman o yakınlar boşanmayla ilgili hukuki işlemleri başlatabilirler.</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">-“Boşadım” ile “boşuyorum” veya “boşayacağım” bir değildir.”Ben seni boşadım” dendiği zaman boş olunur.Veya “boş ol” cümlesi halk arasında “boşadım” ile aynı anlamda kullanılıyor ise “boş ol” diyerek de boş olunur.Bir tâlak gider.</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Talâk:</span>Bir insan eşini üç talâk ile bir daha geri dönmeksizin boşayabilir.Birinci boşamadan sonra tekrar nikâhlanabilirler.İkinci kez boşarsa, yine nikâhlanabilirler.Fakat üçüncü talâktan sonra o eşiyle bir daha evlenemez.</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Tek şart (Hulle) gerçekleşir ise boşanan eşlerin tekrar nikâhlanması mümkün olur.Bu da boşadığı hanımı başka bir erkekle kendi rızaları ile evlenir ve evlendiği erkek onu yine kendi rızası ile boşarsa, kadın tekrar ilk eşi ile nikâhlanabilir.</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Batıl Hulle:</span>Boşanmak şartı ile ikinci eş ile evlenip tekrar ilk eş ile nikâhlanmaya denir. Bu nikâh geçerli değildir.</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Küfür:</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Alimler dediler ki:”Küfür üç çeşittir:</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"></span></span></strong><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">1)İtikâdi (inanç ile)küfür</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">2)Lafzi (söz ile) küfür</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">3)Fiili (hareket ile)küfür</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">İtikâdi küfre misal:</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Bir insan ’ın sıfatlarından bir tanesine, Peygamberlerden bir tanesine veya meleklerin varlığına kalben inanmaz ise Dinden çıkar.</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Lafzi küfre misal:</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Bir insan Dini tahrif ederse, bir Ayeti yalanlar ise veya İslâm Dinini kabullenmez ise Müslümanlıktan çıkar.İster tiyatro oynasın ister piyes yapsın; bunların şakası olmaz.</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Kitaba ve Dine sövüldüğünde kişiyi mutlaka sorguya almak gerekir. Yani:”Ne demek istiyorsun?”Diye sormalı.”Benim Dinim İslâm, kitabım Kur’an” dediğinde sövenin bunları kastettiği anlaşılırsa söven kişinin kâfir olduğuna hükmolunur. Fakat kitaptan kastı “Senin hayat tarzın” v.b. ise, bu ağır bir sözdür fakat küfür değildir.</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Mesela bazıları “Allahsız, Kitapsız” diyorlar.Burada eğer bu söz “’ın emirlerini yerine getirmeyen.Onun kurallarını dikkate almayan” manasında söyleniyor ise, bu da yine küfür olmaz.Ancak eğer direkt olarak ’a sövülürse, o zaman zamir ’a isnat edilmiş oluyor.Bu küfürdür.Bunun tevili (açıklaması) yoktur.</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">Fiili küfre misal:</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Bir kimse Kur’an-i Kerimi pis bir yere,çöpe atarsa veya ayağının altına alırsa, onu çiğnerse küfre düşer.Ehil olmayan kişilerin küfür konusunda hüküm vermeleri sakıncalıdır.Sakıncalı sözü söyleyen kişiyi kurtaracak tevili yapamaz ise, buda yine sıkıntılıdır.Fakat bazı küfürlerin tevili olmaz.Mesela “Ben Dinimi değiştirdim.hristiyan oldum” demek gibi.Veya “Ben on sene sonra İslâm dininden çıkacağım” demek gibi.Bunlar küfürdür.</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Çünkü küfrü kendi nefsine yakıştırmış onu meşrulaştırmış olur.</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Soru:Bir kimse “Ben Dinimi değiştirdim.Hristiyan oldum” derse, bu kişinin iman ve buna bağlı olarak nikâh durumu ne olur?Böyle söyleyen erkeğin eşinin nasıl davranması gerekir?</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Cevap:</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">-Dinimizde bir hanımın şahitliği ile hüküm verilmez.</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">-Telefonda erkek bile karşı tarafın küfür içeren sözlerine şahit olsa, sesin mutlaka konuşmak istediği kişiye ait olduğuna yüzde yüz emin olması gerekir.</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">-Yüz yüze yapılan konuşma ile telefonda yapılan konuşma bir değildir. Telefon belki yanıltabilir. Fesadı kaldırmak için sadece tam emin olunca hüküm verilir.</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">-Kim olursa olsun Müslümanken “Ben Dinimi değiştirdim. Ben hristiyan oldum” der ise o kimse Dinden çıkmıştır.Hanımıyla boş olmuştur.Hanımın evi hemen terk etmesi lâzımdır.Onunla bir arada durması zina halidir.Ne zaman ki yeniden Müslüman olur, o zaman hanımı dilerse, yeniden nikâhlanırlar ve beraberlikleri devam edebilir.</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">İmam-ı Şafii ile İmam-ı Hanefi’nin görüşleri, küfre düşme sonrası nikâh konusunda ihtilaflıdır:</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">-Hanefi mezhebi bu konuda hiç taviz vermemiştir.Hanefi mezhebine göre ister erkek Dinden çıksın, ister kadın Dinden çıksın (ikisinden biri Dinden çıkaran bir amel işlemiş veya söz söylemiş ise),diğerinin onunla beraber kalması doğru değildir. İlişkileri zina olur.Tek başına bir odada kalmaları halvet olur, haram olur.Ancak zaruri bir durum mevcut ise, ayrı odalarda kalabilirler.Hanefi mezhebine göre beraberliklerini sürdürebilmeleri için önce küfre düşen taraf tekrar Müslüman olması, sonra tekrar nikâh kıymaları farzdır.</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">-İmam Ebu Hanife , İmam Şafii gibi bu konuda mühlet vermemiştir.Yani bir insan küfre düştüğü andan itibaren nikâhı düşmüştür .Ve ”Yeniden Müslüman olup nikâhını da yeniden kıyması gerekir” hükmünü vermiştir.</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">-İmam Şafii de, Dinden çıkan kişi eğerki iddet müddeti içerisinde (yaklaşık dört ay kadar bir süre) Müslüman olursa ve eşi de Müslümanların yanında buna şahit olur ise, yeniden nikâh kıyma şartı yoktur.Bu sadece iddet süresi içerisinde Müslüman olursa böyledir.Yoksa iddet süresi geçtikten sonra tekrar Müslüman olursa,</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">mecbur yeniden nikâh kıyması gerekmektedir.</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Nasıl kıyılır bu nikâh?</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Aynı ilk nikâhtaki gibi :İki Müslüman erkek şahidin yanında erkek: “Seni nikâhım altına aldım”, kadında: “Kabul ettim” diyecekler.</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Soru:Cuma namazı için camiye gidildiğinde, hoca’nın söylediği bazı Âyetlerle, İmanın ve nikâhın tazelendiği söyleniyor. Bu yeterlimidir?</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Cevap:</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">-Cumadaki nikâh tazelemenin küfre düşme durumundaki nikâh yenilemesi ile bir alâkası yoktur.Bu bir adettir.Bunu sadece zikir niyeti ile yaparlar.Bu Dinden çıkan kişinin tekrar Müslüman olmasını sağlamaz.</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">-Yine Dinden çıkan bir kimse namazda Tahiyyat’taki Kelime-i Şehâdeti söylemesi ile tekrar Müslüman olmuş sayılmaz.Çünkü dinden çıkış sebebini önce itiraf edecek, hatasını anlayacak ve Dinden çıkış sebebinden dolayı Kelime-i Şehadet getirerek tekrar Müslüman olacak.Yoksa zikir niyeti ile getirmiş olduğu Kelime-i Şehâdetin ona bir faydası olmaz.</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Dinden çıkaran sözü kişi ister şakayla söylesin, ister ciddi söylesin, aynen ciddi hükmündedir.Dini konuların şakası da ciddi hükmündedir.</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Bir erkeğin bir yerde Dinden çıktığına şahit olan kimseler, bunu derhal onun hanımına bildirmelidirler.Müslümanlar bu konuda iki sıkıntı yaşıyorlar. ”Şikayet olur” korkusu ile hanımına böyle şeyleri söylememeyi tercih ediyor.Veya “inanç özgürlüğü” bahanesi ile eşler arasında böyle bir nasihati yapmamayı uygun gösteriyorlar.Buradaki iki sıkıntıyı bir Müslüman’ın aşması lâzım.Ancak kendisine fiili bir zararın (ölüm tehdidi gibi) geleceğini biliyorsa susabilir.Burada susmasına bir derece ruhsat vardır.Ama bunların dışında yok “insanlar benim için ne derler”,yok “dedikodu üretirler” gibi bahanelerden dolayı susulmaz, tepkisiz kalınmaz. Neticede bu dedikoduları üreten insanlar zaten cahil insanlardır.Hem zaten bunlar aynı zaman da onu sevmeyen insanlardır da.Çünkü onun ahireti ile alâkalı bir konunun düzelmesini istememektedirler.Küfür gibi bir hataya düşen kişiyi en iyi etkileyecek kimse onun eşidir.Demek ki eşler ilim öğrenip, tavırları ile karşı tarafın düzelmesini sağlayacak.Siz istediğiniz kadar nasihat edin;size karşı o insanın bir gururu, kibri olabilir,sizi sevmeyebilir.Ama hanımına karşı öyle değildir.Hele hanımı o evi bir terk etsin; bakın ikinci gün nasıl Müslüman olup özür diliyor.</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Çünkü Dinden çıkarak işlediği kusur en büyük kusurdur.Dinden çıkmak kadar büyük bir kusur, bir ayıp olamaz.</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Bir hanımın eşi onu aldatmış ise ona sabretsin ve evi terk etmesin.Fakat kocası Dinden çıkmış, ona ise sabretmesin.Çünkü bir erkeğin hanımını aldatması büyük günahtır, fakat küfür değildir.Böyle olmasına rağmen bu konuda kadınlar çok şiddetli tepkiler verdikleri halde (evi terk etmek, ailesinden yardım istemek gibi) ,kocaları dinden çıktıkları zaman susuyor, tepki göstermiyorlar.Böyle yapan hanımlar çok cahildirler.Böyle hanımların mutlaka Dinlerini öğrenmeleri lâzımdır.Hatta bu konularda Müftülüklerden (Diyanet İşlerinden) yazılı cevap istesinler.Aynen durumu, eşinin söylediklerini,ilişkilerinin durumunu ve ne yapmaları gerektiğini sorsunlar. Yazılı cevap talep etsinler.İnşa onlarda bu önemli meseleye acilen cevap verirler.Çünkü bu konu insanların ahireti ile alâkalı bir konudur.Bir kimsenin kalbinden eşinin küfrüne rıza göstermesi kendisinin de Dinden çıkmasına sebep olur.</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: red">“Ve sallallahu alâ seyyidina Muhammed ve alâ âlihi ve sahbihi ve sellim.”</span></span></span></strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="ARİF, post: 20759, member: 536"] [B][SIZE=4][FONT=Comic Sans MS][COLOR=#ff0000]ŞAKASI OLMAYAN ÜÇ ŞEY: NİKÂH,TALÂK VE KÜFÜR [/COLOR]Âlemlerin Rabbi olan ’a hamd olsun. Salât ve selâm efendimiz Muhammed aleyhisselâmın üzerine olsun. Üç şeyin şakası olmaz dedi Resulullah: [/FONT][/SIZE][/B][B][SIZE=4][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red]1)Nikâh 2)Talâk (boşama) 3)Ridde (Küfür)[/COLOR] [COLOR=red]Nikâh:[/COLOR] Nikâh kadın ve erkeğin, iki Müslüman erkek şahidin huzurunda:”Ben seni hanımım (karım) olarak kabul ettim “karşı tarafında ”Ben seni beyim (kocam) olarak kabul ettim” demeleridir.Bunu şakayla demiş olsalar bile, nikâhlı olurlar. Cinsel manada beraber olsalar günaha girmezler.Yani, nikâhın şakası yoktur. [COLOR=red]Boşama:Boşama yetkisi:[/COLOR] Bir bayan nikâhı kıyılırken, boşama yetkisini eşinden isteyebilir.Erkek eğer izin verirse, kadında da boşama yetkisi olabilir.Boşama yetkisi olan kadın veya erkek şakayla bile olsa “Ben seni boşadım” derler ise, boş olurlar. Toplumun hukuku için boşanan kadın yakınlarına haber verdiğinde boşayan eş bunu doğrular ise, o zaman o yakınlar boşanmayla ilgili hukuki işlemleri başlatabilirler. -“Boşadım” ile “boşuyorum” veya “boşayacağım” bir değildir.”Ben seni boşadım” dendiği zaman boş olunur.Veya “boş ol” cümlesi halk arasında “boşadım” ile aynı anlamda kullanılıyor ise “boş ol” diyerek de boş olunur.Bir tâlak gider. [COLOR=red]Talâk:[/COLOR]Bir insan eşini üç talâk ile bir daha geri dönmeksizin boşayabilir.Birinci boşamadan sonra tekrar nikâhlanabilirler.İkinci kez boşarsa, yine nikâhlanabilirler.Fakat üçüncü talâktan sonra o eşiyle bir daha evlenemez. Tek şart (Hulle) gerçekleşir ise boşanan eşlerin tekrar nikâhlanması mümkün olur.Bu da boşadığı hanımı başka bir erkekle kendi rızaları ile evlenir ve evlendiği erkek onu yine kendi rızası ile boşarsa, kadın tekrar ilk eşi ile nikâhlanabilir. [COLOR=red]Batıl Hulle:[/COLOR]Boşanmak şartı ile ikinci eş ile evlenip tekrar ilk eş ile nikâhlanmaya denir. Bu nikâh geçerli değildir. [COLOR=red]Küfür:[/COLOR] Alimler dediler ki:”Küfür üç çeşittir: [/FONT][/SIZE][/B][B][SIZE=4][FONT=Comic Sans MS][COLOR=red]1)İtikâdi (inanç ile)küfür 2)Lafzi (söz ile) küfür 3)Fiili (hareket ile)küfür İtikâdi küfre misal:[/COLOR] Bir insan ’ın sıfatlarından bir tanesine, Peygamberlerden bir tanesine veya meleklerin varlığına kalben inanmaz ise Dinden çıkar. [COLOR=red]Lafzi küfre misal:[/COLOR] Bir insan Dini tahrif ederse, bir Ayeti yalanlar ise veya İslâm Dinini kabullenmez ise Müslümanlıktan çıkar.İster tiyatro oynasın ister piyes yapsın; bunların şakası olmaz. Kitaba ve Dine sövüldüğünde kişiyi mutlaka sorguya almak gerekir. Yani:”Ne demek istiyorsun?”Diye sormalı.”Benim Dinim İslâm, kitabım Kur’an” dediğinde sövenin bunları kastettiği anlaşılırsa söven kişinin kâfir olduğuna hükmolunur. Fakat kitaptan kastı “Senin hayat tarzın” v.b. ise, bu ağır bir sözdür fakat küfür değildir. Mesela bazıları “Allahsız, Kitapsız” diyorlar.Burada eğer bu söz “’ın emirlerini yerine getirmeyen.Onun kurallarını dikkate almayan” manasında söyleniyor ise, bu da yine küfür olmaz.Ancak eğer direkt olarak ’a sövülürse, o zaman zamir ’a isnat edilmiş oluyor.Bu küfürdür.Bunun tevili (açıklaması) yoktur. [COLOR=red]Fiili küfre misal:[/COLOR] Bir kimse Kur’an-i Kerimi pis bir yere,çöpe atarsa veya ayağının altına alırsa, onu çiğnerse küfre düşer.Ehil olmayan kişilerin küfür konusunda hüküm vermeleri sakıncalıdır.Sakıncalı sözü söyleyen kişiyi kurtaracak tevili yapamaz ise, buda yine sıkıntılıdır.Fakat bazı küfürlerin tevili olmaz.Mesela “Ben Dinimi değiştirdim.hristiyan oldum” demek gibi.Veya “Ben on sene sonra İslâm dininden çıkacağım” demek gibi.Bunlar küfürdür. Çünkü küfrü kendi nefsine yakıştırmış onu meşrulaştırmış olur. Soru:Bir kimse “Ben Dinimi değiştirdim.Hristiyan oldum” derse, bu kişinin iman ve buna bağlı olarak nikâh durumu ne olur?Böyle söyleyen erkeğin eşinin nasıl davranması gerekir? Cevap: -Dinimizde bir hanımın şahitliği ile hüküm verilmez. -Telefonda erkek bile karşı tarafın küfür içeren sözlerine şahit olsa, sesin mutlaka konuşmak istediği kişiye ait olduğuna yüzde yüz emin olması gerekir. -Yüz yüze yapılan konuşma ile telefonda yapılan konuşma bir değildir. Telefon belki yanıltabilir. Fesadı kaldırmak için sadece tam emin olunca hüküm verilir. -Kim olursa olsun Müslümanken “Ben Dinimi değiştirdim. Ben hristiyan oldum” der ise o kimse Dinden çıkmıştır.Hanımıyla boş olmuştur.Hanımın evi hemen terk etmesi lâzımdır.Onunla bir arada durması zina halidir.Ne zaman ki yeniden Müslüman olur, o zaman hanımı dilerse, yeniden nikâhlanırlar ve beraberlikleri devam edebilir. İmam-ı Şafii ile İmam-ı Hanefi’nin görüşleri, küfre düşme sonrası nikâh konusunda ihtilaflıdır: -Hanefi mezhebi bu konuda hiç taviz vermemiştir.Hanefi mezhebine göre ister erkek Dinden çıksın, ister kadın Dinden çıksın (ikisinden biri Dinden çıkaran bir amel işlemiş veya söz söylemiş ise),diğerinin onunla beraber kalması doğru değildir. İlişkileri zina olur.Tek başına bir odada kalmaları halvet olur, haram olur.Ancak zaruri bir durum mevcut ise, ayrı odalarda kalabilirler.Hanefi mezhebine göre beraberliklerini sürdürebilmeleri için önce küfre düşen taraf tekrar Müslüman olması, sonra tekrar nikâh kıymaları farzdır. -İmam Ebu Hanife , İmam Şafii gibi bu konuda mühlet vermemiştir.Yani bir insan küfre düştüğü andan itibaren nikâhı düşmüştür .Ve ”Yeniden Müslüman olup nikâhını da yeniden kıyması gerekir” hükmünü vermiştir. -İmam Şafii de, Dinden çıkan kişi eğerki iddet müddeti içerisinde (yaklaşık dört ay kadar bir süre) Müslüman olursa ve eşi de Müslümanların yanında buna şahit olur ise, yeniden nikâh kıyma şartı yoktur.Bu sadece iddet süresi içerisinde Müslüman olursa böyledir.Yoksa iddet süresi geçtikten sonra tekrar Müslüman olursa, mecbur yeniden nikâh kıyması gerekmektedir. Nasıl kıyılır bu nikâh? Aynı ilk nikâhtaki gibi :İki Müslüman erkek şahidin yanında erkek: “Seni nikâhım altına aldım”, kadında: “Kabul ettim” diyecekler. Soru:Cuma namazı için camiye gidildiğinde, hoca’nın söylediği bazı Âyetlerle, İmanın ve nikâhın tazelendiği söyleniyor. Bu yeterlimidir? Cevap: -Cumadaki nikâh tazelemenin küfre düşme durumundaki nikâh yenilemesi ile bir alâkası yoktur.Bu bir adettir.Bunu sadece zikir niyeti ile yaparlar.Bu Dinden çıkan kişinin tekrar Müslüman olmasını sağlamaz. -Yine Dinden çıkan bir kimse namazda Tahiyyat’taki Kelime-i Şehâdeti söylemesi ile tekrar Müslüman olmuş sayılmaz.Çünkü dinden çıkış sebebini önce itiraf edecek, hatasını anlayacak ve Dinden çıkış sebebinden dolayı Kelime-i Şehadet getirerek tekrar Müslüman olacak.Yoksa zikir niyeti ile getirmiş olduğu Kelime-i Şehâdetin ona bir faydası olmaz. Dinden çıkaran sözü kişi ister şakayla söylesin, ister ciddi söylesin, aynen ciddi hükmündedir.Dini konuların şakası da ciddi hükmündedir. Bir erkeğin bir yerde Dinden çıktığına şahit olan kimseler, bunu derhal onun hanımına bildirmelidirler.Müslümanlar bu konuda iki sıkıntı yaşıyorlar. ”Şikayet olur” korkusu ile hanımına böyle şeyleri söylememeyi tercih ediyor.Veya “inanç özgürlüğü” bahanesi ile eşler arasında böyle bir nasihati yapmamayı uygun gösteriyorlar.Buradaki iki sıkıntıyı bir Müslüman’ın aşması lâzım.Ancak kendisine fiili bir zararın (ölüm tehdidi gibi) geleceğini biliyorsa susabilir.Burada susmasına bir derece ruhsat vardır.Ama bunların dışında yok “insanlar benim için ne derler”,yok “dedikodu üretirler” gibi bahanelerden dolayı susulmaz, tepkisiz kalınmaz. Neticede bu dedikoduları üreten insanlar zaten cahil insanlardır.Hem zaten bunlar aynı zaman da onu sevmeyen insanlardır da.Çünkü onun ahireti ile alâkalı bir konunun düzelmesini istememektedirler.Küfür gibi bir hataya düşen kişiyi en iyi etkileyecek kimse onun eşidir.Demek ki eşler ilim öğrenip, tavırları ile karşı tarafın düzelmesini sağlayacak.Siz istediğiniz kadar nasihat edin;size karşı o insanın bir gururu, kibri olabilir,sizi sevmeyebilir.Ama hanımına karşı öyle değildir.Hele hanımı o evi bir terk etsin; bakın ikinci gün nasıl Müslüman olup özür diliyor. Çünkü Dinden çıkarak işlediği kusur en büyük kusurdur.Dinden çıkmak kadar büyük bir kusur, bir ayıp olamaz. Bir hanımın eşi onu aldatmış ise ona sabretsin ve evi terk etmesin.Fakat kocası Dinden çıkmış, ona ise sabretmesin.Çünkü bir erkeğin hanımını aldatması büyük günahtır, fakat küfür değildir.Böyle olmasına rağmen bu konuda kadınlar çok şiddetli tepkiler verdikleri halde (evi terk etmek, ailesinden yardım istemek gibi) ,kocaları dinden çıktıkları zaman susuyor, tepki göstermiyorlar.Böyle yapan hanımlar çok cahildirler.Böyle hanımların mutlaka Dinlerini öğrenmeleri lâzımdır.Hatta bu konularda Müftülüklerden (Diyanet İşlerinden) yazılı cevap istesinler.Aynen durumu, eşinin söylediklerini,ilişkilerinin durumunu ve ne yapmaları gerektiğini sorsunlar. Yazılı cevap talep etsinler.İnşa onlarda bu önemli meseleye acilen cevap verirler.Çünkü bu konu insanların ahireti ile alâkalı bir konudur.Bir kimsenin kalbinden eşinin küfrüne rıza göstermesi kendisinin de Dinden çıkmasına sebep olur. [COLOR=red]“Ve sallallahu alâ seyyidina Muhammed ve alâ âlihi ve sahbihi ve sellim.”[/COLOR][/FONT][/SIZE][/B] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
İslam Akaidi ve Fıkıh
şakası olmayan üç şey...
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst