Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Çocuk Gemisi
Çocuk Çocuğa Muhabbet
Hikaye Bahçesi
Şaşının inadı
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="TaLHa" data-source="post: 66847" data-attributes="member: 1"><p>[html]</p><p><p style="text-align: center; color: rgb(204, 0, 0);" id="c_paragraf"><font size="4">[b]<font id="c_KonuBaslik">Beşinci Vecih</font>[/b]</font></p></p><p></p><p><p id="c_paragraf"><font id="c_KonuBaslik"></font></p></p><p></p><p><p id="c_paragraf"> <b style="color: rgb(51, 102, 255);"><font size="4">Hayat-ı içtimaiyece, inat ve tarafgirlik gayet muzır olduğunu beyan eder.</font>[/b]</p></p><p></p><p><p id="c_paragraf"><font id="c_c_kalin"></font></p></p><p></p><p><p id="c_paragraf"> [b]<font id="c_c_kalin">Eğer denilse:</font>[/b]</p></p><p></p><p><p id="c_paragraf"> <font id="c_c_kalin"></font>[img]http://www.risaleinurenstitusu.org/tr/kulliyat/images/books/mekt/b607.gif[/img] -1- denilmiş. İhtilâf ise tarafgirliği iktiza ediyor.</p></p><p></p><p><p id="c_paragraf"></p></p><p></p><p><p id="c_paragraf"> "Hem tarafgirlikmarazı, mazlum avâmı, zalim havassın şerrinden kurtarıyor. Çünkü bir</p><p>kasabanın ve bir köyün havassı ittifak etseler, mazlum avâmı ezerler. Tarafgirlik olsa, mazlum bir tarafa iltica eder, kendisini kurtarır.</p></p><p></p><p><p id="c_paragraf"></p><p></p></p><p></p><p><hr id="c_cizgi"></p><p><p id="c_paragraf"></p></p><p></p><p></p><p>[i]1- "Ümmetimin ihtilâfı rahmettir." el-Aclûnî, Keşfü'l-Hafâ, 1:64; el-Münâvî, Feyzü'l-Kadîr, 1:210-212.[/i]</p><p></p></p><p></p><p><hr id="c_cizgi"></p><p></p><p><font id="c_c_kalin"></font></p></p><p></p><p></p><p> <font id="c_c_kalin">[i]"Hem tesadüm-ü efkârdan ve tehâlüf-ü ukulden hakikat tamamıyla tezahür eder."[/i]</font></p></p><p></p><p></p><p><font id="c_c_kalin">[i][/i]</font></p></p><p></p><p><p id="c_paragraf"> <b style="color: rgb(153, 0, 0);"><font id="c_c_kalin">Elcevap:</font>[/b]<font id="c_Red"></font></p></p><p></p><p><p id="c_paragraf"><font id="c_Red"></font></p></p><p></p><p><p id="c_paragraf"> [i][b]<font id="c_Red">Birinci suale deriz ki:</font>[/b][/i]</p><p>Hadisteki ihtilâf ise, müsbet ihtilâftır. Yani, herbiri kendi</p><p>mesleğinin tamir ve revâcına sa'y eder. Başkasının tahrip ve iptaline</p><p>değil, belki tekmil ve ıslahına çalışır. Amma menfi ihtilâf ise-ki</p><p>garazkârâne, adâvetkârâne birbirinin tahribine çalışmaktır-hadisin</p><p>nazarında merduttur. Çünkü birbiriyle boğuşanlar müsbet hareket</p><p>edemezler.</p></p><p></p><p><p id="c_paragraf"></p></p><p></p><p><p id="c_paragraf">[i][b]<font id="c_Red">İkinci suale deriz ki:</font>[/b][/i]</p><p>Tarafgirlik eğer hak namına olsa, haklılara melce olabilir. Fakat</p><p>şimdiki gibi garazkârâne, nefis hesabına olan tarafgirlik, haksızlara</p><p>melcedir ki, onlara nokta-i istinad teşkil eder. Çünkü, garazkârâne</p><p>tarafgirlik eden bir adama şeytan gelse, onun fikrine yardım edip</p><p>taraftarlık gösterse, o adam o şeytana rahmet okuyacak. Eğer mukabil</p><p>tarafa melek gibi bir adam gelse, ona (hâşâ) lânet okuyacak derecede</p><p>bir haksızlık gösterecek.</p></p><p></p><p><p id="c_paragraf"></p></p><p></p><p><p id="c_paragraf"> [i][b]<font id="c_Red">Üçüncü suale deriz ki:</font>[/b][/i]</p><p>Hak namına, hakikat hesabına olan tesadüm-ü efkâr ise, maksatta ve</p><p>esasta ittifakla beraber, vesâilde ihtilâf eder. Hakikatin her köşesini</p><p>izhar edip hakka ve hakikate hizmet eder. Fakat tarafgirâne ve</p><p>garazkârâne, firavunlaşmış nefs-i emmâre hesabına hodfuruşluk,</p><p>şöhretperverâne bir tarzdaki tesadüm-ü efkârdan bârika-i hakikat değil,</p><p>belki fitne ateşleri çıkıyor. Çünkü, maksatta ittifak lâzım gelirken,</p><p>öylelerin efkârının küre-i arzda dahi nokta-i telâkîsi bulunmaz. Hak</p><p>namına olmadığı için, nihayetsiz müfritâne gider, kabil-i iltiyam</p><p>olmayan inşikaklara sebebiyet verir. Hal-i âlem buna şahittir. </p></p><p></p><p><p id="c_paragraf"></p></p><p></p><p><p id="c_paragraf"> <font id="c_c_kalin">[i][b]Elhasıl:[/b][/i]</font></p></p><p></p><p><p id="c_paragraf"><font id="c_c_kalin"></font></p></p><p></p><p><p id="c_paragraf"> <font id="c_c_kalin"></font>[img]http://www.risaleinurenstitusu.org/tr/kulliyat/images/books/mekt/b608.gif[/img] -1- olan desâtir-i âliye düstur-u harekât olmazsa, nifak ve şikak meydan alır. </p></p><p></p><p><p id="c_paragraf">[img]http://www.risaleinurenstitusu.org/tr/kulliyat/images/books/mekt/b609.gif[/img] -2- demezse, o düsturları nazara almazsa, adalet etmek isterken zulmeder. </p></p><p></p><p><p id="c_paragraf"><font id="c_c_kalin"></font></p></p><p></p><p><p id="c_paragraf"><b style="color: rgb(153, 0, 0);">[/b]<font style="color: rgb(153, 0, 0);" id="c_c_kalin">[b]Cây-ı ibret bir hadise:[/b]</font></p></p><p></p><p><p id="c_paragraf"> Bir</p><p>vakit, İmam-ı Ali Radıyallahü Anh bir kâfiri yere atmış. Kılıcını çekip</p><p>keseceği zaman o kâfir ona tükürmüş. O, kâfiri bırakmış, kesmemiş. O</p><p>kâfir ona demiş ki:</p></p><p></p><p><p id="c_paragraf"></p></p><p></p><p><p id="c_paragraf"> [i]"Neden beni kesmedin?"[/i]</p></p><p></p><p><p id="c_paragraf">[i][/i]</p></p><p></p><p><p id="c_paragraf"> <font id="c_c_kalin">Dedi:</font></p></p><p></p><p><p id="c_paragraf">[i][/i]</p></p><p></p><p><p id="c_paragraf"> [i]"Seni Allah için kesecektim. Fakat bana tükürdün; hiddete geldim.</p><p>Nefsimin hissesi karıştığı için ihlâsım zedelendi. Onun için seni</p><p>kesmedim."[/i]</p></p><p></p><p><p id="c_paragraf">[i][/i]</p></p><p></p><p></p><p> Evet, O kâfir ona dedi: [i][/i]</p></p><p></p><p></p><p></p></p><p></p><p></p><p> [i]"Beni çabuk kesmen için seni</p><p>hiddete getirmekti. Madem dininiz bu derece sâfi ve hâlistir; o din</p><p>haktır"[/i] dedi.</p><p></p><p></p></p><p></p><p><hr id="c_cizgi"></p><p></p><p><p id="c_paragraf">[i]1- Muhabbet Allah için, buğz Allah için, hüküm de Allah'a aittir.[/i]</p></p><p></p><p><p id="c_paragraf">[i]2- Allah için buğzetmek, Allah için hüküm vermek.[/i]</p></p><p></p><p><p id="c_paragraf"></p><p></p></p><p></p><p><hr id="c_cizgi"></p><p></p><p></p></p><p></p><p><p id="c_paragraf"> </p><p></p></p><p></p><p><p id="c_paragraf"></p></p><p></p><p><p id="c_paragraf"> [b]Hem medar-ı dikkat bir vakıa:[/b]</p></p><p></p><p><p id="c_paragraf">[b][/b]</p></p><p></p><p><p id="c_paragraf"> Bir</p><p>zaman bir hâkim bir hırsızın elini kestiği vakit eser-i hiddet</p><p>gösterdiği için, ona dikkat eden âdil âmiri onu o vazifeden azletmiş.</p><p>Çünkü şeriat namına, kanun-u İlâhî hesabına kesseydi, nefsi ona</p><p>acıyacaktı. Ve kalbi hiddet etmeyip, fakat merhamet de etmeyecek bir</p><p>tarzda kesecekti. Demek, nefsine o hükümden bir hisse çıkardığı için,</p><p>adaletle iş görmemiştir.</p></p><p></p><p><p id="c_paragraf"></p></p><p></p><p><p id="c_paragraf"> <b style="color: rgb(153, 0, 0);">Cây-ı teessüf bir hâlet-i içtimaiye ve kalb-i İslâmı ağlatacak müthiş bir maraz-ı hayat-ı içtimaî:[/b]</p></p><p></p><p><p id="c_paragraf"><b style="color: rgb(153, 0, 0);">[/b]</p></p><p></p><p><p id="c_paragraf">[i][b] "Haricî</p><p>düşmanların zuhur ve tehacümünde dahilî adâvetleri unutmak ve bırakmak"[/b][/i]</p><p>olan bir maslahat-ı içtimaiyeyi en bedevî kavimler dahi takdir edip</p><p>yaptıkları hâlde, şu cemaat-i İslâmiyeye hizmet dâvâ edenlere ne olmuş</p><p>ki, birbiri arkasında tehacüm vaziyetini alan hadsiz düşmanlar varken,</p><p>cüz'î adâvetleri unutmayıp düşmanların hücumuna zemin hazır ediyorlar?</p><p>Şu hâl bir sukuttur, bir vahşettir, hayat-ı içtimaiye-i İslâmiyeye bir</p><p>hıyanettir.</p></p><p></p><p><p id="c_paragraf"></p></p><p></p><p><p id="c_paragraf"> [b]Medar-i ibret bir hikâye:[/b]</p></p><p></p><p><p id="c_paragraf"></p></p><p></p><p><p id="c_paragraf"> Bedevî</p><p>aşiretlerinden Hasenan aşiretinin birbirine düşman iki kabilesi varmış.</p><p>Birbirinden, belki elli adamdan fazla öldürdükleri hâlde, Sipkan veya</p><p>Hayderan aşireti gibi bir kabile karşılarına çıktığı vakit, o iki</p><p>düşman taife, eski adâveti unutup, omuz omuza verip, o haricî aşireti</p><p>def edinceye kadar dahilî adâveti hatırlarına getirmezlerdi. </p></p><p></p><p><p id="c_paragraf">İşte,</p><p>ey mü'minler! Ehl-i İmân aşiretine karşı tecavüz vaziyetini almış ne</p><p>kadar aşiret hükmünde düşmanlar olduğunu bilir misiniz? Birbiri</p><p>içindeki daireler gibi yüz daireden fazla vardır. Herbirisine karşı</p><p>tesanüd ederek, el ele verip müdafaa vaziyeti almaya mecburken, onların</p><p>hücumunu teshil etmek, onların harîm-i İslâma girmeleri için kapıları</p><p>açmak hükmünde olan garazkârâne tarafgirlik ve adâvetkârâne inat,</p><p>hiçbir cihetle ehl-i imana yakışır mı? O düşman daireler, ehl-i dalâlet</p><p>ve ilhaddan tut, tâ ehl-i küfrün âlemine, tâ dünyanın ehvâl ve</p><p>mesâibine kadar, birbiri içinde size karşı zararlı bir vaziyet alan,</p><p>birbiri arkasında size hiddet ve hırsla bakan, belki yetmiş nevi</p><p>düşmanlar var. Bütün bunlara karşı kuvvetli silâhın ve siperin ve</p><p>kalen, uhuvvet-i İslâmiyedir. Bu kale-i İslâmiyeyi küçük adâvetlerle ve</p><p>bahanelerle sarsmak, ne kadar hilâf-ı vicdan ve ne kadar hilâf-ı</p><p>maslahat-ı İslâmiye olduğunu bil, ayıl.</p></p><p></p><p><p id="c_paragraf"></p></p><p></p><p><p id="c_paragraf"> [b]Ehâdis-i</p><p>şerifede gelmiş ki:[/b]</p></p><p></p><p><p id="c_paragraf"></p></p><p></p><p><p id="c_paragraf">[i][b] "Âhirzamanın Süfyan ve Deccal gibi nifak ve zındıka</p><p>başına geçecek eşhâs-ı müdhişe-i muzırraları, İslâmın ve beşerin hırs</p><p>ve şikakından istifade ederek, az bir kuvvetle nev-i beşeri hercümerc</p><p>eder ve koca âlem-i İslâmı esaret altına alır."[/b][/i]</p></p><p></p><p><p id="c_paragraf"></p></p><p></p><p><p id="c_paragraf"> <b style="color: rgb(153, 0, 0);">Ey ehl-i iman![/b]</p></p><p></p><p><p id="c_paragraf"> [b]<i style="color: rgb(204, 0, 0);">Zillet içinde esaret altına girmemek</p><p>isterseniz, aklınızı başınıza alınız. İhtilâfınızdan istifade eden</p><p>zalimlere karşı [img]http://www.risaleinurenstitusu.org/tr/kulliyat/images/books/mekt/b1010.gif[/img] -1- kale-i kudsiyesi içine giriniz, tahassun ediniz. Yoksa, ne hayatınızı muhafaza ve ne de hukukunuzu müdafaa edebilirsiniz. [/i][/b]</p></p><p></p><p><p style="color: rgb(204, 0, 0);" id="c_paragraf">[b][i]Malûmdur</p><p>ki, iki kahraman birbiriyle boğuşurken, bir çocuk ikisini de dövebilir.</p><p>Bir mizanda iki dağ birbirine karşı muvazenede bulunsa, bir küçük taş,</p><p>muvazenelerini bozup onlarla oynayabilir; birini yukarı, birini aşağı</p><p>indirir. İşte, ey ehl-i iman! İhtiraslarınızdan ve husumetkârâne</p><p>tarafgirliklerinizden, kuvvetiniz hiçe iner; az bir kuvvetle</p><p>ezilebilirsiniz. Hayat-ı içtimaiyenizle alâkanız varsa, [img]http://www.risaleinurenstitusu.org/tr/kulliyat/images/books/mekt/b611.gif[/img] -2- düstur-u âliyeyi düstur-u hayat yapınız, sefalet-i dünyevîden ve şekavet-i uhreviyeden kurtulunuz.[/i][/b]</p></p><p></p><p><hr id="c_cizgi"></p><p><p id="c_paragraf">[i]1- "Mü'minler ancak kardeştirler." (Hucurat Sûresi: 49:10.)[/i]</p></p><p></p><p><p id="c_paragraf">[i]2-</p><p>"Mü'minin mü'mine bağlılığı, parçaları birbirini tutan binâ gibidir."</p><p>Buharî, Salât: 88; Edeb: 36; Mezâlim: 5; Müslim, Birr: 65; Tirmizî,</p><p>Birr: 18; Nesâî, Zekât: 67; Müsned, 4:405, 409.[/i] </p></p><p></p><p><hr id="c_cizgi"></p><p><p id="c_paragraf"></p><p></p></p><p></p><p><div style="text-align: right; color: rgb(51, 51, 255);">[b]Mektubat | Yirmi İkinci Mektup[/b]</div></p><p></p><p></p><p>[i][/i]</p></p><p></p><p></p><p></p></p><p>[/html]</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="TaLHa, post: 66847, member: 1"] [html] <p style="text-align: center; color: rgb(204, 0, 0);" id="c_paragraf"><font size="4">[b]<font id="c_KonuBaslik">Beşinci Vecih</font>[/b]</font></p> <p id="c_paragraf"><font id="c_KonuBaslik"></font></p> <p id="c_paragraf"> <b style="color: rgb(51, 102, 255);"><font size="4">Hayat-ı içtimaiyece, inat ve tarafgirlik gayet muzır olduğunu beyan eder.</font>[/b]</p> <p id="c_paragraf"><font id="c_c_kalin"></font></p> <p id="c_paragraf"> [b]<font id="c_c_kalin">Eğer denilse:</font>[/b]</p> <p id="c_paragraf"> <font id="c_c_kalin"></font>[img]http://www.risaleinurenstitusu.org/tr/kulliyat/images/books/mekt/b607.gif[/img] -1- denilmiş. İhtilâf ise tarafgirliği iktiza ediyor.</p> <p id="c_paragraf"></p> <p id="c_paragraf"> "Hem tarafgirlikmarazı, mazlum avâmı, zalim havassın şerrinden kurtarıyor. Çünkü bir kasabanın ve bir köyün havassı ittifak etseler, mazlum avâmı ezerler. Tarafgirlik olsa, mazlum bir tarafa iltica eder, kendisini kurtarır.</p> <p id="c_paragraf"> </p> <hr id="c_cizgi"> <p id="c_paragraf"></p> [i]1- "Ümmetimin ihtilâfı rahmettir." el-Aclûnî, Keşfü'l-Hafâ, 1:64; el-Münâvî, Feyzü'l-Kadîr, 1:210-212.[/i] </p> <hr id="c_cizgi"> <font id="c_c_kalin"></font></p> <font id="c_c_kalin">[i]"Hem tesadüm-ü efkârdan ve tehâlüf-ü ukulden hakikat tamamıyla tezahür eder."[/i]</font></p> <font id="c_c_kalin">[i][/i]</font></p> <p id="c_paragraf"> <b style="color: rgb(153, 0, 0);"><font id="c_c_kalin">Elcevap:</font>[/b]<font id="c_Red"></font></p> <p id="c_paragraf"><font id="c_Red"></font></p> <p id="c_paragraf"> [i][b]<font id="c_Red">Birinci suale deriz ki:</font>[/b][/i] Hadisteki ihtilâf ise, müsbet ihtilâftır. Yani, herbiri kendi mesleğinin tamir ve revâcına sa'y eder. Başkasının tahrip ve iptaline değil, belki tekmil ve ıslahına çalışır. Amma menfi ihtilâf ise-ki garazkârâne, adâvetkârâne birbirinin tahribine çalışmaktır-hadisin nazarında merduttur. Çünkü birbiriyle boğuşanlar müsbet hareket edemezler.</p> <p id="c_paragraf"></p> <p id="c_paragraf">[i][b]<font id="c_Red">İkinci suale deriz ki:</font>[/b][/i] Tarafgirlik eğer hak namına olsa, haklılara melce olabilir. Fakat şimdiki gibi garazkârâne, nefis hesabına olan tarafgirlik, haksızlara melcedir ki, onlara nokta-i istinad teşkil eder. Çünkü, garazkârâne tarafgirlik eden bir adama şeytan gelse, onun fikrine yardım edip taraftarlık gösterse, o adam o şeytana rahmet okuyacak. Eğer mukabil tarafa melek gibi bir adam gelse, ona (hâşâ) lânet okuyacak derecede bir haksızlık gösterecek.</p> <p id="c_paragraf"></p> <p id="c_paragraf"> [i][b]<font id="c_Red">Üçüncü suale deriz ki:</font>[/b][/i] Hak namına, hakikat hesabına olan tesadüm-ü efkâr ise, maksatta ve esasta ittifakla beraber, vesâilde ihtilâf eder. Hakikatin her köşesini izhar edip hakka ve hakikate hizmet eder. Fakat tarafgirâne ve garazkârâne, firavunlaşmış nefs-i emmâre hesabına hodfuruşluk, şöhretperverâne bir tarzdaki tesadüm-ü efkârdan bârika-i hakikat değil, belki fitne ateşleri çıkıyor. Çünkü, maksatta ittifak lâzım gelirken, öylelerin efkârının küre-i arzda dahi nokta-i telâkîsi bulunmaz. Hak namına olmadığı için, nihayetsiz müfritâne gider, kabil-i iltiyam olmayan inşikaklara sebebiyet verir. Hal-i âlem buna şahittir. </p> <p id="c_paragraf"></p> <p id="c_paragraf"> <font id="c_c_kalin">[i][b]Elhasıl:[/b][/i]</font></p> <p id="c_paragraf"><font id="c_c_kalin"></font></p> <p id="c_paragraf"> <font id="c_c_kalin"></font>[img]http://www.risaleinurenstitusu.org/tr/kulliyat/images/books/mekt/b608.gif[/img] -1- olan desâtir-i âliye düstur-u harekât olmazsa, nifak ve şikak meydan alır. </p> <p id="c_paragraf">[img]http://www.risaleinurenstitusu.org/tr/kulliyat/images/books/mekt/b609.gif[/img] -2- demezse, o düsturları nazara almazsa, adalet etmek isterken zulmeder. </p> <p id="c_paragraf"><font id="c_c_kalin"></font></p> <p id="c_paragraf"><b style="color: rgb(153, 0, 0);">[/b]<font style="color: rgb(153, 0, 0);" id="c_c_kalin">[b]Cây-ı ibret bir hadise:[/b]</font></p> <p id="c_paragraf"> Bir vakit, İmam-ı Ali Radıyallahü Anh bir kâfiri yere atmış. Kılıcını çekip keseceği zaman o kâfir ona tükürmüş. O, kâfiri bırakmış, kesmemiş. O kâfir ona demiş ki:</p> <p id="c_paragraf"></p> <p id="c_paragraf"> [i]"Neden beni kesmedin?"[/i]</p> <p id="c_paragraf">[i][/i]</p> <p id="c_paragraf"> <font id="c_c_kalin">Dedi:</font></p> <p id="c_paragraf">[i][/i]</p> <p id="c_paragraf"> [i]"Seni Allah için kesecektim. Fakat bana tükürdün; hiddete geldim. Nefsimin hissesi karıştığı için ihlâsım zedelendi. Onun için seni kesmedim."[/i]</p> <p id="c_paragraf">[i][/i]</p> Evet, O kâfir ona dedi: [i][/i]</p> </p> [i]"Beni çabuk kesmen için seni hiddete getirmekti. Madem dininiz bu derece sâfi ve hâlistir; o din haktır"[/i] dedi. </p> <hr id="c_cizgi"> <p id="c_paragraf">[i]1- Muhabbet Allah için, buğz Allah için, hüküm de Allah'a aittir.[/i]</p> <p id="c_paragraf">[i]2- Allah için buğzetmek, Allah için hüküm vermek.[/i]</p> <p id="c_paragraf"> </p> <hr id="c_cizgi"> </p> <p id="c_paragraf"> </p> <p id="c_paragraf"></p> <p id="c_paragraf"> [b]Hem medar-ı dikkat bir vakıa:[/b]</p> <p id="c_paragraf">[b][/b]</p> <p id="c_paragraf"> Bir zaman bir hâkim bir hırsızın elini kestiği vakit eser-i hiddet gösterdiği için, ona dikkat eden âdil âmiri onu o vazifeden azletmiş. Çünkü şeriat namına, kanun-u İlâhî hesabına kesseydi, nefsi ona acıyacaktı. Ve kalbi hiddet etmeyip, fakat merhamet de etmeyecek bir tarzda kesecekti. Demek, nefsine o hükümden bir hisse çıkardığı için, adaletle iş görmemiştir.</p> <p id="c_paragraf"></p> <p id="c_paragraf"> <b style="color: rgb(153, 0, 0);">Cây-ı teessüf bir hâlet-i içtimaiye ve kalb-i İslâmı ağlatacak müthiş bir maraz-ı hayat-ı içtimaî:[/b]</p> <p id="c_paragraf"><b style="color: rgb(153, 0, 0);">[/b]</p> <p id="c_paragraf">[i][b] "Haricî düşmanların zuhur ve tehacümünde dahilî adâvetleri unutmak ve bırakmak"[/b][/i] olan bir maslahat-ı içtimaiyeyi en bedevî kavimler dahi takdir edip yaptıkları hâlde, şu cemaat-i İslâmiyeye hizmet dâvâ edenlere ne olmuş ki, birbiri arkasında tehacüm vaziyetini alan hadsiz düşmanlar varken, cüz'î adâvetleri unutmayıp düşmanların hücumuna zemin hazır ediyorlar? Şu hâl bir sukuttur, bir vahşettir, hayat-ı içtimaiye-i İslâmiyeye bir hıyanettir.</p> <p id="c_paragraf"></p> <p id="c_paragraf"> [b]Medar-i ibret bir hikâye:[/b]</p> <p id="c_paragraf"></p> <p id="c_paragraf"> Bedevî aşiretlerinden Hasenan aşiretinin birbirine düşman iki kabilesi varmış. Birbirinden, belki elli adamdan fazla öldürdükleri hâlde, Sipkan veya Hayderan aşireti gibi bir kabile karşılarına çıktığı vakit, o iki düşman taife, eski adâveti unutup, omuz omuza verip, o haricî aşireti def edinceye kadar dahilî adâveti hatırlarına getirmezlerdi. </p> <p id="c_paragraf">İşte, ey mü'minler! Ehl-i İmân aşiretine karşı tecavüz vaziyetini almış ne kadar aşiret hükmünde düşmanlar olduğunu bilir misiniz? Birbiri içindeki daireler gibi yüz daireden fazla vardır. Herbirisine karşı tesanüd ederek, el ele verip müdafaa vaziyeti almaya mecburken, onların hücumunu teshil etmek, onların harîm-i İslâma girmeleri için kapıları açmak hükmünde olan garazkârâne tarafgirlik ve adâvetkârâne inat, hiçbir cihetle ehl-i imana yakışır mı? O düşman daireler, ehl-i dalâlet ve ilhaddan tut, tâ ehl-i küfrün âlemine, tâ dünyanın ehvâl ve mesâibine kadar, birbiri içinde size karşı zararlı bir vaziyet alan, birbiri arkasında size hiddet ve hırsla bakan, belki yetmiş nevi düşmanlar var. Bütün bunlara karşı kuvvetli silâhın ve siperin ve kalen, uhuvvet-i İslâmiyedir. Bu kale-i İslâmiyeyi küçük adâvetlerle ve bahanelerle sarsmak, ne kadar hilâf-ı vicdan ve ne kadar hilâf-ı maslahat-ı İslâmiye olduğunu bil, ayıl.</p> <p id="c_paragraf"></p> <p id="c_paragraf"> [b]Ehâdis-i şerifede gelmiş ki:[/b]</p> <p id="c_paragraf"></p> <p id="c_paragraf">[i][b] "Âhirzamanın Süfyan ve Deccal gibi nifak ve zındıka başına geçecek eşhâs-ı müdhişe-i muzırraları, İslâmın ve beşerin hırs ve şikakından istifade ederek, az bir kuvvetle nev-i beşeri hercümerc eder ve koca âlem-i İslâmı esaret altına alır."[/b][/i]</p> <p id="c_paragraf"></p> <p id="c_paragraf"> <b style="color: rgb(153, 0, 0);">Ey ehl-i iman![/b]</p> <p id="c_paragraf"> [b]<i style="color: rgb(204, 0, 0);">Zillet içinde esaret altına girmemek isterseniz, aklınızı başınıza alınız. İhtilâfınızdan istifade eden zalimlere karşı [img]http://www.risaleinurenstitusu.org/tr/kulliyat/images/books/mekt/b1010.gif[/img] -1- kale-i kudsiyesi içine giriniz, tahassun ediniz. Yoksa, ne hayatınızı muhafaza ve ne de hukukunuzu müdafaa edebilirsiniz. [/i][/b]</p> <p style="color: rgb(204, 0, 0);" id="c_paragraf">[b][i]Malûmdur ki, iki kahraman birbiriyle boğuşurken, bir çocuk ikisini de dövebilir. Bir mizanda iki dağ birbirine karşı muvazenede bulunsa, bir küçük taş, muvazenelerini bozup onlarla oynayabilir; birini yukarı, birini aşağı indirir. İşte, ey ehl-i iman! İhtiraslarınızdan ve husumetkârâne tarafgirliklerinizden, kuvvetiniz hiçe iner; az bir kuvvetle ezilebilirsiniz. Hayat-ı içtimaiyenizle alâkanız varsa, [img]http://www.risaleinurenstitusu.org/tr/kulliyat/images/books/mekt/b611.gif[/img] -2- düstur-u âliyeyi düstur-u hayat yapınız, sefalet-i dünyevîden ve şekavet-i uhreviyeden kurtulunuz.[/i][/b]</p> <hr id="c_cizgi"> <p id="c_paragraf">[i]1- "Mü'minler ancak kardeştirler." (Hucurat Sûresi: 49:10.)[/i]</p> <p id="c_paragraf">[i]2- "Mü'minin mü'mine bağlılığı, parçaları birbirini tutan binâ gibidir." Buharî, Salât: 88; Edeb: 36; Mezâlim: 5; Müslim, Birr: 65; Tirmizî, Birr: 18; Nesâî, Zekât: 67; Müsned, 4:405, 409.[/i] </p> <hr id="c_cizgi"> <p id="c_paragraf"> </p> <div style="text-align: right; color: rgb(51, 51, 255);">[b]Mektubat | Yirmi İkinci Mektup[/b]</div> [i][/i]</p> </p> [/html] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Çocuk Gemisi
Çocuk Çocuğa Muhabbet
Hikaye Bahçesi
Şaşının inadı
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst