Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Şiirler
Savaş Risalesi-1
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="eymen" data-source="post: 18862" data-attributes="member: 628"><p><span style="font-size: 10px"><strong>SAVAŞ RİSALESİ - 1 </strong></span></p><p> </p><p><em><strong>" 1400'üncü yıla armağan"</strong></em></p><p>Güneşin</p><p>Mızrakların ucuna takılıp</p><p> kaldığı</p><p> bir vakitte</p><p>Diriliş erlerinin yüreklerinden</p><p> yayılan</p><p>Bir depremle sarsılıyordu arz.</p><p>Gerilmişti altımızda atlarımız</p><p>Fırlayıp kopacakmış gibi</p><p> baldırlarından</p><p> kasları</p><p>Ve tarıyordu bir projektör gibi</p><p> bakışları </p><p> üç kıtayı</p><p> </p><p>Yeni bir vakte eriyordu yürekler</p><p>Yayılıyordu o muştu</p><p> O coşku</p><p> O haber.</p><p>Bir gelen var</p><p>emin haberciden</p><p>emin olana</p><p>Ondan da sıddık olana ve sadık olanlara</p><p>sohbete erip</p><p> halkada duranlara</p><p> yürekten yüreğe</p><p> yol bulanlara.</p><p>Bir gelen var</p><p>Bütün kıtalarda beklenmekte</p><p> olana</p><p> ayarlanmış</p><p> kulaklar</p><p>İlkin çobanlar duyuyorlar</p><p>Sonra ağaçlar</p><p> kurtlar</p><p> kuşlar</p><p>Çünkü onlar bilirler dinlemeyi</p><p>Onların elindedir toprağın nabzı</p><p>İlk onlar sezerler yeni olanı</p><p>Rüzgarlarla geleni </p><p>Bulutlardan ineni.</p><p> </p><p>Bir dağın tepesinde</p><p>Yeni doğan bir ay gibi</p><p>Veysel Karani</p><p>Evreni</p><p>Kuşatan bir yay</p><p>Gibi</p><p>Açılmıştı</p><p>Kolları.</p><p> </p><p>Selman</p><p>Bir şehrin kapısında</p><p>Bir kapının </p><p>Arkasında.</p><p> </p><p>Ey savaşmakla emrolunanlar</p><p>Yürekleri Kevser suyu ile yıkananlar</p><p>Alacakaranlıkta bir seher vaktinde</p><p>Ayrılırken yurtlarından</p><p> yuvalarından</p><p>Bahçe köşelerinde kapı önlerinde sofalarda</p><p> odalarda</p><p>Bir bir çıkıp gelen yolumuzu kesip duran anılar</p><p>Yatak odamızın penceresinden</p><p>Uyandığımızda ilk görülen o tepe</p><p>O tepede o kayanın değişmeyen konumu</p><p>Güneşi bir muştu gibi her gün yeniden</p><p>Doğuran o dağ</p><p> elveda</p><p>Kadınlarımızın kirpiklerinde sıralanan</p><p>Adanmışlık ve bağlılık yazıları</p><p> elveda</p><p>Çocuklarımızın göğsümüze</p><p> yüzümüze</p><p> saçlarımıza</p><p>Sokulan alınları titreyen dudakları</p><p> kaçamak bakışları</p><p>Cennetten bir koku ölümsüzlükten bir pay olarak</p><p>Çektiğimiz ciğerlerimize</p><p>İnen yüreklerimize</p><p>Damla damla</p><p>Elveda....</p><p> </p><p>O ki meydanın ortasında durmuştu</p><p>Elini kılıcının kabzasına koymuştu.</p><p>Dedi savaşçı :</p><p>" Ben gidiyorum</p><p>Hicret ediyorum</p><p>Varsa ağlatmak isteyen anasını</p><p>Dul koymak isteyen karısını</p><p>Ve istiyorsa çocukları yetim kalsın</p><p>Arkamdan gelsin."</p><p> </p><p>Yeryüzü yeni bir güne hazırlanıyordu</p><p>Zaman devrini henüz tamamlıyordu.</p><p>O konuştu:</p><p>"Ey eti etimden olan</p><p>Bu dünyada ve öbür dünyada</p><p>Kardeşim olan!</p><p>Bu gece yatağımda</p><p> sen yatacaksın</p><p> bana vekillik</p><p> yapacaksın.</p><p>Biz gidiyoruz</p><p>Hicret ediyoruz</p><p>Sen sonra geleceksin</p><p>Ama önce emanetleri</p><p>sahiplerine</p><p>vereceksin."</p><p> </p><p>Sonra o dağda</p><p>Maveranın kapısı olan</p><p>Bir mağara</p><p>Orada ikisi</p><p>O ve </p><p>İkinin ikincisi</p><p> </p><p>sonra çöl:</p><p>Çölde tepeler..</p><p>Çölde develer..</p><p>Çölde geceler</p><p>Ve çöle serpilen</p><p>Mucizeler.</p><p> </p><p>Medinede bekleyenler var</p><p>Damların üstünde, yollarda</p><p> çocuklar</p><p> kadınlar</p><p> </p><p>Elleri alınlarında, gözleri ufukta</p><p> delikanlılar</p><p> ihtiyarlar..</p><p> </p><p>Dediler. " Veda tepeleri üstünden</p><p>Üzerimize ayın ondördü doğdu</p><p>Şükürler olsun, şükürler olsun</p><p>Bize vacip oldu, şükretmek</p><p>Şükürler olsun..."</p><p> </p><p>ERDEM BEYAZIT</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="eymen, post: 18862, member: 628"] [SIZE=2][B]SAVAŞ RİSALESİ - 1 [/B][/SIZE] [I][B]" 1400'üncü yıla armağan"[/B][/I] Güneşin Mızrakların ucuna takılıp kaldığı bir vakitte Diriliş erlerinin yüreklerinden yayılan Bir depremle sarsılıyordu arz. Gerilmişti altımızda atlarımız Fırlayıp kopacakmış gibi baldırlarından kasları Ve tarıyordu bir projektör gibi bakışları üç kıtayı Yeni bir vakte eriyordu yürekler Yayılıyordu o muştu O coşku O haber. Bir gelen var emin haberciden emin olana Ondan da sıddık olana ve sadık olanlara sohbete erip halkada duranlara yürekten yüreğe yol bulanlara. Bir gelen var Bütün kıtalarda beklenmekte olana ayarlanmış kulaklar İlkin çobanlar duyuyorlar Sonra ağaçlar kurtlar kuşlar Çünkü onlar bilirler dinlemeyi Onların elindedir toprağın nabzı İlk onlar sezerler yeni olanı Rüzgarlarla geleni Bulutlardan ineni. Bir dağın tepesinde Yeni doğan bir ay gibi Veysel Karani Evreni Kuşatan bir yay Gibi Açılmıştı Kolları. Selman Bir şehrin kapısında Bir kapının Arkasında. Ey savaşmakla emrolunanlar Yürekleri Kevser suyu ile yıkananlar Alacakaranlıkta bir seher vaktinde Ayrılırken yurtlarından yuvalarından Bahçe köşelerinde kapı önlerinde sofalarda odalarda Bir bir çıkıp gelen yolumuzu kesip duran anılar Yatak odamızın penceresinden Uyandığımızda ilk görülen o tepe O tepede o kayanın değişmeyen konumu Güneşi bir muştu gibi her gün yeniden Doğuran o dağ elveda Kadınlarımızın kirpiklerinde sıralanan Adanmışlık ve bağlılık yazıları elveda Çocuklarımızın göğsümüze yüzümüze saçlarımıza Sokulan alınları titreyen dudakları kaçamak bakışları Cennetten bir koku ölümsüzlükten bir pay olarak Çektiğimiz ciğerlerimize İnen yüreklerimize Damla damla Elveda.... O ki meydanın ortasında durmuştu Elini kılıcının kabzasına koymuştu. Dedi savaşçı : " Ben gidiyorum Hicret ediyorum Varsa ağlatmak isteyen anasını Dul koymak isteyen karısını Ve istiyorsa çocukları yetim kalsın Arkamdan gelsin." Yeryüzü yeni bir güne hazırlanıyordu Zaman devrini henüz tamamlıyordu. O konuştu: "Ey eti etimden olan Bu dünyada ve öbür dünyada Kardeşim olan! Bu gece yatağımda sen yatacaksın bana vekillik yapacaksın. Biz gidiyoruz Hicret ediyoruz Sen sonra geleceksin Ama önce emanetleri sahiplerine vereceksin." Sonra o dağda Maveranın kapısı olan Bir mağara Orada ikisi O ve İkinin ikincisi sonra çöl: Çölde tepeler.. Çölde develer.. Çölde geceler Ve çöle serpilen Mucizeler. Medinede bekleyenler var Damların üstünde, yollarda çocuklar kadınlar Elleri alınlarında, gözleri ufukta delikanlılar ihtiyarlar.. Dediler. " Veda tepeleri üstünden Üzerimize ayın ondördü doğdu Şükürler olsun, şükürler olsun Bize vacip oldu, şükretmek Şükürler olsun..." ERDEM BEYAZIT [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Şiirler
Savaş Risalesi-1
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst