Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
SEBEB OLAN, YAPAN GİBİDİR… Bu dünyadan hergün âhirete göç eden yüzbinlerce insanın bazıları h
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="harp" data-source="post: 233828" data-attributes="member: 1008315"><p><strong>SEBEB OLAN, YAPAN GİBİDİR… Bu dünyadan hergün âhirete göç eden yüzbinlerce insanın bazıları h</strong></p><p></p><p><strong><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-size: 22px"><span style="color: #444444">SEBEB OLAN, YAPAN GİBİDİR…</span></span></span></strong> <span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: #000000">Bu dünyadan hergün âhirete göç eden yüzbinlerce insanın bazıları hayra, bazıları da şerre sebeb olarak yaşamıştır. Bir hadis-i şerifte mealen [FONT=verdana,sans-serif]<strong><em>"bir hayra sebep olup iyi bir çığır açana ondan istifade edenlerin o konudaki sevapları toplamı kadar sevap yazılabileceği"</em></strong></span></span></span><span style="font-size: 10px"><span style="color: #000000"> ; bunun aksine olarak, "bir şerre sebep olup kötü bir çığır açana da o kötü çığıra uyanların o konudaki günahları kadar günah yazılabileceği" bildirilmektedir. Bu hadis, <strong>“Sebep olan yapan gibidir.”</strong> olarak kısaca ifade edilen kaidenin bir delilidir.</span></span>[/FONT]</p><p> <span style="color: #000000"> <span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-size: 10px">Bilhassa son 40(kırk) yıldır Türkiye gündeminde daha yoğun bir şekilde yer almış bulunan Allah’ın tesettürle ilgili Kur’an’daki emrine uyulması için ve bunun aksine, tesettüre uyulmaması için çalışmış olanların durumlarının, İlâhî adalet önünde bu kaideye göre karşılığının verilebileceğini, düşünmek gerekir. </span></span></span></p><p> <span style="color: #000000"> <span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-size: 10px">Ferdî olarak İslâm’ın emir ve yasaklarına uymakta ihmalleri bulunan bazılarına Üstad Bediüzzaman Said Nursi’nin niçin iltifat ettiğine; bazen bir söz, bir tavır, bir fiilin insanı ne yüksek mertebelere çıkarabildiğine de bu kaide ile ilgili aşağıda nakledilen bir hatıra açıklık getirebilir. </span></span></span></p><p> <span style="color: #000000"> <span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-size: 10px">Bediüzzaman Hazretleri Tesettür Risalesi yüzünden “kanaat-i vicdaniyeye” dayanan bir kararla 1935’te 11 ay hapis yatar. Tesettür Risalesi’nde suç unsuru olmadığına karar verilen mahkeme, Denizli Mahkemesi’dir. Beraat kararının altında Mahkeme reisi Ali Rıza Bey ve hanım bir hâkimin de imzası vardır. </span></span></span></p><p> <span style="color: #000000"> <span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-size: 10px">Hâkime Hesnâ Şener Hanım, Isparta Senirkent’lidir ve geçen günlerde önce vefat eden Ali İhsan Tola’nın akrabasıdır. </span></span></span></p><p> <span style="color: #000000"> <span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-size: 10px">Ali İhsan Tola bir hatırasında, o beraat kararının sonrasını şöyle anlatır: </span></span></span></p><p> <span style="color: #000000"> <span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-size: 10px">“Beraat kararından bir müddet geçtikten sonra bir gün, Üstad Bediüzzaman Hazretleri: "Ali İhsan, Hesnâ kızıma selâm söyle, ben onu mânevî evlatlığıma kabul ettim." dedi. Üstad bunu bana söyledi ama, o zamanlar biz açık saçık kadınların yanlarından bile geçmezdik. Onun için, gitmedim. İkinci sefer Üstadın yanına vardığımda yine: "Mânevî evlâdım Hesnâ’ya selâm söyle." dedi. Yine gitmedim. Üçüncüde: "Sen hâlâ gitmedin mi?" deyince, artık gitmek bana farz oldu diyerek gittim. Denizli sıcaktı. Vardım, odasına girdim, selâm verdim. Kısa kollu giymiş, etekler dizinde... Şöyle kapıya yakın bir yere durdum. Bana "Gel bakalım koca Nurcu!" dedi. Hemşehrilik de var, Isparta Senirkentli’yiz, akrabalık da var. Beni tanıyor. Ben de, "Sen de Nurcusun!" dedim. Ben böyle deyince, orada bulunan bir görevliye: "Sen kapıyı kapat ve bize de iki çay söyle." dedi. Bunun üzerine: Üstad’dan size selâm getirdim.</span></span></span></p><p> <span style="color: #000000"><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-size: 10px"><em><strong>"Mânevî evlâdım Hesnâ’ya selâm söyle" dediğini nakledince, Hesnâ Hanım başladı ağlamaya… "Ali İhsan! Ne dünyaya yaradık, ne âhirete... Babama kızıyorum... Beni okutacağına, köyümüzün çobanı sümüklü Hasan’a verseydi... Dinimi, Müslümanlığımı yaşar, çoluk çocuk sahibi olurdum. Enaniyetten, evlenmedim bile..."</strong></em> </span></span></span><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-size: 10px">dedi. </span></span></span></p><p> <span style="color: #000000"><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-size: 10px">Bu sözleri üzerine ona dedim ki: ‘Hesnâ Hanım! Ona manevî evlât olmak, o kadar basit bir şey mi?’ O da bana: ‘Acaba ona lâyık olabildik mi ki?’ dedi. </span></span></span></p><p> <span style="color: #000000"> <span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-size: 10px">“Üstadın huzuruna vardığımda, durumu arz ettim. Üstad: </span></span></span></p><p> <span style="color: #000000"><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-size: 10px">"Ali İhsan, ben onun ismini gavsların, kutupların yanına yazdım, ona ben onlarla beraber dua ediyorum. Erkekler korktu ama, o kendisini ortaya koyarak Kur’an davasına taraftar çıktı. Yarın mahşerde, Kur’an ona şefaatçi olacak.." dedi. </span></span></span></p><p> </p><p> <span style="color: #000000"><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-size: 10px">Bana da: <em>"Ne o Ali İhsan, Hesnâ tesettürsüz diye darılıyor muydun? İşte tesettüre riâyet etmiyor dediğin Hesnâ, Tesettür Risâlesi’ni de beraat ettirdi. <strong>Es-sebebü ke’l-fâil (Sebep olan yapan gibidir) </strong>sırrınca, bu beraattan istifade ile kazanılan haseneler, sevaplar tamamen ona da yazılıyor. İşte, tesettür risalesinin beraatından husule gelen bütün hasene, o beğenmediğiniz Hesnâ’nın şecaat ve cesaretiyle oldu...’<span style="color: #ff99ff">’</span></em> dedi.</span></span></span></p><p> </p><p></p><p></p><p><img src="https://mail.google.com/mail/images/cleardot.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="harp, post: 233828, member: 1008315"] [b]SEBEB OLAN, YAPAN GİBİDİR… Bu dünyadan hergün âhirete göç eden yüzbinlerce insanın bazıları h[/b] [B][FONT=Tahoma][SIZE=6][COLOR=#444444]SEBEB OLAN, YAPAN GİBİDİR…[/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [FONT=Tahoma][SIZE=2][COLOR=#000000]Bu dünyadan hergün âhirete göç eden yüzbinlerce insanın bazıları hayra, bazıları da şerre sebeb olarak yaşamıştır. Bir hadis-i şerifte mealen [FONT=verdana,sans-serif][B][I]"bir hayra sebep olup iyi bir çığır açana ondan istifade edenlerin o konudaki sevapları toplamı kadar sevap yazılabileceği"[/I][/B][/COLOR][/SIZE][/FONT][SIZE=2][COLOR=#000000] ; bunun aksine olarak, "bir şerre sebep olup kötü bir çığır açana da o kötü çığıra uyanların o konudaki günahları kadar günah yazılabileceği" bildirilmektedir. Bu hadis, [B]“Sebep olan yapan gibidir.”[/B] olarak kısaca ifade edilen kaidenin bir delilidir.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [COLOR=#000000] [FONT=Tahoma][SIZE=2]Bilhassa son 40(kırk) yıldır Türkiye gündeminde daha yoğun bir şekilde yer almış bulunan Allah’ın tesettürle ilgili Kur’an’daki emrine uyulması için ve bunun aksine, tesettüre uyulmaması için çalışmış olanların durumlarının, İlâhî adalet önünde bu kaideye göre karşılığının verilebileceğini, düşünmek gerekir. [/SIZE][/FONT][/COLOR] [COLOR=#000000] [FONT=Tahoma][SIZE=2]Ferdî olarak İslâm’ın emir ve yasaklarına uymakta ihmalleri bulunan bazılarına Üstad Bediüzzaman Said Nursi’nin niçin iltifat ettiğine; bazen bir söz, bir tavır, bir fiilin insanı ne yüksek mertebelere çıkarabildiğine de bu kaide ile ilgili aşağıda nakledilen bir hatıra açıklık getirebilir. [/SIZE][/FONT][/COLOR] [COLOR=#000000] [FONT=Tahoma][SIZE=2]Bediüzzaman Hazretleri Tesettür Risalesi yüzünden “kanaat-i vicdaniyeye” dayanan bir kararla 1935’te 11 ay hapis yatar. Tesettür Risalesi’nde suç unsuru olmadığına karar verilen mahkeme, Denizli Mahkemesi’dir. Beraat kararının altında Mahkeme reisi Ali Rıza Bey ve hanım bir hâkimin de imzası vardır. [/SIZE][/FONT][/COLOR] [COLOR=#000000] [FONT=Tahoma][SIZE=2]Hâkime Hesnâ Şener Hanım, Isparta Senirkent’lidir ve geçen günlerde önce vefat eden Ali İhsan Tola’nın akrabasıdır. [/SIZE][/FONT][/COLOR] [COLOR=#000000] [FONT=Tahoma][SIZE=2]Ali İhsan Tola bir hatırasında, o beraat kararının sonrasını şöyle anlatır: [/SIZE][/FONT][/COLOR] [COLOR=#000000] [FONT=Tahoma][SIZE=2]“Beraat kararından bir müddet geçtikten sonra bir gün, Üstad Bediüzzaman Hazretleri: "Ali İhsan, Hesnâ kızıma selâm söyle, ben onu mânevî evlatlığıma kabul ettim." dedi. Üstad bunu bana söyledi ama, o zamanlar biz açık saçık kadınların yanlarından bile geçmezdik. Onun için, gitmedim. İkinci sefer Üstadın yanına vardığımda yine: "Mânevî evlâdım Hesnâ’ya selâm söyle." dedi. Yine gitmedim. Üçüncüde: "Sen hâlâ gitmedin mi?" deyince, artık gitmek bana farz oldu diyerek gittim. Denizli sıcaktı. Vardım, odasına girdim, selâm verdim. Kısa kollu giymiş, etekler dizinde... Şöyle kapıya yakın bir yere durdum. Bana "Gel bakalım koca Nurcu!" dedi. Hemşehrilik de var, Isparta Senirkentli’yiz, akrabalık da var. Beni tanıyor. Ben de, "Sen de Nurcusun!" dedim. Ben böyle deyince, orada bulunan bir görevliye: "Sen kapıyı kapat ve bize de iki çay söyle." dedi. Bunun üzerine: Üstad’dan size selâm getirdim.[/SIZE][/FONT][/COLOR] [COLOR=#000000][FONT=Tahoma][SIZE=2][I][B]"Mânevî evlâdım Hesnâ’ya selâm söyle" dediğini nakledince, Hesnâ Hanım başladı ağlamaya… "Ali İhsan! Ne dünyaya yaradık, ne âhirete... Babama kızıyorum... Beni okutacağına, köyümüzün çobanı sümüklü Hasan’a verseydi... Dinimi, Müslümanlığımı yaşar, çoluk çocuk sahibi olurdum. Enaniyetten, evlenmedim bile..."[/B][/I] [/SIZE][/FONT][/COLOR][COLOR=#000000][FONT=Tahoma][SIZE=2]dedi. [/SIZE][/FONT][/COLOR] [COLOR=#000000][FONT=Tahoma][SIZE=2]Bu sözleri üzerine ona dedim ki: ‘Hesnâ Hanım! Ona manevî evlât olmak, o kadar basit bir şey mi?’ O da bana: ‘Acaba ona lâyık olabildik mi ki?’ dedi. [/SIZE][/FONT][/COLOR] [COLOR=#000000] [FONT=Tahoma][SIZE=2]“Üstadın huzuruna vardığımda, durumu arz ettim. Üstad: [/SIZE][/FONT][/COLOR] [COLOR=#000000][FONT=Tahoma][SIZE=2]"Ali İhsan, ben onun ismini gavsların, kutupların yanına yazdım, ona ben onlarla beraber dua ediyorum. Erkekler korktu ama, o kendisini ortaya koyarak Kur’an davasına taraftar çıktı. Yarın mahşerde, Kur’an ona şefaatçi olacak.." dedi. [/SIZE][/FONT][/COLOR] [COLOR=#000000][FONT=Tahoma][SIZE=2]Bana da: [I]"Ne o Ali İhsan, Hesnâ tesettürsüz diye darılıyor muydun? İşte tesettüre riâyet etmiyor dediğin Hesnâ, Tesettür Risâlesi’ni de beraat ettirdi. [B]Es-sebebü ke’l-fâil (Sebep olan yapan gibidir) [/B]sırrınca, bu beraattan istifade ile kazanılan haseneler, sevaplar tamamen ona da yazılıyor. İşte, tesettür risalesinin beraatından husule gelen bütün hasene, o beğenmediğiniz Hesnâ’nın şecaat ve cesaretiyle oldu...’[COLOR=#ff99ff]’[/COLOR][/I][COLOR=#ff99ff] [/COLOR] dedi.[/SIZE][/FONT][/COLOR] [IMG]https://mail.google.com/mail/images/cleardot.gif[/IMG] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
SEBEB OLAN, YAPAN GİBİDİR… Bu dünyadan hergün âhirete göç eden yüzbinlerce insanın bazıları h
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst