Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
Hadis-i Şerif ve Hadis-i Kudsi
(Secde Hadisi)
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="memluk" data-source="post: 168858" data-attributes="member: 9260"><p><span style="color: black"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Lucida Sans Unicode'">Eğer bir kimseye secde edilmesini emredecek olsaydım, Allah, kadınlara karşı erkeğe bir hak verdiği için ona secde etmelerini emrederdim. (Ebû Dâvûd, Nikah, 40; Şerhi Avnu'l-Ma'bûd, 6/177; Tirmizî, Radâ', 10)</span></span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p>Kadının Kocasına İtâatı (Secde Hadisi) <strong><span style="font-family: 'Lucida Sans Unicode'"><span style="font-size: 10px">Kadının Kocasına İtâatı (Secde Hadisi)</span></span></strong></p><p></p><p><span style="font-family: 'Lucida Sans Unicode'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">Secde hadisine uydurma demek mümkün değildir; hem muteber kaynaklarda rivayet edilmiştir hem de metninde bir sakatlık yoktur. </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Lucida Sans Unicode'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">Irak taraflarına gidip gelen bir sahâbî orada insanların, saygı göstermek için üst yöneticilere secde ettiklerini görmüş, Hz. Peygamber'in (s.a.) buna onlardan daha layık olduğunu düşünmüş, dönünce bu düşüncesini Peygamberimize açmıştı, şöyle buyurdular:</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Lucida Sans Unicode'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">- Ben vefat ettikten sonra kabrimin yanından geçsen ona secde eder misin?</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Lucida Sans Unicode'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">- Hayır.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Lucida Sans Unicode'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">- Öyleyse (yaşarken de ölümlü olduğu bilinen insanlara) secde etmeyin. Eğer bir kimseye secde edilmesini emredecek olsaydım, Allah, kadınlara karşı erkeğe bir hak verdiği için ona secde etmelerini emrederdim. (Ebû Dâvûd, Nikah, 40; Şerhi Avnu'l-Ma'bûd, 6/177; Tirmizî, Radâ', 10)</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Lucida Sans Unicode'"></span></p><p><span style="font-family: 'Lucida Sans Unicode'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">Metinden de anlaşılacağı üzere hadisin asıl konusu Allah'tan başkasına (fani, yaratılmış varlıklara) secde edilemeyeceği ile ilgilidir. Bu münasebetle Peygamberimiz, kadınların üzerlerindeki koca hakkının da önemine vurgu yapmıştır.</span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Lucida Sans Unicode'"></span></p><p><span style="font-family: 'Lucida Sans Unicode'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred"> Başka âyet ve hadislerde de kocanın üzerindeki kadın hakkı anlatılmıştır.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Lucida Sans Unicode'"></span></p><p><span style="font-family: 'Lucida Sans Unicode'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">Erkeklerin hakkı, bir derecelik üstünlüğü "aile reisliği" ile ilgilidir.</span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Lucida Sans Unicode'"></span></p><p><span style="font-family: 'Lucida Sans Unicode'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred"> Koca hem ailenin geçimini sağladığı, hem de aileyi temsil, koruma ve yönetme bakımından daha uygun bulunduğu için ailenin reisi olması uygun görülmüştür.</span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Lucida Sans Unicode'"></span></p><p><span style="font-family: 'Lucida Sans Unicode'"></span></p><p><span style="font-family: 'Lucida Sans Unicode'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">İslam insanın dünya ve ahirette mutluluğunu sağlamak üzere gelmiş ilâhî bir dindir.</span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Lucida Sans Unicode'"></span></p><p><span style="font-family: 'Lucida Sans Unicode'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred"> İnsanın varlığı, yaratılış gayesinin gerçekleşmesi ancak bir topluluk içinde olabileceği için dinin hükümleri arasında "topluluğun düzeni" ile ilgili talimat ve tavsiyeler de bulunmuştur.</span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Lucida Sans Unicode'"></span></p><p><span style="font-family: 'Lucida Sans Unicode'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred"> En küçük fakat en önemli topluluk birimi ailedir; o da küçük bir topluluk olduğu için düzen gerektirmiş, bu sebeple aile fertlerinin birbirlerine karşı konumları, hak ve sorumlulukları belirlenmiştir.</span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Lucida Sans Unicode'"></span></p><p><span style="font-family: 'Lucida Sans Unicode'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">Peygamberimiz'in (s.a.) çocuklarla ana baba, karı ile koca, fert ile onun hısım ve akrabası arasındaki bağ, karşılıklı haklar ve sorumluluklar üzerine söylediklerini bu çerçeve içinde anlamak gerekirken bazı erkekler, geçmişte ve günümüzde "kadının kocasına itâatı"konusundaki hadisleri çerçevesinden saptırmışlar, karılarına zulmetmek, onları esirler, hatta köleler haline getirmek için kullanmışlar; yemek tuzlu oldu diye, kadın yatağa veya çalışmak üzere tarlaya gelmedi diye... onu azarlamış, hatta dövmüşler, bu selahiyeti de İslamdan aldıklarını söylemişlerdir.</span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Lucida Sans Unicode'"></span></p><p><span style="font-family: 'Lucida Sans Unicode'"></span></p><p><span style="font-family: 'Lucida Sans Unicode'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">Evet Hz. Peygamber'in (s.a.) hadisleri arasında "Kulun kula secde etmesi caiz olsaydı kadınların kocalarına secde etmelerini emrederdim", "Bir koca karsını yatağına çağırır da -karısı gelmezse- sabaha kadar ona melekler lanet eder", "kadın evinize, istemediğiniz bir kimseyi sokarsa onu yola getirmek üzere -başka çare kalmadığında- hafifçe dövebilirsiniz" mealindeki hadisler gibi uyarıları, teşvik ve irşatları vardır. Ama Kur'an'da ve Sünnette "eşlerimize karşı makul ve meşru davranmamız", "onlara evlilik bağı içinde maddi veya manevi zarar vermekten uzak durmamız", "ya iyilikle, güzellikle evli kalmamız yahut da yine iyilik ve güzellikle ayrılmamız" emredilmiştir.</span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Lucida Sans Unicode'"></span></p><p><span style="font-family: 'Lucida Sans Unicode'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred"> Velileri tarafından sevmedikleri, istemedikleri kimselerle evlendirilmiş kızlar ve kadınların nikahlarını Peygamberimiz iptal etmiştir. </span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Lucida Sans Unicode'"></span></p><p><span style="font-family: 'Lucida Sans Unicode'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">Kendi kızı Hz. Fâtıma, kocası Ali'nin ikinci evliliğine razı olmamış, O da (s.a.) kızının tarafını tutmuş, damadına "ya Fâtıma'yı boşamasını yahut da ikinci evlilikten vazgeçmesini" söylemiştir.</span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Lucida Sans Unicode'"></span></p><p><span style="font-family: 'Lucida Sans Unicode'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred"> Zaman zaman Hz. Fâtıma ile kocası tartışmışlar, küsüşmüşlerdir; bu durumda Sevgili Babası kızına "sana melekler lanet eder, hemen barış, dediğini yap" buyurmamış, Hz. Ali karsını dövmeye kalkışmamış, Peygamberimiz (s.a.) aralarına girerek onlar barıştırmış, normal evlilik hayatına dönmelerini sağlamıştır. Bizzat kendi eşleri dini emir konusu olmayan bazı hususlarda ona itiraz etmişler, ondan yapmak istemediği bazı şeyleri istemişler, bir müddet küs kalmışlar, sonra konuşarak anlaşmış, barışmış ve mutlu hayata dönmüşlerdir.</span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Lucida Sans Unicode'"></span></p><p><span style="font-family: 'Lucida Sans Unicode'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred"> Hz. Peygamber (s.a.) çok yaygın bulunan "kadın dövme olayını" yasaklamış, birden gelen bu kesin yasaklama alışılan düzeni bozduğu için bilahare "evlilik hukukuna riayet etmeyen kadına karşı son çare olarak ve hafif olmak şartıyla" izin vermiştir; ancak kendisi ömrü boyunca eşlerine bir fiske vurmamış, "Karılarını dövenler hayırlılarınız değildir", "Akşam bir yatağı paylaşacağınız eşlerinizi nasıl hayvanlar gibi dövebiliyorsunuz" buyurmuştur.</span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Lucida Sans Unicode'"></span></p><p><span style="font-family: 'Lucida Sans Unicode'"></span></p><p><span style="font-family: 'Lucida Sans Unicode'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">Aile hayatının düzgün yürümesi, kocanın otoritesini kötüye kullanmaması kadar kadının da kadınlığını istismar etmemesi için yapılmış tavsiyeleri tek taraflı olarak ve bağlamlarından kopararak alan ve karşı tarafa zulmeden, baskı yapan kimseler, Allah ve Rasulü'nün murat ve maksatlarının dışına çıktıklarını bilmelidirler. Ve bilmelidirler ki, hiçbir beşere (bunun içinde koca, ana, baba ve devleti yönetenler de vardır) itaat mutlak değildir.</span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Lucida Sans Unicode'"></span></p><p><span style="font-family: 'Lucida Sans Unicode'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred"> Hiçbir kimseye haksız olan, meşru olmayan emir ve isteklerinde itaat edilmez. Eğer bir kadın kocasına kırılmışsa, onun gül yaprağından nazik gönlü örselenmiş, kalbi incinmişse kocanın yapacağı şey " Hemen dediğimi yap, ben reisim, bana itaat edeceksin, etmezsen sana melekler lanet ederler..." demek yerine "En iyileriniz kadınlarına en iyi davrananlarınızdır" hadisine uyarak onun gönlünü almak, meseleyi açık yüreklilikle ve sevgiyle çözmektir.</span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Lucida Sans Unicode'"></span></p><p><span style="font-family: 'Lucida Sans Unicode'"></span></p><p><span style="font-family: 'Lucida Sans Unicode'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">Allah Sevgisine ulaşmanın yolu O'nun Örnek olarak gönderdiği Kâmil İnsan'a uymak, onu hayatta rehber edinmek, izinden asla sapmamaktır. O'nun söylediklerinin bir kısmını alıp bir kısmını almamak yerine, sözlerini bir bütün halinde ve maksadına da dikkat ederek alıp uygulamaktır. Eğer bu yapılır, bu yol ve usul takip edilirse müslümanlar ölmeden, cennete gitmeden de -dünyada olabilecek ölçüde- mutlu olur, mutlu yaşarlar.</span></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Lucida Sans Unicode'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">HAYRETTİN KARAMAN</span></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="memluk, post: 168858, member: 9260"] [COLOR=black][SIZE=3][FONT=Lucida Sans Unicode]Eğer bir kimseye secde edilmesini emredecek olsaydım, Allah, kadınlara karşı erkeğe bir hak verdiği için ona secde etmelerini emrederdim. (Ebû Dâvûd, Nikah, 40; Şerhi Avnu'l-Ma'bûd, 6/177; Tirmizî, Radâ', 10)[/FONT] [/SIZE][/COLOR] Kadının Kocasına İtâatı (Secde Hadisi) [B][FONT=Lucida Sans Unicode][SIZE=2]Kadının Kocasına İtâatı (Secde Hadisi)[/SIZE][/FONT][/B] [FONT=Lucida Sans Unicode][SIZE=3][COLOR=darkred]Secde hadisine uydurma demek mümkün değildir; hem muteber kaynaklarda rivayet edilmiştir hem de metninde bir sakatlık yoktur. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Lucida Sans Unicode][SIZE=3][COLOR=darkred][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Lucida Sans Unicode][SIZE=3][COLOR=darkred]Irak taraflarına gidip gelen bir sahâbî orada insanların, saygı göstermek için üst yöneticilere secde ettiklerini görmüş, Hz. Peygamber'in (s.a.) buna onlardan daha layık olduğunu düşünmüş, dönünce bu düşüncesini Peygamberimize açmıştı, şöyle buyurdular: - Ben vefat ettikten sonra kabrimin yanından geçsen ona secde eder misin? - Hayır. - Öyleyse (yaşarken de ölümlü olduğu bilinen insanlara) secde etmeyin. Eğer bir kimseye secde edilmesini emredecek olsaydım, Allah, kadınlara karşı erkeğe bir hak verdiği için ona secde etmelerini emrederdim. (Ebû Dâvûd, Nikah, 40; Şerhi Avnu'l-Ma'bûd, 6/177; Tirmizî, Radâ', 10)[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Lucida Sans Unicode] [SIZE=3][COLOR=darkred]Metinden de anlaşılacağı üzere hadisin asıl konusu Allah'tan başkasına (fani, yaratılmış varlıklara) secde edilemeyeceği ile ilgilidir. Bu münasebetle Peygamberimiz, kadınların üzerlerindeki koca hakkının da önemine vurgu yapmıştır.[/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=darkred][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=darkred] Başka âyet ve hadislerde de kocanın üzerindeki kadın hakkı anlatılmıştır.[/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=darkred]Erkeklerin hakkı, bir derecelik üstünlüğü "aile reisliği" ile ilgilidir.[/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=darkred][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=darkred] Koca hem ailenin geçimini sağladığı, hem de aileyi temsil, koruma ve yönetme bakımından daha uygun bulunduğu için ailenin reisi olması uygun görülmüştür.[/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=darkred][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=darkred]İslam insanın dünya ve ahirette mutluluğunu sağlamak üzere gelmiş ilâhî bir dindir.[/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=darkred][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=darkred] İnsanın varlığı, yaratılış gayesinin gerçekleşmesi ancak bir topluluk içinde olabileceği için dinin hükümleri arasında "topluluğun düzeni" ile ilgili talimat ve tavsiyeler de bulunmuştur.[/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=darkred][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=darkred] En küçük fakat en önemli topluluk birimi ailedir; o da küçük bir topluluk olduğu için düzen gerektirmiş, bu sebeple aile fertlerinin birbirlerine karşı konumları, hak ve sorumlulukları belirlenmiştir.[/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=darkred] [/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=darkred]Peygamberimiz'in (s.a.) çocuklarla ana baba, karı ile koca, fert ile onun hısım ve akrabası arasındaki bağ, karşılıklı haklar ve sorumluluklar üzerine söylediklerini bu çerçeve içinde anlamak gerekirken bazı erkekler, geçmişte ve günümüzde "kadının kocasına itâatı"konusundaki hadisleri çerçevesinden saptırmışlar, karılarına zulmetmek, onları esirler, hatta köleler haline getirmek için kullanmışlar; yemek tuzlu oldu diye, kadın yatağa veya çalışmak üzere tarlaya gelmedi diye... onu azarlamış, hatta dövmüşler, bu selahiyeti de İslamdan aldıklarını söylemişlerdir.[/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=darkred][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=darkred]Evet Hz. Peygamber'in (s.a.) hadisleri arasında "Kulun kula secde etmesi caiz olsaydı kadınların kocalarına secde etmelerini emrederdim", "Bir koca karsını yatağına çağırır da -karısı gelmezse- sabaha kadar ona melekler lanet eder", "kadın evinize, istemediğiniz bir kimseyi sokarsa onu yola getirmek üzere -başka çare kalmadığında- hafifçe dövebilirsiniz" mealindeki hadisler gibi uyarıları, teşvik ve irşatları vardır. Ama Kur'an'da ve Sünnette "eşlerimize karşı makul ve meşru davranmamız", "onlara evlilik bağı içinde maddi veya manevi zarar vermekten uzak durmamız", "ya iyilikle, güzellikle evli kalmamız yahut da yine iyilik ve güzellikle ayrılmamız" emredilmiştir.[/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=darkred][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=darkred] Velileri tarafından sevmedikleri, istemedikleri kimselerle evlendirilmiş kızlar ve kadınların nikahlarını Peygamberimiz iptal etmiştir. [/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=darkred][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=darkred]Kendi kızı Hz. Fâtıma, kocası Ali'nin ikinci evliliğine razı olmamış, O da (s.a.) kızının tarafını tutmuş, damadına "ya Fâtıma'yı boşamasını yahut da ikinci evlilikten vazgeçmesini" söylemiştir.[/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=darkred][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=darkred] Zaman zaman Hz. Fâtıma ile kocası tartışmışlar, küsüşmüşlerdir; bu durumda Sevgili Babası kızına "sana melekler lanet eder, hemen barış, dediğini yap" buyurmamış, Hz. Ali karsını dövmeye kalkışmamış, Peygamberimiz (s.a.) aralarına girerek onlar barıştırmış, normal evlilik hayatına dönmelerini sağlamıştır. Bizzat kendi eşleri dini emir konusu olmayan bazı hususlarda ona itiraz etmişler, ondan yapmak istemediği bazı şeyleri istemişler, bir müddet küs kalmışlar, sonra konuşarak anlaşmış, barışmış ve mutlu hayata dönmüşlerdir.[/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=darkred][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=darkred] Hz. Peygamber (s.a.) çok yaygın bulunan "kadın dövme olayını" yasaklamış, birden gelen bu kesin yasaklama alışılan düzeni bozduğu için bilahare "evlilik hukukuna riayet etmeyen kadına karşı son çare olarak ve hafif olmak şartıyla" izin vermiştir; ancak kendisi ömrü boyunca eşlerine bir fiske vurmamış, "Karılarını dövenler hayırlılarınız değildir", "Akşam bir yatağı paylaşacağınız eşlerinizi nasıl hayvanlar gibi dövebiliyorsunuz" buyurmuştur.[/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=darkred][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=darkred]Aile hayatının düzgün yürümesi, kocanın otoritesini kötüye kullanmaması kadar kadının da kadınlığını istismar etmemesi için yapılmış tavsiyeleri tek taraflı olarak ve bağlamlarından kopararak alan ve karşı tarafa zulmeden, baskı yapan kimseler, Allah ve Rasulü'nün murat ve maksatlarının dışına çıktıklarını bilmelidirler. Ve bilmelidirler ki, hiçbir beşere (bunun içinde koca, ana, baba ve devleti yönetenler de vardır) itaat mutlak değildir.[/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=darkred][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=darkred] Hiçbir kimseye haksız olan, meşru olmayan emir ve isteklerinde itaat edilmez. Eğer bir kadın kocasına kırılmışsa, onun gül yaprağından nazik gönlü örselenmiş, kalbi incinmişse kocanın yapacağı şey " Hemen dediğimi yap, ben reisim, bana itaat edeceksin, etmezsen sana melekler lanet ederler..." demek yerine "En iyileriniz kadınlarına en iyi davrananlarınızdır" hadisine uyarak onun gönlünü almak, meseleyi açık yüreklilikle ve sevgiyle çözmektir.[/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=darkred][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=darkred]Allah Sevgisine ulaşmanın yolu O'nun Örnek olarak gönderdiği Kâmil İnsan'a uymak, onu hayatta rehber edinmek, izinden asla sapmamaktır. O'nun söylediklerinin bir kısmını alıp bir kısmını almamak yerine, sözlerini bir bütün halinde ve maksadına da dikkat ederek alıp uygulamaktır. Eğer bu yapılır, bu yol ve usul takip edilirse müslümanlar ölmeden, cennete gitmeden de -dünyada olabilecek ölçüde- mutlu olur, mutlu yaşarlar.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Lucida Sans Unicode][SIZE=3][COLOR=darkred]HAYRETTİN KARAMAN[/COLOR][/SIZE][/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
Hadis-i Şerif ve Hadis-i Kudsi
(Secde Hadisi)
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst