Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Tasavvuf
Nakşıbendi ve Nakşıbendilik
Sufinin Dünyası
Şefkatliler Şefkatlisi
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="ABDULLAH4" data-source="post: 410496" data-attributes="member: 1004566"><p> <table style='width: 100%'><tr><td>Şefkatliler Şefkatlisi <br /> <br /> <br /> </td></tr><tr><td><table style='width: 100%'><tr><td><table style='width: 100%'><tr><td><strong>Cenâb-ı Hak buyuruyor:</strong><br /> <br /> <strong>“Andolsun size kendinizden öyle bir Peygamber gelmiştir ki, sizin sıkıntıya uğramanız ona çok ağır gelir. O, size çok düşkün, müminlere karşı çokşefkatlidir, merhametlidir.”</strong> (Tevbe, 128)<br /> </td></tr><tr><td><br /> <br /> </td></tr><tr><td><strong>Rasûlullah (sav) buyurdular:</strong><br /> <em>“Hiç şüphesiz ben size bir babanın evlatlarına olan durumu gibiyim.”</em> (Ebu Davud, Taharet, 4; Beyhaki, Sünen-i Kübra, I, 91. )<br /> </td></tr><tr><td><br /> <br /> <br /> <br /> </td></tr><tr><td>Ebû Hüreyre (ra), Peygamber Efendimiz (sav)’e hiç kimsenin sormaya cesâret edemediğişeyleri sormak husûsunda son derece cesur davranır, hiç çekinmezdi. Birgün Fahr-i Kâinât Efendimiz’e:<br /> “–Yâ Rasûlallâh! Nübüvvetle alâkalı ilk gördüğünüz alâmet nedir?” diye sordu.<br /> İki cihânın saâdet rehberi olan Allâh Rasûlü (sav) şöyle buyurdu:<br /> <br /> <em>“–Ey Ebû Hüreyre! Mâdem sordun, söyleyeyim. Ben on yaşlarındayken birgün sahrâda idim. Başımın üstünden gelen bir sesle irkildim. Bir adam diğerine sordu:<br /> </em><br /> <em>“–Bu, O mudur?”</em><br /> <em>Öteki cevap verdi: </em><br /> <em>“–Evet, bu O’dur.”<br /> </em><br /> <em>O zamâna kadar hiç kimsede görmediğim yüzler, kimsede bulmadığım rûhlar ve hiç kimsede görmediğim elbiselerle karşıma çıktılar. Yürüyerek bana doğru gelen o iki adamdan her biri, bir kolumdan tuttu, fakat dokunduklarını hiç hissetmedim. </em><br /> <em>Biri arkadaşına: </em><br /> <em>“–Haydi O’nu yere yatır!”dedi.</em><br /> <em>Berâberce beni yere yatırdılar. Ben hiçbir zorluk ve güçlükle karşılaşmadım. Yine biri diğerine: </em><br /> <em>“–Haydi göğsünü aç!” dedi ve o da açtı. Fakat ne kan gördüm, ne de bir acı hissettim. Ona yineşöyle dedi: </em><br /> <em>“–Haydi, oradaki kin ve hasedi çıkar!” </em><br /> <em>O da oradan kan pıhtısı gibi bir şey çıkardı. Sonra onu fırlatıp attı.<br /> </em><br /> <em> “–Haydi, şimdi onun yerineşefkat ve merhameti yerleştir!”dedi. Çıkardıkları şey büyüklüğünde ve gümüşe benzeyen bir şey koyduklarınıgördüm. Sonra sağ ayağımın başparmağını tutup oynattı ve: </em><br /> <em>“–Haydi selâmetle git!”dedi.<br /> </em><br /> <em>Ben kalkıp giderken içim şefkat ve merhametle dolu idi. Ondan sonra da hep küçüklere karşı şefkat, büyüklere karşı da merhamet hissettim.”</em> (Ahmed, V, 139; Heysemî, VIII, 223)<br /> <br /> </td></tr><tr><td></td></tr><tr><td><strong><em>Her Güne Bir Esma-ül Hüsna</em></strong><strong><em>(Allah’ın En Güzel İsimleri)</em></strong><br /> <strong>el-Kâbız</strong><strong>: </strong>İmtihan için sıkan, rızkı belli bir ölçüde tutan ve o ölçüyle veren, ölüm anında kullarının can emanetini geri alan demektir.<br /> </td></tr><tr><td><br /> <br /> </td></tr><tr><td><strong><em>Kısa Günün Kârı</em></strong><br /> Cenâb-ı Hak cümlemizin kalbini şefkat ve merhametle doldursun.<br /> </td></tr></table></td></tr></table></td></tr></table></blockquote><p></p>
[QUOTE="ABDULLAH4, post: 410496, member: 1004566"] [TABLE="width: 606, align: center"] [TR] [TD="bgcolor: #ffffff, align: left"]Şefkatliler Şefkatlisi [/TD] [/TR] [TR] [TD="colspan: 2"][TABLE="width: 606"] [TR] [TD="width: 580, bgcolor: #ffffff, align: left"][TABLE="width: 570, align: center"] [TR] [TD][B]Cenâb-ı Hak buyuruyor:[/B] [B]“Andolsun size kendinizden öyle bir Peygamber gelmiştir ki, sizin sıkıntıya uğramanız ona çok ağır gelir. O, size çok düşkün, müminlere karşı çokşefkatlidir, merhametlidir.”[/B] (Tevbe, 128) [/TD] [/TR] [TR] [TD="align: center"] [/TD] [/TR] [TR] [TD][B]Rasûlullah (sav) buyurdular:[/B] [I]“Hiç şüphesiz ben size bir babanın evlatlarına olan durumu gibiyim.”[/I] (Ebu Davud, Taharet, 4; Beyhaki, Sünen-i Kübra, I, 91. ) [/TD] [/TR] [TR] [TD="align: center"] [/TD] [/TR] [TR] [TD]Ebû Hüreyre (ra), Peygamber Efendimiz (sav)’e hiç kimsenin sormaya cesâret edemediğişeyleri sormak husûsunda son derece cesur davranır, hiç çekinmezdi. Birgün Fahr-i Kâinât Efendimiz’e: “–Yâ Rasûlallâh! Nübüvvetle alâkalı ilk gördüğünüz alâmet nedir?” diye sordu. İki cihânın saâdet rehberi olan Allâh Rasûlü (sav) şöyle buyurdu: [I]“–Ey Ebû Hüreyre! Mâdem sordun, söyleyeyim. Ben on yaşlarındayken birgün sahrâda idim. Başımın üstünden gelen bir sesle irkildim. Bir adam diğerine sordu: [/I] [I]“–Bu, O mudur?”[/I] [I]Öteki cevap verdi: [/I] [I]“–Evet, bu O’dur.” [/I] [I]O zamâna kadar hiç kimsede görmediğim yüzler, kimsede bulmadığım rûhlar ve hiç kimsede görmediğim elbiselerle karşıma çıktılar. Yürüyerek bana doğru gelen o iki adamdan her biri, bir kolumdan tuttu, fakat dokunduklarını hiç hissetmedim. [/I] [I]Biri arkadaşına: [/I] [I]“–Haydi O’nu yere yatır!”dedi.[/I] [I]Berâberce beni yere yatırdılar. Ben hiçbir zorluk ve güçlükle karşılaşmadım. Yine biri diğerine: [/I] [I]“–Haydi göğsünü aç!” dedi ve o da açtı. Fakat ne kan gördüm, ne de bir acı hissettim. Ona yineşöyle dedi: [/I] [I]“–Haydi, oradaki kin ve hasedi çıkar!” [/I] [I]O da oradan kan pıhtısı gibi bir şey çıkardı. Sonra onu fırlatıp attı. [/I] [I] “–Haydi, şimdi onun yerineşefkat ve merhameti yerleştir!”dedi. Çıkardıkları şey büyüklüğünde ve gümüşe benzeyen bir şey koyduklarınıgördüm. Sonra sağ ayağımın başparmağını tutup oynattı ve: [/I] [I]“–Haydi selâmetle git!”dedi. [/I] [I]Ben kalkıp giderken içim şefkat ve merhametle dolu idi. Ondan sonra da hep küçüklere karşı şefkat, büyüklere karşı da merhamet hissettim.”[/I] (Ahmed, V, 139; Heysemî, VIII, 223) [/TD] [/TR] [TR] [TD="align: center"][/TD] [/TR] [TR] [TD][B][I]Her Güne Bir Esma-ül Hüsna[/I][/B][B][I](Allah’ın En Güzel İsimleri)[/I][/B] [B]el-Kâbız[/B][B]: [/B]İmtihan için sıkan, rızkı belli bir ölçüde tutan ve o ölçüyle veren, ölüm anında kullarının can emanetini geri alan demektir. [/TD] [/TR] [TR] [TD="align: center"] [/TD] [/TR] [TR] [TD][B][I]Kısa Günün Kârı[/I][/B] Cenâb-ı Hak cümlemizin kalbini şefkat ve merhametle doldursun. [/TD] [/TR] [/TABLE] [/TD] [/TR] [/TABLE] [/TD] [/TR] [/TABLE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Tasavvuf
Nakşıbendi ve Nakşıbendilik
Sufinin Dünyası
Şefkatliler Şefkatlisi
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst