Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi
İslama Göre Hayat
Selâmlaşma âdâbı
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Muvahhid1" data-source="post: 236197" data-attributes="member: 1003203"><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'">Ehl-i îman bir birinin kardeşidir. Kardeşliğin ve İslâmın hukûkunu muhafaza için kardeş kardeşle karşılaştığı zaman, selâm ile tanışıklık vermelidir.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'">“Bir selâm ile selâmlandığınız zaman, artık (siz) ondan daha güzeli ile selâm verin veya aynı ile mukâbele edin! Şüphesiz ki Allah, her şeyin hesabını hakkıyla görendir.” (1)</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'">Fıkhî olarak; selâm vermek bir mü’min için sünnet, selâm almak ise farz-ı kifâyedir.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'">‘Selâm’ kelimesi, ‘Seleme’ fiilinden mastar olup, her türlü kötülük ve belalardan, sıkıntı ve musibetlerden, ayıp ve fenalıktan uzak selâmette olmak mânâsınadır.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'">Tahıyye ise selâm manasına gelmekle birlikte ‘Hayye’ fiilindendir. Hayyekeallah demektir. Yani ömrünün uzun ve bereketli olması için duadır.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'">1. Selâm Allah’ın isimlerindendir. Bir mü’minin “Esselâmu Aleyküm” diyerek selâm vermesi “Allah’ın Selâm isminden gelen selâmet üzerinize olsun!” demektir.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'">2. Kur’ân-ı Kerîm’de “selâm” ın nasıl olacağı lafız olarak belirlenmiştir. Buna göre; bir Müslüman, diğerine</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'">“Selâmûn Aleykûm” veya “Es-Selâmû Aleykûm” şeklinde selâm vermelidir. Her iki şekilde de selâm verilebilir ama Fahruddin-i Razî’nin dediği gibi lâmsız olarak:</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'">“Selâmûn Aleykûm” demek daha efdâldir.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'">Çünkü meleklerin mü’minlere selâmı “Selâmûn Aleyküm” şeklindedir.(2)</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'"><strong>SELÂM DUÂ HÜKMÜNDEDİR</strong></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'">Resûl-i Ekrem (sav):</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'">“Siz iman etmedikçe Cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de (tam) iman etmiş olmazsınız. Ben size bir şey göstereyim mi!.. Eğer bunu yaparsanız birbirinizi seversiniz. Aranızda selâmı ifşa ediniz (yayınız)” emrini vermiştir.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'">1_Bir Müslüman diğerine “Selâmûn Aleykûm” derse; selâmı alan mü’min kardeşi “Ve Aleykûm Selâm ve Rahmetûllahi” demelidir.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'">2_Eğer selâm veren mü’min kimse, “Selâmûn Aleykûm ve Rahmetûllah”</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'">demişse, selâmı alan Müslümanın cevaben:</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'">“Ve Aleykûm Selâm ve Rahmetûllâhi ve Berekâtühû” demesi daha iyi olur.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'">3_Selâm veren ‘rahmet’ ve ‘berekât’ lafızlarını kullanarak söylerse, alan kimsenin de aynı ile mukâbelede bulunması daha iyi olur. Resûl-i Ekrem (sav) Hz. Adem (as) ile melekler arasındaki selâmlaşmanın bu şekilde cereyan ettiğini haber vermiştir.(3)</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'">4_Herhangi bir meclise girerken selâm verildiği gibi o meclisten ayrılırken de selâm verilmesi gerekir.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'">Çünkü Resûl-i Ekrem (sav): “Sizden biriniz, meclise geldiği zaman selâm verdiği gibi, ayrılırken de selâm versin” buyurmuştur.(4)</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'">5_Karşılaşan iki kişiden; küçük olanın büyüğe, az olan topluluğun, çok olan topluluğa, yürüyenin oturana, araç üzerinde bulunanın yaya olana selâm vermesi gerekir. “Binekte olan yürüyene, yürüyen oturana, az çoğa selâm verir”(5)</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'">6_Eğer Müslümanlarla, başka fikir ve dinden olan kimseler beraber oturuyorsa o meclise giren kimse:</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'">“Ve’sselâmu alâ menittebe’al-hudâ”</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'">(Selâm hidayete tabi olanların üzerine olsun) şeklinde selâm verebilir.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'">Buradaki takip edilen incelik şudur: Selâm duâ hükmündedir. Fukahâ: “Kâfire selâm verilemez, duâ edilemez” hükmünde ittifak etmiştir. Bu ittifakın sebebi; selîm akıl sahipleri indinde mâlûmdur. Kaldı ki Allah’a inanmayan bir kimseye; Allahü Teâlâ’nın selâmını vermek, onun açısından da uygun değildir.”</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'">Peygamber efendimiz: “Ehl-i kitap size selâm verince onlara “ve aleyküm” diye cevap verin”(6)</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'">7_Selâm veren kimseye; aynı mecliste oturduğu takdirde selâm alanlar, selâmı aldıktan sonra “merhaba!” denilebilir.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'">Resûl-i Ekrem (sav) misafirlerine iltifat niyetiyle “merhaba” demiştir. Rahabe fiilinden gelen bu söz; “genişlik ve rahatlığa kavuştun, serbest oldun, hoş geldin, huzur içinde oturabilirsin” mânâsınadır.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'">8_Selâm’a sadece işaretle mukâbele etmek yeterli değildir. Hatta işaretle mukâbele nehyedilmiştir. Tirmizî’nin bir rivâyetinde “Yahudi ve Hıristiyanlara benzemeyin, çünki Yahudilerin selâmı parmaklarla işarettir. Hıristiyanların selâmı da avuçlarla işarettir.” Fakat bu mutlak değildir. Daha çok hissî (dilsizlik), şer’i mahsuru olanlar işaretle selâm verebilirler.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'">9_Selâm’a -herhangi bir özür yoksa- anında karşılık vermek gerekir. Selâma cevâbı geriye bırakıp sonra cevap verirse bu öncekinin cevâbı sayılmaz. Hatta Ulemâ “Uzaktan ve mektupla gönderilen selâma da anında cevap vermek gerektir” der.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'">Resûlullah Efendimiz “Allah’a en makbul insan, karşılaşmada selâma önce davranandır.” (7)</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'">10_ Mü’min kimse kendi evine de yabancı eve de girerken selâm vermelidir. “Evlere girdiğinizde nezdinizden olan mübârek ve hoş selâmla kendinizi selâmlayın” (8) Resûlullah Hz. Enes’e</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'">“Ey Oğulcuğum, âilene girdiğin zaman selâm ver ki, selâmın, hem senin üzerine hem de âile halkına bereket olsun!”(9)</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'">11_Çocuklara, -teklif ehli olmasalar da- alıştırmak maksadıyla selâm verilmelidir. Ama çocuğun selâmına mutlak bir büyük cevap vermelidir.</span></span></p><p> <span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'"><strong>Kaynaklar: </strong></span></span></p><p></p><p><em><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'"><span style="font-size: 12px">Nisâ, 86</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'"><span style="font-size: 12px">Müslim, Cennet 28, (2841)</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'"><span style="font-size: 12px">Buharî, isti’zan 1</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'"><span style="font-size: 12px">Tirmizî, isti’zan 15 (2707)</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'"><span style="font-size: 12px">Müslim, Selâm 1</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'"><span style="font-size: 12px">Müslim, selâm 6</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'"><span style="font-size: 12px">Tirmizî, İstizan 6, (2695)</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'"><span style="font-size: 12px">Nûr 61</span></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'Franklin Gothic Medium'"><span style="font-size: 12px">Tirmizî, İsti’zan 10, (2699)</span></span></em></p><p> </p><p><span style="color: black"><strong>Zeynel YILDIRIM</strong></span></p><p><span style="color: black"><strong>İrfan mektebi</strong></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Muvahhid1, post: 236197, member: 1003203"] [SIZE=3][FONT=Franklin Gothic Medium]Ehl-i îman bir birinin kardeşidir. Kardeşliğin ve İslâmın hukûkunu muhafaza için kardeş kardeşle karşılaştığı zaman, selâm ile tanışıklık vermelidir. “Bir selâm ile selâmlandığınız zaman, artık (siz) ondan daha güzeli ile selâm verin veya aynı ile mukâbele edin! Şüphesiz ki Allah, her şeyin hesabını hakkıyla görendir.” (1) Fıkhî olarak; selâm vermek bir mü’min için sünnet, selâm almak ise farz-ı kifâyedir. ‘Selâm’ kelimesi, ‘Seleme’ fiilinden mastar olup, her türlü kötülük ve belalardan, sıkıntı ve musibetlerden, ayıp ve fenalıktan uzak selâmette olmak mânâsınadır. Tahıyye ise selâm manasına gelmekle birlikte ‘Hayye’ fiilindendir. Hayyekeallah demektir. Yani ömrünün uzun ve bereketli olması için duadır. 1. Selâm Allah’ın isimlerindendir. Bir mü’minin “Esselâmu Aleyküm” diyerek selâm vermesi “Allah’ın Selâm isminden gelen selâmet üzerinize olsun!” demektir. 2. Kur’ân-ı Kerîm’de “selâm” ın nasıl olacağı lafız olarak belirlenmiştir. Buna göre; bir Müslüman, diğerine “Selâmûn Aleykûm” veya “Es-Selâmû Aleykûm” şeklinde selâm vermelidir. Her iki şekilde de selâm verilebilir ama Fahruddin-i Razî’nin dediği gibi lâmsız olarak: “Selâmûn Aleykûm” demek daha efdâldir. Çünkü meleklerin mü’minlere selâmı “Selâmûn Aleyküm” şeklindedir.(2) [B]SELÂM DUÂ HÜKMÜNDEDİR[/B] Resûl-i Ekrem (sav): “Siz iman etmedikçe Cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de (tam) iman etmiş olmazsınız. Ben size bir şey göstereyim mi!.. Eğer bunu yaparsanız birbirinizi seversiniz. Aranızda selâmı ifşa ediniz (yayınız)” emrini vermiştir. 1_Bir Müslüman diğerine “Selâmûn Aleykûm” derse; selâmı alan mü’min kardeşi “Ve Aleykûm Selâm ve Rahmetûllahi” demelidir. 2_Eğer selâm veren mü’min kimse, “Selâmûn Aleykûm ve Rahmetûllah” demişse, selâmı alan Müslümanın cevaben: “Ve Aleykûm Selâm ve Rahmetûllâhi ve Berekâtühû” demesi daha iyi olur. 3_Selâm veren ‘rahmet’ ve ‘berekât’ lafızlarını kullanarak söylerse, alan kimsenin de aynı ile mukâbelede bulunması daha iyi olur. Resûl-i Ekrem (sav) Hz. Adem (as) ile melekler arasındaki selâmlaşmanın bu şekilde cereyan ettiğini haber vermiştir.(3) 4_Herhangi bir meclise girerken selâm verildiği gibi o meclisten ayrılırken de selâm verilmesi gerekir. Çünkü Resûl-i Ekrem (sav): “Sizden biriniz, meclise geldiği zaman selâm verdiği gibi, ayrılırken de selâm versin” buyurmuştur.(4) 5_Karşılaşan iki kişiden; küçük olanın büyüğe, az olan topluluğun, çok olan topluluğa, yürüyenin oturana, araç üzerinde bulunanın yaya olana selâm vermesi gerekir. “Binekte olan yürüyene, yürüyen oturana, az çoğa selâm verir”(5) 6_Eğer Müslümanlarla, başka fikir ve dinden olan kimseler beraber oturuyorsa o meclise giren kimse: “Ve’sselâmu alâ menittebe’al-hudâ” (Selâm hidayete tabi olanların üzerine olsun) şeklinde selâm verebilir. Buradaki takip edilen incelik şudur: Selâm duâ hükmündedir. Fukahâ: “Kâfire selâm verilemez, duâ edilemez” hükmünde ittifak etmiştir. Bu ittifakın sebebi; selîm akıl sahipleri indinde mâlûmdur. Kaldı ki Allah’a inanmayan bir kimseye; Allahü Teâlâ’nın selâmını vermek, onun açısından da uygun değildir.” Peygamber efendimiz: “Ehl-i kitap size selâm verince onlara “ve aleyküm” diye cevap verin”(6) 7_Selâm veren kimseye; aynı mecliste oturduğu takdirde selâm alanlar, selâmı aldıktan sonra “merhaba!” denilebilir. Resûl-i Ekrem (sav) misafirlerine iltifat niyetiyle “merhaba” demiştir. Rahabe fiilinden gelen bu söz; “genişlik ve rahatlığa kavuştun, serbest oldun, hoş geldin, huzur içinde oturabilirsin” mânâsınadır. 8_Selâm’a sadece işaretle mukâbele etmek yeterli değildir. Hatta işaretle mukâbele nehyedilmiştir. Tirmizî’nin bir rivâyetinde “Yahudi ve Hıristiyanlara benzemeyin, çünki Yahudilerin selâmı parmaklarla işarettir. Hıristiyanların selâmı da avuçlarla işarettir.” Fakat bu mutlak değildir. Daha çok hissî (dilsizlik), şer’i mahsuru olanlar işaretle selâm verebilirler. 9_Selâm’a -herhangi bir özür yoksa- anında karşılık vermek gerekir. Selâma cevâbı geriye bırakıp sonra cevap verirse bu öncekinin cevâbı sayılmaz. Hatta Ulemâ “Uzaktan ve mektupla gönderilen selâma da anında cevap vermek gerektir” der. Resûlullah Efendimiz “Allah’a en makbul insan, karşılaşmada selâma önce davranandır.” (7) 10_ Mü’min kimse kendi evine de yabancı eve de girerken selâm vermelidir. “Evlere girdiğinizde nezdinizden olan mübârek ve hoş selâmla kendinizi selâmlayın” (8) Resûlullah Hz. Enes’e “Ey Oğulcuğum, âilene girdiğin zaman selâm ver ki, selâmın, hem senin üzerine hem de âile halkına bereket olsun!”(9) 11_Çocuklara, -teklif ehli olmasalar da- alıştırmak maksadıyla selâm verilmelidir. Ama çocuğun selâmına mutlak bir büyük cevap vermelidir. [B]Kaynaklar: [/B][/FONT][/SIZE] [I][FONT=Franklin Gothic Medium][SIZE=3]Nisâ, 86 Müslim, Cennet 28, (2841) Buharî, isti’zan 1 Tirmizî, isti’zan 15 (2707) Müslim, Selâm 1 Müslim, selâm 6 Tirmizî, İstizan 6, (2695) Nûr 61 Tirmizî, İsti’zan 10, (2699)[/SIZE][/FONT][/I] [I][FONT=Franklin Gothic Medium][SIZE=3][/SIZE][/FONT][/I] [COLOR=black][B]Zeynel YILDIRIM[/B][/COLOR] [COLOR=black][B]İrfan mektebi[/B][/COLOR] [I][FONT=Franklin Gothic Medium][SIZE=3][/SIZE][/FONT][/I] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi
İslama Göre Hayat
Selâmlaşma âdâbı
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst