Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Sorularla Risale-i Nur
selamün aleyküm arkadaşlar
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="müdavim" data-source="post: 176408" data-attributes="member: 5987"><p><span style="color: DarkOrange"><span style="font-size: 15px">İ'lem eyyühe'l-aziz! Zikreden adamın, feyz-i İlâhîyi celb eden muhtelif lâtifeleri vardır. Bir kısmı, kalb ve aklın şuuruna bağlıdır. Bir kısmı da şuursuz, yani şuurlara tâbi değildir. Binaenaleyh, gafletle yapılan zikirler dahi feyizden hâli değildir.</span></span></p><p><span style="color: DarkOrange"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="color: DarkOrange"><span style="font-size: 15px">İnsanda binlerce latifeler ve duygular vardır. Akıl, bunlardan sadece biridir. Bir zikirden yalnız akıl istifade etmez. Diğer bütün duygular istifade ederler. Ancak aklın istifade etmesi, diğer duyguların istifade etmesinden farklıdır. Akıl istifade ettiğinin farkındadır.</span></span></p><p><span style="color: DarkOrange"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="color: DarkOrange"><span style="font-size: 15px">Ayrıca diğer bazı duyguların istifadesinde de akıl haberdar olabildiği için onları da hissedebiliyoruz. Ancak diğer dugularımızın istifadesinde haberimiz olmuyor. Haberimizin olmaması, o duyguların, zikirlerden faydalanmadığı anlamına gelmez.</span></span></p><p><span style="color: DarkOrange"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="color: DarkOrange"><span style="font-size: 15px">Bu konuyu izah için şu örnek verilebilir. Yediğimiz herhangi bir gıdanın tadından, kokusunundan, ve renginden, akıl farkında olduğu için istifade ediyoruz. ve istifade ettiğimizin farkında oluyoruz. Ancak, aynı gıdaladan hücrelerimizin nasıl faydalandığını hissetmiyoruz, farkında değiliz. Farkında olmamamız, hücrelerin nasipsiz kaldığı anlamına gelmez.</span></span></p><p><span style="color: DarkOrange"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="color: DarkOrange"><span style="font-size: 15px">Okunan herhangi bir ayetin anlamını bilmediğimiz halde etkileniyoruz, dugularımız galeyana geliyor. Sefih bir ortamdan geçerken de aynı durumu yaşıyoruz. Gözlerimizi haramdan sakındığımız halde dugularımızın kirlendiğini anlıyoruz. Demek farkında olmadan etkileniyoruz.</span></span></p><p><span style="color: DarkOrange"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="color: DarkOrange"><span style="font-size: 15px">Elhasıl, Üstad'ın dediği gibi; "Hem İmân yalnız ilim ile değil; imanda çok letâifin hisseleri var. Nasıl ki, bir yemek mideye girse, o yemek muhtelif âsâba, muhtelif bir surette inkısam edip tevzi olunuyor. İlimle gelen mesâil-i imaniye dahi, akıl midesine girdikten sonra, derecâta göre ruh, kalb, sır, nefis, ve hâkezâ, letâif kendine göre birer hisse alır, masseder." Yirmi Altıncı Mektup.</span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="müdavim, post: 176408, member: 5987"] [COLOR="DarkOrange"][SIZE="4"]İ'lem eyyühe'l-aziz! Zikreden adamın, feyz-i İlâhîyi celb eden muhtelif lâtifeleri vardır. Bir kısmı, kalb ve aklın şuuruna bağlıdır. Bir kısmı da şuursuz, yani şuurlara tâbi değildir. Binaenaleyh, gafletle yapılan zikirler dahi feyizden hâli değildir. İnsanda binlerce latifeler ve duygular vardır. Akıl, bunlardan sadece biridir. Bir zikirden yalnız akıl istifade etmez. Diğer bütün duygular istifade ederler. Ancak aklın istifade etmesi, diğer duyguların istifade etmesinden farklıdır. Akıl istifade ettiğinin farkındadır. Ayrıca diğer bazı duyguların istifadesinde de akıl haberdar olabildiği için onları da hissedebiliyoruz. Ancak diğer dugularımızın istifadesinde haberimiz olmuyor. Haberimizin olmaması, o duyguların, zikirlerden faydalanmadığı anlamına gelmez. Bu konuyu izah için şu örnek verilebilir. Yediğimiz herhangi bir gıdanın tadından, kokusunundan, ve renginden, akıl farkında olduğu için istifade ediyoruz. ve istifade ettiğimizin farkında oluyoruz. Ancak, aynı gıdaladan hücrelerimizin nasıl faydalandığını hissetmiyoruz, farkında değiliz. Farkında olmamamız, hücrelerin nasipsiz kaldığı anlamına gelmez. Okunan herhangi bir ayetin anlamını bilmediğimiz halde etkileniyoruz, dugularımız galeyana geliyor. Sefih bir ortamdan geçerken de aynı durumu yaşıyoruz. Gözlerimizi haramdan sakındığımız halde dugularımızın kirlendiğini anlıyoruz. Demek farkında olmadan etkileniyoruz. Elhasıl, Üstad'ın dediği gibi; "Hem İmân yalnız ilim ile değil; imanda çok letâifin hisseleri var. Nasıl ki, bir yemek mideye girse, o yemek muhtelif âsâba, muhtelif bir surette inkısam edip tevzi olunuyor. İlimle gelen mesâil-i imaniye dahi, akıl midesine girdikten sonra, derecâta göre ruh, kalb, sır, nefis, ve hâkezâ, letâif kendine göre birer hisse alır, masseder." Yirmi Altıncı Mektup.[/SIZE][/COLOR] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Sorularla Risale-i Nur
selamün aleyküm arkadaşlar
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst