Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Sizin Köşeniz
Selamun aleyküm millet size bi sorum var......
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="akna" data-source="post: 196140" data-attributes="member: 1004668"><p>Evet sevmek muhabbet duymak kardeşlerinde dediği gibi yaratılışımızda var, fakat önemli olan Allah namına sevmektir:</p><p> </p><p><em><span style="color: red">"Tâdât ettiğin sevdiklerini sevme demiyoruz. Belki onları Cenâb-ı Hakkın hesabına ve Onun muhabbeti namına sev deriz."</span></em></p><p> </p><p><em><span style="color: indigo">"Meselâ, <u><strong>LEZİZ TAAMLARI</strong></u>, <u><strong>GÜZEL MEYVELERİ</strong></u>, Cenâb-ı Hakkın ihsanı ve o Rahmân-ı Rahîmin in’âmı cihetinde sevmek, Rahmân ve Mün’im isimlerini sevmektir; hem mânevî bir şükürdür."</span></em> Evet bu şekilde seversek, nefsimiz namına değil Rahman namına sevmiş oluruz, bunu da asıl nimeti verenin Allah cc olduğunu düşünerek ve helal dairede kanaatkarca kazanarak ve verdiği nimetlerden dolayı Allah'a şükrederek gösterebiliriz..</p><p> </p><p><span style="color: indigo"><em>"Hem <u><strong>PEDER</strong></u> ve <u><strong>VALİDEYİ</strong></u> şefkatle teçhiz eden (donatan) ve seni onların merhametli elleriyle terbiye ettiren hikmet ve rahmet hesabına onlara hürmet ve muhabbet, Cenâb‑ı Hakkın muhabbetine aittir."</em> <span style="color: black">Evet anne babamıza karşı olan</span> </span><span style="color: black">muhabbet, hürmet ve şefkatin Allah namına olduğunun alameti : onlar ihtiyarladıkları, bize zahiri faydaları kalmadıkları ve bizi bakımları ve ihtiyaçlarından dolayı zahmet ve sıkıntıya soktukları zaman onlara daha fazla muhabbet, merhamet ve şevkat göstermektir..</span></p><p> </p><p><span style="color: indigo"><em>"Ve <u><strong>EVLATLARINI</strong></u>, o Zât-ı Rahîm-i Kerîmin hediyeleri olduğu için kemâl-i şefkat ve merhametle onları sevmek ve muhafaza etmek, yine Hakka aittir."</em></span> Evlat sevgimizin Cenab-ı Hakkın namına olduğunun göstergesi ise; vefatlarında sabır ve şükür göstermektir, ümitsizce feryad etmek değildir. "Hâlıkımın benim gözetimime verdiği sevimli bir mahluku bir kulu idi.Şimdi hikmeti gereği benden aldı, daha iyi bir yere götürdü . Benim onun üzerinde görünür bir hissem varsa, hakikatte bin hisse onu yaradana aittir." diyerek teslim olmaktır.</p><p> </p><p> </p><p><em><span style="color: indigo">"Hem <u><strong>DOST</strong></u> ve <u><strong>AHBAP</strong></u> ise, eğer onlar iman ve amel-i salih sebebiyle Cenâb-ı Hakkın dostları iseler, <span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-family: 'Traditional Arabic'">اَلْحُبُّ</span><span style="font-family: 'Traditional Arabic'">فِى</span><span style="font-family: 'Traditional Arabic'">اللهِ</span><span style="font-family: 'Traditional Arabic'"> (<span style="font-size: 10px">ALLAH İÇİN SEVMEK) </span></span>sırrınca, o muhabbet dahi Hakka aittir."</span></span></em></p><p> </p><p> </p><p><em><span style="color: indigo">"Hem <u><strong>REFİKA-İ HAYATINI</strong></u> (eşini), rahmet-i İlâhiyenin mûnis(canayakın), lâtif bir hediyesi olduğu cihetiyle (yönüyle) sev ve muhabbet et. Fakat çabuk bozulan hüsn-ü suretine muhabbetini bağlama. Belki kadının en cazibedar, en tatlı güzelliği, kadınlığa mahsus bir letâfet ve nezaket içindeki hüsn-ü sîretidir. Ve en kıymettar ve en şirin cemâli ise, ulvî, ciddî, samimî, nuranî şefkatidir. Şu cemâl-i şefkat ve hüsn-ü sîret, âhir hayata kadar devam eder, ziyadeleşir. Ve o zaife, lâtife mahlûkun hukuk-u hürmeti (sevgi ve saygısı) o muhabbetle muhafaza edilir. Yoksa, hüsn-ü suretin zevâliyle(yok olmasıyla), en muhtaç olduğu bir zamanda biçare hakkını kaybeder."</span></em></p><p></p><p> </p><p><em><span style="color: indigo">"Hem <strong><u>ENBİYA</u></strong> ve <u><strong>EVLİYAYI</strong></u> sevmek, Cenâb-ı Hakkın makbul ibâdı olmak cihetiyle, Cenâb-ı Hakkın namına ve hesabınadır. Ve o nokta-i nazardan Ona aittir."</span></em></p><p></p><p> </p><p><em><span style="color: indigo">"Hem <u><strong>HAYATI</strong></u>, Cenâb-ı Hakkın insana ve sana verdiği en kıymettar ve hayat-ı bâkiyeyi kazandıracak bir sermaye ve bir define ve bâki kemâlâtın cihâzâtını câmi’ bir hazine cihetiyle onu sevmek, muhafaza etmek, Cenâb-ı Hakkın hizmetinde istihdam etmek, yine o muhabbet bir cihette Mâbûda aittir."</span></em></p><p></p><p> </p><p> </p><p><em><span style="color: indigo">"Hem <strong><u>GENÇLİĞİ</u></strong>n letâfetini, güzelliğini, Cenâb-ı Hakkın lâtif, şirin, güzel bir nimeti nokta-i nazarından (bakış açısından) istihsan etmek (beğenmek), sevmek, hüsn-ü istimal etmek(güzel kullanmak), şâkirâne bir nevi muhabbet-i meşruadır."</span></em></p><p></p><p> </p><p><em><span style="color: indigo">"Hem <strong><u>BAHARI</u></strong>, Cenâb-ı Hakkın nuranî esmâlarının en lâtif, güzel nakışlarının sahifesi ve Sâni-i Hakîmin antika san’atının en müzeyyen ve şâşaalı bir meşher-i san’atı olduğu cihetiyle mütefekkirâne (tefekkür ederek) sevmek, Cenâb-ı Hakkın esmâsını sevmektir."</span></em></p><p></p><p> </p><p><em><span style="color: indigo">"Hem <strong><u>DÜNYAYI</u></strong>, âhiretin mezraası ve esmâ-i İlâhiyenin âyinesi ve Cenâb-ı Hakkın mektubatı ve muvakkat (geçici) bir misafirhanesi cihetinde sevmek, <u><strong>nefs-i emmâre karışmamak şartıyla</strong></u>, Cenâb-ı Hakka ait olur."</span></em></p><p></p><p></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: red"><em>"Elhasıl: </em><em>Dünyayı ve ondaki mahlûkatı <u><strong>mânâ-yı harfiyle (sahibini, yaradıcısını düşünerek) sev; mânâ-yı ismiyle (bizzat kendisine bakarak, düşünerek) sevme.</strong></u>“Ne kadar güzel yapılmış” de. “Ne kadar güzeldir” deme. Ve kalbin bâtınına (içine), başka muhabbetlerin girmesine meydan verme. Çünkü, bâtın-ı kalb âyine-i Sameddir ve Ona mahsustur."</em></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="akna, post: 196140, member: 1004668"] Evet sevmek muhabbet duymak kardeşlerinde dediği gibi yaratılışımızda var, fakat önemli olan Allah namına sevmektir: [I][COLOR=red]"Tâdât ettiğin sevdiklerini sevme demiyoruz. Belki onları Cenâb-ı Hakkın hesabına ve Onun muhabbeti namına sev deriz."[/COLOR][/I] [I][COLOR=indigo]"Meselâ, [U][B]LEZİZ TAAMLARI[/B][/U], [U][B]GÜZEL MEYVELERİ[/B][/U], Cenâb-ı Hakkın ihsanı ve o Rahmân-ı Rahîmin in’âmı cihetinde sevmek, Rahmân ve Mün’im isimlerini sevmektir; hem mânevî bir şükürdür."[/COLOR][/I] Evet bu şekilde seversek, nefsimiz namına değil Rahman namına sevmiş oluruz, bunu da asıl nimeti verenin Allah cc olduğunu düşünerek ve helal dairede kanaatkarca kazanarak ve verdiği nimetlerden dolayı Allah'a şükrederek gösterebiliriz.. [COLOR=indigo][I]"Hem [U][B]PEDER[/B][/U] ve [U][B]VALİDEYİ[/B][/U] şefkatle teçhiz eden (donatan) ve seni onların merhametli elleriyle terbiye ettiren hikmet ve rahmet hesabına onlara hürmet ve muhabbet, Cenâb‑ı Hakkın muhabbetine aittir."[/I] [COLOR=black]Evet anne babamıza karşı olan[/COLOR] [/COLOR][COLOR=black]muhabbet, hürmet ve şefkatin Allah namına olduğunun alameti : onlar ihtiyarladıkları, bize zahiri faydaları kalmadıkları ve bizi bakımları ve ihtiyaçlarından dolayı zahmet ve sıkıntıya soktukları zaman onlara daha fazla muhabbet, merhamet ve şevkat göstermektir..[/COLOR] [COLOR=indigo][I]"Ve [U][B]EVLATLARINI[/B][/U], o Zât-ı Rahîm-i Kerîmin hediyeleri olduğu için kemâl-i şefkat ve merhametle onları sevmek ve muhafaza etmek, yine Hakka aittir."[/I][/COLOR] Evlat sevgimizin Cenab-ı Hakkın namına olduğunun göstergesi ise; vefatlarında sabır ve şükür göstermektir, ümitsizce feryad etmek değildir. "Hâlıkımın benim gözetimime verdiği sevimli bir mahluku bir kulu idi.Şimdi hikmeti gereği benden aldı, daha iyi bir yere götürdü . Benim onun üzerinde görünür bir hissem varsa, hakikatte bin hisse onu yaradana aittir." diyerek teslim olmaktır. [I][COLOR=indigo]"Hem [U][B]DOST[/B][/U] ve [U][B]AHBAP[/B][/U] ise, eğer onlar iman ve amel-i salih sebebiyle Cenâb-ı Hakkın dostları iseler, [FONT=Verdana][FONT=Traditional Arabic]اَلْحُبُّ[/FONT][FONT=Traditional Arabic]فِى[/FONT][FONT=Traditional Arabic]اللهِ[/FONT][FONT=Traditional Arabic] ([SIZE=2]ALLAH İÇİN SEVMEK) [/SIZE][/FONT]sırrınca, o muhabbet dahi Hakka aittir."[/FONT][/COLOR][/I] [I][COLOR=indigo]"Hem [U][B]REFİKA-İ HAYATINI[/B][/U] (eşini), rahmet-i İlâhiyenin mûnis(canayakın), lâtif bir hediyesi olduğu cihetiyle (yönüyle) sev ve muhabbet et. Fakat çabuk bozulan hüsn-ü suretine muhabbetini bağlama. Belki kadının en cazibedar, en tatlı güzelliği, kadınlığa mahsus bir letâfet ve nezaket içindeki hüsn-ü sîretidir. Ve en kıymettar ve en şirin cemâli ise, ulvî, ciddî, samimî, nuranî şefkatidir. Şu cemâl-i şefkat ve hüsn-ü sîret, âhir hayata kadar devam eder, ziyadeleşir. Ve o zaife, lâtife mahlûkun hukuk-u hürmeti (sevgi ve saygısı) o muhabbetle muhafaza edilir. Yoksa, hüsn-ü suretin zevâliyle(yok olmasıyla), en muhtaç olduğu bir zamanda biçare hakkını kaybeder."[/COLOR][/I] [I][COLOR=indigo]"Hem [B][U]ENBİYA[/U][/B] ve [U][B]EVLİYAYI[/B][/U] sevmek, Cenâb-ı Hakkın makbul ibâdı olmak cihetiyle, Cenâb-ı Hakkın namına ve hesabınadır. Ve o nokta-i nazardan Ona aittir."[/COLOR][/I] [I][COLOR=indigo]"Hem [U][B]HAYATI[/B][/U], Cenâb-ı Hakkın insana ve sana verdiği en kıymettar ve hayat-ı bâkiyeyi kazandıracak bir sermaye ve bir define ve bâki kemâlâtın cihâzâtını câmi’ bir hazine cihetiyle onu sevmek, muhafaza etmek, Cenâb-ı Hakkın hizmetinde istihdam etmek, yine o muhabbet bir cihette Mâbûda aittir."[/COLOR][/I] [I][COLOR=indigo]"Hem [B][U]GENÇLİĞİ[/U][/B]n letâfetini, güzelliğini, Cenâb-ı Hakkın lâtif, şirin, güzel bir nimeti nokta-i nazarından (bakış açısından) istihsan etmek (beğenmek), sevmek, hüsn-ü istimal etmek(güzel kullanmak), şâkirâne bir nevi muhabbet-i meşruadır."[/COLOR][/I] [I][COLOR=indigo]"Hem [B][U]BAHARI[/U][/B], Cenâb-ı Hakkın nuranî esmâlarının en lâtif, güzel nakışlarının sahifesi ve Sâni-i Hakîmin antika san’atının en müzeyyen ve şâşaalı bir meşher-i san’atı olduğu cihetiyle mütefekkirâne (tefekkür ederek) sevmek, Cenâb-ı Hakkın esmâsını sevmektir."[/COLOR][/I] [I][COLOR=indigo]"Hem [B][U]DÜNYAYI[/U][/B], âhiretin mezraası ve esmâ-i İlâhiyenin âyinesi ve Cenâb-ı Hakkın mektubatı ve muvakkat (geçici) bir misafirhanesi cihetinde sevmek, [U][B]nefs-i emmâre karışmamak şartıyla[/B][/U], Cenâb-ı Hakka ait olur."[/COLOR][/I] [SIZE=3][COLOR=red][I]"Elhasıl: [/I][I]Dünyayı ve ondaki mahlûkatı [U][B]mânâ-yı harfiyle (sahibini, yaradıcısını düşünerek) sev; mânâ-yı ismiyle (bizzat kendisine bakarak, düşünerek) sevme.[/B][/U]“Ne kadar güzel yapılmış” de. “Ne kadar güzeldir” deme. Ve kalbin bâtınına (içine), başka muhabbetlerin girmesine meydan verme. Çünkü, bâtın-ı kalb âyine-i Sameddir ve Ona mahsustur."[/I][/COLOR][/SIZE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Sizin Köşeniz
Selamun aleyküm millet size bi sorum var......
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst