Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Kuran-i Kerim
Sorularla Kuran-ı Kerim
Selamün aleyküm
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="mihrimah" data-source="post: 190002" data-attributes="member: 656"><p><strong>Konuya dair soru ve cevaplar</strong></p><p></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><em><strong><span style="color: Red">Sual: Zenginliğin kötü yönleri yok mudur?</span></strong></em></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><em><strong><span style="color: Red">CEVAP</span></strong></em></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>Sadece zenginliğin değil, fakirliğin de, hatta her işin iyi ve kötü yönü olur. Mesela evlilik, bazıları için dünya ve ahiret saadetine sebep olurken, bazılarının da felaketine sebep olur. Zenginlik-fakirlik de böyledir. Onun için Peygamber efendimiz, (Ya Rabbi, azdıran fakirlik ve azdıran zenginlikten sana sığınırım) buyurmuştur. Demek ki, mal iyi kullanılırsa iyi, kötü kullanılırsa kötü olur. Fakirliğe sabredilmesi kolay olmayıp Allah’a isyana sürükleyeceği için hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:</strong></em></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>(Fakirlik, iki cihanda da, yüzkarasıdır.) [R. Nasıhin]</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>(Fakirlik, dünya ve ahiret yoksulluğudur.) [Deylemi]</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>(Fakirlik küfre sebep olur.) [Beyheki]</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>(Ya Rabbi, fakirlikten sana sığınırım.) [Nesai]</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>Fakirliği öven hadis-i şerifler:</strong></em></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>(Fakirlik, dünyada mümine hediyedir.) [Taberani]</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>(Fakir, Allahü teâlânın dostudur.) [Deylemi]</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>(Cennet sultanları fakirlerdir.) [İbni Mace]</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>(Cennettekilerin çoğu fakirlerdir. Hor görülen fakirler Cennetliktir.) [Buhari]</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>(Ya Rabbi, müslüman fakirlerinin hürmetine zafere kavuşmayı nasip et.) [Taberani]</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>(Fakirlerin dua ve namazları ile bu ümmete yardım edilir.) [Nesai]</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>(Fakirlerinizin gönlünü alarak bana yaklaşın.) [Tirmizi]</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>(Fakirleri hor görmeyin. Onların hürmetine yardım görüyor ve rızıklanıyorsunuz.) [Buhari]</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>(Ya Âişe, bana kavuşmak için, fakir yaşa!) [Tirmizi]</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>(Fakirleri sevin, onları seveni, Allahü teâlâ sever.) [Deylemi]</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>(Allahü teâlânın takdirine razı olan fakirden üstünü yoktur.) [İ.Gazali]</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>(Ya Rabbi, fakir yaşayıp, fakir olarak ölmeyi ve fakirlerle haşrolmayı nasip eyle!) [Buhari]</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>(Yoksulları doyurun! Çünkü kıyamette onların üstünlüğü olacak, “Dünyada iken, bir hatadan dolayı nasıl birbirinize özür dilediyseniz, şimdi de fakirlerden özür dileyin!” denilecektir.) [Ebu Nuaym]</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>Zenginlik bir nimettir</strong></em></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>Dünya ve ahiret mal ile kazanılır. Bunun için mal kıymetlidir. Süfyan-ı Sevri hazretleri, malın insanın silahı olduğunu söyleyerek, insanın, canını, malını, sağlığını, dinini, şerefini mal ile koruyacağını bildirmiştir. Sabreden fakir gibi şükreden zengin de kıymetlidir. Dinimiz mala hayr, hayırlı şey adını vermiştir. (Bekara 180, Adiyat 8), Define [altın paralar] Rabbin rahmeti olarak bildirilmiştir. (Kehf 82)</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>Zenginliği öven hadis-i şeriflerden bazıları şöyledir:</strong></em></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>(Allahü teâlâ birine çok mal verir, bu da malını Allahü teâlânın razı olduğu, beğendiği yerde harcarsa, bu kimseye gıpta etmek, imrenmek yerinde olur.) [Buhari]</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>(Allahü teâlâ bir kuluna mal ve ilim verir. Bu kul da haramlardan kaçınır, akrabasını sevindirir, malından, hakkı olanları bilip verir ise, Cennetin yüksek derecesine kavuşur.) [Tirmizi]</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>(Ya Rabbi, buna [Enes bin Malik’e] çok mal ve çok çocuk ver ve bunlarla kendisini bereketlendir!) [T. Muhammediyye]</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>(Mal, salih kimse için ne güzeldir.) [Taberani]</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>(Mal ile şeref kazanılır.) [İ.Ahmed]</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>(Ahir zamanda insanların paraya ihtiyacı daha çok olur. Çünkü insan o zaman din ve dünyasını ancak para ile korur.) [Taberani]</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>(Şerefinizi mal ile, dininizi de, dil [müdara] ile koruyun!) [İ. Asakir]</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>[Müdara, dini korumak için dünyalık vermek ve güler yüz göstermektir.]</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>(Kişinin, şerefini korumak için verdiği şey, kendisi için sadaka olur.) [Ebu Ya’lâ]</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>(Müminin izzeti, halktan müstagni olmasıdır.) [Taberani] [Müstagni = ihtiyaçsız]</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>Mal değil, malı sevmek, mal aşkı ile yanıp tutuşmak kötüdür. Bu manada mal sevgisini kötüleyen hadis-i şeriflerden birkaçı şöyledir:</strong></em></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>(Her ümmetin bir fitnesi vardır. Ümmetimin fitnesi maldır.) [Nesai]</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>(Her şeyin bir afeti vardır. Ümmetimin en büyük afeti, dünyaya, paraya gönül vermektir. İyi yolda harcayan hariç, mal toplayanın çoğunda hayır yoktur.) [Deylemi]</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>(Kişi yaşlandıkça iki şeyi gençleşir: Uzun yaşama arzusu ve mal sevgisi.) [Buhari]</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>(Paranın kuluna lanet olsun, paraya tapan helak olur.) [Tirmizi]</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>(Herkesin bir sanatı vardır. Benim sanatım da fakirlik ve cihaddır. Bu ikisini seven beni sevmiş, bu ikisine buğzeden bana buğzetmiş olur.) [İ. Gazali]</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>(Şeytan dedi ki: “Mal sahibine sabah akşam bunlar için vesvese vermeye çalışırım: Malı helal olmayan yerden edinmesine uğraşırım. Hak olmayan yere harcatmaya çalışırım. Mala karşı içinde sevgi ve muhabbet veririm ki, onu yerine harcayamasın.) [Taberani]</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>Eldeki mal ile gururlanmak doğru değildir. Mal er geç bir gün yok olacak, fakat hesabı kalacaktır. Atalarımız demiş ki:</strong></em></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>Mala, mülke olma mağrur, deme var mı ben gibi</strong></em></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>Bir muhalif rüzgar eser, savurur harman gibi!</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>Zenginlik kötü değildir. Çünkü Hazret-i İbrahim, Hazret-i Süleyman, Cennetle müjdelenen Abdurrahman bin Avf hazretleri ve evliyanın büyüklerinden Ubeydullah-i Ahrar hazretleri, çok zengin idi. Genel olarak zenginler malı sevdiği için mecaz olarak zenginler kötülenmiştir. Mesela, (Ümmetimin en kötüleri zenginlerdir) demek, (Ümmetimin en kötüleri taparcasına parayı sevenlerdir) demektir. Bizzat mal ve zenginlik kötülenmemiştir. Peygamber efendimiz, (Zenginlerin çoğu Cehenneme gider) buyurdu. Bu söz, zenginliğin ve malın aleyhine değildir. Malının zekatını vermeyen, hayır hasenat yapmayan, malını zararlı işlerde kullanan, israf eden kimseler için söylenmiştir. Müslüman kadınlar övülmüş, günahkâr kadınlar çok olduğu için de, (Cehennemin çoğu zengin ve kadınlardır) buyurulmuştur. Bu söz, zengine ve kadına hakaret değil, onları ikaz için söylenmiştir. Yine, (İnsanların çoğu kâfirdir) buyurulmuştur. Burada insan kötülenmiyor, kâfirlik kötüleniyor. Mal, kötüleri azdırırsa da, iyiler için çok kıymetlidir. Hazret-i İbrahim (Ya Rabbi, beni ve çocuklarımı puta tapmaktan koru) diye dua etmiştir. Puttan maksat para sevgisidir. Para aşkı, puta tapmak gibidir.</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>Dinimizde mal kıymetlidir</strong></em></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>Mal, Allahü teâlânın verdiği bir nimettir. Ahireti kazanmak, mal ile olur. Dünya ve ahiret, mal ile intizam bulur, rahat olur. Hac, cihad sevabı mal ile kazanılır. Bedenin sıhhat, kuvvet bulması, mal ile olur. Başkasına muhtaç olmaktan insanı koruyan maldır. Sadaka vermek, akrabayı görüp gözetmek, fakirlerin imdadına yetişmek mal ile olur. Mescitler, okullar, hastaneler, yollar, çeşmeler, köprüler yaparak, asker yetiştirerek insanlara hizmet de mal ile olur.</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>Peygamber efendimiz, (İnsanların en iyisi, onlara faydası çok olanıdır) buyuruyor. (Kudai)</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>İnsanlara yardım etmek için çalışıp para kazanmak, nafile ibadet etmekten daha çok sevaptır. Cennetin yüksek derecelerine mal ile kavuşulur.</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>Mal kıymetli olduğu için, malı israf etmek, telef etmek haramdır. Dine uymayan israf, haramdır. Mürüvvete [insanlığa] uymayan israf, tenzihen mekruhtur. Bu konudaki hadis-i şerif meali şöyledir:</strong></em></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>(Malı telef etmek haramdır, malı uğrunda öldürülen şehittir.) [Taberani]</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>Mal kıymetli olduğu için Kur’an-ı kerimde mal ve can ile cihad edenler övülmektedir. (Nisa 95)</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>Allahü teâlâ, Habibine verdiği nimetleri hatırlatırken, malsız iken Ona, kimseye muhtaç olmayacak kadar, mal verdiğini bildirmektedir. (Duha )</strong><strong></strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>Büyükler, (Mal, gurbette vatandır. Fakirlik vatanda gurbettir. Bir kimse, fakirse, nerede olursa olsun gariptir) buyuruyor. Mal, silah gibidir. Kullanmasını bilmeyen, onunla kendisini helak edebilir. Bu bakımdan mal, kimisi için iyi, kimisi için kötüdür. Kimisini zenginlik, kimisini fakirlik azdırır.</strong></em></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>Mal ve çocuklar, Allahü teâlâyı anmaktan alıkoyarsa, hüsrana sebep olur. (Münafikun 9)</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>Mal sevgisi, insanı azdırabilir. Az kimse bunun zararından kurtulduğu için kötü zenginler tenkide maruz kalmıştır. Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:</strong></em></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>(Malı pek çok seviyorsunuz.) [Fecr 20]</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>(Altını, gümüşü [parayı] biriktirip Allah yolunda harcamayana elim azap vardır.) [Tevbe 34]</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>(Mal ve çocuklarınız, Allah’ı anmaktan alıkoyarsa, hüsrana uğrarsınız.) [Münafikun 9]</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>(İnsan zengin olunca azar.) [Alak 6-7]</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>Zengin olan herkes azmaz. Fakat çok kimse azdığı için böyle buyurulmuştur. Mal herkesi azdırsaydı, Cenab-ı Hak, Hazret-i İbrahim’i, Hazret-i Süleyman’ı ve daha birçok salih kimseyi zengin etmezdi.</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>Mal için imtihan vardır. (Al-i İmran 186, Tegabün 15]</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>Netice mühimdir</strong></em></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>Mal ve makam sahibi olmak başka, mal ve makam sevgisi başkadır. Dünya ve ahiret saadetine kavuşmak ve insanlara hizmet edebilmek için mal ve makam sahibi olmak çok iyidir. Bütün dünya bir kimsenin olsa, mala mağrur olmadan dine uygun harcasa, çok büyük sevap kazanır. Süleyman aleyhisselam, büyük bir zenginlik ve saltanat içinde yüzdüğü halde, Cenab-ı Hak, Kur’an-ı kerimde (O ne iyi kuldur) diye övmektedir. (Sad 30)</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>Peygamber efendimizden sonra insanların en üstünü olan, İbrahim aleyhisselamın ova ve vadileri dolduran davarları yanında, yalnız yarım milyon sığırı vardı. Mal ve makamı kötüye kullanmak zararlıdır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:</strong></em></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>(Mal-makam sevgisi, suyun sebzeyi büyüttüğü gibi, kalbde nifakı büyütür.) [İ. Gazali]</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>(Mal ve makam sevgisinin müslümana yaptığı zarar, iki aç kurdun koyun sürüsüne verdiği zarardan büyüktür.) [Bezzar]</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>(Dünya sevgisi, bütün kötülüklerin başıdır.) [Beyheki]</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>İnsanı iyilik etmekten alıkoyan her şey dünyadır. Kur’an-ı kerimde, Cennetin, makam hırsıyla büyüklük taslamayan kimselere verileceği bildirilmektedir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:</strong></em></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>(“La ilahe illallah” diyen, dünyayı dinden üstün tutmadıkça, Allahü teâlânın gazabından ve azabından kurtulur. Dini bırakıp dünyaya [haramlara] sarılırsa, Allahü teâlâ, ona; “Yalan söylüyorsun” buyurur.) [Hakim]</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>(Dünya işi için üzülen Allah’a karşı öfkelenmiş olur.) [Taberani]</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>(Din işlerinde kendinden üstün olanı görüp ona uyan, dünya işlerinde ise kendinden aşağısına bakıp Allahü teâlâya hamd eden şükretmiş olur.) [T.Gafilin]</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>(Dünya ahiretin tarlasıdır.) [Deylemi]</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>(Dünyayı ahirete tercih eden, üç şeye maruz kalır. Üzüntüsü hiç eksilmez. Zenginlikteki refahı göremez, hep fakirlik sıkıntısı çeker. Doymayan bir hırsa tutulup öyle meşgul olur ki, hiç bir zaman boş vakti bulunmaz) hadis-i şerifini düşünerek, şu fani dünyada, kısa bir müddet sahip olunan mal ve makama mağrur olmamalıdır. Ecel gelince hepsi elden çıkar. (R.Nasıhin)</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>Dünya ve ahiret</strong></em></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>Cenab-ı Hak, ahiret için çalışmayı emrettikten sonra, (Dünyadan da nasibini unutma!) buyuruyor. [Kasas 77]</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>Hadis-i şeriflerde de buyuruldu ki:</strong></em></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>(Dünyanızı düzeltmeye çalışın! Yarın ölecekmiş gibi de ahiret için amel edin.) [Deylemi]</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>(Hiç ölmeyecekmiş gibi dünya için, yarın ölecekmiş gibi de ahiret için çalışın!) [İbni Asakir]</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>(Hayırlınız, ahiret için dünyasını, dünya için ahiretini terk etmeyen ve insanlara yük olmayandır.) [Deylemi]</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>(Dünya malından ayrılınca üzülmek, buna kavuşunca sevinmek ve azgınlık yapmak, insanı Cehenneme götürür.) [Tirmizi]</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>(Dünyayı seven, ahiretine zarar verir. Ahireti seven, dünyasına zarar verir. O halde, devamlı olanı, geçici olana tercih etmelidir.) [Beyheki]</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>(İlim, Allah rızası için değil, dünya menfaati için öğrenildiği ve ibadetler, dünya menfaatlerine alet edildiği zaman fitneler zuhur edecektir.) [A.Rezzak]</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>Kur’an-ı kerimde de mealen buyuruluyor ki:</strong></em></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>(Mal ve evlat dünya hayatının süsüdür. Baki olan, salih ameller, Rabbinin katında, mal ve evlatlardan ve dünyalıklardan iyidir.) [Kehf 46]</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>Dünya binek yeridir</strong></em></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>İmam-ı Maverdi hazretleri buyuruyor ki:</strong></em></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>Dünya çalışma yeridir. Hadis-i şerifte, (Dünya ne güzel binektir. Ona binin ki, sizi ahirete kavuştursun!) buyuruluyor. Dünya mutlak manada kötü değildir. Ahiret azığını hazırlayanlar için servet yurdudur.</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>Dünya bineğine binersen seni taşır, binemezsen o sana yüklenir ve seni öldürür. Dünya bir alet, bir vasıtadır. Bu vasıtayı iyi yolda kullanan kazanır, kötü yolda kullanan kaybeder. Mesela size yeni, güzel bir araba veriyorlar. (Bu araba ile, şu kadar zamanda şu karşıdaki köprüyü geçerseniz, kurtuluşa ereceksiniz) deniyor. Siz de, arabaya bakıp, (Ne kadar da güzelmiş) diyerek onu sevmekle meşgul olur, verilen zaman içinde karşıya geçmezseniz, düşman gelir, sizi kıskıvrak yakalar, köprüyü geçemezsiniz. Bu vasıta, yolcuları sahile çıkaran bir gemi de olabilir. Bu vasıtayla binip gitmeyen kurtulamaz. Dinimiz bu vasıtayı, kötülememiştir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:</strong></em></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>(Allah rızasını kazanmak, ahiret azığını temin etmek için, dünya ne güzel yerdir. Allah rızasını kazanmayan, ahiret azığını temin etmeyen için de, ne kötü yerdir. Kim, “Allah dünyayı rezil etsin!” derse, dünya da ona, “Hangimiz Rabbimize asi ise, Allah onu rezil etsin!” der.) [Hakim]</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>(Dünya, mümin için ne güzel bir binektir. Hayra onunla erişilir.) [Deylemi]</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>Bizi maksadımıza ulaştıran bineğin iyi, sağlam olması istenir. Onun için Allahü teâlânın bize verdiği akıl, sağlık, mal gibi nimetleri yerinde kullanmalıdır! Cenab-ı Hak, dünya saadetini de istemeyi emrediyor: (Ey Rabbimiz, bize dünyada da ahirette de güzellik ver!) diye dua etmemizi istiyor. (Bekara 201)</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>Hadis-i kudside de buyuruldu ki:</strong></em></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>(Ey dünya, bana hizmet edene hizmetçi ol! Sana hizmet eden de senin hizmetçin olsun.) [Ebu Nuaym]</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>Hazret-i Âdem, Cennette yasak meyveyi yiyince, def-i hacet ihtiyacı hissetti. İhtiyacını giderecek yer bulamadı. Allahü teâlâ, (Ya Âdem burada def-i hacet yapılmaz. Onun yeri dünyadır) buyurdu. Bu da dünyanın pislik yeri olduğunu göstermektedir. (İ.Gazali)</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>Haksız kazanç</strong></em></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>Muhammed aleyhisselam Peygamber olarak gönderilince, şeytanlar İblisin başında toplanıp üzüntülerini bildirdiler. Bunun üzerine İblis onlara, (Bunlar dünyayı sever mi?) dedi. Onlar, evet deyince, (Öyleyse üzülecek bir şey yok. Onlara haksız kazanç sağlatırım. Lüzumsuz masraf yaptırır, lüzumlu yere de harcatmam. Zaten her kötülük bu üç şeyden meydana gelir) dedi.</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>Dünyalık için ne kadar üzülürsen o nispette ahiret sevgisi kalbden çıkar. Ahiret için ne kadar üzülürsen, o nispette dünya sıkıntısı kalbden çıkar. Dünyada herkes misafirdir. Yanındaki şeyler emanettir. Misafirin gitmekten, emanetin ise geri alınmaktan başka çaresi yoktur. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:</strong></em></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>(Dünya mümine zindan, kâfire Cennettir.) [Müslim]</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>Mümine dünyanın zindan olması, Cennete nispetledir. Cennette Müminler, gözlerin görmediği, kulakların duymadığı, akla ve hayâle gelmeyen büyük nimetlere kavuşacaklardır. Hiçbir sıkıntı görmeyeceklerdir. Cennetin sonsuz nimetleri karşısında dünya hayatı, müminler için bir zindan, bir Cehennem azabı gibi gelecektir. Kâfirler için Cehennem azabı o kadar şiddetli olacaktır ki, dünyadaki en şiddetli işkence bile onlar için çok hafiftir.</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>Çalışmayıp muhtaç olanın</strong></em></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><em><strong><span style="color: Red">Sual: Fakirlikten kurtuluş için dua var mıdır?</span></strong></em></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><em><strong><span style="color: Red">CEVAP</span></strong></em></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>Dinimiz çalışarak kazanmayı emretmektedir. Hazret-i Ömer, (Çalışın, kazanın! Çalışmadan rızık beklemeyin! Allahü teâlâ gökten para yağdırmaz) buyurdu. Hazret-i Lokman Hakim de, (Çalış, kazan! Çalışmayıp muhtaç olanın dini ve aklı noksandır) buyurdu. Rızık için endişe etmemelidir! Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:</strong></em></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>(Her canlının rızkı Allah’a aittir.) [Hud 6]</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>(Şeytan, sizi fakirlikle korkutup, fahşaya sürükler [cimriliğe, her türlü kötülüğe teşvik eder.]) [Bekara 268]</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>(Yeryüzüne dağılın, Allah’ın fazlından rızkınızı arayın!) [Cuma 10]</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:</strong></em></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>(Rızık için üzülme, takdir edilen rızık seni bulur.) [İsfehani]</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>(En güzel rızık, helale, harama dikkat edilerek alın teri ile kazanılandır.) [Nesai]</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>(Çalışıp kazanmak her müslümana farzdır.) [Taberani]</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>(İbadet on kısımdır, dokuzu çalışıp helal kazanmaktır.) [Deylemi]</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>(Kimseye muhtaç olmamak ve ana-baba, çoluk-çocuğunu da muhtaç etmemek için işe gidenin her adımı ibadettir.) [Taberani]</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>(Allahü teâlâ sanat sahibi mümini sever.) [Taberani]</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>(Çalışmayıp kendini sadaka isteyecek hâle düşüren 70 şeye muhtaç olur.) [Tirmizi]</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>(Geçimini helalinden kazanmak, Allah yolundaki cihad gibidir.) [Deylemi]</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>(Cihad, sadece kılıç sallamak değildir. Ana-babaya, evlada bakmak, kimseye muhtaç olmamak için çalışmak da cihaddır. Çalışıp kimseye yük olmayan mücahiddir.) [İ.Asakir]</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>Çalışmak farzdır</strong></em></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>Nafakasını kazanacak ve borçlarını ödeyecek kadar çalışıp kazanmak farzdır. Cafer Huldi hazretleri, (Büyüklerimiz, kendi için değil, din kardeşlerine yardım için, çalışıp kazanmıştır) buyuruyor.</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>Müslümanlara yardım için, cihad etmek için fazla çalışıp kazanmak müstehaptır, iyidir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:</strong></em></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>(İnsanların en iyisi, insanlara faydalı olandır.) [Kudai]</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>Şu duayı okuyan fakirlikten kurtulur demek, o dua kabul olmuşsa, ona bir çalışma kapısı açılır veya ummadığı yerden rızka kavuşur demektir. Hastalığı için dua eden de şifaya sebep olan ilaca veya başka bir sebeple sıhhate kavuşur. Çalışmak rızkı artırmaz. Rızkı veren Allahü teâlâdır. Çalışmak sebebe yapışmaktır. Sebeplere yapışmak sünnettir. (El-İhtiyar)</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>İhtiyaçtan kurtulmak, bereketli rızka kavuşmak için sebeplere yapışmalıdır! Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:</strong></em></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>(Ömrüm uzun, rızkım bol olsun diyen, akrabasını ziyaret etsin, görüp gözetsin!) [İ. Ahmed]</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>(Sabah uykusu rızka manidir.) [Beyheki]</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>(İhtiyaçlarını insanlara açan, ihtiyaçtan kurtulamaz. Allahü teâlâya arz eden ise, ihtiyaçtan kurtulur.) [Hakim]</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>(Allah korkusunu sermaye edinen, rızka ticaretsiz ve sermayesiz kavuşur. Kur’an-ı kerimde, “Kim Allah’tan korkarsa, Allah ona bir çıkış yolu ihsan eder ve rızkını ummadığı yerden gönderir” buyuruldu.) [Talak 2, 3 - Taberani]</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>(Rızka kavuşan çok hamd etsin! Rızkı azalırsa istiğfar etsin!) [Hatib]</strong></em></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>[Hamd, "Elhamdülillah", İstiğfar, "Estağfirullah" demektir. İstiğfar etmek, günahların affına sebep olan iyilikleri yapmaktır.]</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>(Eve girerken “İhlas” suresini okuyan, fakirlik görmez.) [T.Kurtubi]</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>(Sıkıntıya düşen veya borçlanan, bin kere “La havle ve la kuvvete illa billahil aliyyil azim” derse, Allahü teâlâ işini kolaylaştırır.) [Şir’a]</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>Çocuklarının geçimi için sıkıntı çeken birine, Peygamber efendimiz, (Neden istiğfar etmiyorsun? Ben günde yüz defa istiğfar ederim) buyurdu. Hasan-ı Basri hazretlerine, kıtlık, fakirlik, çocuksuzluktan şikayette bulunuldu. Hepsine de istiğfar etmesini söyledi. Sebebi sorulunca, Nuh suresinden şu mealdeki âyet-i kerimeleri okudu:</strong></em></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>(Çok affedici olan Rabbinize istiğfar edin ki, gökten bol yağmur indirsin; size, mal ve oğullar ile yardım etsin, sizin için bahçeler, ırmaklar versin.) [Nuh 10-12]</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>İstiğfar edileceği zaman yüz defa (Estağfirullah min külli ma kerihallah. Estağfirullah el azim ellezi la ilahe illa hüvel hayyel kayyume ve etubü ileyh) demeli ve manasını düşünmelidir!</strong></em></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>Manası şöyledir:</strong></em></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>(Ya Rabbi, razı olmadığın, beğenmediğin şeylerden neler yapmışsam hepsini affet, yapmadıklarımı da yapmaktan koru. Kendisinden başka ilah bulunmayan hay, kayyum ve azim olan Allah’a istiğfar eder, günahlarıma pişman olup Ona sığınırım.) [Azim, zatı ve sıfatları kemalde, Hay, ezeli ve ebedi bir hayatla diri olan, Kayyum, zatı ile kaim olan, yarattığı her şeyi varlıkta durduran demektir.]</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>Borçtan kurtulmak için, (Allahümme ekfini bihelâlike an haramike ve agnini bi fadlike ammen sivâke) duasını okumalıdır. [Ya Rabbi! Helâl ile yetinip, haramdan sakınan ve beni fazlınla senden başkasına muhtaç olmaktan müstağni eyle.] (Mek. Rabbani)</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>[Duaların kabul olması için Ehl-i sünnet itikadında olmak, Allahü teâlânın emirlerini yapıp yasaklarından kaçmak gerekir.]</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>Hâline şükretmeli, sabretmeli</strong></em></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><em><strong><span style="color: Red">Sual: Her türlü tedbire rağmen, zengin olamayan ne yapmalı?</span></strong></em></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><em><strong><span style="color: Red">CEVAP</span></strong></em></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>Hâline şükretmeli, fakirliğe sabretmelidir. Çünkü hadis-i şerifte buyuruldu ki:</strong></em></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>(Fakirlik, dünyada kusur ise de, ahirette süstür.) [Deylemi]</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>Mal ne kadar çok olursa hesabı vardır, haramdan kazanılmışsa azabı vardır. Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:</strong></em></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>(O gün, size verilen her nimetten sorguya çekileceksiniz.) [Tekasür 8]</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>(Rabbin hakkı için, onların hepsine elbette hesap soracağız.) [Hicr 92]</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>(Zerre kadar hayır yapan sevabını, zerre kadar şer yapan da cezasını görür.) [Zilzâl 7, 8]</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>Saptıran zenginlik ve fakirlik</strong></em></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>Sual: Fakir bir kimsenin zengin olmak için dua etmesinde bir mahzur var mıdır?</strong></em></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>CEVAP</strong></em></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>Hayır hiç mahzuru yoktur. Ancak zenginlik bizim hakkımızda hayırlı mı olacak yoksa şerli mi olacak bilemeyiz. Onun için ne istersek (Ya Rabbi hayırlısı ile ver) demeliyiz. Çünkü, hadis-i şerifte, zenginliğin de, fakirliğin de, insanı doğru yoldan çıkarabileceği bildirilmiştir. Bir hadis-i şerif meali şöyledir:</strong></em></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>(Allahü teâlâ buyurdu ki: “Kimisi ancak zengin olmakla imanını kurtarabilir. Eğer o fakir olsa idi, [fakirliğe sabredemez] küfre girerdi. Kimi de ancak fakir olmakla imanını kurtarabilir. Eğer o zengin olsaydı, [mal onu azdırır] küfre giderdi. Kimi de ancak sıhhatli olmakla imanını kurtarabilir. O hasta olsaydı, [hastalığa sabredemez] küfre düşerdi. [Bunun için genelde müslüman kulumun hakkında ne hayırlı ise onu veririm"]) [Hatib]</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>Fakirlik mi, zenginlik mi?</strong></em></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><em><strong><span style="color: Red">Sual: Dinimizde fakirlik mi, zenginlik mi daha iyidir?</span></strong></em></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><em><strong><span style="color: Red">CEVAP</span></strong></em></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>Dinimiz, sabreden fakirleri ve şükreden zenginleri övmüştür. Bazı âlimler, (Fukarai sabirin, ağniyayı şakirinden = Sabreden fakir, şükreden zenginden daha üstündür) demişlerdir. Kimileri de, zenginliğe şükür, fakirliğe sabretmekten daha kolaydır, şükreden fakir daha üstündür demişlerdir. Fakirin parası da yoktur, aç yatar uyur. Ama zengin nereye, nasıl harcayacağım diye para kendisini rahatsız eder. Allahü teâlânın istediği yerlere harcayamazsa malı kendisini tehlikeye sokar.</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>İslamiyet’in başlangıcında fakirlik övülürken, ahir zamanda ise, zenginlik övülmüştür. İnsan, dünyasını da, ahiretini de para ile koruyabilir. Bir de zenginlik ve fakirlik kişilere göre değişir. Kimi için fakirlik iyidir, kimisi için zenginlik. Çünkü fakirlik de zenginlik de insanın sapıtmasına sebep olabilir. Hayırlısı ne ise onun için dua etmelidir. Fakirlik ve zenginlikle ilgili birkaç hadis-i şerif meali şöyledir:</strong></em></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>(Şu yedi şey gelmeden faydalı amel etmekte acele edin:</strong></em></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>1- [Allah’ı] Unutturan fakirlik,</strong></em></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>2- Azdıran zenginlik,</strong></em></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>3- Sağlığı bozan hastalık,</strong></em></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>4- Bunaklık veren ihtiyarlık,</strong></em></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>5- Ani ölüm,</strong></em></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>6- Deccal,</strong></em></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>7- Kıyamet ki, hepsinden daha dehşetlidir.) [Tirmizi, Hakim]</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>(Helâk edici üç şey:</strong></em></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>1- Cimrilik,</strong></em></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>2- Nefsine uymak ,</strong></em></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>3- Kendini beğenmek.</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>Kurtarıcı üç şey:</strong></em></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>1- Gizli açık Allahü teâlâdan korkmak,</strong></em></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>2- Fakirlik ve zenginlikte itidalli olmak,</strong></em></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>3- Öfkede ve rızada adalet üzere olmak.</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>Günahlara kefaret olan üç şey:</strong></em></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>1- Mescide gitmek,</strong></em></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>2- Namazı kıldıktan sonra öteki namazı beklemek,</strong></em></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>3- Şiddetli soğukta güzelce abdest almak.</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>Dereceleri yükselten üç şey:</strong></em></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>1- Yemek yedirmek,</strong></em></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>2- Selamı yaymak,</strong></em></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>3- Herkes uykuda iken gece namazı kılmak.) [Hatib]</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>(Cahillikten daha şiddetli fakirlik, akıldan daha faydalı zenginlik, tefekkürden daha kıymetli ibadet yoktur.) [İ. Neccar]</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>(Ölümü çok hatırlamak, günahları yok eder; dünyadan soğutur. Zenginken hatırlamak mal hırsını yok eder. Fakirken hatırlamak, eldeki ile kanaat etmeye sebep olur.) [İbni Ebiddünya]</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>(Gerçek zenginlik, insanların elindekilere göz dikmemektir. Aç gözlülük peşin bir fakirliktir.) [Askerî]</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>Zenginlerle görüşmek</strong></em></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><em><strong><span style="color: Red">Sual: Zenginlerle görüşmek, arkadaşlık etmek uygun mudur?</span></strong></em></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><em><strong><span style="color: Red">CEVAP</span></strong></em></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>Kendimize göre, çok zengin olanlarla pek sık görüşmek, arkadaşlık etmek uygun olmaz. Bir ihtiyaç olursa, ihtiyaç kadar görüşülebilir. Bir de, dünya işlerinde, kendimizden aşağı olana bakarak, halimize şükretmeli, zengin olanlara özenmemeli. İki hadis-i şerif meali:</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>(Zenginlerdeki mal ve nimetleri görüp, hâlinizden şikâyet etmemek ve sahip olduğunuz nimetleri küçümsememek için, onların yanına seyrek gidin.) [Hakim]</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>(Din işlerinde, kendinizden üstün olanı, görüp ona uyan, dünya işlerinde ise kendinden aşağısına bakıp, Allahü teâlâya hamd eden şükretmiş olur.) [T. Gafilin]</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>Zenginle görüşen, ister istemez, ona tevazu gösterebilir. Bu ise tehlikelidir. Dünyalık için, zenginlere, makam sahiplerine yaltaklık etmek çok zararlıdır. İki hadis-i şerif meali:</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>(İtibarlı birine, dünyalık için, tevazu gösteren, rahmetten uzak kalır.) [Deylemi]</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>(Zengine, zenginliği için, yaltaklananın, dininin üçte ikisi gider.) [Beyheki, Deylemi, İ. Rabbani]</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>Kibirlenmek, çok kötü olduğu halde, bid’at sahiplerine ve zenginlere karşı kibirli görünmek caizdir. Bu kibir, kendini yüksek göstermek için değildir. Onlara ders vermek, gafletten uyandırmak içindir. Salih zenginlerin, kibirlenmeyip, tevazu göstererek, fakirlerle, garibanlarla beraber olması ise, çok iyidir.</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>Fakiri hor görmek</strong></em></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><em><strong><span style="color: Red">Sual: Mahallemizde garip kimsesiz bir amca var. Namazında niyazında, kimseye karışmaz; fakat fakir olduğu için, horlanıyor. Bir de, ahlaksız kötü birisi var; fakat zengindir. Belki işimiz düşer diye, ona da saygı gösteriliyor. Böyle davranmak uygun mudur?</span></strong></em></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><em><strong><span style="color: Red">CEVAP</span></strong></em></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>Hiç kimseyi, hor ve aşağı görmek uygun değildir. Zengine zengin olduğu için ikram etmek çok kötü olduğu gibi, fakiri, fakir olduğu için, horlamak da caiz değildir. İki hadis-i şerif meali şöyledir:</strong></em></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>(En üstün kimse, malı az olduğu için değer verilmeyen mümindir.) [Deylemi]</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>Lüks yaşamak</strong></em></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><em><strong><span style="color: Red">Sual: Mısırlı sosyalist felsefe profesörü gibi, (Bir Müslüman, Peygambere nasıl bir araba alması gerektiğini sorarsa, pahalı, lüks, şatafatlı bir araba almaması gerektiğini, bunların insana değer kazandırmayacağını söyler) demek caiz midir?</span></strong></em></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><em><strong><span style="color: Red">CEVAP</span></strong></em></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>Söylenilen tamamen doğru olsa da, Peygamber efendimiz adına böyle söylemek asla caiz olmaz. Üstelik bu söz yanlıştır. Zenginliği kötülemek caiz değildir. Allahü teâlâ, (Verdiğim nimetleri kullananları severim) buyuruyor. Nimeti gizlemeyi sevmez. Şükür için, nimetini gösteren zenginleri sever. Zengin olduğu için, kendini beğeneni, kendini başkalarından üstün göreni sevmez. Ulema ve Resulullah, malın değer kazandırdığını bildiriyor.</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>İbni Abidin hazretleri buyuruyor ki:</strong></em></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>Nimeti göstermek için, iyi ve kıymetli giyinmek müstehabdır. Öğünmek için, gösteriş için giyinmek mekruhtur. (Redd-ül muhtar)</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>Lüks yaşamak değil, kendini üstün göstermek için lükse kaçmak haramdır. İkisi çok farklı şeylerdir. Müslüman bir zengin, dinine hizmet için lüks araba almışsa, (Sen bunu gösteriş için aldın) demek, ona suizan olur. Genelde her devirde, (Ye kürküm ye) sözü geçerlidir. İnsanların çoğu görünüşe değer verdiği için, dine hizmet gayesiyle, nimeti göstermek müstehab olur. Bu konuda, önce hadis-i şeriflere, sonra da İslam âlimlerinin açıklamalarına bakalım!</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>(Allah’ın verdiği nimetin alameti, senin üzerinde görünsün; çünkü Allah, verdiği nimetin eserini, kulunun üzerinde görmek ister.) [Beyheki, Hâkim]</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>(Şerefinizi mallarınızla, dininizi de dilinizle [müdarayla] koruyun!) [İ. Asakir]</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>(Ahir zamanda insanların paraya ihtiyacı daha çok olur. Çünkü insan o zaman din ve dünyasını ancak parayla korur.) [Taberani]</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>(Ahir zamanda, müminler için zenginlik saadettir.) [İ. Rafii]</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>(İnsana, malı şeref kazandırır.) [İ. Ahmed]</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>(Mal, salih kimse için ne güzeldir.) [Taberani]</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>İmam-ı a’zam hazretleri, talebelerine, güzel giyinmelerini emrederdi. Kendisi de, her derse başka yeni elbise giyerek gelirdi. Bir cübbesi 400 altın kıymetindeydi. İmam-ı Muhammed, kıymetli kıyafetler giyerdi. Resulullah efendimiz de, bin dirhem gümüş kıymetinde Yemen kumaşından cübbe giyerdi. (Dürr-ül-muhtar, Tahtavi)</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>Süfyan-ı Sevri hazretleri, (Bu zamanda mal, insanın silâhıdır. Yani insan, canını, sağlığını, dinini ve şerefini mallarıyla korur) buyuruyor. (T. Muhammediye)</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>İslam’ın vakarını, şerefini korumak için şık giyinmek sevabdır. (S. Ebediyye)</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>Servet düşmanlığı</strong></em></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><em><strong><span style="color: Red">Sual: (Zengin bir kimse, Kur’ana göre, servetini dilediği gibi harcama hakkına sahip değildir; çünkü onun elindeki mal topluma aittir. Gereğinde zenginin malı, toplumun ihtiyaçlarına sarf edilebilir veya fakirlere verilir) deniyor. Komünizmde özel mülkiyet yok, İslamiyet’te de özel mülkiyet yok mudur? Zenginin malında fakirin, zekâttan başka hakkı var mıdır?</span></strong></em></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><em><strong><span style="color: Red">CEVAP</span></strong></em></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>Bu, Mısırlı sosyalist yazarların iftirasıdır. Yerli mezhepsizler de onlardan almıştır. Dinimize göre, herkes özel mülkiyet hakkına sahiptir. Müslümanın malında, zekâttan başka, kimsenin hiçbir hakkı yoktur. Resulullah efendimiz, (Malda zekâttan başka hak yoktur) buyurdu. (Ahkâm-üs-sultaniyye)</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>Dinimizde zekâtı verilmiş mal, biriktirilmiş, gayri meşru mal değildir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:</strong></em></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>(Zekâtı verilmiş mal, kenz değildir.) [Ebu Davud, Taberani, Hâkim, Hatib, Münavi]</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>Görüldüğü gibi, zekâtı verilen mal, kenz [istif edilmiş, stok edilmiş mal] değildir. Zekâtını veren, malın hakkını ödemiş olur. Kimse bu malı alamaz. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:</strong></em></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>(Bir müminin malını, onun rızası olmadan almak helal değildir.) [Ebu Davud]</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>Bir kimsenin mülkü, ondan izinsiz kullanılamaz. (Dürr-ül-muhtar)</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>Zekât veren zenginin malını elinden alıp fakirlere veya başka yerlere vermek zulüm olur.</strong></em></span></p><p> <span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>Zekâtını veren zenginin apartman, köşk yaptırması haram değildir. Tembel oturup, çalışmayıp başkasına muhtaç olmak ve kazandıklarını haram şeylere vermek haramdır. Zekâtını veren kimsenin sarayda oturması, lüks vasıtalara binmesi, şık giyinmesi helaldir; çünkü Allahü teâlâ, (Verdiğim nimetleri kullanmalarını severim, çalışana veririm) buyuruyor. Çalışıp kazanmak, mal mülk sahibi olmak yani zengin olmak günah değil, ibadettir. Zengin olduğu için kendini başkalarından üstün görmek haramdır. (F. Bilgiler)</strong></em></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><em><strong>Kaynak:Kanal7</strong></em></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><em><strong></strong></em></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="mihrimah, post: 190002, member: 656"] [b]Konuya dair soru ve cevaplar[/b] [COLOR=DarkSlateGray][I][B][COLOR=Red]Sual: Zenginliğin kötü yönleri yok mudur? CEVAP[/COLOR] Sadece zenginliğin değil, fakirliğin de, hatta her işin iyi ve kötü yönü olur. Mesela evlilik, bazıları için dünya ve ahiret saadetine sebep olurken, bazılarının da felaketine sebep olur. Zenginlik-fakirlik de böyledir. Onun için Peygamber efendimiz, (Ya Rabbi, azdıran fakirlik ve azdıran zenginlikten sana sığınırım) buyurmuştur. Demek ki, mal iyi kullanılırsa iyi, kötü kullanılırsa kötü olur. Fakirliğe sabredilmesi kolay olmayıp Allah’a isyana sürükleyeceği için hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: (Fakirlik, iki cihanda da, yüzkarasıdır.) [R. Nasıhin] (Fakirlik, dünya ve ahiret yoksulluğudur.) [Deylemi] (Fakirlik küfre sebep olur.) [Beyheki] (Ya Rabbi, fakirlikten sana sığınırım.) [Nesai] Fakirliği öven hadis-i şerifler: (Fakirlik, dünyada mümine hediyedir.) [Taberani] (Fakir, Allahü teâlânın dostudur.) [Deylemi] (Cennet sultanları fakirlerdir.) [İbni Mace] (Cennettekilerin çoğu fakirlerdir. Hor görülen fakirler Cennetliktir.) [Buhari] (Ya Rabbi, müslüman fakirlerinin hürmetine zafere kavuşmayı nasip et.) [Taberani] (Fakirlerin dua ve namazları ile bu ümmete yardım edilir.) [Nesai] (Fakirlerinizin gönlünü alarak bana yaklaşın.) [Tirmizi] (Fakirleri hor görmeyin. Onların hürmetine yardım görüyor ve rızıklanıyorsunuz.) [Buhari] (Ya Âişe, bana kavuşmak için, fakir yaşa!) [Tirmizi] (Fakirleri sevin, onları seveni, Allahü teâlâ sever.) [Deylemi] (Allahü teâlânın takdirine razı olan fakirden üstünü yoktur.) [İ.Gazali] (Ya Rabbi, fakir yaşayıp, fakir olarak ölmeyi ve fakirlerle haşrolmayı nasip eyle!) [Buhari] (Yoksulları doyurun! Çünkü kıyamette onların üstünlüğü olacak, “Dünyada iken, bir hatadan dolayı nasıl birbirinize özür dilediyseniz, şimdi de fakirlerden özür dileyin!” denilecektir.) [Ebu Nuaym] Zenginlik bir nimettir Dünya ve ahiret mal ile kazanılır. Bunun için mal kıymetlidir. Süfyan-ı Sevri hazretleri, malın insanın silahı olduğunu söyleyerek, insanın, canını, malını, sağlığını, dinini, şerefini mal ile koruyacağını bildirmiştir. Sabreden fakir gibi şükreden zengin de kıymetlidir. Dinimiz mala hayr, hayırlı şey adını vermiştir. (Bekara 180, Adiyat 8), Define [altın paralar] Rabbin rahmeti olarak bildirilmiştir. (Kehf 82) Zenginliği öven hadis-i şeriflerden bazıları şöyledir: (Allahü teâlâ birine çok mal verir, bu da malını Allahü teâlânın razı olduğu, beğendiği yerde harcarsa, bu kimseye gıpta etmek, imrenmek yerinde olur.) [Buhari] (Allahü teâlâ bir kuluna mal ve ilim verir. Bu kul da haramlardan kaçınır, akrabasını sevindirir, malından, hakkı olanları bilip verir ise, Cennetin yüksek derecesine kavuşur.) [Tirmizi] (Ya Rabbi, buna [Enes bin Malik’e] çok mal ve çok çocuk ver ve bunlarla kendisini bereketlendir!) [T. Muhammediyye] (Mal, salih kimse için ne güzeldir.) [Taberani] (Mal ile şeref kazanılır.) [İ.Ahmed] (Ahir zamanda insanların paraya ihtiyacı daha çok olur. Çünkü insan o zaman din ve dünyasını ancak para ile korur.) [Taberani] (Şerefinizi mal ile, dininizi de, dil [müdara] ile koruyun!) [İ. Asakir] [Müdara, dini korumak için dünyalık vermek ve güler yüz göstermektir.] (Kişinin, şerefini korumak için verdiği şey, kendisi için sadaka olur.) [Ebu Ya’lâ] (Müminin izzeti, halktan müstagni olmasıdır.) [Taberani] [Müstagni = ihtiyaçsız] Mal değil, malı sevmek, mal aşkı ile yanıp tutuşmak kötüdür. Bu manada mal sevgisini kötüleyen hadis-i şeriflerden birkaçı şöyledir: (Her ümmetin bir fitnesi vardır. Ümmetimin fitnesi maldır.) [Nesai] (Her şeyin bir afeti vardır. Ümmetimin en büyük afeti, dünyaya, paraya gönül vermektir. İyi yolda harcayan hariç, mal toplayanın çoğunda hayır yoktur.) [Deylemi] (Kişi yaşlandıkça iki şeyi gençleşir: Uzun yaşama arzusu ve mal sevgisi.) [Buhari] (Paranın kuluna lanet olsun, paraya tapan helak olur.) [Tirmizi] (Herkesin bir sanatı vardır. Benim sanatım da fakirlik ve cihaddır. Bu ikisini seven beni sevmiş, bu ikisine buğzeden bana buğzetmiş olur.) [İ. Gazali] (Şeytan dedi ki: “Mal sahibine sabah akşam bunlar için vesvese vermeye çalışırım: Malı helal olmayan yerden edinmesine uğraşırım. Hak olmayan yere harcatmaya çalışırım. Mala karşı içinde sevgi ve muhabbet veririm ki, onu yerine harcayamasın.) [Taberani] Eldeki mal ile gururlanmak doğru değildir. Mal er geç bir gün yok olacak, fakat hesabı kalacaktır. Atalarımız demiş ki: Mala, mülke olma mağrur, deme var mı ben gibi Bir muhalif rüzgar eser, savurur harman gibi! Zenginlik kötü değildir. Çünkü Hazret-i İbrahim, Hazret-i Süleyman, Cennetle müjdelenen Abdurrahman bin Avf hazretleri ve evliyanın büyüklerinden Ubeydullah-i Ahrar hazretleri, çok zengin idi. Genel olarak zenginler malı sevdiği için mecaz olarak zenginler kötülenmiştir. Mesela, (Ümmetimin en kötüleri zenginlerdir) demek, (Ümmetimin en kötüleri taparcasına parayı sevenlerdir) demektir. Bizzat mal ve zenginlik kötülenmemiştir. Peygamber efendimiz, (Zenginlerin çoğu Cehenneme gider) buyurdu. Bu söz, zenginliğin ve malın aleyhine değildir. Malının zekatını vermeyen, hayır hasenat yapmayan, malını zararlı işlerde kullanan, israf eden kimseler için söylenmiştir. Müslüman kadınlar övülmüş, günahkâr kadınlar çok olduğu için de, (Cehennemin çoğu zengin ve kadınlardır) buyurulmuştur. Bu söz, zengine ve kadına hakaret değil, onları ikaz için söylenmiştir. Yine, (İnsanların çoğu kâfirdir) buyurulmuştur. Burada insan kötülenmiyor, kâfirlik kötüleniyor. Mal, kötüleri azdırırsa da, iyiler için çok kıymetlidir. Hazret-i İbrahim (Ya Rabbi, beni ve çocuklarımı puta tapmaktan koru) diye dua etmiştir. Puttan maksat para sevgisidir. Para aşkı, puta tapmak gibidir. Dinimizde mal kıymetlidir Mal, Allahü teâlânın verdiği bir nimettir. Ahireti kazanmak, mal ile olur. Dünya ve ahiret, mal ile intizam bulur, rahat olur. Hac, cihad sevabı mal ile kazanılır. Bedenin sıhhat, kuvvet bulması, mal ile olur. Başkasına muhtaç olmaktan insanı koruyan maldır. Sadaka vermek, akrabayı görüp gözetmek, fakirlerin imdadına yetişmek mal ile olur. Mescitler, okullar, hastaneler, yollar, çeşmeler, köprüler yaparak, asker yetiştirerek insanlara hizmet de mal ile olur. Peygamber efendimiz, (İnsanların en iyisi, onlara faydası çok olanıdır) buyuruyor. (Kudai) İnsanlara yardım etmek için çalışıp para kazanmak, nafile ibadet etmekten daha çok sevaptır. Cennetin yüksek derecelerine mal ile kavuşulur. Mal kıymetli olduğu için, malı israf etmek, telef etmek haramdır. Dine uymayan israf, haramdır. Mürüvvete [insanlığa] uymayan israf, tenzihen mekruhtur. Bu konudaki hadis-i şerif meali şöyledir: (Malı telef etmek haramdır, malı uğrunda öldürülen şehittir.) [Taberani] Mal kıymetli olduğu için Kur’an-ı kerimde mal ve can ile cihad edenler övülmektedir. (Nisa 95) Allahü teâlâ, Habibine verdiği nimetleri hatırlatırken, malsız iken Ona, kimseye muhtaç olmayacak kadar, mal verdiğini bildirmektedir. (Duha )[/B][B] Büyükler, (Mal, gurbette vatandır. Fakirlik vatanda gurbettir. Bir kimse, fakirse, nerede olursa olsun gariptir) buyuruyor. Mal, silah gibidir. Kullanmasını bilmeyen, onunla kendisini helak edebilir. Bu bakımdan mal, kimisi için iyi, kimisi için kötüdür. Kimisini zenginlik, kimisini fakirlik azdırır. Mal ve çocuklar, Allahü teâlâyı anmaktan alıkoyarsa, hüsrana sebep olur. (Münafikun 9) Mal sevgisi, insanı azdırabilir. Az kimse bunun zararından kurtulduğu için kötü zenginler tenkide maruz kalmıştır. Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki: (Malı pek çok seviyorsunuz.) [Fecr 20] (Altını, gümüşü [parayı] biriktirip Allah yolunda harcamayana elim azap vardır.) [Tevbe 34] (Mal ve çocuklarınız, Allah’ı anmaktan alıkoyarsa, hüsrana uğrarsınız.) [Münafikun 9] (İnsan zengin olunca azar.) [Alak 6-7] Zengin olan herkes azmaz. Fakat çok kimse azdığı için böyle buyurulmuştur. Mal herkesi azdırsaydı, Cenab-ı Hak, Hazret-i İbrahim’i, Hazret-i Süleyman’ı ve daha birçok salih kimseyi zengin etmezdi. Mal için imtihan vardır. (Al-i İmran 186, Tegabün 15] Netice mühimdir Mal ve makam sahibi olmak başka, mal ve makam sevgisi başkadır. Dünya ve ahiret saadetine kavuşmak ve insanlara hizmet edebilmek için mal ve makam sahibi olmak çok iyidir. Bütün dünya bir kimsenin olsa, mala mağrur olmadan dine uygun harcasa, çok büyük sevap kazanır. Süleyman aleyhisselam, büyük bir zenginlik ve saltanat içinde yüzdüğü halde, Cenab-ı Hak, Kur’an-ı kerimde (O ne iyi kuldur) diye övmektedir. (Sad 30) Peygamber efendimizden sonra insanların en üstünü olan, İbrahim aleyhisselamın ova ve vadileri dolduran davarları yanında, yalnız yarım milyon sığırı vardı. Mal ve makamı kötüye kullanmak zararlıdır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: (Mal-makam sevgisi, suyun sebzeyi büyüttüğü gibi, kalbde nifakı büyütür.) [İ. Gazali] (Mal ve makam sevgisinin müslümana yaptığı zarar, iki aç kurdun koyun sürüsüne verdiği zarardan büyüktür.) [Bezzar] (Dünya sevgisi, bütün kötülüklerin başıdır.) [Beyheki] İnsanı iyilik etmekten alıkoyan her şey dünyadır. Kur’an-ı kerimde, Cennetin, makam hırsıyla büyüklük taslamayan kimselere verileceği bildirilmektedir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: (“La ilahe illallah” diyen, dünyayı dinden üstün tutmadıkça, Allahü teâlânın gazabından ve azabından kurtulur. Dini bırakıp dünyaya [haramlara] sarılırsa, Allahü teâlâ, ona; “Yalan söylüyorsun” buyurur.) [Hakim] (Dünya işi için üzülen Allah’a karşı öfkelenmiş olur.) [Taberani] (Din işlerinde kendinden üstün olanı görüp ona uyan, dünya işlerinde ise kendinden aşağısına bakıp Allahü teâlâya hamd eden şükretmiş olur.) [T.Gafilin] (Dünya ahiretin tarlasıdır.) [Deylemi] (Dünyayı ahirete tercih eden, üç şeye maruz kalır. Üzüntüsü hiç eksilmez. Zenginlikteki refahı göremez, hep fakirlik sıkıntısı çeker. Doymayan bir hırsa tutulup öyle meşgul olur ki, hiç bir zaman boş vakti bulunmaz) hadis-i şerifini düşünerek, şu fani dünyada, kısa bir müddet sahip olunan mal ve makama mağrur olmamalıdır. Ecel gelince hepsi elden çıkar. (R.Nasıhin) Dünya ve ahiret Cenab-ı Hak, ahiret için çalışmayı emrettikten sonra, (Dünyadan da nasibini unutma!) buyuruyor. [Kasas 77] Hadis-i şeriflerde de buyuruldu ki: (Dünyanızı düzeltmeye çalışın! Yarın ölecekmiş gibi de ahiret için amel edin.) [Deylemi] (Hiç ölmeyecekmiş gibi dünya için, yarın ölecekmiş gibi de ahiret için çalışın!) [İbni Asakir] (Hayırlınız, ahiret için dünyasını, dünya için ahiretini terk etmeyen ve insanlara yük olmayandır.) [Deylemi] (Dünya malından ayrılınca üzülmek, buna kavuşunca sevinmek ve azgınlık yapmak, insanı Cehenneme götürür.) [Tirmizi] (Dünyayı seven, ahiretine zarar verir. Ahireti seven, dünyasına zarar verir. O halde, devamlı olanı, geçici olana tercih etmelidir.) [Beyheki] (İlim, Allah rızası için değil, dünya menfaati için öğrenildiği ve ibadetler, dünya menfaatlerine alet edildiği zaman fitneler zuhur edecektir.) [A.Rezzak] Kur’an-ı kerimde de mealen buyuruluyor ki: (Mal ve evlat dünya hayatının süsüdür. Baki olan, salih ameller, Rabbinin katında, mal ve evlatlardan ve dünyalıklardan iyidir.) [Kehf 46] Dünya binek yeridir İmam-ı Maverdi hazretleri buyuruyor ki: Dünya çalışma yeridir. Hadis-i şerifte, (Dünya ne güzel binektir. Ona binin ki, sizi ahirete kavuştursun!) buyuruluyor. Dünya mutlak manada kötü değildir. Ahiret azığını hazırlayanlar için servet yurdudur. Dünya bineğine binersen seni taşır, binemezsen o sana yüklenir ve seni öldürür. Dünya bir alet, bir vasıtadır. Bu vasıtayı iyi yolda kullanan kazanır, kötü yolda kullanan kaybeder. Mesela size yeni, güzel bir araba veriyorlar. (Bu araba ile, şu kadar zamanda şu karşıdaki köprüyü geçerseniz, kurtuluşa ereceksiniz) deniyor. Siz de, arabaya bakıp, (Ne kadar da güzelmiş) diyerek onu sevmekle meşgul olur, verilen zaman içinde karşıya geçmezseniz, düşman gelir, sizi kıskıvrak yakalar, köprüyü geçemezsiniz. Bu vasıta, yolcuları sahile çıkaran bir gemi de olabilir. Bu vasıtayla binip gitmeyen kurtulamaz. Dinimiz bu vasıtayı, kötülememiştir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: (Allah rızasını kazanmak, ahiret azığını temin etmek için, dünya ne güzel yerdir. Allah rızasını kazanmayan, ahiret azığını temin etmeyen için de, ne kötü yerdir. Kim, “Allah dünyayı rezil etsin!” derse, dünya da ona, “Hangimiz Rabbimize asi ise, Allah onu rezil etsin!” der.) [Hakim] (Dünya, mümin için ne güzel bir binektir. Hayra onunla erişilir.) [Deylemi] Bizi maksadımıza ulaştıran bineğin iyi, sağlam olması istenir. Onun için Allahü teâlânın bize verdiği akıl, sağlık, mal gibi nimetleri yerinde kullanmalıdır! Cenab-ı Hak, dünya saadetini de istemeyi emrediyor: (Ey Rabbimiz, bize dünyada da ahirette de güzellik ver!) diye dua etmemizi istiyor. (Bekara 201) Hadis-i kudside de buyuruldu ki: (Ey dünya, bana hizmet edene hizmetçi ol! Sana hizmet eden de senin hizmetçin olsun.) [Ebu Nuaym] Hazret-i Âdem, Cennette yasak meyveyi yiyince, def-i hacet ihtiyacı hissetti. İhtiyacını giderecek yer bulamadı. Allahü teâlâ, (Ya Âdem burada def-i hacet yapılmaz. Onun yeri dünyadır) buyurdu. Bu da dünyanın pislik yeri olduğunu göstermektedir. (İ.Gazali) Haksız kazanç Muhammed aleyhisselam Peygamber olarak gönderilince, şeytanlar İblisin başında toplanıp üzüntülerini bildirdiler. Bunun üzerine İblis onlara, (Bunlar dünyayı sever mi?) dedi. Onlar, evet deyince, (Öyleyse üzülecek bir şey yok. Onlara haksız kazanç sağlatırım. Lüzumsuz masraf yaptırır, lüzumlu yere de harcatmam. Zaten her kötülük bu üç şeyden meydana gelir) dedi. Dünyalık için ne kadar üzülürsen o nispette ahiret sevgisi kalbden çıkar. Ahiret için ne kadar üzülürsen, o nispette dünya sıkıntısı kalbden çıkar. Dünyada herkes misafirdir. Yanındaki şeyler emanettir. Misafirin gitmekten, emanetin ise geri alınmaktan başka çaresi yoktur. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Dünya mümine zindan, kâfire Cennettir.) [Müslim] Mümine dünyanın zindan olması, Cennete nispetledir. Cennette Müminler, gözlerin görmediği, kulakların duymadığı, akla ve hayâle gelmeyen büyük nimetlere kavuşacaklardır. Hiçbir sıkıntı görmeyeceklerdir. Cennetin sonsuz nimetleri karşısında dünya hayatı, müminler için bir zindan, bir Cehennem azabı gibi gelecektir. Kâfirler için Cehennem azabı o kadar şiddetli olacaktır ki, dünyadaki en şiddetli işkence bile onlar için çok hafiftir. Çalışmayıp muhtaç olanın [COLOR=Red]Sual: Fakirlikten kurtuluş için dua var mıdır? CEVAP[/COLOR] Dinimiz çalışarak kazanmayı emretmektedir. Hazret-i Ömer, (Çalışın, kazanın! Çalışmadan rızık beklemeyin! Allahü teâlâ gökten para yağdırmaz) buyurdu. Hazret-i Lokman Hakim de, (Çalış, kazan! Çalışmayıp muhtaç olanın dini ve aklı noksandır) buyurdu. Rızık için endişe etmemelidir! Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki: (Her canlının rızkı Allah’a aittir.) [Hud 6] (Şeytan, sizi fakirlikle korkutup, fahşaya sürükler [cimriliğe, her türlü kötülüğe teşvik eder.]) [Bekara 268] (Yeryüzüne dağılın, Allah’ın fazlından rızkınızı arayın!) [Cuma 10] Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: (Rızık için üzülme, takdir edilen rızık seni bulur.) [İsfehani] (En güzel rızık, helale, harama dikkat edilerek alın teri ile kazanılandır.) [Nesai] (Çalışıp kazanmak her müslümana farzdır.) [Taberani] (İbadet on kısımdır, dokuzu çalışıp helal kazanmaktır.) [Deylemi] (Kimseye muhtaç olmamak ve ana-baba, çoluk-çocuğunu da muhtaç etmemek için işe gidenin her adımı ibadettir.) [Taberani] (Allahü teâlâ sanat sahibi mümini sever.) [Taberani] (Çalışmayıp kendini sadaka isteyecek hâle düşüren 70 şeye muhtaç olur.) [Tirmizi] (Geçimini helalinden kazanmak, Allah yolundaki cihad gibidir.) [Deylemi] (Cihad, sadece kılıç sallamak değildir. Ana-babaya, evlada bakmak, kimseye muhtaç olmamak için çalışmak da cihaddır. Çalışıp kimseye yük olmayan mücahiddir.) [İ.Asakir] Çalışmak farzdır Nafakasını kazanacak ve borçlarını ödeyecek kadar çalışıp kazanmak farzdır. Cafer Huldi hazretleri, (Büyüklerimiz, kendi için değil, din kardeşlerine yardım için, çalışıp kazanmıştır) buyuruyor. Müslümanlara yardım için, cihad etmek için fazla çalışıp kazanmak müstehaptır, iyidir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (İnsanların en iyisi, insanlara faydalı olandır.) [Kudai] Şu duayı okuyan fakirlikten kurtulur demek, o dua kabul olmuşsa, ona bir çalışma kapısı açılır veya ummadığı yerden rızka kavuşur demektir. Hastalığı için dua eden de şifaya sebep olan ilaca veya başka bir sebeple sıhhate kavuşur. Çalışmak rızkı artırmaz. Rızkı veren Allahü teâlâdır. Çalışmak sebebe yapışmaktır. Sebeplere yapışmak sünnettir. (El-İhtiyar) İhtiyaçtan kurtulmak, bereketli rızka kavuşmak için sebeplere yapışmalıdır! Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: (Ömrüm uzun, rızkım bol olsun diyen, akrabasını ziyaret etsin, görüp gözetsin!) [İ. Ahmed] (Sabah uykusu rızka manidir.) [Beyheki] (İhtiyaçlarını insanlara açan, ihtiyaçtan kurtulamaz. Allahü teâlâya arz eden ise, ihtiyaçtan kurtulur.) [Hakim] (Allah korkusunu sermaye edinen, rızka ticaretsiz ve sermayesiz kavuşur. Kur’an-ı kerimde, “Kim Allah’tan korkarsa, Allah ona bir çıkış yolu ihsan eder ve rızkını ummadığı yerden gönderir” buyuruldu.) [Talak 2, 3 - Taberani] (Rızka kavuşan çok hamd etsin! Rızkı azalırsa istiğfar etsin!) [Hatib] [Hamd, "Elhamdülillah", İstiğfar, "Estağfirullah" demektir. İstiğfar etmek, günahların affına sebep olan iyilikleri yapmaktır.] (Eve girerken “İhlas” suresini okuyan, fakirlik görmez.) [T.Kurtubi] (Sıkıntıya düşen veya borçlanan, bin kere “La havle ve la kuvvete illa billahil aliyyil azim” derse, Allahü teâlâ işini kolaylaştırır.) [Şir’a] Çocuklarının geçimi için sıkıntı çeken birine, Peygamber efendimiz, (Neden istiğfar etmiyorsun? Ben günde yüz defa istiğfar ederim) buyurdu. Hasan-ı Basri hazretlerine, kıtlık, fakirlik, çocuksuzluktan şikayette bulunuldu. Hepsine de istiğfar etmesini söyledi. Sebebi sorulunca, Nuh suresinden şu mealdeki âyet-i kerimeleri okudu: (Çok affedici olan Rabbinize istiğfar edin ki, gökten bol yağmur indirsin; size, mal ve oğullar ile yardım etsin, sizin için bahçeler, ırmaklar versin.) [Nuh 10-12] İstiğfar edileceği zaman yüz defa (Estağfirullah min külli ma kerihallah. Estağfirullah el azim ellezi la ilahe illa hüvel hayyel kayyume ve etubü ileyh) demeli ve manasını düşünmelidir! Manası şöyledir: (Ya Rabbi, razı olmadığın, beğenmediğin şeylerden neler yapmışsam hepsini affet, yapmadıklarımı da yapmaktan koru. Kendisinden başka ilah bulunmayan hay, kayyum ve azim olan Allah’a istiğfar eder, günahlarıma pişman olup Ona sığınırım.) [Azim, zatı ve sıfatları kemalde, Hay, ezeli ve ebedi bir hayatla diri olan, Kayyum, zatı ile kaim olan, yarattığı her şeyi varlıkta durduran demektir.] Borçtan kurtulmak için, (Allahümme ekfini bihelâlike an haramike ve agnini bi fadlike ammen sivâke) duasını okumalıdır. [Ya Rabbi! Helâl ile yetinip, haramdan sakınan ve beni fazlınla senden başkasına muhtaç olmaktan müstağni eyle.] (Mek. Rabbani) [Duaların kabul olması için Ehl-i sünnet itikadında olmak, Allahü teâlânın emirlerini yapıp yasaklarından kaçmak gerekir.] Hâline şükretmeli, sabretmeli [COLOR=Red]Sual: Her türlü tedbire rağmen, zengin olamayan ne yapmalı? CEVAP[/COLOR] Hâline şükretmeli, fakirliğe sabretmelidir. Çünkü hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Fakirlik, dünyada kusur ise de, ahirette süstür.) [Deylemi] Mal ne kadar çok olursa hesabı vardır, haramdan kazanılmışsa azabı vardır. Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki: (O gün, size verilen her nimetten sorguya çekileceksiniz.) [Tekasür 8] (Rabbin hakkı için, onların hepsine elbette hesap soracağız.) [Hicr 92] (Zerre kadar hayır yapan sevabını, zerre kadar şer yapan da cezasını görür.) [Zilzâl 7, 8] Saptıran zenginlik ve fakirlik Sual: Fakir bir kimsenin zengin olmak için dua etmesinde bir mahzur var mıdır? CEVAP Hayır hiç mahzuru yoktur. Ancak zenginlik bizim hakkımızda hayırlı mı olacak yoksa şerli mi olacak bilemeyiz. Onun için ne istersek (Ya Rabbi hayırlısı ile ver) demeliyiz. Çünkü, hadis-i şerifte, zenginliğin de, fakirliğin de, insanı doğru yoldan çıkarabileceği bildirilmiştir. Bir hadis-i şerif meali şöyledir: (Allahü teâlâ buyurdu ki: “Kimisi ancak zengin olmakla imanını kurtarabilir. Eğer o fakir olsa idi, [fakirliğe sabredemez] küfre girerdi. Kimi de ancak fakir olmakla imanını kurtarabilir. Eğer o zengin olsaydı, [mal onu azdırır] küfre giderdi. Kimi de ancak sıhhatli olmakla imanını kurtarabilir. O hasta olsaydı, [hastalığa sabredemez] küfre düşerdi. [Bunun için genelde müslüman kulumun hakkında ne hayırlı ise onu veririm"]) [Hatib] Fakirlik mi, zenginlik mi? [COLOR=Red]Sual: Dinimizde fakirlik mi, zenginlik mi daha iyidir? CEVAP[/COLOR] Dinimiz, sabreden fakirleri ve şükreden zenginleri övmüştür. Bazı âlimler, (Fukarai sabirin, ağniyayı şakirinden = Sabreden fakir, şükreden zenginden daha üstündür) demişlerdir. Kimileri de, zenginliğe şükür, fakirliğe sabretmekten daha kolaydır, şükreden fakir daha üstündür demişlerdir. Fakirin parası da yoktur, aç yatar uyur. Ama zengin nereye, nasıl harcayacağım diye para kendisini rahatsız eder. Allahü teâlânın istediği yerlere harcayamazsa malı kendisini tehlikeye sokar. İslamiyet’in başlangıcında fakirlik övülürken, ahir zamanda ise, zenginlik övülmüştür. İnsan, dünyasını da, ahiretini de para ile koruyabilir. Bir de zenginlik ve fakirlik kişilere göre değişir. Kimi için fakirlik iyidir, kimisi için zenginlik. Çünkü fakirlik de zenginlik de insanın sapıtmasına sebep olabilir. Hayırlısı ne ise onun için dua etmelidir. Fakirlik ve zenginlikle ilgili birkaç hadis-i şerif meali şöyledir: (Şu yedi şey gelmeden faydalı amel etmekte acele edin: 1- [Allah’ı] Unutturan fakirlik, 2- Azdıran zenginlik, 3- Sağlığı bozan hastalık, 4- Bunaklık veren ihtiyarlık, 5- Ani ölüm, 6- Deccal, 7- Kıyamet ki, hepsinden daha dehşetlidir.) [Tirmizi, Hakim] (Helâk edici üç şey: 1- Cimrilik, 2- Nefsine uymak , 3- Kendini beğenmek. Kurtarıcı üç şey: 1- Gizli açık Allahü teâlâdan korkmak, 2- Fakirlik ve zenginlikte itidalli olmak, 3- Öfkede ve rızada adalet üzere olmak. Günahlara kefaret olan üç şey: 1- Mescide gitmek, 2- Namazı kıldıktan sonra öteki namazı beklemek, 3- Şiddetli soğukta güzelce abdest almak. Dereceleri yükselten üç şey: 1- Yemek yedirmek, 2- Selamı yaymak, 3- Herkes uykuda iken gece namazı kılmak.) [Hatib] (Cahillikten daha şiddetli fakirlik, akıldan daha faydalı zenginlik, tefekkürden daha kıymetli ibadet yoktur.) [İ. Neccar] (Ölümü çok hatırlamak, günahları yok eder; dünyadan soğutur. Zenginken hatırlamak mal hırsını yok eder. Fakirken hatırlamak, eldeki ile kanaat etmeye sebep olur.) [İbni Ebiddünya] (Gerçek zenginlik, insanların elindekilere göz dikmemektir. Aç gözlülük peşin bir fakirliktir.) [Askerî] Zenginlerle görüşmek [COLOR=Red]Sual: Zenginlerle görüşmek, arkadaşlık etmek uygun mudur? CEVAP[/COLOR] Kendimize göre, çok zengin olanlarla pek sık görüşmek, arkadaşlık etmek uygun olmaz. Bir ihtiyaç olursa, ihtiyaç kadar görüşülebilir. Bir de, dünya işlerinde, kendimizden aşağı olana bakarak, halimize şükretmeli, zengin olanlara özenmemeli. İki hadis-i şerif meali: (Zenginlerdeki mal ve nimetleri görüp, hâlinizden şikâyet etmemek ve sahip olduğunuz nimetleri küçümsememek için, onların yanına seyrek gidin.) [Hakim] (Din işlerinde, kendinizden üstün olanı, görüp ona uyan, dünya işlerinde ise kendinden aşağısına bakıp, Allahü teâlâya hamd eden şükretmiş olur.) [T. Gafilin] Zenginle görüşen, ister istemez, ona tevazu gösterebilir. Bu ise tehlikelidir. Dünyalık için, zenginlere, makam sahiplerine yaltaklık etmek çok zararlıdır. İki hadis-i şerif meali: (İtibarlı birine, dünyalık için, tevazu gösteren, rahmetten uzak kalır.) [Deylemi] (Zengine, zenginliği için, yaltaklananın, dininin üçte ikisi gider.) [Beyheki, Deylemi, İ. Rabbani] Kibirlenmek, çok kötü olduğu halde, bid’at sahiplerine ve zenginlere karşı kibirli görünmek caizdir. Bu kibir, kendini yüksek göstermek için değildir. Onlara ders vermek, gafletten uyandırmak içindir. Salih zenginlerin, kibirlenmeyip, tevazu göstererek, fakirlerle, garibanlarla beraber olması ise, çok iyidir. Fakiri hor görmek [COLOR=Red]Sual: Mahallemizde garip kimsesiz bir amca var. Namazında niyazında, kimseye karışmaz; fakat fakir olduğu için, horlanıyor. Bir de, ahlaksız kötü birisi var; fakat zengindir. Belki işimiz düşer diye, ona da saygı gösteriliyor. Böyle davranmak uygun mudur? CEVAP[/COLOR] Hiç kimseyi, hor ve aşağı görmek uygun değildir. Zengine zengin olduğu için ikram etmek çok kötü olduğu gibi, fakiri, fakir olduğu için, horlamak da caiz değildir. İki hadis-i şerif meali şöyledir: (En üstün kimse, malı az olduğu için değer verilmeyen mümindir.) [Deylemi] Lüks yaşamak [COLOR=Red]Sual: Mısırlı sosyalist felsefe profesörü gibi, (Bir Müslüman, Peygambere nasıl bir araba alması gerektiğini sorarsa, pahalı, lüks, şatafatlı bir araba almaması gerektiğini, bunların insana değer kazandırmayacağını söyler) demek caiz midir? CEVAP[/COLOR] Söylenilen tamamen doğru olsa da, Peygamber efendimiz adına böyle söylemek asla caiz olmaz. Üstelik bu söz yanlıştır. Zenginliği kötülemek caiz değildir. Allahü teâlâ, (Verdiğim nimetleri kullananları severim) buyuruyor. Nimeti gizlemeyi sevmez. Şükür için, nimetini gösteren zenginleri sever. Zengin olduğu için, kendini beğeneni, kendini başkalarından üstün göreni sevmez. Ulema ve Resulullah, malın değer kazandırdığını bildiriyor. İbni Abidin hazretleri buyuruyor ki: Nimeti göstermek için, iyi ve kıymetli giyinmek müstehabdır. Öğünmek için, gösteriş için giyinmek mekruhtur. (Redd-ül muhtar) Lüks yaşamak değil, kendini üstün göstermek için lükse kaçmak haramdır. İkisi çok farklı şeylerdir. Müslüman bir zengin, dinine hizmet için lüks araba almışsa, (Sen bunu gösteriş için aldın) demek, ona suizan olur. Genelde her devirde, (Ye kürküm ye) sözü geçerlidir. İnsanların çoğu görünüşe değer verdiği için, dine hizmet gayesiyle, nimeti göstermek müstehab olur. Bu konuda, önce hadis-i şeriflere, sonra da İslam âlimlerinin açıklamalarına bakalım! Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: (Allah’ın verdiği nimetin alameti, senin üzerinde görünsün; çünkü Allah, verdiği nimetin eserini, kulunun üzerinde görmek ister.) [Beyheki, Hâkim] (Şerefinizi mallarınızla, dininizi de dilinizle [müdarayla] koruyun!) [İ. Asakir] (Ahir zamanda insanların paraya ihtiyacı daha çok olur. Çünkü insan o zaman din ve dünyasını ancak parayla korur.) [Taberani] (Ahir zamanda, müminler için zenginlik saadettir.) [İ. Rafii] (İnsana, malı şeref kazandırır.) [İ. Ahmed] (Mal, salih kimse için ne güzeldir.) [Taberani] İmam-ı a’zam hazretleri, talebelerine, güzel giyinmelerini emrederdi. Kendisi de, her derse başka yeni elbise giyerek gelirdi. Bir cübbesi 400 altın kıymetindeydi. İmam-ı Muhammed, kıymetli kıyafetler giyerdi. Resulullah efendimiz de, bin dirhem gümüş kıymetinde Yemen kumaşından cübbe giyerdi. (Dürr-ül-muhtar, Tahtavi) Süfyan-ı Sevri hazretleri, (Bu zamanda mal, insanın silâhıdır. Yani insan, canını, sağlığını, dinini ve şerefini mallarıyla korur) buyuruyor. (T. Muhammediye) İslam’ın vakarını, şerefini korumak için şık giyinmek sevabdır. (S. Ebediyye) Servet düşmanlığı [COLOR=Red]Sual: (Zengin bir kimse, Kur’ana göre, servetini dilediği gibi harcama hakkına sahip değildir; çünkü onun elindeki mal topluma aittir. Gereğinde zenginin malı, toplumun ihtiyaçlarına sarf edilebilir veya fakirlere verilir) deniyor. Komünizmde özel mülkiyet yok, İslamiyet’te de özel mülkiyet yok mudur? Zenginin malında fakirin, zekâttan başka hakkı var mıdır? CEVAP[/COLOR] Bu, Mısırlı sosyalist yazarların iftirasıdır. Yerli mezhepsizler de onlardan almıştır. Dinimize göre, herkes özel mülkiyet hakkına sahiptir. Müslümanın malında, zekâttan başka, kimsenin hiçbir hakkı yoktur. Resulullah efendimiz, (Malda zekâttan başka hak yoktur) buyurdu. (Ahkâm-üs-sultaniyye) Dinimizde zekâtı verilmiş mal, biriktirilmiş, gayri meşru mal değildir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Zekâtı verilmiş mal, kenz değildir.) [Ebu Davud, Taberani, Hâkim, Hatib, Münavi] Görüldüğü gibi, zekâtı verilen mal, kenz [istif edilmiş, stok edilmiş mal] değildir. Zekâtını veren, malın hakkını ödemiş olur. Kimse bu malı alamaz. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Bir müminin malını, onun rızası olmadan almak helal değildir.) [Ebu Davud] Bir kimsenin mülkü, ondan izinsiz kullanılamaz. (Dürr-ül-muhtar) Zekât veren zenginin malını elinden alıp fakirlere veya başka yerlere vermek zulüm olur. Zekâtını veren zenginin apartman, köşk yaptırması haram değildir. Tembel oturup, çalışmayıp başkasına muhtaç olmak ve kazandıklarını haram şeylere vermek haramdır. Zekâtını veren kimsenin sarayda oturması, lüks vasıtalara binmesi, şık giyinmesi helaldir; çünkü Allahü teâlâ, (Verdiğim nimetleri kullanmalarını severim, çalışana veririm) buyuruyor. Çalışıp kazanmak, mal mülk sahibi olmak yani zengin olmak günah değil, ibadettir. Zengin olduğu için kendini başkalarından üstün görmek haramdır. (F. Bilgiler) Kaynak:Kanal7 [/B][/I][/COLOR] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Kuran-i Kerim
Sorularla Kuran-ı Kerim
Selamün aleyküm
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst