Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi
Selef-i Salihin
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="topraktoprak" data-source="post: 185045" data-attributes="member: 11795"><p><span style="color: purple"><strong><em><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen">Hadisçiler, tefsirciler ve fıkıhçılar İslamın ilk üç asırda yaşayan nesle selef veya mutakaddimin demektedirler.</span></span></em></strong></span></p><p><span style="color: purple"><strong><em><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen">Kelamcılar İmam-ı Gazali’ye kadar olan beşinci asra kadar olanlara da bu ismi vermektedirler.</span></span></em></strong></span></p><p><span style="color: purple"><strong><em><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen">Selef kendi arasında, Sahabe, Tabiin ve Etbauttabiin olmak üzere üç kısma ayrılır.</span></span></em></strong></span></p><p><span style="color: purple"><strong><em><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen">Bu tabakaların efdaliyeti Kur’an ve Sünnetle sabittir. Bilhassa sahabelerin faziletleri hakkında çok ayet ve hadis vardır.</span></span></em></strong></span></p><p><span style="color: purple"><strong><em><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen">Bunlardan bir ayet meali şöyledir: </span></span></em></strong></span></p><p><span style="color: purple"><strong><em><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen">“(İslam’da) birinci dereceyi kazanan Muhâcirler ve Ensar ile onlara “güzellikle tâbi olanlar” (var ya) Allah onlardan razı olmuştur. Onlar da Allah’tan razı olmuşlardır. (Allah) bunlar için-kendi içlerinde ebedi kalıcı olmak üzere- altlarından ırmaklar akan cennetler hazırladı. İşte bu en büyük bahtiyarlıktır.” (Tevbe, 100)</span></span></em></strong></span></p><p><span style="color: purple"><strong><em><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen">Selef, hadislerde sarih olarak zikredilmiştir. Bir hadiste bunlar fazilet sırasına göre şöyle sıralanmıştır:</span></span></em></strong></span></p><p><span style="color: purple"><strong><em><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen">“Ümmetimin en hayırlı olanları benim asrımda yaşayanlardır (Ashâb), sonra onları takip edenler (Tâbiin), sonra da onları tâkip edenler (Etbauttabiin) gelir…”</span></span></em></strong></span></p><p><span style="color: purple"><strong><em><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen">Selefin fetvaları ve te’villeri esas alınır. Ayet ve Hadislerden sonra Sahabenin ve sırasıyla Tabiinin ve Etbauttabiinin izah, te’vil ve şerhleri öne çıkar.</span></span></em></strong></span></p><p><span style="color: purple"><strong><em><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen">Bu üç tabaka faziletleri itibariyle hiyerarşik bir sıra takip eder. Sahabe en faziletli, onlardan sora Tabiin ve onlardan sonra da Etbauttabiin gelir.</span></span></em></strong></span></p><p><span style="color: purple"><strong><em><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen">Sahabeleri de kısımlara ayıran ve birbirine üstünlüğü de şu ayet-i kerimede zikrediliyor:</span></span></em></strong></span></p><p><span style="color: purple"><strong><em><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen">“İçinizde fetihten evvel (Allah yolunda) harcanan ve muhârebe eden kimseler (diğerleriyle) bir olmaz. Onlar derece itibariyle (fetihten) sonra harcanan ve muhârebe edenlerden daha büyüktür. Bununla beraber Allah (bu iki zümreden) her birine en güzel olanı (Cennet’i) vâdetti. Allah ne yaparsanız hakkıyla haberdârdır.” (Hadid, 10)</span></span></em></strong></span></p><p><span style="color: purple"><strong><em><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen">Selefde bulunan vasıfları cumhur dört maddede toplamıştır:</span></span></em></strong></span></p><p><span style="color: purple"><strong><em><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen">1-Sünnete çok önem vermiş ve harfiyyen uygulamışlar. Her şeylerini Hz. Resulullah’ın sünnetine göre tanzim ederlerdi. İbadetlerinde, muamelatlarında, hatta yeme-içme gibi tabii fiillerinde sünneti esas alıyorlardı.</span></span></em></strong></span></p><p><span style="color: purple"><strong><em><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen">2-Takva sahibi ve diyanette en önde olmalarıdır. Bu hususta bunlara yetişmek mümkün değildir. Yatsı abdesti ile sabah namazını eda etmek, her gün veya birkaç günde bir Kur’an’ı hatmetmek, bütün mallarını tasadduk etmek, çok namaz kılmaktan derilerinin kemiğe yapışmasına kadar faziletlerine kimse yetişemez.</span></span></em></strong></span></p><p><span style="color: purple"><strong><em><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen">3-Hamiyet ve gayretleri de fevkalade derecesine çıkmıştı. İslam için her türlü sıkıntı, işkence, dayak, hapis ve hatta ölümü göze alan bahtiyarlar gurubu idi. Dine hizmet için aylarca yol yürümüş, aç, çıplak, yalın ayak kalmış, yorulup meşakkat çekmişlerdir.</span></span></em></strong></span></p><p><span style="color: purple"><strong><em><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen">4-İhlasta ve samimiyette de onlara yetişilmez. Bütün gayeleri Allah’ın rızasını kazanmak olmuştur. Dünyevi menfaat, mevki, makam, zenginlik gibi düşünceleri hiç olmamıştır. Samimiyetleri neticesinde islamı hayatın her sahasına hakim kılmışlar.</span></span></em></strong></span></p><p><span style="color: purple"><strong><em><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen">Selef-i salihin hakkında yanlış düşünmek, aleyhlerinde konuşmak hem yanlış hem de zem edilmiştir. Bir hadis-i şerifte bu husus şöyle ifade ediliyor:</span></span></em></strong></span></p><p><span style="color: purple"><strong><em><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen">“Bu ümmetin sonradan gelenlerinin (müteahhirun) önden gelenlerine (selef-i salihin) dil uzatması kıyamet alametlerindendir.”</span></span></em></strong></span></p><p><span style="color: purple"><strong><em><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen">Dinin, insanlığın dünya ve ahiret saadetlerinin kazanılmasına vesile olması için saff-ı evvel olan selefi rahmetle ve minnetle anıyoruz. Şefaatlerine mazhar olmamız için dua ediyoruz.</span></span> </em></strong></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="topraktoprak, post: 185045, member: 11795"] [COLOR=purple][B][I][SIZE=4][COLOR=darkgreen]Hadisçiler, tefsirciler ve fıkıhçılar İslamın ilk üç asırda yaşayan nesle selef veya mutakaddimin demektedirler. Kelamcılar İmam-ı Gazali’ye kadar olan beşinci asra kadar olanlara da bu ismi vermektedirler. Selef kendi arasında, Sahabe, Tabiin ve Etbauttabiin olmak üzere üç kısma ayrılır. Bu tabakaların efdaliyeti Kur’an ve Sünnetle sabittir. Bilhassa sahabelerin faziletleri hakkında çok ayet ve hadis vardır. Bunlardan bir ayet meali şöyledir: “(İslam’da) birinci dereceyi kazanan Muhâcirler ve Ensar ile onlara “güzellikle tâbi olanlar” (var ya) Allah onlardan razı olmuştur. Onlar da Allah’tan razı olmuşlardır. (Allah) bunlar için-kendi içlerinde ebedi kalıcı olmak üzere- altlarından ırmaklar akan cennetler hazırladı. İşte bu en büyük bahtiyarlıktır.” (Tevbe, 100) Selef, hadislerde sarih olarak zikredilmiştir. Bir hadiste bunlar fazilet sırasına göre şöyle sıralanmıştır: “Ümmetimin en hayırlı olanları benim asrımda yaşayanlardır (Ashâb), sonra onları takip edenler (Tâbiin), sonra da onları tâkip edenler (Etbauttabiin) gelir…” Selefin fetvaları ve te’villeri esas alınır. Ayet ve Hadislerden sonra Sahabenin ve sırasıyla Tabiinin ve Etbauttabiinin izah, te’vil ve şerhleri öne çıkar. Bu üç tabaka faziletleri itibariyle hiyerarşik bir sıra takip eder. Sahabe en faziletli, onlardan sora Tabiin ve onlardan sonra da Etbauttabiin gelir. Sahabeleri de kısımlara ayıran ve birbirine üstünlüğü de şu ayet-i kerimede zikrediliyor: “İçinizde fetihten evvel (Allah yolunda) harcanan ve muhârebe eden kimseler (diğerleriyle) bir olmaz. Onlar derece itibariyle (fetihten) sonra harcanan ve muhârebe edenlerden daha büyüktür. Bununla beraber Allah (bu iki zümreden) her birine en güzel olanı (Cennet’i) vâdetti. Allah ne yaparsanız hakkıyla haberdârdır.” (Hadid, 10) Selefde bulunan vasıfları cumhur dört maddede toplamıştır: 1-Sünnete çok önem vermiş ve harfiyyen uygulamışlar. Her şeylerini Hz. Resulullah’ın sünnetine göre tanzim ederlerdi. İbadetlerinde, muamelatlarında, hatta yeme-içme gibi tabii fiillerinde sünneti esas alıyorlardı. 2-Takva sahibi ve diyanette en önde olmalarıdır. Bu hususta bunlara yetişmek mümkün değildir. Yatsı abdesti ile sabah namazını eda etmek, her gün veya birkaç günde bir Kur’an’ı hatmetmek, bütün mallarını tasadduk etmek, çok namaz kılmaktan derilerinin kemiğe yapışmasına kadar faziletlerine kimse yetişemez. 3-Hamiyet ve gayretleri de fevkalade derecesine çıkmıştı. İslam için her türlü sıkıntı, işkence, dayak, hapis ve hatta ölümü göze alan bahtiyarlar gurubu idi. Dine hizmet için aylarca yol yürümüş, aç, çıplak, yalın ayak kalmış, yorulup meşakkat çekmişlerdir. 4-İhlasta ve samimiyette de onlara yetişilmez. Bütün gayeleri Allah’ın rızasını kazanmak olmuştur. Dünyevi menfaat, mevki, makam, zenginlik gibi düşünceleri hiç olmamıştır. Samimiyetleri neticesinde islamı hayatın her sahasına hakim kılmışlar. Selef-i salihin hakkında yanlış düşünmek, aleyhlerinde konuşmak hem yanlış hem de zem edilmiştir. Bir hadis-i şerifte bu husus şöyle ifade ediliyor: “Bu ümmetin sonradan gelenlerinin (müteahhirun) önden gelenlerine (selef-i salihin) dil uzatması kıyamet alametlerindendir.” Dinin, insanlığın dünya ve ahiret saadetlerinin kazanılmasına vesile olması için saff-ı evvel olan selefi rahmetle ve minnetle anıyoruz. Şefaatlerine mazhar olmamız için dua ediyoruz.[/COLOR][/SIZE] [/I][/B][/COLOR] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi
Selef-i Salihin
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst