Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Tasavvuf
Mevlana ve Mevlevilik
Sema / Aşıkların, Aşkın Raksı
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="hulusi" data-source="post: 115966" data-attributes="member: 32"><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: black"><img src="http://www.fileden.com/files/2006/7/10/120661/semazenn.jpg" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">Semazenlere...</span></span></p><p><em><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">‘’Sema, marifet ehlinin ruhlarının latif gıdasıdır. Çünkü sema, davranışlardan ayrılan bir rikkat ve incelik taşır. Sema, rikkat sebebiyle ancak nazik ve hassas insanlar tarafından algılanır. Sema’nın inceliği ehli tarafından algılanır, ancak gönül temizliği sayesinde kavranabilir.‘’</span></span></em></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">Sema üzerinden onca tartışmanın yapıldığı şu günlerde, ilk olarak sanırım semanın Allah’a olan aşkın simgesi olan bir zikir olduğunun yeniden hatırlanmasıyla işe başlamalıyız. Görsel zenginliğiyle çeşitli danslarla bir arada kullanılan / kullanılmak istenen sema tüketebileceğimiz onca şeyden biri değildir. Yani semanın görsel zenginliğinin içsel olanı yansıtmasından geldiğinin ayırdında olmalıyız. En azında biz, bizler bunun farkında davranışlar sergilemeliyiz sanırım. İslami! Düğünlerde çağrılan ve dönüş sergileyenlerin danstan ibaret olduğunu, semanın bir bütün içinden söküp alınmayacak denli köklü bir deveran olduğunu önce kendimiz hatırlayıp, hatırlatmalı değil miyiz?</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">Semanın çıkışıyla ilgili çeşitli rivayetlerin varlığı bilinmektedir. En kuvvetli olanlarından biri, Kuyumcu Şeyh Selahaddin’in dükkanının önünden geçen Pir’in semaya başlamasıdır. Kuyumcu Şeyh Selahaddin, Hz. Mevlana’yı görünce,’’Mevlana semadan çekilinceye kadar altın varakları lime lime olsa da hiç durmadan çekiç vurun’’ diye emreder.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">Eflaki bu hadisenin devamında Selahaddin’in altınları gözden çıkarması sonucunda, bütün dükkanın altın yapraklarla dolduğunu, bütün aletlerin de altına dönüştüğünü söyler. Burada Mesnevi de geçen bi yeri aktarmak istiyorum:</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">‘’Yapılma yıkılmadadır; topluluk dağınıklıkta; düzeltme kırılmada, murat muratsızlıktadır; varlık yoklukta.’’</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">Hz. Mevlana bu alemden mekansızlık mekanına geçiş köprüsü olarak semayı görmektedir. Schimmel sema için der ki;</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">‘’Allah’ın onu cennete getirmesi için gökyüzüne açılan bir pencere veya bir merdivendir.’’</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">Mesnevinin ilk beyitlerindeki bu kopuş, asıl vatan hasreti demek ki semayla bir nebze teselli bulmuştur. Raks, sema, müzik hakkında söylenen pek çok şey karşısında Pir, biz bu konuda bir şeye rastlamadık, okumadık diyenlere; onlar eşekcesine okumuşlardır demektedir.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">Çünkü bilir ki semazenin ayak bastığı yerde hayat kaynağı fışkırır. Bu manevi lezzetle kendinden geçen semazenler kendilerine de halka dışındakilere de bir ruh dinginliği bağışlar.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">Bu hala böyle değil midir?</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">Günümüzde Pir’in takipçisi olan semazenler (ki açılış ve düğünlerde dans eden üç beş kişiye bu ismlendirmeyi yapmıyorum) azim ve istikrarla bu mesleğin devamı olma, geleneği devam ettirme misyonunu yüklenmiş gitmektedirler. Hz. Mevlana Mesnevi’yi okusunlar diye yazmadığını; ayaklarının altına alınsın ve uçulsun diye yazdığını söyler. Bi vesile tüm dünyada sema ayini için dolaşan semazenler; Bosna’ dan Hindistan’a; Amerika’dan Santiyago’ya; Urfa’dan Tokat’a sema ederken; Pir’in eliyle ordan oraya uçarken., değdikleri bir gönülde gül yetişse de kafi değil midir? </span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">Teyar dö Şardin’in 20. yy insanı için yaptığı tesbit manidardır. Ki aklı başında her sıkışmış ruhun , modern insanın onun dediği gibi intihar ve ibadet arasında tercih yapmak zorunda olduğunu düşünüyorum. Çünkü ibadet ve zikir bir bağdır ve bağı olmayan insan boşlukta yuvarlanır.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">Sema, görülen ve görülmeyen alemlerin arasında bir bağ oluşturur.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">Sema, heyecandır.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">Sema, gıdadır.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">Sema, yalnız bunu duymak ve anlamak için can kulağı, gönül kulağı gerekir.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">Sema, doyumsuz bir aşk şarabıdır.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">Sema, mana aleminin giriş kapısıdır.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">Semazenler, sema halkasında erirler, saflaşırlar ve Nurlar Nuru’na yükselirler.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">Görünen alemden görünmeyen aleme geçerler.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">Bizlerin bile semayı, semazenleri, Mevlevileri oldukları şeklin dışında görmemizi isteyenlere inat; semanın aşkın kanatları olduğu inancımı sürdüreceğim. Ve sanırım bu güzelliklere bakışımız değişeli, burun kıvıralı, birliğimizi, özümüzü ve gücümüzü kaybettik.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">Son söz Hz. Mevlana’nın umulur ki seferimizin yönü tez zamanda kalbimize döner.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">‘’Ne Afgan vardır, ne Türk ne de Tataroğlu. Bizler hepimiz aynı bahçenin, aynı ağacın meyveleriyiz. Bizler aynı baharın açmış çiçekleriyiz.‘’</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">Aşk olsun!</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: black">HÛ...</span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="hulusi, post: 115966, member: 32"] [SIZE=3][COLOR=black][IMG]http://www.fileden.com/files/2006/7/10/120661/semazenn.jpg[/IMG][/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=black]Semazenlere...[/COLOR][/SIZE] [I][SIZE=3][COLOR=black]‘’Sema, marifet ehlinin ruhlarının latif gıdasıdır. Çünkü sema, davranışlardan ayrılan bir rikkat ve incelik taşır. Sema, rikkat sebebiyle ancak nazik ve hassas insanlar tarafından algılanır. Sema’nın inceliği ehli tarafından algılanır, ancak gönül temizliği sayesinde kavranabilir.‘’[/COLOR][/SIZE][/I] [SIZE=3][COLOR=black]Sema üzerinden onca tartışmanın yapıldığı şu günlerde, ilk olarak sanırım semanın Allah’a olan aşkın simgesi olan bir zikir olduğunun yeniden hatırlanmasıyla işe başlamalıyız. Görsel zenginliğiyle çeşitli danslarla bir arada kullanılan / kullanılmak istenen sema tüketebileceğimiz onca şeyden biri değildir. Yani semanın görsel zenginliğinin içsel olanı yansıtmasından geldiğinin ayırdında olmalıyız. En azında biz, bizler bunun farkında davranışlar sergilemeliyiz sanırım. İslami! Düğünlerde çağrılan ve dönüş sergileyenlerin danstan ibaret olduğunu, semanın bir bütün içinden söküp alınmayacak denli köklü bir deveran olduğunu önce kendimiz hatırlayıp, hatırlatmalı değil miyiz?[/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=black]Semanın çıkışıyla ilgili çeşitli rivayetlerin varlığı bilinmektedir. En kuvvetli olanlarından biri, Kuyumcu Şeyh Selahaddin’in dükkanının önünden geçen Pir’in semaya başlamasıdır. Kuyumcu Şeyh Selahaddin, Hz. Mevlana’yı görünce,’’Mevlana semadan çekilinceye kadar altın varakları lime lime olsa da hiç durmadan çekiç vurun’’ diye emreder.[/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=black]Eflaki bu hadisenin devamında Selahaddin’in altınları gözden çıkarması sonucunda, bütün dükkanın altın yapraklarla dolduğunu, bütün aletlerin de altına dönüştüğünü söyler. Burada Mesnevi de geçen bi yeri aktarmak istiyorum:[/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=black]‘’Yapılma yıkılmadadır; topluluk dağınıklıkta; düzeltme kırılmada, murat muratsızlıktadır; varlık yoklukta.’’[/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=black]Hz. Mevlana bu alemden mekansızlık mekanına geçiş köprüsü olarak semayı görmektedir. Schimmel sema için der ki;[/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=black]‘’Allah’ın onu cennete getirmesi için gökyüzüne açılan bir pencere veya bir merdivendir.’’[/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=black]Mesnevinin ilk beyitlerindeki bu kopuş, asıl vatan hasreti demek ki semayla bir nebze teselli bulmuştur. Raks, sema, müzik hakkında söylenen pek çok şey karşısında Pir, biz bu konuda bir şeye rastlamadık, okumadık diyenlere; onlar eşekcesine okumuşlardır demektedir.[/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=black]Çünkü bilir ki semazenin ayak bastığı yerde hayat kaynağı fışkırır. Bu manevi lezzetle kendinden geçen semazenler kendilerine de halka dışındakilere de bir ruh dinginliği bağışlar.[/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=black]Bu hala böyle değil midir?[/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=black]Günümüzde Pir’in takipçisi olan semazenler (ki açılış ve düğünlerde dans eden üç beş kişiye bu ismlendirmeyi yapmıyorum) azim ve istikrarla bu mesleğin devamı olma, geleneği devam ettirme misyonunu yüklenmiş gitmektedirler. Hz. Mevlana Mesnevi’yi okusunlar diye yazmadığını; ayaklarının altına alınsın ve uçulsun diye yazdığını söyler. Bi vesile tüm dünyada sema ayini için dolaşan semazenler; Bosna’ dan Hindistan’a; Amerika’dan Santiyago’ya; Urfa’dan Tokat’a sema ederken; Pir’in eliyle ordan oraya uçarken., değdikleri bir gönülde gül yetişse de kafi değil midir? [/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=black]Teyar dö Şardin’in 20. yy insanı için yaptığı tesbit manidardır. Ki aklı başında her sıkışmış ruhun , modern insanın onun dediği gibi intihar ve ibadet arasında tercih yapmak zorunda olduğunu düşünüyorum. Çünkü ibadet ve zikir bir bağdır ve bağı olmayan insan boşlukta yuvarlanır.[/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=black]Sema, görülen ve görülmeyen alemlerin arasında bir bağ oluşturur. Sema, heyecandır. Sema, gıdadır. Sema, yalnız bunu duymak ve anlamak için can kulağı, gönül kulağı gerekir. Sema, doyumsuz bir aşk şarabıdır. Sema, mana aleminin giriş kapısıdır.[/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=black]Semazenler, sema halkasında erirler, saflaşırlar ve Nurlar Nuru’na yükselirler. Görünen alemden görünmeyen aleme geçerler. Bizlerin bile semayı, semazenleri, Mevlevileri oldukları şeklin dışında görmemizi isteyenlere inat; semanın aşkın kanatları olduğu inancımı sürdüreceğim. Ve sanırım bu güzelliklere bakışımız değişeli, burun kıvıralı, birliğimizi, özümüzü ve gücümüzü kaybettik.[/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=black]Son söz Hz. Mevlana’nın umulur ki seferimizin yönü tez zamanda kalbimize döner.[/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=black]‘’Ne Afgan vardır, ne Türk ne de Tataroğlu. Bizler hepimiz aynı bahçenin, aynı ağacın meyveleriyiz. Bizler aynı baharın açmış çiçekleriyiz.‘’[/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=black]Aşk olsun![/COLOR][/SIZE] [SIZE=3][COLOR=black]HÛ...[/COLOR][/SIZE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Tasavvuf
Mevlana ve Mevlevilik
Sema / Aşıkların, Aşkın Raksı
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst