Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Sen Allah’tan BELÂ istedin!....
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="bardak" data-source="post: 121213" data-attributes="member: 1298"><p><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><em><strong><span style="font-size: 18px">SABIR</span></strong></em></span></span></p><p> </p><p><span style="color: #333333"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><em><strong>Gâfilin kendini koruma mekanizmasıdır!</strong></em></span></span></span></p><p><span style="color: #333333"><em><strong><span style="color: darkgreen"><span style="font-size: 22px"><span style="font-family: 'Impact'">SABREDİLECEK ŞEY, “BEL”DIR!</span></span></span></strong></em></span></p><p><span style="color: #333333"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><em><strong>Sabredilecek şey, BELÂDIR.. Belâ olmadığı zaman zaten sabredilecek bir şey yok demektir... </strong></em></span></span></span></p><p><span style="color: #333333"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><em><strong><span style="color: indigo"><u>Gerçekte başa gelen her BEL bir nimettir!. Çünki bir arınma vesilesidir... </u></span></strong></em></span></span></span></p><p><span style="color: #333333"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><em><strong>Biz genelde, nefsimize hoş gelmeyen şeyleri ŞER olarak görürüz.. Halbuki nefsimize hoş gelmeyen şeye sabredersek, o şer gördüğümüz şey bizim şuur boyutunda kendimizi daha iyi tanımamıza yol açmak için, amiyane tâbirle yontulmamız için başımıza gelmiş bir BEL dır!. Biz o andaki şartlarımıza GÖRE o olayı şer olarak bela olarak nitelendirirsek de daha sonraki bir aşamada onun nimet olduğunu farkedebiliriz..</strong></em></span></span></span></p><p><span style="color: #333333"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><em><strong>Elinden geliyorsa o belâdan kurtulmanın yollarına başvurursun... Elinden gelmiyorsa oturup sabreder ve bu arada da o belânın gerçekte sende hangi konuda bir arınmaya yolaçacağını araştırırsın...</strong></em></span></span></span></p><p><span style="color: #333333"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><em><strong>Eğer sen talep etmeden belâ gelmişse başına SABIRLI olmayı tavsiye ediyor Rasùlullah Aleyhisselâm; çünkü bir süre sonra devran dönecek ve sana olarak gelen o olay kendiliğinden geçip gidecektir!. Ama başında bir belâ yoksa, sakın sabır isteme çünkü sabrın sende açığa çıkması için önce belâya ihtiyaç vardır ki, bu yüzden de sen sabır istersen, belayı davet etmiş olursun.</strong></em></span></span></span></p><p style="text-align: center"><p style="text-align: center"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><em><strong><span style="color: #333333"><span style="font-family: 'Wingdings'"> </span></span> </strong></em></span></span></p> </p><p><span style="color: #333333"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><em><strong>Muaz bin Cebel radıyallâhu anh naklediyor bize bu açıklamaları:</strong></em></span></span></span></p><p><span style="color: #333333"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><em><strong>“Rasûlullâh sallallahu aleyhivesellem bir adamın şöyle dua ettiğini işitti:</strong></em></span></span></span></p><p><em><strong><span style="font-size: 22px"><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: indigo"><span style="color: #333333">- Allahım senden SABIR isterim!.</span></span></span></span></strong></em></p><p><em><strong><span style="font-size: 22px"><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: indigo"><span style="color: #333333">- Sen Allah’tan BEL istedin!. ÂFİYET iste!.</span></span></span></span></strong></em></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><em><strong><span style="color: #333333">Bu çok önemli bir uyarı… Rasûl aleyhisselâmın bize işaret ettiği gerçek şu: Bir insan Allah’tan SABIR istediği zaman, farkında olmadan demektir ki, “bana belâ ver de sabredeyim”…İşte bunun için sabır istemeyi men ediyor Resûl-i Ekrem ve onun yerine “âfiyet iste” diyor!. </span></strong></em></span></span></p><p style="text-align: center"><p style="text-align: center"></p> </p><p><span style="color: #333333"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><em><strong>Sabrı terketmeyen gerçeğe eremez!.</strong></em></span></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><em><strong><span style="color: #333333"><strong>Benlikteysen, sabra muhtaçsın!..</strong></span></strong></em></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><em><strong><span style="color: #333333"><strong> Yakiyn’e erende sabır ne arar?..</strong></span></strong></em></span></span></p><p></p><p><span style="color: #333333"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><em><strong>Sabırla, rızası olmayan şeylerin neticesini bekleme.</strong></em></span></span></span></p><p><span style="color: #333333"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><em><strong>Âdem`in yapısında bu 99 ismin mânâsı da mevcut. Ama, eğer Cennet ile sınırlı kalsa idi yaşamı; Cennet`ten çıkma zorunluluğu O`nun başına gelmeseydi, bu defa Âdem`de meselâ, "<strong>Sabır</strong>" ismi zâhir olmayacaktı, tecellî etmeyecekti..</strong></em></span></span></span></p><p><span style="color: #333333"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><em><strong>Ama, ne zaman ki Âdem, Cennetten çıktı, dünya boyutu yaşamına indirildi; işte o anda öyle bir takım kısıtlamalarla, perdelenmelerle karşı karşıya kaldı ki, bunun neticesinde "<strong>Sabır</strong>" ismi tecelli etti.</strong></em></span></span></span></p><p><span style="color: #333333"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><em><strong>Cennet yaşamında, "<strong>Sabır</strong>" ismi olmaz! </strong></em></span></span></span></p><p><span style="color: #333333"><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><em><strong>Çünkü Cennet ehlinin her istediği şey, anında meydana gelir. Dolayısıyla "<strong>Sabır</strong>" ismine yer yoktur Cennet`te.. Cennet yaşamını yaşayan varlıkta o isme yer kalmaz!</strong></em></span></span></span></p><p style="text-align: center"><p style="text-align: center"></p> </p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><em><strong><span style="color: #333333"><strong>Sabredenlerdenseniz, sizde sabredeni hatırdan çıkartmayınız. Aksi halde sabrınız, ‘’şirk’’ olur!.</strong></span></strong></em></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 15px"><em><strong>Allah, Eyyüb peygambere çok mal ve hayvan verdi. Eyyüb de, şükredici bir kul olarak Allah'ın verdiği bu nimetlerin sahibine mukabele ederdi. İblis onu kıskandı. Allah'a Ya rabbi, Eyyüb'un ibadeti çoktur. Lakin hangi kul vardır ki, sen bu kadar nimet veresin de o da ibadet etmemiş olsun. </strong></em></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 15px"><em><strong></strong></em></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 15px"><em><strong>Beni onun malı üzerine musallat kıl; ta ki onun bütün malını helak edeyim; o zaman nimetine nasıl küfredeceğini gör, dedi. Allah da, Ey mel'un! Elinden geleni yap, dedi. İblis evvela Eyyüb'un malını helak etti. </strong></em></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 15px"><em><strong></strong></em></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 15px"><em><strong>Eyyüb sabretti. Sonra yine Allah'ın izniyle Eyyüb'un oğullarına, kızlarına musallat olarak, bulundukları evi yıkıp helak olmalarına sebep oldu. Eyyüb yine sabretti. </strong></em></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 15px"><em><strong></strong></em></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 15px"><em><strong>İblis bu defa Eyyüb'un kendine musallat oldu. Bir gün Eyyüb secdede iken, İblis yeraltından gelip ağzına üfledi. İblis'in nefesi, Eyyüb'un bütün vücudunu ateş gibi yakıp kıpkızıl etti. Başından, gözlerinden, dilinden ve yüreğinden başka sağ yeri kalmadı. </strong></em></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 15px"><em><strong></strong></em></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 15px"><em><strong>Bütün gövdesi şişti, büyük derde ve belaya düştü. Eyyüb yine sabretti. Belası arttıkça sabrı da arttı. İblis son defa olarak Eyyüb'un hanımına musallat oldu. Onu kocasının hizmetinden ayırmak istedi. Yine muvaffak olamadı.</strong></em></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 15px"><em><strong></strong></em></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 15px"><em><strong>Nihayet Eyyüb peygambere iman etmiş olan üç kişi, bir gün Eyyüb'u ziyarete geldiler. Aralarında konuşurlarken, Eyyüb ki bu kadar derde müptela oldu; bunca zamandır Allah'tan bir inayet ve bir merhamet yetişmedi. Öyle görünür ki, Allah bundan vazgeçmiştir. Yoksa mutlaka belası nihayet bulurdu, dediler.</strong></em></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 15px"><em><strong></strong></em></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 15px"><em><strong>Eyyüb peygamber bunu işitince çok incindi. Allah'ın kendisinden vazgeçmiş olma ihtimali onu çok üzdü. Allah'a yalvardı. Allah merhamet etti ve "Ayağını yere vur; su çıksın" dedi. Eyyüb ayağını yere vurdu. Yerden latif bir su çıktı. Eyyüb onunla yıkandı ve o sudan içti. Bütün dertlerden kurtuldu. </strong></em></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 15px"><em><strong></strong></em></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><span style="font-size: 15px"><em><strong>İşte sabır kahramanı Hz. Eyyüb'un darbımesel haline gelen sabrının kısaca hikayesi budur.</strong></em></span></span></p><p></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><em><strong> <span style="color: black"><span style="font-family: 'Arial Narrow'">Yalnız sabredenlere, ecirleri sonsuz olarak ödenecektir. (Zümer Suresi /10)</span></span> </strong></em></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><em><strong><span style="color: black"> </span><span style="color: black"><span style="font-family: 'Arial Narrow'">Sabır, imanın yarısıdır. (Hadis-i Şerif)</span></span> </strong></em></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Arial Narrow'"><em><strong><span style="color: black"> </span><span style="color: black"><span style="font-family: 'Arial Narrow'">Bedende baş ne ise, imanda da sabır aynıdır. Başsız beden olmayacağı gibi, sabırsız da iman olamaz. (Hz. Ali r.a.)</span></span></strong></em></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="bardak, post: 121213, member: 1298"] [COLOR=#333333][FONT=Arial Narrow][I][B][SIZE=5]SABIR[/SIZE][/B][/I][/FONT][/COLOR] [COLOR=#333333][FONT=Arial Narrow][I][B][SIZE=5][/SIZE][/B][/I][/FONT][/COLOR] [COLOR=#333333][SIZE=4][FONT=Arial Narrow][I][B]Gâfilin kendini koruma mekanizmasıdır![/B][/I][/FONT][/SIZE][/COLOR] [COLOR=#333333][I][B][COLOR=darkgreen][SIZE=6][FONT=Impact]SABREDİLECEK ŞEY, “BEL”DIR![/FONT][/SIZE][/COLOR][/B][/I][/COLOR] [COLOR=#333333][SIZE=4][FONT=Arial Narrow][I][B]Sabredilecek şey, BELÂDIR.. Belâ olmadığı zaman zaten sabredilecek bir şey yok demektir... [/B][/I][/FONT][/SIZE][/COLOR] [COLOR=#333333][SIZE=4][FONT=Arial Narrow][I][B][COLOR=indigo][U]Gerçekte başa gelen her BEL bir nimettir!. Çünki bir arınma vesilesidir... [/U][/COLOR][/B][/I][/FONT][/SIZE][/COLOR] [COLOR=#333333][SIZE=4][FONT=Arial Narrow][I][B]Biz genelde, nefsimize hoş gelmeyen şeyleri ŞER olarak görürüz.. Halbuki nefsimize hoş gelmeyen şeye sabredersek, o şer gördüğümüz şey bizim şuur boyutunda kendimizi daha iyi tanımamıza yol açmak için, amiyane tâbirle yontulmamız için başımıza gelmiş bir BEL dır!. Biz o andaki şartlarımıza GÖRE o olayı şer olarak bela olarak nitelendirirsek de daha sonraki bir aşamada onun nimet olduğunu farkedebiliriz..[/B][/I][/FONT][/SIZE][/COLOR] [COLOR=#333333][SIZE=4][FONT=Arial Narrow][I][B]Elinden geliyorsa o belâdan kurtulmanın yollarına başvurursun... Elinden gelmiyorsa oturup sabreder ve bu arada da o belânın gerçekte sende hangi konuda bir arınmaya yolaçacağını araştırırsın...[/B][/I][/FONT][/SIZE][/COLOR] [COLOR=#333333][SIZE=4][FONT=Arial Narrow][I][B]Eğer sen talep etmeden belâ gelmişse başına SABIRLI olmayı tavsiye ediyor Rasùlullah Aleyhisselâm; çünkü bir süre sonra devran dönecek ve sana olarak gelen o olay kendiliğinden geçip gidecektir!. Ama başında bir belâ yoksa, sakın sabır isteme çünkü sabrın sende açığa çıkması için önce belâya ihtiyaç vardır ki, bu yüzden de sen sabır istersen, belayı davet etmiş olursun.[/B][/I][/FONT][/SIZE][/COLOR] [CENTER][CENTER][SIZE=4][FONT=Arial Narrow][I][B][COLOR=#333333][FONT=Wingdings] [/FONT][/COLOR][COLOR=#333333] [/COLOR][/B][/I][/FONT][/SIZE][/CENTER][/CENTER] [COLOR=#333333][SIZE=4][FONT=Arial Narrow][I][B]Muaz bin Cebel radıyallâhu anh naklediyor bize bu açıklamaları:[/B][/I][/FONT][/SIZE][/COLOR] [COLOR=#333333][SIZE=4][FONT=Arial Narrow][I][B]“Rasûlullâh sallallahu aleyhivesellem bir adamın şöyle dua ettiğini işitti:[/B][/I][/FONT][/SIZE][/COLOR] [I][B][SIZE=6][FONT=Georgia][COLOR=indigo][COLOR=#333333]- Allahım senden SABIR isterim!.[/COLOR][COLOR=#333333][/COLOR][/COLOR][/FONT][/SIZE][/B][/I] [I][B][SIZE=6][FONT=Georgia][COLOR=indigo][COLOR=#333333]- Sen Allah’tan BEL istedin!. ÂFİYET iste!.[/COLOR][COLOR=#333333][/COLOR][/COLOR][/FONT][/SIZE][/B][/I] [SIZE=4][FONT=Arial Narrow][I][B][COLOR=#333333]Bu çok önemli bir uyarı… Rasûl aleyhisselâmın bize işaret ettiği gerçek şu: Bir insan Allah’tan SABIR istediği zaman, farkında olmadan demektir ki, “bana belâ ver de sabredeyim”…İşte bunun için sabır istemeyi men ediyor Resûl-i Ekrem ve onun yerine “âfiyet iste” diyor!. [/COLOR][COLOR=#333333][/COLOR][/B][/I][/FONT][/SIZE] [CENTER][CENTER][COLOR=#333333][FONT=Arial Narrow][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/COLOR][/CENTER][/CENTER] [COLOR=#333333][SIZE=4][FONT=Arial Narrow][I][B]Sabrı terketmeyen gerçeğe eremez!.[/B][/I][/FONT][/SIZE][/COLOR] [SIZE=4][FONT=Arial Narrow][I][B][COLOR=#333333][B]Benlikteysen, sabra muhtaçsın!..[/B][/COLOR][COLOR=#333333][/COLOR][/B][/I][/FONT][/SIZE] [SIZE=4][FONT=Arial Narrow][I][B][COLOR=#333333][B] Yakiyn’e erende sabır ne arar?..[/B][/COLOR][COLOR=#333333][/COLOR][/B][/I][/FONT][/SIZE] [COLOR=#333333][B][FONT=Arial Narrow][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/B][/COLOR] [COLOR=#333333][SIZE=4][FONT=Arial Narrow][I][B]Sabırla, rızası olmayan şeylerin neticesini bekleme.[/B][/I][/FONT][/SIZE][/COLOR] [COLOR=#333333][SIZE=4][FONT=Arial Narrow][I][B]Âdem`in yapısında bu 99 ismin mânâsı da mevcut. Ama, eğer Cennet ile sınırlı kalsa idi yaşamı; Cennet`ten çıkma zorunluluğu O`nun başına gelmeseydi, bu defa Âdem`de meselâ, "[B]Sabır[/B]" ismi zâhir olmayacaktı, tecellî etmeyecekti..[/B][/I][/FONT][/SIZE][/COLOR] [COLOR=#333333][SIZE=4][FONT=Arial Narrow][I][B]Ama, ne zaman ki Âdem, Cennetten çıktı, dünya boyutu yaşamına indirildi; işte o anda öyle bir takım kısıtlamalarla, perdelenmelerle karşı karşıya kaldı ki, bunun neticesinde "[B]Sabır[/B]" ismi tecelli etti.[/B][/I][/FONT][/SIZE][/COLOR] [COLOR=#333333][SIZE=4][FONT=Arial Narrow][I][B]Cennet yaşamında, "[B]Sabır[/B]" ismi olmaz! [/B][/I][/FONT][/SIZE][/COLOR] [COLOR=#333333][SIZE=4][FONT=Arial Narrow][I][B]Çünkü Cennet ehlinin her istediği şey, anında meydana gelir. Dolayısıyla "[B]Sabır[/B]" ismine yer yoktur Cennet`te.. Cennet yaşamını yaşayan varlıkta o isme yer kalmaz![/B][/I][/FONT][/SIZE][/COLOR] [CENTER][CENTER][COLOR=#333333][SIZE=4][FONT=Arial Narrow][/FONT][/SIZE][/COLOR][/CENTER][/CENTER] [SIZE=4][FONT=Arial Narrow][I][B][COLOR=#333333][B]Sabredenlerdenseniz, sizde sabredeni hatırdan çıkartmayınız. Aksi halde sabrınız, ‘’şirk’’ olur!.[/B][/COLOR][COLOR=#333333][/COLOR][/B][/I][/FONT][/SIZE] [FONT=Arial Narrow][SIZE=4][/SIZE][/FONT] [FONT=Arial Narrow][SIZE=4][I][B]Allah, Eyyüb peygambere çok mal ve hayvan verdi. Eyyüb de, şükredici bir kul olarak Allah'ın verdiği bu nimetlerin sahibine mukabele ederdi. İblis onu kıskandı. Allah'a Ya rabbi, Eyyüb'un ibadeti çoktur. Lakin hangi kul vardır ki, sen bu kadar nimet veresin de o da ibadet etmemiş olsun. Beni onun malı üzerine musallat kıl; ta ki onun bütün malını helak edeyim; o zaman nimetine nasıl küfredeceğini gör, dedi. Allah da, Ey mel'un! Elinden geleni yap, dedi. İblis evvela Eyyüb'un malını helak etti. Eyyüb sabretti. Sonra yine Allah'ın izniyle Eyyüb'un oğullarına, kızlarına musallat olarak, bulundukları evi yıkıp helak olmalarına sebep oldu. Eyyüb yine sabretti. İblis bu defa Eyyüb'un kendine musallat oldu. Bir gün Eyyüb secdede iken, İblis yeraltından gelip ağzına üfledi. İblis'in nefesi, Eyyüb'un bütün vücudunu ateş gibi yakıp kıpkızıl etti. Başından, gözlerinden, dilinden ve yüreğinden başka sağ yeri kalmadı. Bütün gövdesi şişti, büyük derde ve belaya düştü. Eyyüb yine sabretti. Belası arttıkça sabrı da arttı. İblis son defa olarak Eyyüb'un hanımına musallat oldu. Onu kocasının hizmetinden ayırmak istedi. Yine muvaffak olamadı. Nihayet Eyyüb peygambere iman etmiş olan üç kişi, bir gün Eyyüb'u ziyarete geldiler. Aralarında konuşurlarken, Eyyüb ki bu kadar derde müptela oldu; bunca zamandır Allah'tan bir inayet ve bir merhamet yetişmedi. Öyle görünür ki, Allah bundan vazgeçmiştir. Yoksa mutlaka belası nihayet bulurdu, dediler. Eyyüb peygamber bunu işitince çok incindi. Allah'ın kendisinden vazgeçmiş olma ihtimali onu çok üzdü. Allah'a yalvardı. Allah merhamet etti ve "Ayağını yere vur; su çıksın" dedi. Eyyüb ayağını yere vurdu. Yerden latif bir su çıktı. Eyyüb onunla yıkandı ve o sudan içti. Bütün dertlerden kurtuldu. İşte sabır kahramanı Hz. Eyyüb'un darbımesel haline gelen sabrının kısaca hikayesi budur.[/B][/I][/SIZE][/FONT] [COLOR=black][FONT=Arial Narrow][SIZE=4][/SIZE][/FONT][/COLOR] [SIZE=4][FONT=Arial Narrow][I][B][COLOR=black] [/COLOR][COLOR=black][FONT=Arial Narrow]Yalnız sabredenlere, ecirleri sonsuz olarak ödenecektir. (Zümer Suresi /10)[/FONT][/COLOR][COLOR=black] [/COLOR][/B][/I][/FONT][/SIZE] [SIZE=4][FONT=Arial Narrow][I][B][COLOR=black] [/COLOR][COLOR=black][FONT=Arial Narrow]Sabır, imanın yarısıdır. (Hadis-i Şerif)[/FONT][/COLOR][COLOR=black] [/COLOR][/B][/I][/FONT][/SIZE] [SIZE=4][FONT=Arial Narrow][I][B][COLOR=black] [/COLOR][COLOR=black][FONT=Arial Narrow]Bedende baş ne ise, imanda da sabır aynıdır. Başsız beden olmayacağı gibi, sabırsız da iman olamaz. (Hz. Ali r.a.)[/FONT][/COLOR][/B][/I][/FONT][/SIZE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Sen Allah’tan BELÂ istedin!....
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst