Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Sen Hz. Ali Misin Ki Hz. Fatıma İstiyorsun
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Elif_Gibi" data-source="post: 147592" data-attributes="member: 6253"><p style="text-align: center"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #800080"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><strong><a href="http://www.gelinlik21.com/alyans/alyans6.jpg.html" target="_blank"><strong><img src="http://www.gelinlik21.com/alyans/image/595/alyans-0312.jpg" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></strong></a></strong></span></span></span></p><p></p><p> </p><p style="text-align: center"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #800080"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><strong>Sen Hz Ali Misin Ki Hz Fatıma İstiyorsun </strong></span></span></span></p><p></p><p> </p><p style="text-align: center"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="color: #800080">İçimden geçenleri tek tek anlatacaktım ona;</span></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: purple">Onunla ikimiz bir dalın iki kirazı, bir kurnanın yan yana akan iki musluğu olacaktık </span></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: purple">Hayat denilen bu köhne mahallede; yıkılmak üzere olan taraçalarımı, balkonumu onun sağlam ve dik duvarına dayayacak ve istimlâk görmemiş iki ahşap ev gibi bitişik nizam yaşayıp gidecektik</span></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: purple">Dışarının tarrakasından bezip dumanlı başımla saadet yuvamıza girdiğim an, onun boynunu bir gelincik gibi büküp, ok kirpiklerini kırpıştırarak “hoş geldin” deyişinde felah bulacak ve mükerreren rabbime şükür duaları edecektim “rabbim bana iliği mundar bir hatun vermediğin için sana hamdolsun”</span></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: purple">İnsanlar avaz avaz, bar bar bağırıp sokaklarda zift ile sıvanmış gemiler gibi yol alırken mehpare yüzlü sevdiceğimle şal desenli koltuklarımızda oturup ayaklı fincanlarımızla kahvelerimizi yudumlayacak, ben çocukluktan kalma bir alışkanlık ile fincanın dibindeki telveyi yalamaya çalışırken bir an onun müstehzi yüz ifadesi ile karşılaşıp utanacaktım</span></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: purple">Sinirden morardığım, eski bir taka gibi yalpaladığım anlarda marifetli zevcemin masanın üzerine koyduğu balıksırtı desenli bir tabak cevizli tarçınlı kurabiye; tüm çakralarımı açacak, ruhumda tarçın çubuklarından saraylar yükseltecek ve yüz hatlarım “relaks” denilen o muhteşem gevşek eda ile tanışacaktı </span></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: purple">Geçim yoluna koymuşuz ya başımızı efendim Benim kazdığım çukurları o dolduracak, onun ördüğü zindanları ben yıkacaktım Benim yaktığım ateşi o söndürecek, onun çattığı darağacını ben yakacaktım O giderken ben dönecektim, ben kaybederken o bulacaktı İşte böylece yirmi dört saat mesai yapan iki işçi gibi saadet sarayımızı inşa edecektik</span></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: purple">Ufak tefek tartışmalar da yaşayacaktık elbette Rica ederim Elbet biz de hataya namzet bir beşeriz Misal “LCD televizyona zekât düşüp düşmeyeceği”, “pazar arabasına önce sebzelerin mi meyvelerin mi konulacağı”, “yumurtanın sarısının mı yoksa beyazının mı daha faydalı olduğu” mevzularında elbette sağlıklı beyin hücrelerine sahip her birey gibi biz de tartışacaktık</span></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: purple">Şeyh Sadi’nin “on derviş bir kilime sığar da iki sultan bir saraya sığmaz” sözünü kaidemiz belleyecek ve sultan gibi değil etekleri zikir rüzgârları ile uçuşan dervişler gibi gezinecektik saadethanemizde</span></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: purple">Yaralı geyikler gibi titreyecektik mukaddes kitabımızdan sözler işitince…</span></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: purple">Şeytanla, sırçalı sıpalar gibi inatlaşacaktık…</span></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: purple">Sabah namazına paçalı güvercinler gibi guruldayarak uyanacaktık</span></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: purple">Kertenkelelerin korkudan kuyruğunu bırakıp kaçması gibi biz de “rabbimizin azametini” ensemizde her hissedişimizde günahlarımızı bırakıp kaçacaktık</span></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: purple">Her yanlış bir nakış demiş eskiler Biz de hayat denilen kilimi işte böyle nakış nakış dokuyacaktık Bozulmuş bir nesil ters nallanmış at gibi yeldir yepelek dolanırken, biz sağrısı terli, yeleleri rüzgârlı atlar gibi her daim rıza-i ilahi ye doğru koşacaktık</span></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: purple">Vay hormonlu gıdalarmış, vay kansorejen maddelermiş… Uzun kış gecelerinde saç sobamızın tavana vuran ışığında oynaşan renk fevvarelerinde huzur bulmak varken, patlamış mısırlar eşliğinde sobanın üzerindeki bakır demlikten yayılan o musikiyi dinleyerek uyuklamak varken, bu tür mevzulara dalıp asla mekâna kesafet katmayacaktık</span></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: purple">Pencereden bakınca bir top akasya bir iki akçakavak muhakkak görecektik Tevazu, tevekkül, kanaat ve feragat adına ne varsa ağaçların dallarından okuyacaktık Şövalye kitabı okuya okuya kendini şövalye sanan Don Kişot gibi biz de ağaçlara baka baka onlar gibi mütevekkil olacaktık Köklerimiz sağlamlaştıkça dallarımıza abı hayat yürüyecekti Damarlarımızda sabır öz suyu dolaşacaktı Yüzümüz ağacın gövdesi gibi nasırlaşsa da bedenimiz her daim meyveye duracaktı Sonbahar gelip yaprağımızdaki son klorofili de içine çekinceye kadar bu böyle devam edip gidecekti</span></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: purple">Asla plaza adamı, cafe müdavimi, İstanbul enteli, vitrin aylağı olmayacaktık Zamanı geçmiş fraksiyonlardan bize ne? Markasını yitirmiş şehirlerden, gudubet fikirlerden, küfür fıçısına batmış şiirlerden bize ne? Ne yapacağını iyi bilen kurnaz kadınlardan, ne yaptığını bilmeyen mandagöz adamlardan bize ne?</span></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: purple">Biz iki mümin olacak, iki mümin gibi yaşayacak ve iki mümin gibi ölecektik…</span></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: purple">Lafı çok uzattım farkındayım İşte bütün bunları ona anlatacak ve desti izdivacına talip olacaktım Eğer ki tam ona yetişmişken köşeyi dönmeseydi O meymenetsiz adamın koluna bir piknik sepeti gibi takılmasaydı Şuh kahkahaları onu bir azize olarak gören ruhumun duvarlarında yankılanmasaydı Hz Fatıma asaleti diye nitelendirdiğim o duruşunu bir mazgalın kenarına bırakıp şehrin lağımına karışmasaydı İçkili bir kafeden içeriye girerken ardında bıraktığı gönül mabedimi elleriyle yakıp yıkmasaydı </span></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: purple">Tüm bu düşüncelerimle o menevişli siluetin ardından bakışlarımı çekip kendi ruhuma doğru yeniden yola çıkarken içimde bir sesin yankılandığını hissettim Diyordu ki bu ses; “sen Hz Ali misin ki Hz Fatıma istedin, sen Mecnun istidadında mısın ki Leyla aradın karşında”</span></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: purple">İşte bu içsel hesaplaşma ile o an Obama gibi irkilmişim Ayaklarım birbirine karışırken düşmemek için duvardan sarkan elektrik kablosuna sımsıkı tutunmuşum Ufak bir çarpıntı ve titreme ile üzerinize afiyet kendimi karşı kaldırımda buldum O an çevreye yayılan yanık kokusunun elimden mi yüreğimden mi geldiğini tam anlayamadım Ama anladığım bir şey vardı ki; ortada Leyla ve Mecnun yoksa Züleyha ve Yusuf yoksa Ali ve Fatıma yoksa elektrik melektrik bir işe yaramıyor </span></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: purple">Ayşegül GENÇ</span></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Elif_Gibi, post: 147592, member: 6253"] [CENTER][SIZE=3][COLOR=#800080][FONT=Trebuchet MS][B][URL="http://www.gelinlik21.com/alyans/alyans6.jpg.html"][B][IMG]http://www.gelinlik21.com/alyans/image/595/alyans-0312.jpg[/IMG][/B][/URL][/B][/FONT][/COLOR][/SIZE][/CENTER] [CENTER][SIZE=3][COLOR=#800080][FONT=Trebuchet MS][B]Sen Hz Ali Misin Ki Hz Fatıma İstiyorsun [/B][/FONT][/COLOR][/SIZE][/CENTER] [CENTER][SIZE=3][FONT=Trebuchet MS][COLOR=#800080]İçimden geçenleri tek tek anlatacaktım ona;[/COLOR][/FONT][/SIZE] [FONT=Trebuchet MS][SIZE=3][COLOR=purple]Onunla ikimiz bir dalın iki kirazı, bir kurnanın yan yana akan iki musluğu olacaktık [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Trebuchet MS][SIZE=3][COLOR=purple]Hayat denilen bu köhne mahallede; yıkılmak üzere olan taraçalarımı, balkonumu onun sağlam ve dik duvarına dayayacak ve istimlâk görmemiş iki ahşap ev gibi bitişik nizam yaşayıp gidecektik[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Trebuchet MS][SIZE=3][COLOR=purple]Dışarının tarrakasından bezip dumanlı başımla saadet yuvamıza girdiğim an, onun boynunu bir gelincik gibi büküp, ok kirpiklerini kırpıştırarak “hoş geldin” deyişinde felah bulacak ve mükerreren rabbime şükür duaları edecektim “rabbim bana iliği mundar bir hatun vermediğin için sana hamdolsun”[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Trebuchet MS][SIZE=3][COLOR=purple]İnsanlar avaz avaz, bar bar bağırıp sokaklarda zift ile sıvanmış gemiler gibi yol alırken mehpare yüzlü sevdiceğimle şal desenli koltuklarımızda oturup ayaklı fincanlarımızla kahvelerimizi yudumlayacak, ben çocukluktan kalma bir alışkanlık ile fincanın dibindeki telveyi yalamaya çalışırken bir an onun müstehzi yüz ifadesi ile karşılaşıp utanacaktım[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Trebuchet MS][SIZE=3][COLOR=purple]Sinirden morardığım, eski bir taka gibi yalpaladığım anlarda marifetli zevcemin masanın üzerine koyduğu balıksırtı desenli bir tabak cevizli tarçınlı kurabiye; tüm çakralarımı açacak, ruhumda tarçın çubuklarından saraylar yükseltecek ve yüz hatlarım “relaks” denilen o muhteşem gevşek eda ile tanışacaktı [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Trebuchet MS][SIZE=3][COLOR=purple]Geçim yoluna koymuşuz ya başımızı efendim Benim kazdığım çukurları o dolduracak, onun ördüğü zindanları ben yıkacaktım Benim yaktığım ateşi o söndürecek, onun çattığı darağacını ben yakacaktım O giderken ben dönecektim, ben kaybederken o bulacaktı İşte böylece yirmi dört saat mesai yapan iki işçi gibi saadet sarayımızı inşa edecektik[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Trebuchet MS][SIZE=3][COLOR=purple]Ufak tefek tartışmalar da yaşayacaktık elbette Rica ederim Elbet biz de hataya namzet bir beşeriz Misal “LCD televizyona zekât düşüp düşmeyeceği”, “pazar arabasına önce sebzelerin mi meyvelerin mi konulacağı”, “yumurtanın sarısının mı yoksa beyazının mı daha faydalı olduğu” mevzularında elbette sağlıklı beyin hücrelerine sahip her birey gibi biz de tartışacaktık[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Trebuchet MS][SIZE=3][COLOR=purple]Şeyh Sadi’nin “on derviş bir kilime sığar da iki sultan bir saraya sığmaz” sözünü kaidemiz belleyecek ve sultan gibi değil etekleri zikir rüzgârları ile uçuşan dervişler gibi gezinecektik saadethanemizde[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Trebuchet MS][SIZE=3][COLOR=purple]Yaralı geyikler gibi titreyecektik mukaddes kitabımızdan sözler işitince…[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Trebuchet MS][SIZE=3][COLOR=purple]Şeytanla, sırçalı sıpalar gibi inatlaşacaktık…[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Trebuchet MS][SIZE=3][COLOR=purple]Sabah namazına paçalı güvercinler gibi guruldayarak uyanacaktık[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Trebuchet MS][SIZE=3][COLOR=purple]Kertenkelelerin korkudan kuyruğunu bırakıp kaçması gibi biz de “rabbimizin azametini” ensemizde her hissedişimizde günahlarımızı bırakıp kaçacaktık[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Trebuchet MS][SIZE=3][COLOR=purple]Her yanlış bir nakış demiş eskiler Biz de hayat denilen kilimi işte böyle nakış nakış dokuyacaktık Bozulmuş bir nesil ters nallanmış at gibi yeldir yepelek dolanırken, biz sağrısı terli, yeleleri rüzgârlı atlar gibi her daim rıza-i ilahi ye doğru koşacaktık[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Trebuchet MS][SIZE=3][COLOR=purple]Vay hormonlu gıdalarmış, vay kansorejen maddelermiş… Uzun kış gecelerinde saç sobamızın tavana vuran ışığında oynaşan renk fevvarelerinde huzur bulmak varken, patlamış mısırlar eşliğinde sobanın üzerindeki bakır demlikten yayılan o musikiyi dinleyerek uyuklamak varken, bu tür mevzulara dalıp asla mekâna kesafet katmayacaktık[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Trebuchet MS][SIZE=3][COLOR=purple]Pencereden bakınca bir top akasya bir iki akçakavak muhakkak görecektik Tevazu, tevekkül, kanaat ve feragat adına ne varsa ağaçların dallarından okuyacaktık Şövalye kitabı okuya okuya kendini şövalye sanan Don Kişot gibi biz de ağaçlara baka baka onlar gibi mütevekkil olacaktık Köklerimiz sağlamlaştıkça dallarımıza abı hayat yürüyecekti Damarlarımızda sabır öz suyu dolaşacaktı Yüzümüz ağacın gövdesi gibi nasırlaşsa da bedenimiz her daim meyveye duracaktı Sonbahar gelip yaprağımızdaki son klorofili de içine çekinceye kadar bu böyle devam edip gidecekti[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Trebuchet MS][SIZE=3][COLOR=purple]Asla plaza adamı, cafe müdavimi, İstanbul enteli, vitrin aylağı olmayacaktık Zamanı geçmiş fraksiyonlardan bize ne? Markasını yitirmiş şehirlerden, gudubet fikirlerden, küfür fıçısına batmış şiirlerden bize ne? Ne yapacağını iyi bilen kurnaz kadınlardan, ne yaptığını bilmeyen mandagöz adamlardan bize ne?[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Trebuchet MS][SIZE=3][COLOR=purple]Biz iki mümin olacak, iki mümin gibi yaşayacak ve iki mümin gibi ölecektik…[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Trebuchet MS][SIZE=3][COLOR=purple]Lafı çok uzattım farkındayım İşte bütün bunları ona anlatacak ve desti izdivacına talip olacaktım Eğer ki tam ona yetişmişken köşeyi dönmeseydi O meymenetsiz adamın koluna bir piknik sepeti gibi takılmasaydı Şuh kahkahaları onu bir azize olarak gören ruhumun duvarlarında yankılanmasaydı Hz Fatıma asaleti diye nitelendirdiğim o duruşunu bir mazgalın kenarına bırakıp şehrin lağımına karışmasaydı İçkili bir kafeden içeriye girerken ardında bıraktığı gönül mabedimi elleriyle yakıp yıkmasaydı [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Trebuchet MS][SIZE=3][COLOR=purple]Tüm bu düşüncelerimle o menevişli siluetin ardından bakışlarımı çekip kendi ruhuma doğru yeniden yola çıkarken içimde bir sesin yankılandığını hissettim Diyordu ki bu ses; “sen Hz Ali misin ki Hz Fatıma istedin, sen Mecnun istidadında mısın ki Leyla aradın karşında”[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Trebuchet MS][SIZE=3][COLOR=purple]İşte bu içsel hesaplaşma ile o an Obama gibi irkilmişim Ayaklarım birbirine karışırken düşmemek için duvardan sarkan elektrik kablosuna sımsıkı tutunmuşum Ufak bir çarpıntı ve titreme ile üzerinize afiyet kendimi karşı kaldırımda buldum O an çevreye yayılan yanık kokusunun elimden mi yüreğimden mi geldiğini tam anlayamadım Ama anladığım bir şey vardı ki; ortada Leyla ve Mecnun yoksa Züleyha ve Yusuf yoksa Ali ve Fatıma yoksa elektrik melektrik bir işe yaramıyor [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Trebuchet MS][SIZE=3][COLOR=purple]Ayşegül GENÇ[/COLOR][/SIZE][/FONT][/CENTER] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Sen Hz. Ali Misin Ki Hz. Fatıma İstiyorsun
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst