Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Seni dinleyen biri var!
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Muvahhid1" data-source="post: 217667" data-attributes="member: 1003203"><p><strong>Dert bize de uğrar</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong></strong><span style="color: green">Hayatımızın seyri değişiyor bazen, dert bürüyor dört yanımızı Küsüyoruz hayata ve kendimize…</span></p><p><span style="color: green"></span></p><p><span style="color: green">Üst üste geliyor bazen hiç beklenmedik üzüntüler, hesapta olmayan saatler yaşıyoruz ansızın </span></p><p><span style="color: green">Şaşırıyoruz </span></p><p><span style="color: green"></span></p><p><span style="color: green">Sudan çıkmış balık misali çırpınıyor bedenimiz ve kalbimiz Çekip yorganı başımıza unutmak istiyoruz her şeyi </span></p><p><span style="color: green"></span></p><p><span style="color: green">Sanki dert olan şey, hiç bize uğramamış gibi kapatmak istiyoruz gözlerimizi ve uyumak istiyoruz, saatlerce belki de günlerce Uçup gider belki yaşadığımız üzüntü, gözlerimizi açtığımızda, kaldığımız yerden devam ederiz diye </span></p><p><span style="color: green"></span></p><p><span style="color: green">Teselli arıyoruz yanımıza gelen bir dostta, tutunacak bir dal arıyoruz, ayakta durabilmek için ya da yaslanacak bir duvar Dün her şey yolundaydı diye, bugün de öyle olacak sanıyoruz, kendimizden emin ilerlerken adım adım; ertesi gün başımıza gelen bir dertle yıkılıyoruz, dağılıyoruz… </span></p><p><span style="color: green"></span></p><p><span style="color: green">Her zaman dik duralamayacağını öğreniyoruz Derdin anlamını o an anlıyoruz Tanışmak istemesek de o an mecburen tanışıyoruz Oysa düne kadar dert yoktu hayatımızda… </span></p><p><span style="color: green"></span></p><p><span style="color: green">Peki, dertsizliğimizin şükrünü eda edebilmiş miydik? </span></p><p><span style="color: green">Dert başımıza gelince, dertsizliğin kıymetini öğreniyoruz galiba</span></p><p></p><p><strong>Biçare zamanlarımız</strong></p><p></p><p><span style="color: green">Neşesi kaçıyor bazen dünyamızın, hiçbir şey yapmak gelmiyor içimizden O çok sevdiğimiz yemeği yemek, yerine getirmiyor keyfimizi ya da bayıla bayıla izlediğimiz o pembe dizi, bir şey ifade etmiyor o anlarda… </span></p><p><span style="color: green"></span></p><p><span style="color: green">İçimiz bunalıyor, “Birinden yardım istemeliyiz” diyoruz </span></p><p><span style="color: green">Yeniden nefes almak için, acılaşan lezzetlerimizi yeniden tatlandırabilmek için, gözyaşlarımızı rahatlıkla silebilmemiz için Teselli etmeli biri bizi, “Üzülme ben varım” demeli ve ellerimizden tutup sıcaklığını hissettirmeli! </span></p><p><span style="color: green"></span></p><p><span style="color: green">Hayatımızın yolunda gittiği demlerde, unutuyoruz O’nu… </span></p><p><span style="color: green">Bir hediye verene, dakikalarca ettiğimiz teşekkürü, O’na gelince akıl edemiyoruz </span></p><p><span style="color: green"></span></p><p><span style="color: green">Bize bahşedilen nefesin, ellerin, ayakların, O’nun hediyesi olduğunu unutuyoruz Sevdiklerimizin yanımızda oluşunun; her yeni güne kıyamet kopmadan ulaşmanın; ölümün henüz bize uğramadığının farkındalığını yapıştırmıyoruz üzerimize </span></p><p><span style="color: green"></span></p><p><span style="color: green">Dertler ve kederler yıkılınca üzerimize, acizliğimizi anlıyoruz Hayatımızın seyrinin her zaman bizim elimizde olmadığı geliyor biçare aklımıza Hüznün rengi düşünce üzerimize, biz düşüyoruz bir anda yerden yere </span></p><p><span style="color: green"></span></p><p><span style="color: green">Acizlik ve fakirlik bize de uğrarmış meğer Şımarık çocuk gibi salına salına yürüyen benliğimiz, kabuğuna çekilip başını eğiyor bir anda Oyuncağı elinden alınmış bir çocuk masumiyetine bürünüyor </span></p><p><span style="color: green"></span></p><p><span style="color: green">Nasıl bürünmesin ki elimizden bir şeyin gelmediği demler de böyle oluyormuş, bunu da öğreniyoruz.</span></p><p> </p><p><strong>O, varya…</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong></strong><span style="color: green">Çalacak bir kapı, sığınacak bir liman arıyoruz Derdimize derman olabilecek bir varlığın hasreti sarıyor yüreğimizi Burkuluyoruz birden… </span></p><p><span style="color: green"></span></p><p><span style="color: green">O kapının varlığından bihaber oluşumuz ve bugüne kadar ya hiç ya da çok az yönelişimiz geliyor aklımıza </span></p><p><span style="color: green"></span></p><p><span style="color: green">Başımızı eğiyoruz, mahcup oluyoruz ister istemez Tokmağını çalmayı unuttuğumuz kapıya, nasıl yöneleceğiz şimdi Ama başka çare var mı? </span></p><p><span style="color: green">Kim deva olabilir derdimize, kim sarabilir yaralarımızı karşılıksız ve çıkarsız? </span></p><p><span style="color: green">Kim bıkmadan usanmadan dinler bizi, kim siler gözyaşımızı? </span></p><p><span style="color: green">Ve kim sabrı tavsiye eder, ardından da ferahlığı? </span></p><p><span style="color: green">Tabi ki O, Yaradan… </span></p><p><span style="color: green"></span></p><p><span style="color: green">İşte, o kapı bize hep lazım Bugün de yarında, burada da ahirette de…</span></p><p><span style="color: green"></span></p><p><span style="color: green">Üzülme kalk ayağa, O var, hep var olduğu gibi </span></p><p><span style="color: green">Seni bekliyor ve ardına kadar açık kapısı sana… </span></p><p><span style="color: green"></span></p><p><span style="color: green">Gözyaşın şahidin olsun üzüntülerine ve pişmanlıklarına Üzülme, aç ellerini açabildiğin kadar; dilenci ol, köle ol şimdi kapısında Anlat üzüntülerini, kalp kırıklıklarını ve hüzünlerini Ağlamanın sebeplerini, yüreğinin ateşini, içten içe duyduğun acılarını, teselli istemenin gerektiğini Anlat anlatabildiğin kadar… </span></p><p><span style="color: green"></span></p><p><span style="color: green">O (cc) seni dinlemeye hazır, her zaman ve her yerde, hep hazır… Korkma, usanmaz seni dinlemekten, kovmaz kapısından, dermansız bırakmaz Anlat çekinmeden, O’nun azameti karşısında anlattıkça küçülen derdini</span></p><p><span style="color: green"></span></p><p><span style="color: green">Üzülme </span></p><p><span style="color: green">Derdin ne olursa olsun, bir abdest al nefes alır gibi ve bir seccade ser odanın bir köşesine Otur ve ağla, dilersen hiç konuşma O seni ve dertlerini senden daha iyi biliyor unutma </span></p><p><span style="color: green"></span></p><p><span style="color: green">Hadi kapa gözlerini şimdi… </span></p><p><span style="color: green">Seni dinliyor azim olan Allah </span></p><p><span style="color: green">Ve ağladığın için, dertli olduğun için, belki de hiç bu kadar sevimli gelmemiştin O’na </span></p><p><span style="color: green"></span></p><p><span style="color: green">Çünkü O’nun kapısını çaldın, acizliğini ve O’nsuzluğun yıkımını hatırladın </span></p><p><span style="color: green"></span></p><p><span style="color: green">O kimseye benzemez </span></p><p><span style="color: green">Sıkılmaz, arkadaşın, eşin dostun gibi seni dinlemekten Kapısını her çalışında memnuniyetle karşılar seni </span></p><p><span style="color: green">“Yine mi sen!” demez </span></p><p><span style="color: green">Bir karşılık beklemez senden, seni sevdiği için ve sen O’nun kulu olduğun, kulluğunu bildiğin için </span></p><p><span style="color: green"></span></p><p><span style="color: blue">Elinden tutar ayağa kaldırır Teselli olur, avutur derde dalmış yüreğini O demiyor mu;</span></p><p> </p><p><span style="color: blue"> “Biz senin göğsünü açıp genişletmedik mi? Belini büken yükünü üzerinden kaldırmadık mı?” (İnşirah; 1-2)</span> </p><p></p><p><span style="color: green">O’na kulak ver ve hisset ferahladığını iliklerine kadar…</span></p><p></p><p><strong>‘Güçlükle beraber kolaylık…’</strong></p><p></p><p><span style="color: green">Üzülme, O’nun varlığından haberdar olmanın huzurunu yaşa Ve şükret, kendisini sana haber verdiği için… </span></p><p><span style="color: green">Seni derdinle baş başa bırakıp derde boğmadığı için </span></p><p><span style="color: green">Ve ne olursa olsun, seni huzuruna aracısız kabul ettiği için Dertlerini dinleyip derman sunduğu için</span> </p><p></p><p><span style="color: blue">O dememiş miydi; “Şüphesiz güçlükle beraber bir kolaylık vardır Gerçekten güçlükle beraber bir kolaylık vardır” <em>(İnşirah; 5-6)</em></span></p><p></p><p><span style="color: green">Evet, sahibimiz Rabbimiz Gazabını geçen rahmeti, merhameti tülleniyor ruhumuzda ve daha çok ağlıyoruz, kendisini bize hissettirdiği ve ferahlattığı için bizi </span></p><p><span style="color: green">Az önce bizi sarsan ve ağlatan derdimizi unuttuğumuzu fark ediyoruz sonra… </span></p><p><span style="color: green"></span></p><p><span style="color: green">O’nun huzurunda iki büklüm oluşumuzun ve bizi her daim işitmesinin heyecanıyla titriyoruz Daha huzurundan kalkmadan yaşadığımız ferahlık tebessüm ettiriyor bizi</span> </p><p></p><p>“<span style="color: blue">Ve yalnız Rabbine rağbet et” <em>(İnşirah; 8)</em> diye buyurmamış mıydı? </span></p><p><span style="color: blue">Öyleyse sen de ayağa kalk şimdi O’nsuz kaldığını anladığında, kederlen sadece, yönel rabbine şu ayeti dola diline; “Eğer onlar yüz çevirirlerse de ki; “Bana Allah yeter O’ndan başka ilah yoktur Ben O’na tevekkül ettim ve büyük arşın Rabbi O’dur” <em>(Yunus; 129)</em></span></p><p><span style="color: blue"></span></p><p><strong>Derdini sev</strong></p><p></p><p><span style="color: darkgreen">Şimdi unut dünyalık sıkıntılarını, seni üzenleri; kalbini bine bölenleri, ağlatanları, itip kakanları, seni saymayanları, vefasızlığını sende deneyenleri unut! </span></p><p><span style="color: darkgreen">Derdini sevmeyi öğren, onları seni Rabbine yaklaştıran aracılar olarak gör Dert dediğin ve tarafından hüzne düşürüldüğün şeyler, seni Rabbine yaklaştırdı, Rabbin onları sana aracı yaptı </span></p><p><span style="color: darkgreen"></span></p><p><span style="color: darkgreen"><strong><em>Düşün şimdi…</em></strong> </span></p><p><span style="color: darkgreen"></span></p><p><span style="color: darkgreen">Kim değerli O’nun için! Huzuruna davet ettiği derdin değil </span></p><p><span style="color: darkgreen">Sensin! </span></p><p><span style="color: darkgreen">Ve bir daha, binlerce kez daha şükret, dert bildiğin şeylerde O’nun lütufkârlığını gördüğün için ve unutma; O’nun verdiği her şeyde bir hayır var </span></p><p><span style="color: darkgreen"></span></p><p><span style="color: darkgreen">Ve unutma yine; sana yolladığı her neyse boş değil, ardından kocaman bir kolaylık var </span></p><p><span style="color: darkgreen">Sil şimdi gözyaşlarını, kalk ayağa </span></p><p><span style="color: darkgreen">Seni Rabbinin huzuruna getiren dertlerine de ki; “Beni benden iyi bilen, bana benden yakın olan Allah var Beni O’na getiren araçlar olduğunuz için siliyorum hepinizi Gidebilirsiniz Rabbim için bendensiniz”</span></p><p> </p><p><span style="color: darkgreen">Alıntı.. </span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Muvahhid1, post: 217667, member: 1003203"] [B]Dert bize de uğrar [/B][COLOR=green]Hayatımızın seyri değişiyor bazen, dert bürüyor dört yanımızı Küsüyoruz hayata ve kendimize… Üst üste geliyor bazen hiç beklenmedik üzüntüler, hesapta olmayan saatler yaşıyoruz ansızın Şaşırıyoruz Sudan çıkmış balık misali çırpınıyor bedenimiz ve kalbimiz Çekip yorganı başımıza unutmak istiyoruz her şeyi Sanki dert olan şey, hiç bize uğramamış gibi kapatmak istiyoruz gözlerimizi ve uyumak istiyoruz, saatlerce belki de günlerce Uçup gider belki yaşadığımız üzüntü, gözlerimizi açtığımızda, kaldığımız yerden devam ederiz diye Teselli arıyoruz yanımıza gelen bir dostta, tutunacak bir dal arıyoruz, ayakta durabilmek için ya da yaslanacak bir duvar Dün her şey yolundaydı diye, bugün de öyle olacak sanıyoruz, kendimizden emin ilerlerken adım adım; ertesi gün başımıza gelen bir dertle yıkılıyoruz, dağılıyoruz… Her zaman dik duralamayacağını öğreniyoruz Derdin anlamını o an anlıyoruz Tanışmak istemesek de o an mecburen tanışıyoruz Oysa düne kadar dert yoktu hayatımızda… Peki, dertsizliğimizin şükrünü eda edebilmiş miydik? Dert başımıza gelince, dertsizliğin kıymetini öğreniyoruz galiba[/COLOR] [B]Biçare zamanlarımız[/B] [COLOR=green]Neşesi kaçıyor bazen dünyamızın, hiçbir şey yapmak gelmiyor içimizden O çok sevdiğimiz yemeği yemek, yerine getirmiyor keyfimizi ya da bayıla bayıla izlediğimiz o pembe dizi, bir şey ifade etmiyor o anlarda… İçimiz bunalıyor, “Birinden yardım istemeliyiz” diyoruz Yeniden nefes almak için, acılaşan lezzetlerimizi yeniden tatlandırabilmek için, gözyaşlarımızı rahatlıkla silebilmemiz için Teselli etmeli biri bizi, “Üzülme ben varım” demeli ve ellerimizden tutup sıcaklığını hissettirmeli! Hayatımızın yolunda gittiği demlerde, unutuyoruz O’nu… Bir hediye verene, dakikalarca ettiğimiz teşekkürü, O’na gelince akıl edemiyoruz Bize bahşedilen nefesin, ellerin, ayakların, O’nun hediyesi olduğunu unutuyoruz Sevdiklerimizin yanımızda oluşunun; her yeni güne kıyamet kopmadan ulaşmanın; ölümün henüz bize uğramadığının farkındalığını yapıştırmıyoruz üzerimize Dertler ve kederler yıkılınca üzerimize, acizliğimizi anlıyoruz Hayatımızın seyrinin her zaman bizim elimizde olmadığı geliyor biçare aklımıza Hüznün rengi düşünce üzerimize, biz düşüyoruz bir anda yerden yere Acizlik ve fakirlik bize de uğrarmış meğer Şımarık çocuk gibi salına salına yürüyen benliğimiz, kabuğuna çekilip başını eğiyor bir anda Oyuncağı elinden alınmış bir çocuk masumiyetine bürünüyor Nasıl bürünmesin ki elimizden bir şeyin gelmediği demler de böyle oluyormuş, bunu da öğreniyoruz.[/COLOR] [B]O, varya… [/B][COLOR=green]Çalacak bir kapı, sığınacak bir liman arıyoruz Derdimize derman olabilecek bir varlığın hasreti sarıyor yüreğimizi Burkuluyoruz birden… O kapının varlığından bihaber oluşumuz ve bugüne kadar ya hiç ya da çok az yönelişimiz geliyor aklımıza Başımızı eğiyoruz, mahcup oluyoruz ister istemez Tokmağını çalmayı unuttuğumuz kapıya, nasıl yöneleceğiz şimdi Ama başka çare var mı? Kim deva olabilir derdimize, kim sarabilir yaralarımızı karşılıksız ve çıkarsız? Kim bıkmadan usanmadan dinler bizi, kim siler gözyaşımızı? Ve kim sabrı tavsiye eder, ardından da ferahlığı? Tabi ki O, Yaradan… İşte, o kapı bize hep lazım Bugün de yarında, burada da ahirette de… Üzülme kalk ayağa, O var, hep var olduğu gibi Seni bekliyor ve ardına kadar açık kapısı sana… Gözyaşın şahidin olsun üzüntülerine ve pişmanlıklarına Üzülme, aç ellerini açabildiğin kadar; dilenci ol, köle ol şimdi kapısında Anlat üzüntülerini, kalp kırıklıklarını ve hüzünlerini Ağlamanın sebeplerini, yüreğinin ateşini, içten içe duyduğun acılarını, teselli istemenin gerektiğini Anlat anlatabildiğin kadar… O (cc) seni dinlemeye hazır, her zaman ve her yerde, hep hazır… Korkma, usanmaz seni dinlemekten, kovmaz kapısından, dermansız bırakmaz Anlat çekinmeden, O’nun azameti karşısında anlattıkça küçülen derdini Üzülme Derdin ne olursa olsun, bir abdest al nefes alır gibi ve bir seccade ser odanın bir köşesine Otur ve ağla, dilersen hiç konuşma O seni ve dertlerini senden daha iyi biliyor unutma Hadi kapa gözlerini şimdi… Seni dinliyor azim olan Allah Ve ağladığın için, dertli olduğun için, belki de hiç bu kadar sevimli gelmemiştin O’na Çünkü O’nun kapısını çaldın, acizliğini ve O’nsuzluğun yıkımını hatırladın O kimseye benzemez Sıkılmaz, arkadaşın, eşin dostun gibi seni dinlemekten Kapısını her çalışında memnuniyetle karşılar seni “Yine mi sen!” demez Bir karşılık beklemez senden, seni sevdiği için ve sen O’nun kulu olduğun, kulluğunu bildiğin için [/COLOR] [COLOR=blue]Elinden tutar ayağa kaldırır Teselli olur, avutur derde dalmış yüreğini O demiyor mu;[/COLOR] [COLOR=#0000ff][/COLOR] [COLOR=blue] “Biz senin göğsünü açıp genişletmedik mi? Belini büken yükünü üzerinden kaldırmadık mı?” (İnşirah; 1-2)[/COLOR] [COLOR=green]O’na kulak ver ve hisset ferahladığını iliklerine kadar…[/COLOR] [B]‘Güçlükle beraber kolaylık…’[/B] [COLOR=green]Üzülme, O’nun varlığından haberdar olmanın huzurunu yaşa Ve şükret, kendisini sana haber verdiği için… Seni derdinle baş başa bırakıp derde boğmadığı için Ve ne olursa olsun, seni huzuruna aracısız kabul ettiği için Dertlerini dinleyip derman sunduğu için[/COLOR] [COLOR=blue]O dememiş miydi; “Şüphesiz güçlükle beraber bir kolaylık vardır Gerçekten güçlükle beraber bir kolaylık vardır” [I](İnşirah; 5-6)[/I][/COLOR] [COLOR=green]Evet, sahibimiz Rabbimiz Gazabını geçen rahmeti, merhameti tülleniyor ruhumuzda ve daha çok ağlıyoruz, kendisini bize hissettirdiği ve ferahlattığı için bizi Az önce bizi sarsan ve ağlatan derdimizi unuttuğumuzu fark ediyoruz sonra… O’nun huzurunda iki büklüm oluşumuzun ve bizi her daim işitmesinin heyecanıyla titriyoruz Daha huzurundan kalkmadan yaşadığımız ferahlık tebessüm ettiriyor bizi[/COLOR] “[COLOR=blue]Ve yalnız Rabbine rağbet et” [I](İnşirah; 8)[/I] diye buyurmamış mıydı? Öyleyse sen de ayağa kalk şimdi O’nsuz kaldığını anladığında, kederlen sadece, yönel rabbine şu ayeti dola diline; “Eğer onlar yüz çevirirlerse de ki; “Bana Allah yeter O’ndan başka ilah yoktur Ben O’na tevekkül ettim ve büyük arşın Rabbi O’dur” [I](Yunus; 129)[/I] [/COLOR] [B]Derdini sev[/B] [COLOR=darkgreen]Şimdi unut dünyalık sıkıntılarını, seni üzenleri; kalbini bine bölenleri, ağlatanları, itip kakanları, seni saymayanları, vefasızlığını sende deneyenleri unut! Derdini sevmeyi öğren, onları seni Rabbine yaklaştıran aracılar olarak gör Dert dediğin ve tarafından hüzne düşürüldüğün şeyler, seni Rabbine yaklaştırdı, Rabbin onları sana aracı yaptı [B][I]Düşün şimdi…[/I][/B] Kim değerli O’nun için! Huzuruna davet ettiği derdin değil Sensin! Ve bir daha, binlerce kez daha şükret, dert bildiğin şeylerde O’nun lütufkârlığını gördüğün için ve unutma; O’nun verdiği her şeyde bir hayır var Ve unutma yine; sana yolladığı her neyse boş değil, ardından kocaman bir kolaylık var Sil şimdi gözyaşlarını, kalk ayağa Seni Rabbinin huzuruna getiren dertlerine de ki; “Beni benden iyi bilen, bana benden yakın olan Allah var Beni O’na getiren araçlar olduğunuz için siliyorum hepinizi Gidebilirsiniz Rabbim için bendensiniz”[/COLOR] [COLOR=darkgreen][/COLOR] [COLOR=darkgreen]Alıntı.. [/COLOR] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Seni dinleyen biri var!
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst