Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Mizah ve Eğlence
Mizahi Sohbet
SeRaP..!
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="imported_mihrace" data-source="post: 55601" data-attributes="member: 3429"><p>Kanser hastanesinde baş hekim olarak görev yaparken <strong>Serap</strong> adında genç bir hanım hastam vardı.Bu hastam göğüs kanserine yakalanmış ve tedavi için yurt dışına gitmek istemesine rağmen bazı formaliteler sebebiyle o imkanı bulamamıştı. Serap'ı özel bir ilgiyle bizzat ben tedavi altına aldım. Ve kısa bir süre sonrada Allahın izniyle iyileştiğini gördüm.Ancak Serap'ında bütün diğer kanserliler gibi beş yıllık süreyi çok dikkatli geçirmesi gerekiyordu.</p><p>Bir iş kadını olan Serap dört yıl kadar sonra bir ihale için İzmire gitmek istemişti. Kış aylarında oldugumuz için uçakla gitmesi şartıyla kabul ettim. malesef bilet bulamamış ve benden habersiz bindiği otobüs kaza geçirmesi üzerine altı saat karda mahsur kalmış.Dönüşünden kısa bir süre sonra kanser kemik ve akciğerine yayıldı. Serap bacak kemiklerindeki metasaz dolayısıyla yürüyemez hale gelirken hastalığın akciğerindeki tezahürü sebebiylede devamlı olarak oksijen cihazı kullanıyor ve söylediği her kelimeden sonra ağzına o cihaza yapıştırarak nefes almak zorunda kalıyordu. Evine gittiğim gün yine güçlükle konuşarak: <strong> Doktor bey, dedi, ben size dargınım. Niçin? diye sordum.... Siz..... Dindar... Bir insanmıssınız... Niçin... banada... Allah'ı....</strong></p><p><strong>ölümü... ve... ahireti... anlatmıyorsunuz..?</strong></p><p>Dini inançlarının çok zayıf olduğunu bildiğim için bu teklif karşısında oldukça şaşırmıştım. Onu üzmemeye çalışarak: "Doktora ulaşmak kolaydır.." dedim Parayı bastırdınmı istediğine tedavi olursun. Ancak iman tedavisi için gönülden istek duymalısın." Konuşmaya mecali olmadığından, ben o isteği duyuyorum manasında başını salladı.Artık ümitsiz bir tıbbi tedavinin yanı sıra, ebedi hayatın ve saadetin reçetesi olan iman derslerimiz başlamış ve son günlerini yaşayan serap için bu dersler hızlandırılmış öğretime dönmüştü. Anlattığım iman hakikatlerini bütün ruhuyla meczediyor, ve arada bir soru soruyordu. Vefatına bir hafta kala: "<strong>Doktor bey... ben.... ölürken.... ne... söylemeliyim...</strong>"diye sordu." Senin durumun çok özel dedim.Kelime-i şahadetsana uzun gelir.O anı fark edince Muhammed demen sana yeter." O haliyle tebessüm ederek başını yine salladı. Çok ızdırabı olduğu için Serap'a sürekli morfin yapıyor ve onu uyutmaya çalışıyorduk. Ben bir iş seyehatı sebbebiyle bir müddet ziyaretine gidemedim.Dönüşümde annesi telefon ederek:" Serap bir haftadır morfin yaptırmıyor dedi, sabahlara kadar inliyor ve çok acı çekiyor..." Hemen eve gittim ve iğne yaptırmamasının sebebini sordum.Aldığım cevabı hala unutamıyor ve hala ürperiyorum.<strong>ya morfinin tesiriyle ölüme uykuda yakalanır ve son nefeste Muhammed diyemezsem..?</strong> Ve serap bir veda niteliği taşıyan görüşmemeizde son sorusunu sordu zorlada olsa sordu : <strong>Doktor bey.... Azrail.... bana..... nasıl..... görü.... necek...</strong> Kızım dedim," o bir melek değilmi...?Hİç merak etme sana yakışıklı bir prens gibi gelecektir." Salı günü Serap'ın ağırlaştığı haberini alınca hemen evine gittim.Ancak vefatına yetişememiştim.Ailesi tam manasıyla perişandı. Sadece kendisine uzun müddet bakan dindar bir hanım akrabası ayaktaydı, ve beni görünce yanıma gelerek;<strong>Doktor bey, biliyormusunuz, bu evde biraz önce bir mucize yaşandı..</strong>dedi ve devam etti :<strong>Serap bir saat kadar önce oksijen cihazını attı ve yataktan kalkması imkansız denmesine rağmen kalkarak abdest aldı, iki rekat namaz kıldı.Bütün ev halkı hayt,retten donup kaldık. Ve Kelime-i şahadet getirerek vefat etmeden biraz öncede: Doktor beye söyleyin Azrail onun söylediğindende güzelmiş..</strong>" dedi.....</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="imported_mihrace, post: 55601, member: 3429"] Kanser hastanesinde baş hekim olarak görev yaparken [b]Serap[/b] adında genç bir hanım hastam vardı.Bu hastam göğüs kanserine yakalanmış ve tedavi için yurt dışına gitmek istemesine rağmen bazı formaliteler sebebiyle o imkanı bulamamıştı. Serap'ı özel bir ilgiyle bizzat ben tedavi altına aldım. Ve kısa bir süre sonrada Allahın izniyle iyileştiğini gördüm.Ancak Serap'ında bütün diğer kanserliler gibi beş yıllık süreyi çok dikkatli geçirmesi gerekiyordu. Bir iş kadını olan Serap dört yıl kadar sonra bir ihale için İzmire gitmek istemişti. Kış aylarında oldugumuz için uçakla gitmesi şartıyla kabul ettim. malesef bilet bulamamış ve benden habersiz bindiği otobüs kaza geçirmesi üzerine altı saat karda mahsur kalmış.Dönüşünden kısa bir süre sonra kanser kemik ve akciğerine yayıldı. Serap bacak kemiklerindeki metasaz dolayısıyla yürüyemez hale gelirken hastalığın akciğerindeki tezahürü sebebiylede devamlı olarak oksijen cihazı kullanıyor ve söylediği her kelimeden sonra ağzına o cihaza yapıştırarak nefes almak zorunda kalıyordu. Evine gittiğim gün yine güçlükle konuşarak: [b] Doktor bey, dedi, ben size dargınım. Niçin? diye sordum.... Siz..... Dindar... Bir insanmıssınız... Niçin... banada... Allah'ı.... ölümü... ve... ahireti... anlatmıyorsunuz..?[/b] Dini inançlarının çok zayıf olduğunu bildiğim için bu teklif karşısında oldukça şaşırmıştım. Onu üzmemeye çalışarak: "Doktora ulaşmak kolaydır.." dedim Parayı bastırdınmı istediğine tedavi olursun. Ancak iman tedavisi için gönülden istek duymalısın." Konuşmaya mecali olmadığından, ben o isteği duyuyorum manasında başını salladı.Artık ümitsiz bir tıbbi tedavinin yanı sıra, ebedi hayatın ve saadetin reçetesi olan iman derslerimiz başlamış ve son günlerini yaşayan serap için bu dersler hızlandırılmış öğretime dönmüştü. Anlattığım iman hakikatlerini bütün ruhuyla meczediyor, ve arada bir soru soruyordu. Vefatına bir hafta kala: "[b]Doktor bey... ben.... ölürken.... ne... söylemeliyim...[/b]"diye sordu." Senin durumun çok özel dedim.Kelime-i şahadetsana uzun gelir.O anı fark edince Muhammed demen sana yeter." O haliyle tebessüm ederek başını yine salladı. Çok ızdırabı olduğu için Serap'a sürekli morfin yapıyor ve onu uyutmaya çalışıyorduk. Ben bir iş seyehatı sebbebiyle bir müddet ziyaretine gidemedim.Dönüşümde annesi telefon ederek:" Serap bir haftadır morfin yaptırmıyor dedi, sabahlara kadar inliyor ve çok acı çekiyor..." Hemen eve gittim ve iğne yaptırmamasının sebebini sordum.Aldığım cevabı hala unutamıyor ve hala ürperiyorum.[b]ya morfinin tesiriyle ölüme uykuda yakalanır ve son nefeste Muhammed diyemezsem..?[/b] Ve serap bir veda niteliği taşıyan görüşmemeizde son sorusunu sordu zorlada olsa sordu : [b]Doktor bey.... Azrail.... bana..... nasıl..... görü.... necek...[/b] Kızım dedim," o bir melek değilmi...?Hİç merak etme sana yakışıklı bir prens gibi gelecektir." Salı günü Serap'ın ağırlaştığı haberini alınca hemen evine gittim.Ancak vefatına yetişememiştim.Ailesi tam manasıyla perişandı. Sadece kendisine uzun müddet bakan dindar bir hanım akrabası ayaktaydı, ve beni görünce yanıma gelerek;[b]Doktor bey, biliyormusunuz, bu evde biraz önce bir mucize yaşandı..[/b]dedi ve devam etti :[b]Serap bir saat kadar önce oksijen cihazını attı ve yataktan kalkması imkansız denmesine rağmen kalkarak abdest aldı, iki rekat namaz kıldı.Bütün ev halkı hayt,retten donup kaldık. Ve Kelime-i şahadet getirerek vefat etmeden biraz öncede: Doktor beye söyleyin Azrail onun söylediğindende güzelmiş..[/b]" dedi..... [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Mizah ve Eğlence
Mizahi Sohbet
SeRaP..!
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst