Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nurdan Makaleler
Sermayesiz Tevekkül - Tevekkül İmtihanları
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Zuhr" data-source="post: 231370" data-attributes="member: 8625"><p style="text-align: right"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="color: red"><strong>Dr. Yusuf Bahadır DEREN</strong></span></span></span></p> <p style="text-align: right"><strong><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: red"><a href="http://www.irfanmektebi.com/YaziDetay.php?YaziId=746&AnaDergiNo=8&AileDergiNo=8&Baslik=Sermayesiz tevekkül" target="_blank">irfanmektebi</a></span></span></span></strong></p><p></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><strong>TEVEKKÜL İMTİHANLARI</strong></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'">Tarih bize Hz. İbrahim’in (as) Rabbinin emri gereği Hz. Hacer ve Hz İsmail’i çöle bırakması ve Hz Hacer’in <strong>“Ey İbrahim! Bizi burada bu ıssız çölde nereye bırakıp gidiyorsun?”</strong> <strong>diye sormasına karşılık arkasına bile dönüp bakmadan onları Allaha tevekkül edip gittiğinden bahsetmektedir.</strong> Issız, kimsesiz bir çöl, sermayesiz bir vâlide, muhtaç küçük bir çocuk, Rabbinin emrine arkasına bile bakmadan itaat eden şefkatli bir baba ve eşsiz bir tevekkül hâdisesi.</span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'">Babasız, karnında bir kudret mucizesi olarak büyütülen evlâdını kucağına alıp Rabbinin emri ile geldiği yere geri dönen Hz Meryem’in tevekkülü…</span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'">Yine zâlim bir cebbâra karşı izhar-ı Hakk eden büyük peygamber Hz İbrahim’in ateşe atılması esnasındaki o eşsiz teslimiyeti..</span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'">Hz. Yûnus’un (as) zifirî, soğuk, balığının karnında, denizdeki hâli, Babasının erkek evlâtlarından en çelimsizi olduğundan insanlara göstermekte hicap ettiği Hz. Davut’un (as) elindeki sapan ve taşı ile atlı, zırhlı, baştan aşağı silahlı Câlut’un karşısındaki tevekkülü…</span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'">Küçük bir çocuk ve yaşça büyük nice ağabeylerinin elinden çaresizce kuyuya atılan Hz. Yûsuf’un hâli, Hz Mûsâ’nın (as) ashâbı ile kızıl denizin kenarında sıkışmış ve karşıdan tam teçhizatlı firavun ordusunun hızla yaklaşması durumundaki tevekkülü…</span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'">Bir var oluş kavgasının atsız, silahsız, bir avuç Bedir kahramanının, karşılarından gelen tam donanımlı bir ordu karşısındaki tevekkülleri ve bir Resûl-ü Mücteba ve sıddîk arkadaşının, iki kişinin sığışamayacağı bir mağarada çaresiz hallerindeki tevekkülleri…</span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'">Aynen bu misallerde olduğu gibi pek çok tevekkül hâdisesi mevcuttur. Bunlar nasıl bir îman ve teslimiyet ile yapılan tevekküllerdir ki: çârelerin tükendiği, artık sona gelindiği zannedilen bu anlarda <strong><span style="color: blue">“Şüphesiz ki îman edip de Rablerine tevekkül edenler üzerinde o şeytanın hiçbir nüfûzu yoktur.” (Nahl 99)</span></strong> emriyle tereddütsüz, bir an olsun ümitlerini kaybetmeden, vesveselerde kalınmamış. Sabırla inâyet-i İlâhiye beklenmiş.</span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><strong>İMTİHANIN MÜKÂFATLARI</strong></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'">İşte Rablerine hakkıyla tevekkül edenlerin mükâfatları da bu engin tevekküllerine mukabil engin bir merhamet olmuştur. Aynı zamanda kendi nefislerine tevekkül edenlerin karşılığı da eşsiz bir cezâ olmuştur. Kahhâr-ı zül Celâl <strong><span style="color: purple">kendisine tevekkül edenlere zulüm etmeye çalışanları kahretmiş</span></strong> ve <strong><span style="color: darkgreen">o enâniyetlerinden gelen kibirlerini en küçük mahlûklarıyla beş paralık etmiştir.</span></strong></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><strong><span style="color: red">** </span></strong>Hz. İbrahim ve ailesinin tevekkülüne karşılık çöl ortasında bir zemzem kaynak tesisi yaratmış, onları ve umum Müslümanları kıyâmete kadar kana kana doyurmuştur. ▪ Yine o tahhire anneyi ayıplamaya çalışan Yahudi âlimi kırığı kibir kumkumalarına beşikteki bir edîbi konuşturmuş, asrın seminerini verdirmiş, anneyi mesut, onları rezîl etmiştir.</span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><strong><span style="color: #ff0000">**</span></strong> Ateşe atılan dostunun kızgın ateşini bir botanik bahçesine çevirmiş ve mis kokular arasında onu orada halinden memnun kılmıştır. Düşmanını da âciz bir sineğe vermiş ve heder ettirmiştir.</span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><strong><span style="color: #ff0000">**</span></strong> Denizdeki kulu ve nebîsine içi namaz kılabileceği kadar rahat bir deniz altısını göndermiş ve imtihanı bittiğinde nâzikçe deniz kenarına bıraktırmıştır.</span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><strong><span style="color: #ff0000">**</span></strong> Kuyudaki kulunu oradan aldırtmış, Mısır’a emîr yaptırmış esaretten emîrliğe yükseltmiş, Câlut’un karşısına çıkan Peygamberinin sapanını bir tüfeğe, taşını da tüfeğin mermisine çevirmiş ve ona tek bir atış yaptırmıştır.</span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><strong><span style="color: #ff0000">** </span></strong>Yine yağmurların niceleri yuttuğu Hz. Nuh’ un (as) gemisini feribota çevirip selametle gezdirerek asırlardır ettiği tevekküle cevap vermiş, Nil nehri kenarında sıkışan peygamberine ve ashâbına Kızıl Denizi açmış ve balçıktan dibine beton asfalt döşemiş, düşmanlarını da gark etmiştir.</span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><strong><span style="color: #ff0000">**</span></strong> Putperest bir Hükümdara karşı Tevhîdi haykıran bir avuç kahramanı, ağzından orduların giremediği bir mağarada köpekleriyle beraber ebedîyen muhâfaza etmiştir.</span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><strong><span style="color: #ff0000">**</span></strong> Hz. Abdulmuttalib’in Ebrehe’ye karşı “Develerimin sahibi benim, Kâbenin ise sahibi vardır ve onu korur” ifadesindeki îman, teslimiyet ve tevekküle karşı ebâbilleri göndermiş, Kâbeyi muhafaza, Ebrehe ve ordusunu ise perişan etmiştir.</span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><strong><span style="color: #ff0000">**</span></strong> Bir avuç Bedir kahramanının yardımına melekler ordusunu göndermiş, müşrik başlarını da bir kuyuda toplamıştır. Habîb-i Edîb (asm) ve Sıddîk (ra) arkadaşını mağarada örümcek ağı ve kuş yumurtaları ile muhâfaza etmiş, selâmete çıkarmış ve meselelerinden Kur’ân’da bahis etmiştir.</span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><strong><span style="color: red">Elbette ki “Tevekkül, esbâbı bütün bütün reddetmek değildir.”</span></strong> Tabii ki sebepler değerlendirilecek ve uygun bir davranış belirlenecek. Hatta sebeplere riâyet edip hareket etmek “bir nevî duâ-i fiilî” hükmüne geçecek.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><strong><span style="color: red">Bizlerin en büyük eksikliği ise bu aşamadan sonra başlamaktadır.</span></strong> <span style="color: navy">“Müsebbebâtı yalnız Cenâb-ı Hakk’tan istemek ve neticeleri O’ndan bilmek ve O’na minnettar olmak” </span><strong><span style="color: red">yerine sürekli sebepleri zorlayarak, tevekkül ve teslimiyetin getireceği sabır ve metanetten uzaklaşırız.</span></strong> Hâlbuki Rabbimiz buyuruyor. <span style="color: darkgreen"><strong>“De ki: Hiçbir zaman bize Allah’ın bizim için takdir ettiğinden başkası dokunmaz. O bizim Mevlâmızdır. Müminler yalnızca Allah’a tevekkül etsinler.”(Tevbe, 51)</strong></span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="color: black"><strong>İşte bu anlarda insanların kendilerine ve birbirlerine olan/olacak telkinleri çok önemlidir: “Allah bizimle!”, “Allah bize yeter!”</strong></span></span></span></p><p> </p><p> </p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'">Bedîüzzaman Hazretleri, bu konu ile ilgili olarak<strong><span style="color: black"> “Demek îman tevhîdi, tevhid teslîmi, teslim tevekkülü, tevekkül saâdet-i dareyni iktiza eder.”</span></strong> altın cümlesinde bahsettiği îman-tevhid-teslim-tevekkül-saâdet halkasında tevekkülü en sona ve tam yerine koymuş.</span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="color: black"><strong>Demek Kur’ân’ın istediği tevekkül, îman, tevhid ve teslim halkalarından sonra olabilmekte sonrasında ise inayeti ilâhiye’yi ve saâdet-i dareyni netice vermektedir.</strong></span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'">Zaman tevekkül zamanıdır. İrfan ehli tevekkül ehlidir. En umutsuz, en çaresiz zamanlarda bile Rablerini unutmazlar, O’na güvenirler ve daha sıkı sarılırlar.</span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'">Yâ Rabbi, Ehli İslâma ve irfana engin tevekküller ihsan et. Sadece sana teslim olma ve sadece senden isteme şuûrunu bize nasip et! Âmîn.</span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Zuhr, post: 231370, member: 8625"] [RIGHT][SIZE=3][FONT=Book Antiqua][COLOR=red][B]Dr. Yusuf Bahadır DEREN[/B][/COLOR][/FONT][/SIZE] [B][FONT=Book Antiqua][SIZE=3][COLOR=red][URL="http://www.irfanmektebi.com/YaziDetay.php?YaziId=746&AnaDergiNo=8&AileDergiNo=8&Baslik=Sermayesiz tevekkül"]irfanmektebi[/URL][/COLOR][/SIZE][/FONT][/B][/RIGHT] [SIZE=3][FONT=Book Antiqua][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Book Antiqua][B]TEVEKKÜL İMTİHANLARI[/B][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Book Antiqua]Tarih bize Hz. İbrahim’in (as) Rabbinin emri gereği Hz. Hacer ve Hz İsmail’i çöle bırakması ve Hz Hacer’in [B]“Ey İbrahim! Bizi burada bu ıssız çölde nereye bırakıp gidiyorsun?”[/B] [B]diye sormasına karşılık arkasına bile dönüp bakmadan onları Allaha tevekkül edip gittiğinden bahsetmektedir.[/B] Issız, kimsesiz bir çöl, sermayesiz bir vâlide, muhtaç küçük bir çocuk, Rabbinin emrine arkasına bile bakmadan itaat eden şefkatli bir baba ve eşsiz bir tevekkül hâdisesi.[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Book Antiqua]Babasız, karnında bir kudret mucizesi olarak büyütülen evlâdını kucağına alıp Rabbinin emri ile geldiği yere geri dönen Hz Meryem’in tevekkülü…[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Book Antiqua]Yine zâlim bir cebbâra karşı izhar-ı Hakk eden büyük peygamber Hz İbrahim’in ateşe atılması esnasındaki o eşsiz teslimiyeti..[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Book Antiqua]Hz. Yûnus’un (as) zifirî, soğuk, balığının karnında, denizdeki hâli, Babasının erkek evlâtlarından en çelimsizi olduğundan insanlara göstermekte hicap ettiği Hz. Davut’un (as) elindeki sapan ve taşı ile atlı, zırhlı, baştan aşağı silahlı Câlut’un karşısındaki tevekkülü…[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Book Antiqua]Küçük bir çocuk ve yaşça büyük nice ağabeylerinin elinden çaresizce kuyuya atılan Hz. Yûsuf’un hâli, Hz Mûsâ’nın (as) ashâbı ile kızıl denizin kenarında sıkışmış ve karşıdan tam teçhizatlı firavun ordusunun hızla yaklaşması durumundaki tevekkülü…[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Book Antiqua]Bir var oluş kavgasının atsız, silahsız, bir avuç Bedir kahramanının, karşılarından gelen tam donanımlı bir ordu karşısındaki tevekkülleri ve bir Resûl-ü Mücteba ve sıddîk arkadaşının, iki kişinin sığışamayacağı bir mağarada çaresiz hallerindeki tevekkülleri…[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Book Antiqua]Aynen bu misallerde olduğu gibi pek çok tevekkül hâdisesi mevcuttur. Bunlar nasıl bir îman ve teslimiyet ile yapılan tevekküllerdir ki: çârelerin tükendiği, artık sona gelindiği zannedilen bu anlarda [B][COLOR=blue]“Şüphesiz ki îman edip de Rablerine tevekkül edenler üzerinde o şeytanın hiçbir nüfûzu yoktur.” (Nahl 99)[/COLOR][/B] emriyle tereddütsüz, bir an olsun ümitlerini kaybetmeden, vesveselerde kalınmamış. Sabırla inâyet-i İlâhiye beklenmiş.[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Book Antiqua][B]İMTİHANIN MÜKÂFATLARI[/B][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Book Antiqua]İşte Rablerine hakkıyla tevekkül edenlerin mükâfatları da bu engin tevekküllerine mukabil engin bir merhamet olmuştur. Aynı zamanda kendi nefislerine tevekkül edenlerin karşılığı da eşsiz bir cezâ olmuştur. Kahhâr-ı zül Celâl [B][COLOR=purple]kendisine tevekkül edenlere zulüm etmeye çalışanları kahretmiş[/COLOR][/B] ve [B][COLOR=darkgreen]o enâniyetlerinden gelen kibirlerini en küçük mahlûklarıyla beş paralık etmiştir.[/COLOR][/B][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Book Antiqua][B][COLOR=red]** [/COLOR][/B]Hz. İbrahim ve ailesinin tevekkülüne karşılık çöl ortasında bir zemzem kaynak tesisi yaratmış, onları ve umum Müslümanları kıyâmete kadar kana kana doyurmuştur. ▪ Yine o tahhire anneyi ayıplamaya çalışan Yahudi âlimi kırığı kibir kumkumalarına beşikteki bir edîbi konuşturmuş, asrın seminerini verdirmiş, anneyi mesut, onları rezîl etmiştir.[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Book Antiqua][B][COLOR=#ff0000]**[/COLOR][/B] Ateşe atılan dostunun kızgın ateşini bir botanik bahçesine çevirmiş ve mis kokular arasında onu orada halinden memnun kılmıştır. Düşmanını da âciz bir sineğe vermiş ve heder ettirmiştir.[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Book Antiqua][B][COLOR=#ff0000]**[/COLOR][/B] Denizdeki kulu ve nebîsine içi namaz kılabileceği kadar rahat bir deniz altısını göndermiş ve imtihanı bittiğinde nâzikçe deniz kenarına bıraktırmıştır.[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Book Antiqua][B][COLOR=#ff0000]**[/COLOR][/B] Kuyudaki kulunu oradan aldırtmış, Mısır’a emîr yaptırmış esaretten emîrliğe yükseltmiş, Câlut’un karşısına çıkan Peygamberinin sapanını bir tüfeğe, taşını da tüfeğin mermisine çevirmiş ve ona tek bir atış yaptırmıştır.[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Book Antiqua][B][COLOR=#ff0000]** [/COLOR][/B]Yine yağmurların niceleri yuttuğu Hz. Nuh’ un (as) gemisini feribota çevirip selametle gezdirerek asırlardır ettiği tevekküle cevap vermiş, Nil nehri kenarında sıkışan peygamberine ve ashâbına Kızıl Denizi açmış ve balçıktan dibine beton asfalt döşemiş, düşmanlarını da gark etmiştir.[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Book Antiqua][B][COLOR=#ff0000]**[/COLOR][/B] Putperest bir Hükümdara karşı Tevhîdi haykıran bir avuç kahramanı, ağzından orduların giremediği bir mağarada köpekleriyle beraber ebedîyen muhâfaza etmiştir.[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Book Antiqua][B][COLOR=#ff0000]**[/COLOR][/B] Hz. Abdulmuttalib’in Ebrehe’ye karşı “Develerimin sahibi benim, Kâbenin ise sahibi vardır ve onu korur” ifadesindeki îman, teslimiyet ve tevekküle karşı ebâbilleri göndermiş, Kâbeyi muhafaza, Ebrehe ve ordusunu ise perişan etmiştir.[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Book Antiqua][B][COLOR=#ff0000]**[/COLOR][/B] Bir avuç Bedir kahramanının yardımına melekler ordusunu göndermiş, müşrik başlarını da bir kuyuda toplamıştır. Habîb-i Edîb (asm) ve Sıddîk (ra) arkadaşını mağarada örümcek ağı ve kuş yumurtaları ile muhâfaza etmiş, selâmete çıkarmış ve meselelerinden Kur’ân’da bahis etmiştir.[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Book Antiqua][B][COLOR=red]Elbette ki “Tevekkül, esbâbı bütün bütün reddetmek değildir.”[/COLOR][/B] Tabii ki sebepler değerlendirilecek ve uygun bir davranış belirlenecek. Hatta sebeplere riâyet edip hareket etmek “bir nevî duâ-i fiilî” hükmüne geçecek.[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Book Antiqua][B][COLOR=red]Bizlerin en büyük eksikliği ise bu aşamadan sonra başlamaktadır.[/COLOR][/B] [COLOR=navy]“Müsebbebâtı yalnız Cenâb-ı Hakk’tan istemek ve neticeleri O’ndan bilmek ve O’na minnettar olmak” [/COLOR][B][COLOR=red]yerine sürekli sebepleri zorlayarak, tevekkül ve teslimiyetin getireceği sabır ve metanetten uzaklaşırız.[/COLOR][/B] Hâlbuki Rabbimiz buyuruyor. [COLOR=darkgreen][B]“De ki: Hiçbir zaman bize Allah’ın bizim için takdir ettiğinden başkası dokunmaz. O bizim Mevlâmızdır. Müminler yalnızca Allah’a tevekkül etsinler.”(Tevbe, 51)[/B][/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Book Antiqua][COLOR=black][B]İşte bu anlarda insanların kendilerine ve birbirlerine olan/olacak telkinleri çok önemlidir: “Allah bizimle!”, “Allah bize yeter!”[/B][/COLOR][/FONT][/SIZE] [B][COLOR=black] [/COLOR][/B] [SIZE=3][FONT=Book Antiqua]Bedîüzzaman Hazretleri, bu konu ile ilgili olarak[B][COLOR=black] “Demek îman tevhîdi, tevhid teslîmi, teslim tevekkülü, tevekkül saâdet-i dareyni iktiza eder.”[/COLOR][/B] altın cümlesinde bahsettiği îman-tevhid-teslim-tevekkül-saâdet halkasında tevekkülü en sona ve tam yerine koymuş.[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Book Antiqua][COLOR=black][B]Demek Kur’ân’ın istediği tevekkül, îman, tevhid ve teslim halkalarından sonra olabilmekte sonrasında ise inayeti ilâhiye’yi ve saâdet-i dareyni netice vermektedir.[/B][/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Book Antiqua]Zaman tevekkül zamanıdır. İrfan ehli tevekkül ehlidir. En umutsuz, en çaresiz zamanlarda bile Rablerini unutmazlar, O’na güvenirler ve daha sıkı sarılırlar.[/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Book Antiqua]Yâ Rabbi, Ehli İslâma ve irfana engin tevekküller ihsan et. Sadece sana teslim olma ve sadece senden isteme şuûrunu bize nasip et! Âmîn.[/FONT][/SIZE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nurdan Makaleler
Sermayesiz Tevekkül - Tevekkül İmtihanları
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst