Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Sessiz Konuşabilmek..
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="bardak" data-source="post: 149211" data-attributes="member: 1298"><p style="text-align: center"><img src="http://img32.imageshack.us/img32/3392/balsz1kopya.jpg" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></p><p></p><p><em><span style="font-family: 'comic sans ms'"><strong>Sözsüz konuşabilmek güzel şey olsa gerektir. Susmak ve anlamak, susarak anlatmak güzel şey. Kelimeler elbette konuşabilmemiz için var. Ama sükûtun bir ihtişamı yok mu sizce de?</strong></span></em></p><p> </p><p><em><span style="font-family: 'comic sans ms'"><strong>Hani iki talebesi bir ALLAH dostunu ziyarete giderler. Ahir ömründe bize bir sohbet, bir nasihat eder ümidiyle. Otururlar saatlerce, ne bir tek söz, ne bir sohbet… Canı sıkılır iki arkadaşın. Müsaade isteyip kalkarlar. Kapıya geldiklerinde aralarında konuşmaktadırlar, üstadımız niye sohbet etmedi, diyerek. Fısıldaşmaları duyan evin hanımı seslenir arkalarından;</strong></span></em></p><p> </p><p> </p><p><em><span style="font-family: 'comic sans ms'"><strong>-Yazık size, hiçbir şey duymadınız öyle mi? Oysa o neler anlattı size…</strong></span></em></p><p> </p><p> </p><p><em><span style="font-family: 'comic sans ms'"><strong>Susarak anlatmak zor şey galiba, susulanları anlatmak zor şey. Hazreti Mevlana talebelerine sohbet ederken, ALLAH'ı tanıyan susar, der. Talebelerden birisi o günden sonra hiç konuşmaz olur. Günlerce sükût edip oturur kendi halinde. Bu durumu fark eden Mevlana, niye sustuğunu sorar genç adama. Efendim siz demiştiniz ki, ALLAH'ı tanıyan susar, ben onun için… Güler Mevlana:</strong></span></em></p><p> </p><p> </p><p><em><span style="font-family: 'comic sans ms'"><strong>-Öyle değil, der, ALLAH'ı tanıyan ALLAH'tan gayrısına susar. Onun konuştuğu ALLAH olur artık, ondan konuşan ALLAH olur.</strong></span></em></p><p> </p><p> </p><p><em><span style="font-family: 'comic sans ms'"><strong>Bu meselenin özünü idrak etmek bize uzak belki. Ama daima susup, bakışlarıyla insanların halini bir güzel tanıyanlar anlayacaklar ne demek istediğimizi. Kitaplarda nice içinden çıkılmaz meseleler vardır ki, sözün anlayamayacağını fak edince bir mısra yazarlar: "Tatmayan bilmez." Tatmayan nasıl bilsin ki? Tadanlarda konuşmazlar nedense. "Âşık susarsa, arif konuşursa helak olur." Denmesi bundan olsa gerektir.</strong></span></em></p><p> </p><p> </p><p><em><span style="font-family: 'comic sans ms'"><strong>Vaktiyle gül kokulu meclislere aşina bir derviş, memleketinden uzaklara gitmek zorunda kalmış. Ruhu beden gurbetinde mahpus olan insan, bir de bedeni ile giderse siz düşünün halini! Ne halden anlayan bir dost, ne kapısını çalabileceği bir yaran, ne aynı dilden konuşabildiği bir yoldaş…</strong></span></em></p><p> </p><p> </p><p><em><span style="font-family: 'comic sans ms'"><strong>Böyle zamanlarda daha bir özlenir arkada bırakılanlar, daha bir iç yakar muhabbetin iştiyakı…</strong></span></em></p><p> </p><p> </p><p><em><span style="font-family: 'comic sans ms'"><strong>Derviş, bir gece vakti yalnızlığın ne menem bir şey olduğunu iliklerine kadar duyarak yürürken, yanından geçmekte olduğu evden gelen bir kokuyla sendelemiş. Bir muhabbet, bir neşe, bir tanıdık his… Eve doğru yürümüş. Bahçe kapısından içeri süzülünce kalbinin atışları hızlanmış, muhabbet kokusu bir başka yakmış içini, ayakları bedenini taşıyamaz olmuş, kapının önüne gelip oracıkta boynunu büküp beklemeye koyulmuş. Kapı aralandığında, karşısındaki hiç tanımadığı ama ezelden aşina olduğu kişiye sarılmamak için zor tutmuş kendini. Susmuş ve beklemeye koyulmuş. Tebessüm ederek içeri dönen ev sahibi, elinde ağzına kadar su dolu bir kâse ile geri gelmiş. Bu kez yüzünde bir hüzün, gözlerinde mahcubiyet, dudaklarında sükût…</strong></span></em></p><p> </p><p> </p><p><em><span style="font-family: 'comic sans ms'"><strong>Kapının önünde mahzun bekleyen derviş başını hafifçe kaldırıp kâseyi görünce, hemen yanı başındaki gülün bir kırmızı yaprağını koparıp, zarafetle bırakmış suyun üstüne… Ne su taşmış, ne de ağırlaşmış kâse gül yaprağıyla. Kâsenin oracığa bırakılmasıyla birbirlerine sarılmış iki ebed dostu.</strong></span></em></p><p> </p><p> </p><p><em><span style="font-family: 'comic sans ms'"><strong>Bu başka bir lisan galiba. Sadece ehlinin bildiği, ehil olmayanların ise sadece hakkında konuştukları bambaşka bir lisan. Tevekkeli dememiş "Bilen söylemez, söyleyen bilmez." Diyenler.</strong></span></em></p><p> </p><p> </p><p><em><span style="font-family: 'comic sans ms'"><strong>Susmak zor iş belli ki. Âlemlerin Efendisi "Susan kurtulur" buyurmuşlar. Haydi dilinizi susturmayı başardınız diyelim, ya kalbin susması…</strong></span></em></p><p><em><span style="font-family: 'comic sans ms'"><strong>Bir de kalp var. Marifet onu susturmakta.</strong></span></em></p><p> </p><p> </p><p><em><span style="font-family: 'comic sans ms'"><strong>Peki o nasıl olacak? Kalbe sizin iradeniz dışında bir tek hissin bile gelmemesi… "Tatmayan bilmez."</strong></span></em></p><p> </p><p><em><span style="font-family: 'comic sans ms'"><strong>Vesselam.</strong></span></em></p><p> </p><p><em><span style="font-family: 'comic sans ms'"><strong>Serdar TUNCER </strong></span></em></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="bardak, post: 149211, member: 1298"] [CENTER][IMG]http://img32.imageshack.us/img32/3392/balsz1kopya.jpg[/IMG][/CENTER] [I][FONT=comic sans ms][B]Sözsüz konuşabilmek güzel şey olsa gerektir. Susmak ve anlamak, susarak anlatmak güzel şey. Kelimeler elbette konuşabilmemiz için var. Ama sükûtun bir ihtişamı yok mu sizce de?[/B][/FONT][/I] [I][FONT=comic sans ms][B]Hani iki talebesi bir ALLAH dostunu ziyarete giderler. Ahir ömründe bize bir sohbet, bir nasihat eder ümidiyle. Otururlar saatlerce, ne bir tek söz, ne bir sohbet… Canı sıkılır iki arkadaşın. Müsaade isteyip kalkarlar. Kapıya geldiklerinde aralarında konuşmaktadırlar, üstadımız niye sohbet etmedi, diyerek. Fısıldaşmaları duyan evin hanımı seslenir arkalarından;[/B][/FONT][/I] [I][FONT=comic sans ms][B]-Yazık size, hiçbir şey duymadınız öyle mi? Oysa o neler anlattı size…[/B][/FONT][/I] [I][FONT=comic sans ms][B]Susarak anlatmak zor şey galiba, susulanları anlatmak zor şey. Hazreti Mevlana talebelerine sohbet ederken, ALLAH'ı tanıyan susar, der. Talebelerden birisi o günden sonra hiç konuşmaz olur. Günlerce sükût edip oturur kendi halinde. Bu durumu fark eden Mevlana, niye sustuğunu sorar genç adama. Efendim siz demiştiniz ki, ALLAH'ı tanıyan susar, ben onun için… Güler Mevlana:[/B][/FONT][/I] [I][FONT=comic sans ms][B]-Öyle değil, der, ALLAH'ı tanıyan ALLAH'tan gayrısına susar. Onun konuştuğu ALLAH olur artık, ondan konuşan ALLAH olur.[/B][/FONT][/I] [I][FONT=comic sans ms][B]Bu meselenin özünü idrak etmek bize uzak belki. Ama daima susup, bakışlarıyla insanların halini bir güzel tanıyanlar anlayacaklar ne demek istediğimizi. Kitaplarda nice içinden çıkılmaz meseleler vardır ki, sözün anlayamayacağını fak edince bir mısra yazarlar: "Tatmayan bilmez." Tatmayan nasıl bilsin ki? Tadanlarda konuşmazlar nedense. "Âşık susarsa, arif konuşursa helak olur." Denmesi bundan olsa gerektir.[/B][/FONT][/I] [I][FONT=comic sans ms][B]Vaktiyle gül kokulu meclislere aşina bir derviş, memleketinden uzaklara gitmek zorunda kalmış. Ruhu beden gurbetinde mahpus olan insan, bir de bedeni ile giderse siz düşünün halini! Ne halden anlayan bir dost, ne kapısını çalabileceği bir yaran, ne aynı dilden konuşabildiği bir yoldaş…[/B][/FONT][/I] [I][FONT=comic sans ms][B]Böyle zamanlarda daha bir özlenir arkada bırakılanlar, daha bir iç yakar muhabbetin iştiyakı…[/B][/FONT][/I] [I][FONT=comic sans ms][B]Derviş, bir gece vakti yalnızlığın ne menem bir şey olduğunu iliklerine kadar duyarak yürürken, yanından geçmekte olduğu evden gelen bir kokuyla sendelemiş. Bir muhabbet, bir neşe, bir tanıdık his… Eve doğru yürümüş. Bahçe kapısından içeri süzülünce kalbinin atışları hızlanmış, muhabbet kokusu bir başka yakmış içini, ayakları bedenini taşıyamaz olmuş, kapının önüne gelip oracıkta boynunu büküp beklemeye koyulmuş. Kapı aralandığında, karşısındaki hiç tanımadığı ama ezelden aşina olduğu kişiye sarılmamak için zor tutmuş kendini. Susmuş ve beklemeye koyulmuş. Tebessüm ederek içeri dönen ev sahibi, elinde ağzına kadar su dolu bir kâse ile geri gelmiş. Bu kez yüzünde bir hüzün, gözlerinde mahcubiyet, dudaklarında sükût…[/B][/FONT][/I] [I][FONT=comic sans ms][B]Kapının önünde mahzun bekleyen derviş başını hafifçe kaldırıp kâseyi görünce, hemen yanı başındaki gülün bir kırmızı yaprağını koparıp, zarafetle bırakmış suyun üstüne… Ne su taşmış, ne de ağırlaşmış kâse gül yaprağıyla. Kâsenin oracığa bırakılmasıyla birbirlerine sarılmış iki ebed dostu.[/B][/FONT][/I] [I][FONT=comic sans ms][B]Bu başka bir lisan galiba. Sadece ehlinin bildiği, ehil olmayanların ise sadece hakkında konuştukları bambaşka bir lisan. Tevekkeli dememiş "Bilen söylemez, söyleyen bilmez." Diyenler.[/B][/FONT][/I] [I][FONT=comic sans ms][B]Susmak zor iş belli ki. Âlemlerin Efendisi "Susan kurtulur" buyurmuşlar. Haydi dilinizi susturmayı başardınız diyelim, ya kalbin susması…[/B][/FONT][/I] [I][FONT=comic sans ms][B]Bir de kalp var. Marifet onu susturmakta.[/B][/FONT][/I] [I][FONT=comic sans ms][B]Peki o nasıl olacak? Kalbe sizin iradeniz dışında bir tek hissin bile gelmemesi… "Tatmayan bilmez."[/B][/FONT][/I] [I][FONT=comic sans ms][B]Vesselam.[/B][/FONT][/I] [I][FONT=comic sans ms][B]Serdar TUNCER [/B][/FONT][/I] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Sessiz Konuşabilmek..
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst