Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Mizah ve Eğlence
Mizahi Sohbet
Sessizlik
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="imported_mihrace" data-source="post: 76667" data-attributes="member: 3429"><p style="text-align: right"><em><strong>“Sevgi da’vanın esası olmalıdır. </strong></em></p> <p style="text-align: right"><em><strong></strong></em></p> <p style="text-align: right"><em><strong>Sevmek ise, sessizliktedir. </strong></em></p> <p style="text-align: right"><em><strong></strong></em></p> <p style="text-align: right"><em><strong>Bağırarak sevilmez. Görünerek de sevilmez.” </strong></em></p> <p style="text-align: right"><em><strong></strong></em></p> <p style="text-align: right"><em><strong>(Edebâli Hazretlerinin Osman Bey’e öğüdünden)</strong></em></p><p><span style="color: #ff0900"><strong>Sessizdiniz... </strong> </span> </p><p></p><p><strong>Biraz denizin sesi... Biraz martıların sesi... </strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Beş vakit, ruhları Cenab-ı Hakk ile muhabbete çağıran ezanın sesi... </strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Sessizdiniz... </strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Bir ecnebi, Şehr-i İstanbul’a adımını attığında bu sessizliğe hayret ederdi. İnsanlar birbirleriyle sessiz bir şekilde konuşuyor. Çocuklar dışarda gürültü yapmadan oynuyor. </strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Bir ecnebi, Şehr-i İstanbul’a adımını attığnda kahkaha sesini bulmak için sokaklarda boşuna dolanır dururdu. Tebessümün bütün çeşitleriyle – müşfik, nazik, nahif, manalı... – karşılarşırdı. Ama kahkayı bir türlü bulamazdı. </strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Itrî’nin ve Dede Efendi’nin musikilerinde bir sessizlik vardı. Ruhları maveraya yolculuğa davet eden ve eğer yaralı bir ruh varsa, ona bu yolculukta -Allah’ın izniyle- şifa bahşeden bir sessizlik. </strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Peki, nedendi bu sessizlik? </strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>Çünkü: </strong> </p><p></p><p><span style="color: #3a00ff"><em><strong>“Ey iman edenler! Seslerinizi Peygamber'in sesinin üstüne yükseltmeyin. Birbirinize bağırdığınız gibi, Peygamber'e yüksek sesle bağırmayın; yoksa siz farkına varmadan amelleriniz boşa gidiverir. </strong></em></span></p><p><span style="color: #3a00ff"><em><strong></strong></em></span></p><p><span style="color: #3a00ff"><em><strong>Allah'ın elçisinin huzurunda seslerini kısanlar, şüphesiz Allah'ın kalplerini takvâ ile imtihan ettiği kimselerdir. Onlara mağfiret ve büyük bir mükâfat vardır.” </strong> </em></span></p><p><strong>(Hucurat Sûresi 49/2-3) </strong> </p><p></p><p></p><p></p><p><strong>Çünkü Osmanlı diyarında yaşayan insanlar daima Rasulullah’ın huzurunda olduklarının farkındaydılar. </strong> </p><p><strong></strong></p><p><strong><span style="color: #930000">m.saliheroglu</span></strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="imported_mihrace, post: 76667, member: 3429"] [right][i][b]“Sevgi da’vanın esası olmalıdır. Sevmek ise, sessizliktedir. Bağırarak sevilmez. Görünerek de sevilmez.” (Edebâli Hazretlerinin Osman Bey’e öğüdünden)[/b][/i][/right] [color=#ff0900][b]Sessizdiniz... [/b] [/color] [b]Biraz denizin sesi... Biraz martıların sesi... Beş vakit, ruhları Cenab-ı Hakk ile muhabbete çağıran ezanın sesi... Sessizdiniz... Bir ecnebi, Şehr-i İstanbul’a adımını attığında bu sessizliğe hayret ederdi. İnsanlar birbirleriyle sessiz bir şekilde konuşuyor. Çocuklar dışarda gürültü yapmadan oynuyor. Bir ecnebi, Şehr-i İstanbul’a adımını attığnda kahkaha sesini bulmak için sokaklarda boşuna dolanır dururdu. Tebessümün bütün çeşitleriyle – müşfik, nazik, nahif, manalı... – karşılarşırdı. Ama kahkayı bir türlü bulamazdı. Itrî’nin ve Dede Efendi’nin musikilerinde bir sessizlik vardı. Ruhları maveraya yolculuğa davet eden ve eğer yaralı bir ruh varsa, ona bu yolculukta -Allah’ın izniyle- şifa bahşeden bir sessizlik. Peki, nedendi bu sessizlik? Çünkü: [/b] [color=#3a00ff][i][b]“Ey iman edenler! Seslerinizi Peygamber'in sesinin üstüne yükseltmeyin. Birbirinize bağırdığınız gibi, Peygamber'e yüksek sesle bağırmayın; yoksa siz farkına varmadan amelleriniz boşa gidiverir. Allah'ın elçisinin huzurunda seslerini kısanlar, şüphesiz Allah'ın kalplerini takvâ ile imtihan ettiği kimselerdir. Onlara mağfiret ve büyük bir mükâfat vardır.” [/b] [/i][/color] [b](Hucurat Sûresi 49/2-3) [/b] [b]Çünkü Osmanlı diyarında yaşayan insanlar daima Rasulullah’ın huzurunda olduklarının farkındaydılar. [/b] [b] [color=#930000]m.saliheroglu[/color][/b] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Mizah ve Eğlence
Mizahi Sohbet
Sessizlik
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst